Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 150340
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| And what if you get into trouble? I think I'll be okay. | Ya başına bir şey gelirse? Sanırım kendimi koruyabilirim. | Smallville Committed-2 | 2008 | |
| If only someone had taken the time to do this for my wife and I. | Keşke biri bunu bana ve karıma zamanında yapsaydı. | Smallville Committed-2 | 2008 | |
| I did everything that I promised when I took my wedding vows, | Evlilik yemininde söylediğim her şeyi yaptım. | Smallville Committed-2 | 2008 | |
| Have you ever cheated on your fiance? | Nişanlını hiç aldattın mı? | Smallville Committed-2 | 2008 | |
| Your fiance is not the best person to be taking advice from at this moment. | Nişanlın şu an akıl alabileceğin bir durumda değil. | Smallville Committed-2 | 2008 | |
| Now I'm gonna ask you one more time. | Sana bir kez daha soracağım. | Smallville Committed-2 | 2008 | |
| Yeah, that became clear when I caught you with the waitress. | Evet, seni hizmetçiyle yakalayınca daha iyi anladım. | Smallville Committed-2 | 2008 | |
| They told me that they think I should... | Bana dediklerine göre ben... | Smallville Committed-2 | 2008 | |
| Look, I don't know what to do anymore, | Artık ne yapacağımı bilmiyorum... | Smallville Committed-2 | 2008 | |
| You'll be seeing your fiance soon enough. | Nişanlını yakında göreceksin. | Smallville Committed-2 | 2008 | |
| The last thing I remember, that guy pulled out that gun, | Son hatırladığım adamın silahını çıkardığı ve... | Smallville Committed-2 | 2008 | |
| You know, I don't think I'd still be alive | O odada karşımda başka biri olsaydı... | Smallville Committed-2 | 2008 | |
| if I was sitting across anyone else in that room. | ...hayatta kalacağımı sanmıyorum. | Smallville Committed-2 | 2008 | |
| He let them go. Listen, I'm gonna get you out of here, | Gitmelerine izin vermiş. Seni buradan çıkaracağım ama... | Smallville Committed-2 | 2008 | |
| Then I suppose I won't be needing this anymore... | Birbirimizi tanıdığımıza göre sanırım... | Smallville Committed-2 | 2008 | |
| No. Your lies are. Okay, okay, I take it back, then. | Hayır, yalanların öldürüyor. Tamam, tamam geri alıyorum. | Smallville Committed-2 | 2008 | |
| Either way, I'm saving you both a lot of unnecessary pain. | Her şekilde sizi gereksiz bir acıdan kurtaracağım. | Smallville Committed-2 | 2008 | |
| which is I guess why you can't take a 10 year old... | Sanırım 10 yaşındaki birinin sözlerini... | Smallville Committed-2 | 2008 | |
| Yeah, that's pretty much how I felt. | Evet, hissettiklerim hemen hemen böyleydi. | Smallville Committed-2 | 2008 | |
| Oh, my god, Chloe, I am so sorry. | Tanrım Chloe çok üzgünüm. | Smallville Committed-2 | 2008 | |
| I mean, I know my face is under "faux pas" in the dictionary, | Tam bir gaf yapıcı olduğumu biliyorum ama... | Smallville Committed-2 | 2008 | |
| Just knowing that I had everything that I wanted right in front of me... | Biliyorum ki karşında olup istediğim her şey... | Smallville Committed-2 | 2008 | |
| ...and having it slip away. | ...elimden kayıp gidecek. | Smallville Committed-2 | 2008 | |
| I wouldn't have said yes if I didn't know it was meant to be. | Eğer doğru olmadığına emin olmasaydım evet demezdim. | Smallville Committed-2 | 2008 | |
| Because when I look at Jimmy, I can just feel it... | Çünkü Jimmy'e baktığımda bunu kalbimde... | Smallville Committed-2 | 2008 | |
| ...in my heart. | ...hissediyorum. | Smallville Committed-2 | 2008 | |
| Speaking of which, I have something you need to see. | Söz açılmışken görmeni | Smallville Committed-2 | 2008 | |
| I'm not who you think I am. | Ben sandığın kişi değilim. | Smallville Committed-2 | 2008 | |
| Well, I mean, they do. Of course they do. They exist. It's just that... | Yani aslında varlar. Elbetteki varlar. Bu sadece... | Smallville Committed-2 | 2008 | |
| It's the top of the world coming from where I come from. | Benim geldiğim yerden dünyanın tepesi gibi gözüküyor. | Smallville Committed-2 | 2008 | |
| And the only way I could fit in was to... | Buraya uyum sağlamanın tek yolu... | Smallville Committed-2 | 2008 | |
| And I totally understand if you need some time or even if... | Gerçekten zaman veya bu işi bitirmek istersen... | Smallville Committed-2 | 2008 | |
| Oh, that's right. I forgot about that, although I've got this really funny feeling | Haklısın unutmuşum. Ayrıca senin telefonu açmak için... | Smallville Committed-2 | 2008 | |
| Is that a hint of romance I detect? | Burada görmem gereken bir romantizm mi var? | Smallville Committed-2 | 2008 | |
| Me? Why would I be avoiding you? | Ben mi? Neden senden kaçayım? | Smallville Committed-2 | 2008 | |
| And I am sold. | ...bende kabullendim. | Smallville Committed-2 | 2008 | |
| Even though I'm a natural master of deception, I needed a little help. | Doğal olarak bir aldatma üstadı olsam da, biraz yardım aldım. | Smallville Committed-2 | 2008 | |
| Let's just be happy that I was under the gun and not you. | Silahın bana doğru tutulduğuna sevinelim. | Smallville Committed-2 | 2008 | |
| Faora? | Faora? | Smallville Conspiracy-1 | 2010 | |
| You may feel more human than Kryptonian. | Belki sen bir Kryptonludan çok insan gibi hissediyor olabilirsin. | Smallville Conspiracy-1 | 2010 | |
| This is who I am. | Ama ben böyleyim. | Smallville Conspiracy-1 | 2010 | |
| Go. They need you, too. | Git. Onların da sana ihtiyacı var. | Smallville Conspiracy-1 | 2010 | |
| Sister, don't get your hopes up. | Kardeşim fazla umutlanma. | Smallville Conspiracy-1 | 2010 | |
| He's in love with a human. | O bir insana aşık. | Smallville Conspiracy-1 | 2010 | |
| Close up and meet me across the street. | Dükkanı kapat sonra yolun karşısında buluşuruz. | Smallville Conspiracy-1 | 2010 | |
| You can drown your sorrows in one of their cappuccinos. | Üzüntünü onların kapuçino dedikleri şeyle alırsın. | Smallville Conspiracy-1 | 2010 | |
| Sorry! We're closed! | Üzgünüm! Kapalıyız! | Smallville Conspiracy-1 | 2010 | |
| Oh, you know, just juggling deadlines | Son dakika haberleri ile uğraşıp... | Smallville Conspiracy-1 | 2010 | |
| like I'm trying out for Cirque du Soleil. | ...bu karmaşadan çıkmaya çalışıyorum. | Smallville Conspiracy-1 | 2010 | |
| You look like you have a few pins in the air yourself. | Görünüşe göre senin boş zamanın var. | Smallville Conspiracy-1 | 2010 | |
| Just making sure I don't drop any assignments. | Sadece tüm işlerimi yapıp yapmadığımı kontrol ediyorum. | Smallville Conspiracy-1 | 2010 | |
| You know, since we started seeing each other, | Görüşmeye başladığımızdan beri... | Smallville Conspiracy-1 | 2010 | |
| we never really... | ...daha hiç çıkmadık. | Smallville Conspiracy-1 | 2010 | |
| Maybe we should... | Belki biraz ara verip birlikte gül koklamalıyız. | Smallville Conspiracy-1 | 2010 | |
| Well, I know where we can find some | Nerede bulacağımızı biliyorum. Yolun karşısındaki romantik kafede. | Smallville Conspiracy-1 | 2010 | |
| I see a table for two in our future. | Bizim için iki kişilik masa ayrıldığını görüyorum. | Smallville Conspiracy-1 | 2010 | |
| Who's the femme fatale? | Kim bu sert bayan? | Smallville Conspiracy-1 | 2010 | |
| An assignment that I can't put off. | Üstümden atamadığım görevlerden biri. | Smallville Conspiracy-1 | 2010 | |
| Guess we should just hit the "pause" button | Sanırım güllü randevumuzu... | Smallville Conspiracy-1 | 2010 | |
| on our rosy rendezvous. | ...daha sonraya bırakmalıyız. | Smallville Conspiracy-1 | 2010 | |
| I'm sorry. It's fine. | Üzgünüm. Sorun değil. | Smallville Conspiracy-1 | 2010 | |
| No problem, Smallville. | Sorun değil, Smallville. | Smallville Conspiracy-1 | 2010 | |
| Go win a pulitzer. | Git Pulitzer kazan. | Smallville Conspiracy-1 | 2010 | |
| I thought we agreed The Daily Planet is off limits. | Daily Planet'e gelmenin yasak olduğu konusunda anlaşmıştık sanıyordum. | Smallville Conspiracy-1 | 2010 | |
| I didn't want to risk | Zod'un seninle konuştuğumu öğrenmesi riskine giremezdim. | Smallville Conspiracy-1 | 2010 | |
| He doesn't trust you, Kal El. | O sana güvenmiyor Kal El. | Smallville Conspiracy-1 | 2010 | |
| But I think... | Ama bence kardeşimi sadece sen bulabilirsin. | Smallville Conspiracy-1 | 2010 | |
| Vala? What happened? | Vala? Ne oldu? | Smallville Conspiracy-1 | 2010 | |
| Well, judging by the grim look on your face, | Yüzündeki ifadeye bakılırsa buraya... | Smallville Conspiracy-1 | 2010 | |
| I'd say you're not here for the peepshow. | ...beni gizlice izlemeye gelmedin. | Smallville Conspiracy-1 | 2010 | |
| My billion dollar dream... | Milyar dolarlık hayalim, enerji üreten güneş kulem. | Smallville Conspiracy-1 | 2010 | |
| And given what it's cost our company, | Şirketimize açtığı zararı düşündüğümde... | Smallville Conspiracy-1 | 2010 | |
| I want to know why you're not grieving. | ...senin neden üzülmediğini bilmek istiyorum. | Smallville Conspiracy-1 | 2010 | |
| Um, because I think | Çünkü bence geleceğimizi daha iyi hale getirmek için... | Smallville Conspiracy-1 | 2010 | |
| to, uh, make the future brighter, greener. | ...daha karlı ve iyi yollar bulabiliriz. | Smallville Conspiracy-1 | 2010 | |
| Or maybe you're not shedding any tears | Belki de hiç üzülmüyorsun çünkü... | Smallville Conspiracy-1 | 2010 | |
| because you're happy that somebody torched that tower. | ...birinin o kuleyi yaktığına seviniyorsun. | Smallville Conspiracy-1 | 2010 | |
| I hope you're not pointing the finger at me, | Umarım bunu benim yaptığımı düşünmüyorsundur. | Smallville Conspiracy-1 | 2010 | |
| because I think the investigators concluded | Çünkü araştırmacılar bunun... | Smallville Conspiracy-1 | 2010 | |
| that it was a, uh, freak accident, right? | ...garip bir kaza olduğunu söyledi değil mi? | Smallville Conspiracy-1 | 2010 | |
| Isn't that convenient? | O zaman bu sadece bir rastlantı. | Smallville Conspiracy-1 | 2010 | |
| There was a time... | Bir zamanlar o koca kahverengi gözlerine bakıp... | Smallville Conspiracy-1 | 2010 | |
| and believe anything you told me. | ...bana söylediğin her şeye inanırdım. | Smallville Conspiracy-1 | 2010 | |
| Those days are history. | O günler geçmişte kaldı. | Smallville Conspiracy-1 | 2010 | |
| Well, believe me or not... | İnan ya da inanma... | Smallville Conspiracy-1 | 2010 | |
| I did what I did because you were bleeding the company dry. | ...bu yaptıklarımın sebebi senin şirketi sömürmendi. | Smallville Conspiracy-1 | 2010 | |
| Well, I'm glad to see that you suddenly care | Senin işine bağlı olduğunu... | Smallville Conspiracy-1 | 2010 | |
| about staying in the black. | ...gördüğüme sevindim. | Smallville Conspiracy-1 | 2010 | |
| Because my divisions | Çünkü dibe vuran sadece benim departmanlarım değil. | Smallville Conspiracy-1 | 2010 | |
| I had breakfast this morning with the CFO, | Bu sabah CFO’ dan biri ile kahvaltı ederken... | Smallville Conspiracy-1 | 2010 | |
| and he revealed that somebody at one of your subsidiaries | ...şirketlerinden birinin aşırı harcama yaptığını öğrendim. | Smallville Conspiracy-1 | 2010 | |
| So I suggest that you find the money drain. | Sana bu giderlerin ne olduğunu bulmanı öneririm. | Smallville Conspiracy-1 | 2010 | |
| Stop the leak. | Para akışını durdur. | Smallville Conspiracy-1 | 2010 | |
| I've made sure the police know nothing about it, | Eminim polis bunu hakkında hiçbir şey bilmiyordur. | Smallville Conspiracy-1 | 2010 | |
| and I've cleared up before the owner arrives. | Ben sahibi gelmeden burayı temizlemek istedim. | Smallville Conspiracy-1 | 2010 | |
| Why don't you go back to saving humans, Kal El? | Neden gidip insanları kurtarmıyorsun Kal El? | Smallville Conspiracy-1 | 2010 | |
| I'm here to find Vala. | Buraya Vala'yı bulmaya geldim. | Smallville Conspiracy-1 | 2010 | |
| Well, I don't want your help. | Senin yardımını istemiyorum. | Smallville Conspiracy-1 | 2010 | |
| If you hadn't demanded we assimilate, | Eğer sindirilmemize izin vermemiş olsaydın... | Smallville Conspiracy-1 | 2010 | |
| Vala wouldn't be in danger. | ...Vala şimdi tehlikede olmazdı. | Smallville Conspiracy-1 | 2010 |