Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 19263
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| That Cookie just says the craziest things. | Bu kurabiye beni çarptı sanırım. | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| I love you. | Seni seviyorum. Seni seviyorum. Biliyordum. | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| I knew you loved me. | Beni sevdiğini biliyordum. | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| I have one last surprise for you. | Senin için bir sürprizim daha var. | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| But you're gonna have to pack a bag. | Ama, önce bavulunu toplamalısın. | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| Are we gonna go on your private jet? | Özel jetinle mi gideceğiz? | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| Oh, my God, what kind of jet is it? | Aman Tanrım, nasıl bir jet bu? | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| No, no, no. Don't tell me. I want to be surprised. | Hayır, hayır sakın söyleme. Sürpriz olsun. Yok, yok. Söyleme. Sürpriz olsun. | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| I can't believe you thought I'd take you on a private jet. | Seni özel bir jetle götüreceğimi sandığına inanamıyorum. Seni özel jetle götüreceğimi düşündüğüne inanamıyorum. | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| I love you and all, but you don't even have a ring yet. | Seni seviyorum ama henüz yüzük bile takmadık. | Fifty Shades of Black-1 | 2016 | |
| Ana, take my car. | Ana, benim arabamı al. Ses kayıt cihazını sana verdim değil mi? Ana, benim arabamı al. Ses kayıt cihazını sana verdim değil mi? | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| Oh, yes. And you have all the questions? | Evet. Soruların hepsini aldın mı? Evet. Soruların hepsini aldın mı? | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| Yes And you know where you're going? | Evet. Nereye gideceğini biliyorsun değil mi? Evet. Nereye gideceğini biliyorsun değil mi? | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| Yes, I do have a GPS, and a four point GPA. | Evet, GPS'im var ve not ortalamam da 4.0. Evet, GPS'im var ve not ortalamam da 4.0. | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| I can figure it out. You're wearing that? | Üstesinden gelebilirim. Bu kıyafetle mi gideceksin? Üstesinden gelebilirim. Bu kıyafetle mi gideceksin? | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| Okay, a little less talking, more eating 1 | Pekâlâ, belki de daha az konuşup daha çok yemelisin. Buna ne dersin? 1 Pekâlâ, belki de daha az konuşup daha çok yemelisin. Buna ne dersin? 1 | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| SEATTLE 145 K.M. | SEATTLE 145 K.M. SEATTLE 145 K.M. | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| Miss Kavanagh? | Bayan Kavanagh? Bayan Kavanagh? | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| May I take your coat? Oh, yes | Paltonuzu alabilir miyim? Elbette. O şey... Paltonuzu alabilir miyim? Elbette. O şey... | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| Ella... Ella... Okay. | O biraz şeydi... Tamam. O biraz şeydi... Tamam. | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| Mr Grey will see you now Okay | Bay Grey sizi şimdi kabul edecek. Tamam. Bay Grey sizi şimdi kabul edecek. Tamam. | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| This way please. Okay | Bu taraftan lütfen. Peki. Bu taraftan lütfen. Peki. | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| Mr Grey is in a conference at 11:15. | Bay Grey saat 11:15'te toplantıda olacak. Bay Grey saat 11:15'te toplantıda olacak. | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| Right this way | Burası. Burası. | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| Miss Kavanagh, are you alright? | Bayan Kavanagh, iyi misiniz? Bayan Kavanagh, iyi misiniz? | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| Christian Grey. I'm Anastasia Steele. | Christian Grey. Ben Anastasia Steele. Christian Grey. Ben Anastasia Steele. | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| Miss Kavanagh has the flu, so she asked me to fill in. | Bayan Kavanagh rahatsızlandığı için onun yerine gelmemi rica etti. Bayan Kavanagh rahatsızlandığı için onun yerine gelmemi rica etti. | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| I see, so you're studying journalism as well? | Anlıyorum. Siz de mi gazetecilik okuyorsunuz? Anlıyorum. Siz de mi gazetecilik okuyorsunuz? | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| No. English literature Kate's my roommate. | Hayır, İngiliz Edebiyatı okuyorum. Kate benim oda arkadaşım. Hayır, İngiliz Edebiyatı okuyorum. Kate benim oda arkadaşım. | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| As I said, I only have 10 minutes | Söylediğim gibi sadece 10 dakikam var. Lütfen oturun Bayan Steele. Söylediğim gibi sadece 10 dakikam var. Lütfen oturun Bayan Steele. | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| Thanks | Teşekkür ederim. Teşekkür ederim. | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| Ready? Whenever you are. | Hazır mısınız? Sen ne zaman hazırsan. Hazır mısınız? Sen ne zaman hazırsan. | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| So this is for the special graduation issue | Bu röportaj öğrenci gazetesinin mezuniyet sayısı için özel olarak yayımlanacak. Bu röportaj öğrenci gazetesinin mezuniyet sayısı için özel olarak yayımlanacak. | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| Yes I'm giving the commencement address | Evet, bu yıl törende mezuniyet konuşmasını ben yapacağım. Evet, bu yıl törende mezuniyet konuşmasını ben yapacağım. | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| You are? | Öyle mi? Öyle mi? | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| I mean um… I know | Yani... Bunu biliyorum. Yani... Bunu biliyorum. | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| You are very young to have amassed an empire | Böyle büyük bir imparatorluk kurmak için çok gençsiniz. Böyle büyük bir imparatorluk kurmak için çok gençsiniz. | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| To what do you owe To what do I owe my success? | Başarınızı neye... Başarımı neye mi borçluyum? Başarınızı neye... Başarımı neye mi borçluyum? | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| Yep Seriously? | Evet. Gerçekten mi? Evet. Gerçekten mi? | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| Business is about people, and I've always been good at people | İş demek insan demektir. İnsanlar konusunda hep iyi olmuşumdur. İş demek insan demektir. İnsanlar konusunda hep iyi olmuşumdur. | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| What motivates them, what inspires them | Onları neyin motive ettiğini, teşvik ettiğini ve ilham verdiğini bilirim. Onları neyin motive ettiğini, teşvik ettiğini ve ilham verdiğini bilirim. | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| Well maybe you're just lucky | Belki de sadece şanslısınız. Belki de sadece şanslısınız. | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| I've always seen, the more hard eye work, the more luck I seem to have | Bana ne kadar çok çalışırsam şansım o kadar artıyor gibi geliyor. Bana ne kadar çok çalışırsam şansım o kadar artıyor gibi geliyor. | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| The key to my success is identifying talents in individuals | Başarımın anahtarı yetenekli insanları tanımlamam ve onların eforlarını... Başarımın anahtarı yetenekli insanları tanımlamam ve onların eforlarını... | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| And harnessing their efforts You're a control freak? | ...doğru yere yönlendirmemde. Yani kontrol manyağı mısınız? ...doğru yere yönlendirmemde. Yani kontrol manyağı mısınız? | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| Oh I exercise control in all things Miss Steele | Her şeye kontrol uygularım Bayan Steele. Her şeye kontrol uygularım Bayan Steele. | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| Okay um, your company is involved primarily | Pekala, şirketiniz öncelik olarak... Pekala, şirketiniz öncelik olarak... | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| in the telecommunications sector | ...iletişim sektörü içinde yer alıyor. ...iletişim sektörü içinde yer alıyor. | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| Yet you also invest in numerous agricultural projects. | Yine de Afrika'nın birçok yeri dahil olmak üzere sayısız tarımsal... Yine de Afrika'nın birçok yeri dahil olmak üzere sayısız tarımsal... | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| Including several in Africa. Is that something you feel passionate about? | ...projelerin içinde de yer alıyorsunuz. Bu özel bir tutkunuz mu? ...projelerin içinde de yer alıyorsunuz. Bu özel bir tutkunuz mu? | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| Feeding the world's poor? | Dünyadaki fakirleri doyurmak yani? Dünyadaki fakirleri doyurmak yani? | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| Its smart business. | Akıllıca bir iş. Akıllıca bir iş. | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| You don't agree? | Buna katılmıyor musunuz? Buna katılmıyor musunuz? | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| I don't know enough about it. | Bu konuda pek bir bilgim yok. Bu konuda pek bir bilgim yok. | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| I just wonder, if you're heart might be a bit bigger than you want to let on? | Merak ediyorum da belki de kalbiniz gösterdiğinizden çok daha büyüktür. Merak ediyorum da belki de kalbiniz gösterdiğinizden çok daha büyüktür. | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| But some people say I don't have a heart. | Bazı insanlar kalbimin olmadığını söyler. Bazı insanlar kalbimin olmadığını söyler. | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| Why would they say that? Because they know me well. | Neden öyle söylesinler ki? Çünkü beni iyi tanıyorlar. Neden öyle söylesinler ki? Çünkü beni iyi tanıyorlar. | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| Continue. | Devam edin. Devam edin. | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| Do you have any interests outside of work? | İş dışında ilgi alanlarınız var mı? Çok çeşitli fiziksel ilgi alanlarım var. İş dışında ilgi alanlarınız var mı? Çok çeşitli fiziksel ilgi alanlarım var. | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| You're unmarried, oh you were adopted at age four | Evli değilmişsiniz. 4 yaşındayken evlatlık edinilmişsiniz. Evli değilmişsiniz. 4 yaşındayken evlatlık edinilmişsiniz. | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| Thats a matter of public record. | Bu bilgi kamu kayıtlarında mevcut. Bu bilgi kamu kayıtlarında mevcut. | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| I'm sorry I didn't... | Özür dilerim. Ben... Gerçek bir sorunuz var mı Bayan Steele? Özür dilerim. Ben... Gerçek bir sorunuz var mı Bayan Steele? | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| Yes. | Evet, üzgünüm. Evet, üzgünüm. | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| Are you gay? | Gey misiniz? Gey misiniz? | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| Its written here, I'm just... | Burada yazıyor. Ben sadece... Burada yazıyor. Ben sadece... | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| No, Anastasia. I'm not gay. | Hayır Anastasia. Gey değilim. Hayır Anastasia. Gey değilim. | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| I apologise, Mr Grey Kate can be a little | Özür diliyorum Bay Grey. Kate bazen... Özür diliyorum Bay Grey. Kate bazen... | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| Intrusive? Curious | Özel hayata mı giriyor? Meraklıdır. Özel hayata mı giriyor? Meraklıdır. | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| Why don't you ask me something you wanna know? | Neden bana senin bilmek istediğin bir şeyi sormuyorsun? Neden bana senin bilmek istediğin bir şeyi sormuyorsun? | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| Earlier you said that there are some people who know you well. | Az önce sizi çok iyi tanıyan insanların olduğunu söylediniz. Az önce sizi çok iyi tanıyan insanların olduğunu söylediniz. | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| Why do I have the feeling that that is not true? | Neden bunun doğru olmadığı hissine kapılıyorum? Neden bunun doğru olmadığı hissine kapılıyorum? | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| Mr Grey, your next meeting is in the conference room | Bay Grey bir sonraki toplantınız konferans salonunda. Bay Grey bir sonraki toplantınız konferans salonunda. | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| Cancel it please, we're not finished here | İptal et lütfen. Henüz bitirmedik. Peki efendim. İptal et lütfen. Henüz bitirmedik. Peki efendim. | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| No I um… I can go | Hayır. Ben... Ben gidebilirim. Hayır. Ben... Ben gidebilirim. | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| Its fine I would like to know more about you. | Sorun değil... Senin hakkında daha çok şey bilmek isterim. Sorun değil... Senin hakkında daha çok şey bilmek isterim. | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| There's not really much to know about me | Hakkımda öğrenilecek pek bir şey yok. Hakkımda öğrenilecek pek bir şey yok. | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| You said you're in English literature? Tell me was it Charlotte Brontë, Jane Austen | İngiliz Edebiyatı mı okuyorum demiştiniz? Söyleyin bana sizi edebiyata aşık eden... İngiliz Edebiyatı mı okuyorum demiştiniz? Söyleyin bana sizi edebiyata aşık eden... | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| or Thomas Hardy, who made you fall in love with literature? | ...Charlotte Brontë mı Jane Austen mı yoksa Thomas Hardy miydi? ...Charlotte Brontë mı Jane Austen mı yoksa Thomas Hardy miydi? | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| Hardy. | Hardy. Hardy. | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| I would've guessed Jane Austen. | Jane Austen diye tahmin etmiştim. Jane Austen diye tahmin etmiştim. | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| What are your plans for after you graduate? | Mezuniyet sonrası planların neler? Mezuniyet sonrası planların neler? | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| I'm just trying to get through my finals | Şu an sadece finalleri geçmeye çalışıyorum. Şu an sadece finalleri geçmeye çalışıyorum. | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| And then? Then I was planning on moving here | Peki ya sonra? Sonrasında Kate ile buraya... Peki ya sonra? Sonrasında Kate ile buraya... | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| to Seattle with Kate | ...Seattle'a taşınmayı planlıyoruz. Burada harika bir staj programımız var. ...Seattle'a taşınmayı planlıyoruz. Burada harika bir staj programımız var. | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| I don't think I'd fit in here. | Buraya uyacağımı sanmıyorum. Buraya uyacağımı sanmıyorum. | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| Look at me. I am | Bana bir baksanıza. Bakıyorum. Bana bir baksanıza. Bakıyorum. | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| Mr Grey's office | Bay Grey'in ofisi... Bay Grey'in ofisi... | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| I hope you got everything you needed | Umarım istediğin her şeyi almışsındır. Umarım istediğin her şeyi almışsındır. | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| I think you only answered four questions | Sanırım sadece 4 soru cevapladınız. Sanırım sadece 4 soru cevapladınız. | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| Anastasia. Christian. | Anastasia. Christian. Anastasia. Christian. | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| Holy cow | Aman Tanrım. Aman Tanrım. | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| Before you say anything You're a goddess, this is perfect. What? | Sen bir şey söylemeden önce... Sen tanrıçasın. Bu mükemmel. Sen bir şey söylemeden önce... Sen tanrıçasın. Bu mükemmel. | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| So? What was he like? | Pekâlâ, nasıl biriydi? Pekâlâ, nasıl biriydi? | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| He was fine. Fine? Just fine? | İyiydi. İyi mi? Sadece iyi mi? İyiydi. İyi mi? Sadece iyi mi? | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| He was very polite, and curteous, very formal and clean. 1 | Çok kibardı ve zarifti. Çok kibardı ve zarifti. | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| Clean? | Temiz mi? Temiz mi? | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| I mean, he was you know, smart. | Demek istediğim, yani akıllıydı... Demek istediğim, yani akıllıydı... | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| And intense, kind of intimidating | ...ve etkileyci... Biraz korkutucu sayılır. 1 ...ve etkileyci... Biraz korkutucu sayılır. 1 | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| I can understand the fascination Uh huh! | Cazibesini anlayabiliyorum. Cazibesini anlayabiliyorum. | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 | |
| Why are you looking at me like that? Like what? | Neden bana öyle bakıyorsun? Nasıl bakıyorum? Neden bana öyle bakıyorsun? Nasıl bakıyorum? | Fifty Shades Of Grey-1 | 2015 |