Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 150287
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| Thanks for being somebody | Doğruyu yapan güvenilir biri olduğun için teşekkürler. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| We love you, blur. We're always here for you. | Seni seviyoruz Görüntü. Her zaman senin yanında olacağız. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| I can't believe they'd risk coming out to defend me. | Beni savunmak için kendilerini riske attıklarına inanamıyorum. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| You have no idea how much you mean to people, Clark Kent. | İnsanlar için ne ifade ettiğini bilemezsin Clark Kent. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| But I don't think a couple hundred testimonials | Ama bir kaç yüz destekçinin... | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| will be enough to change the vote. | ...oyları değiştirebileceğini sanmıyorum. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| Try a couple hundred thousand... | O zaman bir kaç yüz bini dene. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| They just needed a place to be heard. | Sadece duyulmalarını sağlayacak bir yer gerekiyordu. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| You're an American hero, Clark. | Sen bir Amerikan kahramanısın Clark. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| This historic vote is, of course, | Elbette türünün ilk örneği bu tarihi oylama... | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| with an unprecedented number of people going to the polls. | ...beklenmedik bir çoğunluğu oy kullanması ile başladı. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| And I've just been told, | Az önce 50 eyaletten sonuçlar geldi ve... | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| we can announce that the measure to repeal | ...artık Kanunsuzları Düzenleme Yasası'nın... | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| We won! Yay! | Kazandık! | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| You should thank your mom and Perry. | Annene ve Perry'e teşekkür etmelisin. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| They were my inspiration. | Onlar benim ilham kaynağımdı. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| Ahh. Clark. | Clark. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| You know, I thought that people had given in to the hate. | İnsanların nefrete yenik düşeceğini düşündüm. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| I didn't realize how much hope there was out there. | Dışarıda bu kadar çok umudun olduğunun farkına varmamışım. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| I wish I would have had more faith. | Daha fazla inancım olmasını isterdim. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| I want to be the man that you made that suit for. | Benim için yaptığın kostümü giyecek adam olmak istiyorum. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| Clark, you don't need a suit to the be the world's hero. | Clark, dünyanın kahramanı olmak için kostüme ihtiyacın yok. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| Well, when I saw those people willing to defend me, | İnsanların istekli bir şekilde beni savunduğunu görünce... | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| it was inspiring. | ...bu ilham vericiydi. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| It got me to thinking that, | Bu, eğer Görüntü gerçekten... | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| in order for The Blur to be a true beacon of hope, | ...umudun ışığı olacaksa belki insanlar... | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| I've been to the future, | Gelecekte şehri kurtaran bir kahraman olduğumu gördüm. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| But I also saw me I mean...Clark Kent | Ayrıca kendimi yani Clark Kent'i... | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| disguised behind glasses and a bad haircut. | ...gözlükler ve kötü bir saç şeklinin arkasına gizlenmiş gördüm. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| Well, I'm sure you still looked very handsome. | Eminim hala yakışıklı görünüyorsundur. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| Mom, I just don't know | Anne Clark Kent'i nasıl bir gizli kimlik olarak kullanırım bilmiyorum. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| I mean, you and dad raised me to be who I am right now | Yani senle babam beni olduğum kişi... | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| What's real is your strength | Senin gerçek gücün dürüstlük ve merhametin. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| As long as you remain honest to those things, | Bu şeylere bağlı kaldığın sürece... | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| it doesn't matter what you wear or what name you go by, | ...ne giydiğin veya hangi isimde olduğun önemli değil. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| because... You'll always be my son. | Çünkü her zaman benim oğlum olarak kalacaksın. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| So, you're saying I should become that hero | Yani ışığa çıkacak bir kahraman olmamı mı söylüyorsun? | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| You are the light. | Işık sensin. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| Oh, gosh, your dad would be so proud. | Baban seninle gurur duyardı. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| Hey, Tess. | Selam, Tess. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| I feel sick. | Hasta hissediyorum. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| I'm beginning to forget things. | Bazı şeyleri unutmaya başladım. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| Can you remember what you did yesterday? | Dün neler yaptığını hatırlıyor musun? | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| What if I forget everything? | Ya her şeyi unutursam? | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| What if I forget you? | Ya seni unutursam? | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| Come here, Alexander. | Buraya gel Alexander. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| I promise you | Sana söz veriyorum. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| That I will make everything okay. | ...her şeyi yoluna sokacağım. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| bless me, father, for i have sinned. | İşlediğim günahlar için beni affet peder. | Smallville Beast-1 | 2009 | |
| I have hurt many people... | Çok önemsediğim bu insanları... | Smallville Beast-1 | 2009 | |
| ...people that i care about. | ...incittim. | Smallville Beast-1 | 2009 | |
| No more than three tablets a day. | Günde 3 taneden fazla almasın. | Smallville Beast-1 | 2009 | |
| They can be highly addictive. | Bağımlılık yapan bir şeydir. | Smallville Beast-1 | 2009 | |
| Please, for your own good, get out of here now! | Lütfen, kendi iyiliğin için buradan git! | Smallville Beast-1 | 2009 | |
| I put up with years | Yıllardır benim yerime... | Smallville Beast-1 | 2009 | |
| of your taking someone else's side over mine... | ...başkalarının tarafını tutmanı izledim. | Smallville Beast-1 | 2009 | |
| first clark and then davis? | Önce Clark şimdi de Davis mi? | Smallville Beast-1 | 2009 | |
| Marrying you was the biggest mistake of my life. | Seninle evlenmek hayatımda yaptığım en büyük hataydı. | Smallville Beast-1 | 2009 | |
| There is a savior among us. | Aramızda bir kurtarıcı var. | Smallville Beast-1 | 2009 | |
| Until you fulfill your destiny, | En büyük düşmanı ile karşılaşmadan... | Smallville Beast-1 | 2009 | |
| he won't have his great challenge to overcome. | ...kaderini tamamlayamayacak. | Smallville Beast-1 | 2009 | |
| You were destined to kill each other. | Kaderinizde birbirinizi öldürmek var. | Smallville Beast-1 | 2009 | |
| Sorry about being the invisible best friend lately. | Son günlerde gözden uzak bir arkadaş olduğum için üzgünüm. | Smallville Beast-1 | 2009 | |
| Just when i thought i'd hit my fill | Düşündüm ki bu boşluğu... | Smallville Beast-1 | 2009 | |
| of high maintenance men, i take a job from oliver. | ...birilerine yardım ederek doldurmalıydım ve Oliver'ın verdiği işi kabul ettim. | Smallville Beast-1 | 2009 | |
| Watchtower is officially online. | Watchtower hatta. | Smallville Beast-1 | 2009 | |
| There is something about being around you | Senin etrafında olduğumda içimdeki... | Smallville Beast-1 | 2009 | |
| that seems to calm the murderer inside me. | ...katili sakinleştiren bir şey oluyor. | Smallville Beast-1 | 2009 | |
| We all have our inner demons... | Hepimizin içinde kötülük vardır. | Smallville Beast-1 | 2009 | |
| ...but we must learn to control them. | Bunu kontrol etmeyi öğrenmeliyiz. | Smallville Beast-1 | 2009 | |
| Davis, is everything okay? | Davis, her şey yolunda mı? | Smallville Beast-1 | 2009 | |
| Sorry if i woke you. | Seni uyandırdıysam özür dilerim. | Smallville Beast-1 | 2009 | |
| i had another one. | Bir tane daha gördüm. | Smallville Beast-1 | 2009 | |
| You know you're safe with me. | Benimle güvende olduğunu biliyorsun. | Smallville Beast-1 | 2009 | |
| Could you come down anyway? | Aşağıya gelebilir misin? | Smallville Beast-1 | 2009 | |
| I'll be down right away. | Hemen aşağıya geliyorum. | Smallville Beast-1 | 2009 | |
| You know, this isn't exactly | Bu kabus görenlerin... | Smallville Beast-1 | 2009 | |
| the typical response to a bad dream. | ...genelde gösterdiği reaksiyon değildir. | Smallville Beast-1 | 2009 | |
| Most people just get a night light. | İnsanlar genelde gece ışığını açarlar. | Smallville Beast-1 | 2009 | |
| But i don't remember ever seeing | Ama daha önce burada mum veya... | Smallville Beast-1 | 2009 | |
| a box of candles down here or flowers. | ...çiçek gördüğümü hatırlamıyorum. | Smallville Beast-1 | 2009 | |
| There weren't any. | Hiç yoktu. | Smallville Beast-1 | 2009 | |
| Davis, we talked about this. | Davis, bunun hakkında konuşmuştuk. | Smallville Beast-1 | 2009 | |
| You can't leave the basement. | Bodrumu terk etmemelisin. | Smallville Beast-1 | 2009 | |
| I was careful. | Dikkatliydim. | Smallville Beast-1 | 2009 | |
| I know how much you're risking by helping me. | Bana yardım ederek ne kadar risk aldığını biliyorum. | Smallville Beast-1 | 2009 | |
| I only wanted to thank you. | Sadece sana teşekkür etmek istedim. | Smallville Beast-1 | 2009 | |
| I don't need thanks. I need to able to trust you. | Teşekküre gerek yok. Sana güvenmem gerek. | Smallville Beast-1 | 2009 | |
| I won't do it again. I'm sorry. | Bir daha yapmayacağım. Üzgünüm. | Smallville Beast-1 | 2009 | |
| Chloe, you've helped me when no one else would. | Chloe, sen bana hiç kimsenin yapmadığı gibi yardım ettin. | Smallville Beast-1 | 2009 | |
| Well, friends help each other, right? | Arkadaşlar birbirine yardım eder değil mi? | Smallville Beast-1 | 2009 | |
| Friends help you move. | Arkadaşlar taşınmana yardım eder. | Smallville Beast-1 | 2009 | |
| They take you to the airport. | Seni hava alanına götürür. | Smallville Beast-1 | 2009 | |
| You can't think that's really all this is. | Hepsinin bu olduğunu düşünemezsin. | Smallville Beast-1 | 2009 | |
| Okay, so maybe it was a 9.9 on the richter scale of favors, | Tamam belki bu arkadaşça bir hareket değil Davis... | Smallville Beast-1 | 2009 | |
| davis, but that doesn't change our relationship. | ...ama bu ilişkimizi değiştirmeyecek. | Smallville Beast-1 | 2009 | |
| Chloe, we met in a flurry of smoking ash, burnt out cars, | Chloe biz duman kokusu ve yanan arabaların içinde tanıştık. | Smallville Beast-1 | 2009 | |
| people freaking out, but for a moment there, | İnsanlar korku içindeydi ama o an... | Smallville Beast-1 | 2009 | |
| it felt like everything disappeared except us. | ...biz hariç her şeyin yok olduğunu hissettim. | Smallville Beast-1 | 2009 | |
| Those feelings haven't changed. | Bu duygular değişmedi. | Smallville Beast-1 | 2009 |