Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 182074
İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
Yes, I'm also CIA. I would like you to join us. | Evet, ben de CIA'denim. Senin de bize katılmanı istiyorum. | Wong Ka Si Sei IV: Sik Gik Sing Yan-1 | 1989 | ![]() |
You want me to sell drugs? | Uyuşturucu satmamı mı istiyorsun, yani? | Wong Ka Si Sei IV: Sik Gik Sing Yan-1 | 1989 | ![]() |
so that our country's power is strengthened. | Böylece ülkemiz en güçlü ülke olarak varlığını sürdürebilir. | Wong Ka Si Sei IV: Sik Gik Sing Yan-1 | 1989 | ![]() |
Then Luk will definitely die. He's a victim of circumstance. | Bu yüzden de Luk'un ölmesi gerekiyor. O sadece bir kurban. | Wong Ka Si Sei IV: Sik Gik Sing Yan-1 | 1989 | ![]() |
He's unlucky this time. You can't blame me. | Bu defa şans yanında olmayacak. Bu için beni suçlayamazsın. | Wong Ka Si Sei IV: Sik Gik Sing Yan-1 | 1989 | ![]() |
Michael, I don't like sacrificing others for my own interests. | Michael, kendi çıkarlarım için başkalarının kurban edilmesine gönlüm razı olmaz. | Wong Ka Si Sei IV: Sik Gik Sing Yan-1 | 1989 | ![]() |
OK, you make your own choices. | Pekâlâ, herkes kendisi yaptıklarından sorumludur. | Wong Ka Si Sei IV: Sik Gik Sing Yan-1 | 1989 | ![]() |
I won't force you. | Seni bir şeye zorlayamam. | Wong Ka Si Sei IV: Sik Gik Sing Yan-1 | 1989 | ![]() |
This is how that CIA agent died. Correct! | Bu o herifin nasıl öldüğünü açıklıyor. Aynen öyle! | Wong Ka Si Sei IV: Sik Gik Sing Yan-1 | 1989 | ![]() |
Kill him and get the tape back! | Öldürün şunu ve kaseti bana getirin! | Wong Ka Si Sei IV: Sik Gik Sing Yan-1 | 1989 | ![]() |
Hey! Watch where you're going! | Önüne baksana! | Wong Ka Si Sei IV: Sik Gik Sing Yan-1 | 1989 | ![]() |
The suspect fell down there. | Buradan atlayıp kaçmış. | Wong Ka Si Sei IV: Sik Gik Sing Yan-1 | 1989 | ![]() |
That's him! Arrest him! | İşte o! Tutuklayın onu! | Wong Ka Si Sei IV: Sik Gik Sing Yan-1 | 1989 | ![]() |
What are you doing here? Let's go. | Ne arıyorsun burada? Hadi, gidelim. | Wong Ka Si Sei IV: Sik Gik Sing Yan-1 | 1989 | ![]() |
Stop right there! | Durun! | Wong Ka Si Sei IV: Sik Gik Sing Yan-1 | 1989 | ![]() |
Hurry! right! | Çabuk! | Wong Ka Si Sei IV: Sik Gik Sing Yan-1 | 1989 | ![]() |
Sir, anything? | Efendim, var mı bir şey? | Wong Ka Si Sei IV: Sik Gik Sing Yan-1 | 1989 | ![]() |
The driver forgot to lock up. No wonder petty crime is so bad. | Sürücü bagajı kilitlememiş. Bir de suç oranları neden yükseliyor derler. | Wong Ka Si Sei IV: Sik Gik Sing Yan-1 | 1989 | ![]() |
Search everywhere. | Her yeri araştırın. | Wong Ka Si Sei IV: Sik Gik Sing Yan-1 | 1989 | ![]() |
I'll help you once, but not twice. Take care of yourselves. | Size bir ikinci kez yardımcı olmam. Ona göre dikkatli olun. | Wong Ka Si Sei IV: Sik Gik Sing Yan-1 | 1989 | ![]() |
all for nothing. | Her şey boşa gitti. | Wong Ka Si Sei IV: Sik Gik Sing Yan-1 | 1989 | ![]() |
Where are you going? To save her. | Nereye gidiyorsun? Annemi kurtarmaya. | Wong Ka Si Sei IV: Sik Gik Sing Yan-1 | 1989 | ![]() |
You'd only be risking your own life. | Düşünmeden hayatını tehlikeye atıyorsun. | Wong Ka Si Sei IV: Sik Gik Sing Yan-1 | 1989 | ![]() |
She's my mother, I must try to save her even if I die. | Annemi kurtarmam gerek, ne pahasına olursa olsun. | Wong Ka Si Sei IV: Sik Gik Sing Yan-1 | 1989 | ![]() |
Call Michael. We can trade this tape for your mother. | Michael'ı ara. Bu kaseti annene karşılık olarak ona verebiliriz. | Wong Ka Si Sei IV: Sik Gik Sing Yan-1 | 1989 | ![]() |
Did you bring the tape? | Kaseti getirdin mi? | Wong Ka Si Sei IV: Sik Gik Sing Yan-1 | 1989 | ![]() |
I've got it! | Evet, yanımda! | Wong Ka Si Sei IV: Sik Gik Sing Yan-1 | 1989 | ![]() |
Tapes aren't admissible as evidence. | Kasetler mahkemelerde kanıt olarak kabul görmez. | Wong Ka Si Sei IV: Sik Gik Sing Yan-1 | 1989 | ![]() |
Eyewitness accounts are what matter. | Görgü tanıklarının ifadesi daha makbuldür. | Wong Ka Si Sei IV: Sik Gik Sing Yan-1 | 1989 | ![]() |
Now you're all going to die so there's no more evidence. | Şimdi hepinizi öldüreceğim, ortada herhangi bir kanıt kalmayacak. | Wong Ka Si Sei IV: Sik Gik Sing Yan-1 | 1989 | ![]() |
That tape is a bomb. | Kasette bomba var. | Wong Ka Si Sei IV: Sik Gik Sing Yan-1 | 1989 | ![]() |
Don't move! Let's see who's faster! | Kıpırdama! Yoksa kimin daha hızlı olduğunu görmek ister misin? | Wong Ka Si Sei IV: Sik Gik Sing Yan-1 | 1989 | ![]() |
Unload your gun, then throw it away. | Mermileri boşalt, sonra da silahı at! | Wong Ka Si Sei IV: Sik Gik Sing Yan-1 | 1989 | ![]() |
release my mother or I'll blow you away! | Annemi bırak yoksa havaya uçururum seni! | Wong Ka Si Sei IV: Sik Gik Sing Yan-1 | 1989 | ![]() |
Behave, don't break anything. | Nazik olun, bir şeyleri kırmayın. | Wong Ka Si Sei IV: Sik Gik Sing Yan-1 | 1989 | ![]() |
I told you to behave. | Sana nazik ol dedim. | Wong Ka Si Sei IV: Sik Gik Sing Yan-1 | 1989 | ![]() |
I'll get Luk's mother. | Luk'un annesine gidiyorum. | Wong Ka Si Sei IV: Sik Gik Sing Yan-1 | 1989 | ![]() |
Come on, then. Come on. | Gel bakalım, hadi gel. | Wong Ka Si Sei IV: Sik Gik Sing Yan-1 | 1989 | ![]() |
Mum! Don't be scared. | Anne! Korkma sakın! | Wong Ka Si Sei IV: Sik Gik Sing Yan-1 | 1989 | ![]() |
Move and I'll shoot! | Dur yoksa ateş ederim! | Wong Ka Si Sei IV: Sik Gik Sing Yan-1 | 1989 | ![]() |
Put it down or I'll push the button and we'll all die! | Bırak yoksa düğmeye basarım! Hepimiz havaya uçarız! | Wong Ka Si Sei IV: Sik Gik Sing Yan-1 | 1989 | ![]() |
I said put it down! | Bırak dedim sana! | Wong Ka Si Sei IV: Sik Gik Sing Yan-1 | 1989 | ![]() |
Do you hear me? Put down the gun! | Duymadın mı? İndir silahını! | Wong Ka Si Sei IV: Sik Gik Sing Yan-1 | 1989 | ![]() |
Councillor Robinson was arrested | Konsey üyesi Robinson tutuklandı,... | Wong Ka Si Sei IV: Sik Gik Sing Yan-1 | 1989 | ![]() |
and convicted for drug trafficking and murder. | ...uyuşturucu ticareti yapmak ve adam öldürmekten suçlu bulundu. | Wong Ka Si Sei IV: Sik Gik Sing Yan-1 | 1989 | ![]() |
Officer Donny is still carrying out his duties as a good cop. | Polis memuru Donny ise iyi bir polis olarak halen görevine devam ediyor. | Wong Ka Si Sei IV: Sik Gik Sing Yan-1 | 1989 | ![]() |
Seoul, October 4th, 1944 Japanese colonial rule | Seul, 4 Ekim 1944 Japon Sömürgesi Dönemi | Wonseu-eopon-eo-taim-1 | 2008 | ![]() |
I apologize, sir... | Gecenizi... | Wonseu-eopon-eo-taim-1 | 2008 | ![]() |
For interrupting your evening. | Böldüğüm için özür dilerim efendim. | Wonseu-eopon-eo-taim-1 | 2008 | ![]() |
I know where to find the 'Light of the East'. | "Doğunun Işığı" nerede, biliyorum efendim. | Wonseu-eopon-eo-taim-1 | 2008 | ![]() |
30years have past since Seokguram 's excavation. | Seokguram Tapınağı kazısı yapılalı 30 yıl oldu. | Wonseu-eopon-eo-taim-1 | 2008 | ![]() |
Countless people have searched for the 'Light of the East'. | "Doğunun Işığı"nın peşinden, bu zamana kadar sayısız insan koştu. | Wonseu-eopon-eo-taim-1 | 2008 | ![]() |
The last king of Silla, King Kyung soon searched for his son, Prince Mai in... | Son Silla kralı, Kyung soon'un oğlu Prens Mai... | Wonseu-eopon-eo-taim-1 | 2008 | ![]() |
The story of Prince Mai is nothing but a legend. | Prens Mai'nin hikayesi, bir efsaneden başka bir şey değil. | Wonseu-eopon-eo-taim-1 | 2008 | ![]() |
Winners make history and losers make legends, sir. | Kazananlar tarih, kaybedenler de efsaneler yazar. | Wonseu-eopon-eo-taim-1 | 2008 | ![]() |
'Origin of Silla Records '? | 'Silla Arşivi Kayıtları'? | Wonseu-eopon-eo-taim-1 | 2008 | ![]() |
If you ignore Prince Mai's story, there is no diamond. | Prens Mai'nin hikayesini reddediyorsanız, elması da reddetmiş olursunuz. | Wonseu-eopon-eo-taim-1 | 2008 | ![]() |
Do you know why, sir? | Neden biliyor musunuz? | Wonseu-eopon-eo-taim-1 | 2008 | ![]() |
Prince Mai was not one man... | Prens Mai bir insan değildi... | Wonseu-eopon-eo-taim-1 | 2008 | ![]() |
But two. | İki insandı. | Wonseu-eopon-eo-taim-1 | 2008 | ![]() |
Legend says when Silla surrendered to Goryeo, | Efsaneye göre, Silla Goreyo'ya teslim olduğunda, | Wonseu-eopon-eo-taim-1 | 2008 | ![]() |
Prince Mai was so ashamed... | Prens Mai öyle utanç içindeydi ki... | Wonseu-eopon-eo-taim-1 | 2008 | ![]() |
He went up to Mt. Geumgang and died of starvation. | Geumgang Dağına gidip açlıktan ölmeyi bekledi. | Wonseu-eopon-eo-taim-1 | 2008 | ![]() |
But this book records 2 out of King Kyung soon 's 8 sons... | Ama bu kayıtlara göre, Kralın 8 oğlundan 2 tanesi, | Wonseu-eopon-eo-taim-1 | 2008 | ![]() |
Lived in Yong moon temples in Yang pyung. | Yang pyung'daki Yong moon tapınağında yaşamış. | Wonseu-eopon-eo-taim-1 | 2008 | ![]() |
It also says Prince Mai's cane was struck into the yard at the temple. | Ayrıca, Prens Mai'nin tapınağın avlusuna bir çubuk diktiği... | Wonseu-eopon-eo-taim-1 | 2008 | ![]() |
And it became a 1000 year old ginkgo tree. | Ve bu çubuğun 1000 yıllık bir ginko ağacına dönüştüğü de yazıyor. | Wonseu-eopon-eo-taim-1 | 2008 | ![]() |
Striking a cane symbolizes losing something great. | Çubuk dikmek çok değerli bir şey kaybetmeyi sembolize eder. | Wonseu-eopon-eo-taim-1 | 2008 | ![]() |
Thus, it means that the prince who left Silla died. | Silla'yı terk eden Prens öldüğüne göre, | Wonseu-eopon-eo-taim-1 | 2008 | ![]() |
The ginkgo is the symbol of Silla 's 1000 year reign, 'Light of the East'. | Ve ginko ağacı da Silla'nın 1000 yıllık saltanatının, yani "Doğunun Işığı"nın sembolü olduğuna göre | Wonseu-eopon-eo-taim-1 | 2008 | ![]() |
The diamond must be there with the prince 's remains. | Elmas orada, diğer Prensin mezarının içinde olmalı. | Wonseu-eopon-eo-taim-1 | 2008 | ![]() |
Or you'll pay the consequences! | Yoksa bedelini ödeyen sen olursun! | Wonseu-eopon-eo-taim-1 | 2008 | ![]() |
Found it! | Bulduk! | Wonseu-eopon-eo-taim-1 | 2008 | ![]() |
It's a real diamond, sir. | Bu gerçek efendim. | Wonseu-eopon-eo-taim-1 | 2008 | ![]() |
Now for the final test at Seokguram! | Seokguram'da son bir test yapmalıyız! | Wonseu-eopon-eo-taim-1 | 2008 | ![]() |
Long live the Emperor of Japan! | İmparatorum çok yaşa! | Wonseu-eopon-eo-taim-1 | 2008 | ![]() |
Japanese Empire forever! | Japon İmparatorluğu çok yaşa! | Wonseu-eopon-eo-taim-1 | 2008 | ![]() |
Hurrah! Hurrah! | Çok yaşa! Çok yaşa! | Wonseu-eopon-eo-taim-1 | 2008 | ![]() |
Seoul, July 21st, 1945 | Seul, 21 Temmuz 1945 | Wonseu-eopon-eo-taim-1 | 2008 | ![]() |
Koreans and Dogs Restricted | "Koreliler ve Köpekler Giremez" | Wonseu-eopon-eo-taim-1 | 2008 | ![]() |
Sir Kanemura! | Bay Kanemura! | Wonseu-eopon-eo-taim-1 | 2008 | ![]() |
Your table, sir. | Masanız efendim. | Wonseu-eopon-eo-taim-1 | 2008 | ![]() |
How's business these days? | İşler nasıl bugünlerde? | Wonseu-eopon-eo-taim-1 | 2008 | ![]() |
Enjoy your evening. | İyi eğlenceler efendim. | Wonseu-eopon-eo-taim-1 | 2008 | ![]() |
Why'd you come out here? | Neden buraya geldin? | Wonseu-eopon-eo-taim-1 | 2008 | ![]() |
Heard anything, yet? | Haber yok mu? | Wonseu-eopon-eo-taim-1 | 2008 | ![]() |
Why aren't they contacting us? | Neden bizimle irtibat kurmuyorlar? | Wonseu-eopon-eo-taim-1 | 2008 | ![]() |
I'm frustrated, too. | Ben de bundan rahatsızım. | Wonseu-eopon-eo-taim-1 | 2008 | ![]() |
Someone sat on you when you were young, right? | Küçükken ateşli hastalık mı geçirdin sen? | Wonseu-eopon-eo-taim-1 | 2008 | ![]() |
Aye or nay? | Geçirdin mi? | Wonseu-eopon-eo-taim-1 | 2008 | ![]() |
d After a long day | Uzun bir günün sonunda, | Wonseu-eopon-eo-taim-1 | 2008 | ![]() |
d Looking exhausted | Yorgun görünüyorsun, | Wonseu-eopon-eo-taim-1 | 2008 | ![]() |
d You sit down | Oturdun karşıma, | Wonseu-eopon-eo-taim-1 | 2008 | ![]() |
d And with weak eyes | Ve cansız gözlerle, | Wonseu-eopon-eo-taim-1 | 2008 | ![]() |
d You look at me | Bana bakıyorsun. | Wonseu-eopon-eo-taim-1 | 2008 | ![]() |
d Down the lonely path | Yapayalnızım hayat yolunda, | Wonseu-eopon-eo-taim-1 | 2008 | ![]() |
d Tired from the world | Sıkılmışım şu yalan dünyadan. | Wonseu-eopon-eo-taim-1 | 2008 | ![]() |
d But I won't stay | Fakat hep böyle. | Wonseu-eopon-eo-taim-1 | 2008 | ![]() |
d Forever still | Sonsuza kadar, | Wonseu-eopon-eo-taim-1 | 2008 | ![]() |
d Like this again | Sessiz kalmayacağım. | Wonseu-eopon-eo-taim-1 | 2008 | ![]() |