Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 150412
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| knock them dead, boss. | Yere ser onları, patron. | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| excuse me ? | Afedersiniz? | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| but their support has been inspirational to me. | Ama destekleri bana ilham vermişti. | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| see, i've been inspired. i've been inspired by my son whose courage seems to know... | Esinlenmiştim. Sanki oğlumun cesaretinin bana verdiği... | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| talk about an initiation gone wrong. | Tanışmada bir terslik oldu diyebilirim. | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| get up. those basic training skills are looking a little rusty. | Ayağa kalk. Yaptığın antrenmanlara rağmen yeteneklerin biraz paslanmış gibi görünüyor. | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| like i said... | Dediğim gibi... | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| know your enemy. | ...düşmanını tanı. | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| look, magna cum laude psycho... | Bak, majesteleri sapık... | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| you are not gonna shoot jonathan kent. | Jonathan Kent'i vuramayacaksın. | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| you are. | Sen vuracaksın. | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| in fact, it is | Aslında, seçime girecek | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| because of my family that i have the courage to run at all. | cesareti ailemden aldım. | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| but the truth is actually... it's actually very simple. | Ama işin gerçeği... aslında çok basit. | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| nobody will ever believe i would shoot jonathan kent. | Hiç kimse benim Jonathan Kent'i vurduğuma inanmayacaktır. | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| beautiful girl comes to live under his roof. | Güzel kız onun evine yaşamaya gelir. | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| wife gets a little too busy at that coffee shop. | Karısı kafede çok meşguldür. | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| suddenly, he fires a seasoned political consultant | Aniden, deneyimli politik danışmanını kovar | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| and takes the girl on the campaign trail. | ve kızı seçim kampanyasına dahil eder. | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| until it all goes wrong, | İşler ters gitmeye başlar, | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| and the spurned lover gets her revenge. | ve reddedilmiş aşık intikamını alır. | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| now just aim at jonathan's head and shoot. | Şimdi Jonathan'ın kafasına nişan al ve ateş et. | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| didn't general lane teach you anything ? | General Lane sana birşey öğretmedi mi? | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| he did. | öğretti. | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| get down, sir. | Yere yatın, efendim. | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| martha ? | Martha ? | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| don't sweat it, smallville. better late than never. | Endişeye mahal yok, Smallville. Geç olması hiç olmamasından iyidir. | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| "regard your soldiers as your children, "and they will follow you into the deepest valleys. | "Askerlerine çocukların gibi davran, ve onlarda seni en kuytu vadilere kadar izlesinler" | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| "look on them as your own beloved sons... | "onları kendi oğlun gibi tut... | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| ... and they will stand by you even unto death." ... and they will stand by you even unto death." | ... ve ölüme kadar senin yanında dursunlar." ... ve ölüme kadar senin yanında dursunlar." | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| you really don't have to quote "the art of war" to me, dad. | Bana "Savaş Sanatı"'ndan alıntı yapmana gerek yok, baba. | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| i read it cover to cover three times before i finished high school. | Daha liseyi bitirmeden baştan sona üç kere okumuştum. | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| i still would have preferred a bike for my 14th birthday. | 14. yaşgünümde hediye olarak bisikleti tercih ederdim. | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| yes, well, despite your intense studies, | Evet, yoğun araştırmalarına rağmen, | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| it seems jonathan kent, after yesterday's theatrics, has surged ahead of you in the polls. | görünen o ki Jonathan Kent, dünkü olaydan sonra kampanyada senin önüne geçti. | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| i didn't have anything to do with that. | Benim bununla hiçbir ilgim yoktu. | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| no, no, of course, you didn't. | Hayır, hayır, tabii ki, yoktu. | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| but it looks as though your disciples tried to follow in your footsteps. | Ama yine de müritlerin senin ayak izlerinden gitmeye çalıştılar. | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| they have succeeded in creating quite a mess. | Karışıklık yaratmada tam anlamıyla başarı sağladılar. | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| how does it feel, lex... | Nasıl bir his, Lex... | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| to have people worship you ? | sana tapan insanlar olması? | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| being the idol for a cult of psychopaths isn't exactly a power trip, dad ? | Bir piskopatlar mezhebine idol olmak aslında bir güç göstergesi değil, baba. | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| oh, but i suppose being a state senator would be. | Oh, ama sanırım eyalet senatörlüğü öyle olacak. | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| isn't that why you're running for office ? | Bunun için seçime katılmadın mı? | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| you want to know the truth ? | Gerçeği bilmek istiyor musun? | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| i'm running because it's something i actually have to work for. | Seçime girdim çünkü bunu elde etmek için gerçekten çalışmam gerek. | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| and your noble efforts include employing hired guns | Ve asil çabaların arasında silahlı adamlar kiralayarak | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| to dig up information about the kents that could destroy them. | Kent'leri yokedebilecek bilgileri araştırmak ta var. | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| well, so much for your fatherly pride and support in this campaign, huh, dad ? | Benimle bu kadar gurur duyduğun ve kampanyaya verdiğin destek çok fazla, değil mi, baba? | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| griff's dead. | Griff öldü. | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| his body turned up in the back alley of suicide slums this morning, | Bu sabah Suicide Slums'ın arka sokaklarından birinde cesedi bulundu. | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| and somehow i don't think the kents did it. | Ve nedense Kent'lerin yaptığını düşünmüyorum. | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| dangerous neighborhood, lex. | Tehlikeli çevre, Lex. | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| would it have killed you this one time to actually be on my side ? | Bir kere benim tarafımda olsan, bu seni öldürür müydü? | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| you're slipping, son. | Kötüye gidiyorsun, evlat. | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| first, professor milton fine vanishes from your radar. now griff. it... | İlk, profesör Milton Fine senin gözetiminde iken kayboldu. Şimdi de Griff. Bu... | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| it might be time to dust this off. | belki de bunları ortadan kaldırmak için iyi bir zaman. | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| all the teachers will be there ? yes. | Bütün öğretmenler orada mı olacak? Evet. | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| all right, great. | Pekala, harika. | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| and here are the talking points for the teachers union. | Ve burada da öğretmenler sendikası için konuşmanızın ana noktaları. | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| okay. and don't forget... | Tamam. Ve sakın unutmayın... | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| i know. i've got the firefighters' breakfast in the morning. don't worry, lois. i'm not gonna forget. | Biliyorum. Sabah itfaiyecilerle birlikte kahvaltı var. Merak etme, Lois. Unutmayacağım. | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| mmm, firefighters. i think i might tag along for that one. there's got to be a few perks to this job. | İtfaiyeciler. Sanırım ben buna takılacağım. Orada biraz eğlenebilirim. | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| good news. hmm ? | Haberler iyi. | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| you're up 10 points in the polls after the rally yesterday. | Dünkü toplantıdan sonra oy durumunda 10 puan yukarı çıktın. | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| wow ! it looks like we could win this thing after all, huh ? | Görünüşe bakılırsa seçimin sonunda kazanacağız galiba? | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| i got to run. bye. | Gitmem gerek. Görüşürüz. | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| it's great to see him so optimistic. | Onu bu kadar iyimser görmek harika. | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| i hate to be the one to burst his bubble. | Onun neşesini kaçıran kişi olmaktan nefret ediyorum. | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| lex is running 800 ads and dropping three mailers in the next two weeks. | Lex 800 tane reklam afişi ve önümüzdeki iki hafta içinde 3 posta gemisi ile çalışıyor. | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| we may be ahead now, but that much coverage will make mr. kent a distant memory by election day. and... | Şimdi önde olabiliriz, ama bu kadar reklam ile Bay Kent seçim günü eski bir hatıra olacak. Ve... | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| as far as i can tell... | söyleyebileceğim şey... | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| we're out of money. | Paramız bitti. | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| i've been trying to figure out how to tell him for a couple of days. | Birkaç gündür ona nasıl söyleyeceğimi düşünüp duruyordum. | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| well, if we don't find some major green, he can kiss that fancy leather chair at the capitol goodbye. | Büyük bir miktar para bulamazsak, o şık deri koltuğa elveda demek zorunda kalacak. | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| there is one other option. | Bir seçenek daha var. | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| but you have to promise me never to tell jonathan. | Ama bana Jonathan'a söylemeyeceğine dair söz vermelisin. | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| i wasn't expecting to see you here. | Seni burada görmeyi beklemiyordum. | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| i wasn't about to leave things the way they were. | Aramızdakileri olduğu gibi bırakmak istemedim. | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| look, clark. lana, i... | Bak, Clark. Lana, ben... | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| i was pulling away. | Geri çekiliyordum. | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| it's because i've been wanting to be with you for so long... | Bunun nedeni, seninle birlikte olmayı o kadar uzun bir zamandır istiyordum ki... | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| but i feel like i'd just screw it up. | ama elime yüzüme bulaştırmışım gibi hissettim. | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| clark, i would never let you go that easily. | Clark, senden asla bu kadar çabuk vazgeçmem. | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| maybe we just need to slow down and try and get back to where we were. | Belki biraz yavaştan almaya ve geriye dönüp eskiden olduğumuz gibi olmaya ihtiyacımız var. | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| i freak out. | Paniğe kapıldım. | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| i screw up, and i blame everything on you, and you forgive me... | İşleri batırdım, ve herşey için seni suçladım, ve sen beni affediyorsun... | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| no questions asked. | hiçbir soru sormadan. | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| maybe that's because it's not all your fault. | Belki hepsi senin suçun olmadığı içindir. | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| what you said about me running off to met u. and | Benim hakkımda söylediklerin, Metropolis Üni.'ne kaçmam ve | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| getting all caught up in my homework... | evödevime kapanmam... | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| it's not entirely false. | tamamen yanlış değil. | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| clark, i've been studying the meteor showers. | Clark, meteor yağmurları ile ilgili çalışıyordum. | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| you said you were gonna leave that in the past. | Bunu artık bırakacağını söylemiştin. | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| i know i did, and i tried to. | Biliyorum söyledim, ve bırakmak için uğraştım da. | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| but those meteors changed my life, and now with the second shower... | Ama o meteorlar hayatımı değiştirdi, ve şimdi ikinci meteor yağmuru ile... | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| clark, there is no way that they're random. | Clark, bu meteor yağmurlarının rastgele olmasının imkanı yok. | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| what are you saying ? | Yani ne diyorsun? | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| okay, well, you know that spacecraft that i saw during this last shower ? | Tamam, son meteor yağmuru sırasında gördüğüm uzay gemisini hatırlıyor musun? | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| i was looking into the satellite imagery from the first shower, | Uydu görüntülerinden ilk yağmurun resimlerini inceliyordum, | Smallville Fanatic-1 | 2006 |