Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 158537
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| Catherine and I will always be there for you. | Catherine ve ben her zaman yanında olacağız. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| With Auntie's money. you can afford to bring up a child. | Haladan gelen parayla bakabilirsin. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| No more tears, now. you have to be strong. | Şimdi artık gözyaşı yok güçlü olmalısın. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| It's the smoke. Could you put your cigarette out? | Duman. Sigaranı söndürebilir misin? | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I feel sick. Sorry. I'm an idiot. | Kötü hissediyorum. Özür dilerim ne kadar aptalım. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| you don't want me to talk to Johnny? No! Not Johnny... | Johnny hakkında konuşmak ister misin? Hayır! Johnny olmaz... | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| All right. fine. | Tamam peki. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Are you all right. Auntie? | İyi misin Hala? | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| She didn't hear you. | Seni duyamaz. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| What would you say to some herb tea? | Bitki çayı ister misiniz? | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| What is it? you can't look after Auntie in July. | Ne düşünüyorsun? Temmuz ayından sonra Halaya bakamazsın. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| you'll come with us to Greece. And Auntie? | Yunanistan’a bizimle birlikte gelmelisin. Ya Hala? | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Don't worry. I have an idea. | Merak etme, bir fikrim var. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I was worried about spending July with Auntie. | Temmuz ayını Halayla geçireceğim için endişeliydim. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Me too. It was a big mistake to take her in. | Ben de. Onu buraya getirmek büyük hataydı. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I'll tell you something. but don't mention it to Catherine. | Sana bazı şeyler anlatacağım, fakat Catherine’ye bahsetmemelisin. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I think she's nasty. | Onun kötü biri olduğunu düşünüyorum. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| She is nasty. | Kötü biri. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I've never known anyone to be so nasty. | Ben bu kadar kötü biri ile hiç karşılaşmadım. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Edouard... | Edouard... | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Wait till you hear this:. | ...bunu mutlaka duymalısın. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| We won't be seeing Johnny. | Johnny’yi göremiyeceğiz. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Jeanne's got a bun in the oven. | Jeanne’nin fırınında çörek var. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| you're not eating. I can't. I feel sick. | Yemiyorsunuz. İstemiyorum, biraz kötü hissediyorum. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I have a knot here. | Buramda bir düğüm var sanki. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| With Jean Marie, I was sick for six months. | Jean Marie de 6 ay boyunca hastaydım. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Here's Jean Pierre. Want to eat? Whatever you think. | Jean Pierre, ne yemek istersin? Siz ne yiyiyorsanız. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Today's special and some ros�. please. | Günün spesiyali ve biraz pembe şarap lütfen. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I've drawn up the advert. | Ben bir ilan hazırladım. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| "Urgent. Person to care for elderly lady." | “Acil. Yaşlı bayana bakacak bir kişi aranıyor.” | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| "Three weeks in July. References required." | “Temmuzda 3 hafta. Referans gereklidir.” | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| "Call 47 58 67 30 daytimes | “Gün içinde 475 867 30’u ve...” | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| and 47 47 44 21 before 9 am or after 7 pm." | “...474 744 21’i sabah 9’dan önce ve akşam 7’den sonra arayın.” | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| We're monsters. This is all my fault. | Bizler canavarız. Bu tamamen benim hatam. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| What are you saying? Someone will look after her. | Siz neler diyorsunuz? Birisi ona bakacak. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| We're not monsters. | Biz canavar değiliz. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| We need somebody responsible. Who'll tell Auntie? | Sorumlu birisine ihtiyacımız var. Halaya kim anlatacak? | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I'll tell her. She'll be fine. you'll see. | Ben anlatırım. O iyi olacak göreceksiniz. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| They're all going to Greece, even the idiot. | Hepsi beraber Yunanistan’a gidecekler, aptallar. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| An unmarried mother. It's shameful. | Bekar bir anne. Çok utanç verici. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| They didn't waste time. | Hiç oyalanmıyorlar. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| They took all my money and they're abandoning me. | Benim tüm paramı aldılar ve beni terk ediyorlar. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I'm getting a nurse for three weeks. They put an ad in the paper. | 3 hafta boyunca bana bir hemşire bakacak. Bunu da ilanla bulacaklar. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| How do I know? Jean Pierre told me. | Nerden mi biliyorum? Jean Pierre söyledi. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| He was so slimy. I knew something was up. | O çok ikiyüzlü biri. Bir şeyler olacağını biliyordum. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| My nephew was a leech and his son is just the same. | Yeğenim bir asalak ve oğlu da aynı onun gibi. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| It's all Catherine and the idiot's idea. They're always all over each other. | Bütün bunlar Catherine’nin aptal fikirleri. Birbirlerini kolluyorlar. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| They've got him where they want him. The coward. Lazy swine. | Ne isterseniz onu yapın. Korkak, tembel domuzlar. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| They'll never have the scarab or the pearls. never. | Onlar hiçbir zaman Kutsal böceğe ve incilere sahip olamayacaklar. Asla. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I've been nice up to now. but not any more. | Şimdiye kadar hep iyi davrandım, ama artık yok. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I should just die. | Ölmem gerekirdi. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Help me get my revenge. | İntikam almama yardım et. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Dinner time. Just coming. darling. | Hala yemek zamanı. Hemen geliyorum canım. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Wake up. Auntie's ill. What's wrong? | Kalk kalk. Hala hastalanmış. Ne oldu? | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| She threw up. Help me. Call Dr Gelin. | Kusuyor, bana yardım et ve Dr. Jelin’i çağır. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Perfect. no temperature. | Mükemmel, ateşiniz yok. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| you ate too much. | Çok fazla yediniz. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I have to go back to work today. Agathe can't cope on her own. | Bugün işe geri dönmem gerekiyor. Agathe kendi tek başına yapamaz. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Is everything OK? All right. | Herşey yolunda mı? Evet. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Try to get up today. The doctor said it would do you good. | Bugün yataktan kalkmaya çalışın. Doktor bunun iyi geleceğini söyledi. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I've prepared your food and medicine. | İlaçlarınızı ve yemeğinizi hazırladım. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Don't worry about answering the phone. | Telefona cevap verme konusunu merak etmeyin. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I'll try to be home early. you're so kind. | Eve erken gelmeye çalışacağım. Çok naziksin. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| We've asked the Lemoines to come over on Saturday. | Lemoine’leri Cumartesi günü davet ediyoruz. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Do you mind? Not in the least. | Sakıncası var mı? Bence sakıncası yok. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I got you some magazines. | Size bir kaç dergi aldım. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| See you later. I'd better dash. | Daha sonra görüşmek üzere. Ben gidiyorum. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Off you go. | Tabi gidebilirsin. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Make sure they're parallel. | Paralel olduklarından emin ol. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| What's parallel? Nice and straight. next to each other. | Paralel nedir? Düz ve birlikte birbirine yakın. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Auntie wouldn't eat. Shets tired. she's going to bed. | Halam yemek istemiyor. Yorgunmuş, yatmaya gidecekmiş. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Wha'ts up with her now? | Şimdi ne yapacağız? | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I'll see her when I finish. | Bitirdiğim zaman onu görmeye gideceğim. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| We should never have invited the Lemoines. | Lemoine’leri hiç davet etmemeliydik. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I heard her singing this afternoon. | Öğleden sonra şarkı söylediğini duydum. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I'll decorate the table. if you like. | Masayı ben düzenleyeyim, tabii istersen. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Thanks. darling. I'll go and get some flowers. | Teşekkürler canım. Gidip biraz çiçek alayım. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| The country's beautiful. The biggest problem is the Greeks. | Ülke çok güzel. En büyük problem Yunanlıların olması. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Hateful. Are you joking? | İğrenç. Dalgamı geçiyorsun? | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| No. really! Marc is right... | Hayır gerçekten! Marc haklı... | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| But you don't see them much. | Fakat onları çok fazla tanımıyorsun. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Just a drop. I hope there'll be young people. | Sadece bir damla. Orada genç insanların olacağını umuyorum. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| There'll be plenty. Especially Scandinavians. | Çok olacaktır. Özelliklede İskandinavlar. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| The sauce is wonderful. Is it "Le N�tre"? | Sos harika. Bu “Le Nôtre”den mi? | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| No, it's from a delicatessen near the salon. | Hayır iş yerime yakın bir şarküteriden. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Thanks for the tip. They hate tourists. | İp ucu için teşekkürler. Turistlerden nefret ediyorlar. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| There's one I like... | Orada sevdiğim biri var... | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Melina Mercouri. you don't see her so much now. | ...Melina Mercouri. Ama artık çok sık görmüyorum. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| She's the Minister of Culture. That's true. | O kültür bakanı. Bu doğru. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Isn't she Joe Dassin's mother in law? That's right. | Joe Dassin’in annesi değil mi? Haklısın. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Let's drink a toast to your holiday. | Tatilinizin şerefine kadeh kaldıralım. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| To Greece! | Yunanistan’a! | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| May I introduce my aunt? | Size Halamı takdim edeyim? | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Don't let me disturb you. I'll sit in the lounge. | Ben sizleri rahatsız etmeyeyim. Ben kanepede otururum. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| you're flying Air France. I hope? It's an excellent service. | Air France ile uçuyorsunuzdur umarım. Muhteşem servisleri var. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Do you have long in Athens? Four hours. | Atina’da ne kadar kalacaksınız? 4 saat. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| That gives you plenty of time to visit the Plaka. | Plaka’yı ziyaret etmek için yeterli bir süre. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Right. darling? The Plaka? | Değil mi canım? Plaka? | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Oh. yes. it's beautiful. | Oh evet, çok güzel bir yer. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| We must give them the address of that jewellers. | Onlara mücevhercinin adresini vermeliyiz. | Tatie Danielle-1 | 1990 |