Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 15741
İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
Mr Shamsi! | Bay Shamsi! | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
Well, I'm a solicitor with a client that needs me urgently. | Ben avukatım ve müvekkilimin bana acilen ihtiyacı var. | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
Your receptionist said, if I had the first appointment of the day, I'd be straight in. | Resepsiyonistiniz ilk randevuyu alırsam hemen görüşebileceğimi söylemişti. | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
I'm so sorry. I hope she explained, there's no guarantees. | Çok üzgünüm. Eminim o da açıklamıştır. Bunun garantisi yok. | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
I'm having quite a morning. | Yoğun bir sabah. | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
Why have you come out here? | Neden peşimden dışarı geldiniz? | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
That's not normal. | Bu hiç normal değil. | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
Because men your age don't tend to see doctors when you should, | Çünkü sizin yaşındaki erkekler gerektiğinde doktora pek gelmez... | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
and you look extremely worried, so I'm not going to let you leave | ...siz de oldukça endişeli görünüyordunuz. Bana sorununuzu anlatana kadar... | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
until you tell me the problem. | ...gitmenize izin veremem. | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
I'm often sick first thing in the mornings. | Sabahları kusuyorum. | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
Often? | Ne sıklıkta? | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
Yeah, every few days. What, are we going to do this here? | Birkaç günde bir. Burada ne yapıyoruz böyle? | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
Yeah, yeah. You drink a lot? | Sorun değil. Çok içiyor musunuz? | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
Not usually. | Pek değil. | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
Look forward. | İleri bakın. | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
Recently, I can't sleep. I worry about things. So, yeah... | Son günlerde uyuyamıyorum. Endişeleniyorum. Yani evet... | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
I have a drink. | İçiyorum. | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
Your eyes are a little bloodshot. | Gözleriniz biraz kanlanmış. | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
I take it you've googled your symptoms? | Eminim belirtileri internette aratmışsınızdır? | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
Well, it says... being sick like that first thing in the mornings | Sabahları ilk iş kusmanın... | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
could be a warning of a brain tumour. | ...beyin tümörü belirtisi olabileceği söyleniyor. | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
That's possible. But there are many more likely explanations. | Bu mümkün. Ama başka bir sürü nedeni olabilir. | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
Tummy bug, virus or your late night drinking. | Midede mikrop, virüs olabilir ya da geç saatlere kadar içiyorsunuzdur. | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
So it doesn't suggest anything to do with the brain? | Yani beyinle alakası yoktur mu diyorsunuz? | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
Not unless there's more to say. | Eldeki verilerle daha fazlasını söyleyemem. | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
Are you sure you don't want to come in for a moment? | Biraz içeri girmek istemediğinize emin misin? | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
No, if you think it's nothing, then I should go. | Hayır, madem bir şey yok diyorsunuz, gitsem iyi olur. | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
So, she's not going to keep it | Bebeği tutmayacak. | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
and she doesn't want anybody to know. | Kimsenin bilmesini de istemiyor. | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
Not Simon? No. | Simon da mı bilmeyecek? Evet. | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
She's going to find somewhere they'll do it as soon as possible. | En kısa sürede bu işi halledecek bir yer bulacak. | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
Isn't she worried that I might tell him? | Ona benim söyleyeceğimden çekinmiyor mu? | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
Well, why would you? | Neden söyleyesin ki? | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
I mean, as far as she's concerned, you're oblivious. | Senin durumu bildiğinin farkında bile değil. | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
But... Simon. | Ama... Simon. | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
He should know she's pregnant. | Hamile olduğunu bilmeli. | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
Gemma... He'd want to know. | Gemma... Bilmek ister. | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
Do you want to make things work with him? | Kocanla işleri yoluna koymak istiyor musun? | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
Because, if she ends up with his baby, then forget it. | Bebekten kurtulacaksa o zaman unut gitsin. | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
Her and this child are going to be in your life forever. | Kadın ve bebeği sonsuza dek hayatında olacak. | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
You don't have to tell him. | Kocana anlatmak zorunda değilsin. | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
It's better for him if you don't. | Anlatmaman onun için daha iyi. | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
Besides, according to the General Medical Council | Ayrıca Genel Tıp Konseyi'ne ve... | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
and every professional standard, | ...bütün profesyonel normlara göre... | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
you're not allowed to. | ...buna iznin yok. | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
So be quiet for the next 24 hours and let it happen. | Önümüzdeki yirmi dört saat sus, olan olsun. | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
Then talk to your husband and sort out your marriage. | Sonra kocanla konuşup evliliğini bir düzene sokarsın. | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
And this girl is a fling. | Bu kız gelip geçici. | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
Don't tell him. | Anlatma. | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
We had to take penalties | Penaltı atışları yaptık... | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
and when I took mine, | ...ben benimkini atarken... | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
I fell over. | ...düştüm. | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
He was really serious. | Çok ciddiydi. | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
He did this long run up and then he just... | Gerilip topa koştu ve sonra... | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
Yeah, all right. Thanks, mate. | Evet, pekala. Teşekkürler ahbap. | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
How did you do? | Sen nasıldın? | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
Erm, I scored. | Gol attım. | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
No! Did you? Yeah, and he was a professional keeper. | Hadi canım! Attın mı? Evet, üstelik kaleci profesyoneldi. | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
Tom was really good, actually. They said he was the best. | Tom gerçekten çok başarılıydı. "En iyisi o" dediler. | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
Oh, well done! | Aferin sana! | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
I am so pleased you had a good time. | Güzel vakit geçirdiğinize çok sevindim. | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
How was work? | İş nasıl geçti? | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
A mess. | Karışıktı. | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
Just appointments, you know? | Randevular işte bilmez misin? | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
You all right, though? You feeling better? | İyisin değil mi? Kendini daha iyi hissediyor musun? | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
You should come next time, Mum. | Bir dahaki sefere sen de gelmelisin anne. | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
Watch him have another turn. You'd find it really funny. | Bir dahaki turda onu izle. Çok komik bulacaksın. | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
Dad, that missed. Yeah, all right! | Baba yine ıskaladın. Evet, tamam! | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
Next weekend, we'll find a goal, | Önümüzdeki hafta sonu, gol atacağız. | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
we'll do penalties and settle this. | Penaltıları atıp bu işi bitireceğiz. | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
Er, can you deal with the humiliation? | Aşağılamaları kaldırabilecek misin? | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
He's just like all of them. What do you mean? | O da diğerler gibi. Ne demek istiyorsun? | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
It's what men are like. Really? | Erkekler nasılsa öyle. Cidden mi? | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
Yeah. It's been proven statistically. | Evet. Bu istatistiksel olarak kanıtlanmış. | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
Men all fancy 22 year old women. | Erkeklerin hepsi yirmi iki yaşındaki kadınları sever. | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
Doesn't matter how old they are themselves | Kendilerinin kaç yaşında ya da... | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
or what they say, that's just who they're after, sexually. | ...cinsel anlamda kimin peşinde olduklarının önemi yoktur. | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
They might happen to like their partner as well | Sevgilileriyle ortak yönleri budur ama... | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
but, biologically, | ...biyolojik açıdan... | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
22 and fertile is what it's all about. | ...yirmi iki ve doğurgan olmanın sonucu budur işte. | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
He's just had a hot summer and messed it up. He'll come back. | Yasak bir aşk yaşadı ve yüzüne gözüne bulaştırdı. Geri gelecek. | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
I mean, you love him, don't you? | Yani onu seviyorsun, değil mi? | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
When it's done and she's got rid of the baby, | İş bitip bebekten kurtulduğunda... | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
give him hell | ...anasını ağlat... | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
and then let him back. | ...ve bırak sana geri gelsin. | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
I shouldn't tell him? Give him a chance to... | Söylememeli miyim? Ona bir şans verip... | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
Tell him? | Söylemek mi? | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
You're sort of innocent sometimes, aren't you? | Bazen çok saf olabiliyorsun değil mi? | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
I mean, you're not. Clearly. | Yani saf değilsin. Bu belli. | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
But you think the world's better than it is. | Ama dünyayı olduğundan daha iyi bir yer sanıyorsun. | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
I'll join you. | Birazdan gelirim. | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
Hi... What are you drinking? | Merhaba. Ne içiyorsun? | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
Beck's. Beck's and a rum and Coke. | Beck's. Bir Beck's ve bir de rom ve kola. | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
I thought when you said you had a drink in the middle of the night, | Gece içiyorum dediğinde ben... | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
you meant in your kitchen. | ...mutfakta falan içtiğini düşünmüştüm. | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
Well, it's Saturday night, Anwar, | Bugün Cumartesi Anwar... | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
and, as you can see, I'm a party girl. | ...gördüğün üzere ben bir parti kızıyım. | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
I couldn't sleep, either. | Ben de uyuyamadım. | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |
Got a lot going on. | Bir süre mesele. | Doctor Foster-1 | 2015 | ![]() |