Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 150286
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| Stay away from Clark. | Clark'dan uzak dur. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| You may have used him in your world to kill Lex, | Kendi dünyanda Lex'i öldürmek için onu kullanmış olabilirsin... | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| but you won't use him in this one. | ...ama burada onu kullanamayacaksın. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| You abandoned me in this world | Bu dünyada beni terk edip diğerinde de ölmemi mi istedin? | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| Oh, my God, son, what have you done? | Tanrım, evlat sen ne yaptın? | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| "Son"? Isn't it a little late for that? | Evlat mı? Bunun için biraz geç değil mi? | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| In two separate worlds, you picked your son... | İki farklı dünyada oğlunu seçtin ve onlar ben değildim. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| You loved her son. | Onun oğlunu sevdin. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| I was wrong, Alexander. | Yanılıyordum Alexander. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| th that's why I came back here to find you! | Ben bu yüzden buraya seni bulmaya geldim! | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| No second chances, Lionel. | İkinci bir şans yok Lionel. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| It's time to end this family feud. | Şimdi aile kavgasını bitirme vakti. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| Alexander, please listen to me. | Alexander, lütfen beni dinle. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| I know I'm dying. | Öleceğimi biliyorum. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| I'm aging faster and faster. | Daha da hızlı yaşlanmaya başladım. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| I have all of Lex's memories. | Lex'in bütün anılarına sahibim. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| And he despised every single one of you. | Hepinizi hor görüyor. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| Listen. Listen to me, son. | Dinle. Dinle beni evlat. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| Don't let hate master you. | Nefretinin seni kontrol etmesine izin verme. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| Make it your servant. Use it. Let it build inside you. | Onu kölen yap ve kullan. İçinde birikmesine izin ver. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| Your hate can make you strong. | Nefretin seni güçlü yapar. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| I can teach you how. | Sana nasıl olduğunu öğretebilirim. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| There's nothing left for you to teach me. | Bana öğreteceğin bir şey kalmadı. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| I'm taking pity on you, Martha. | Sana acıyorum Martha. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| I know how much it would kill you to watch your son die. | Oğlunun ölmesini görmek seni ne kadar üzer biliyorum. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| I was halfway to the Fortress when I realized what you meant | Kale'ye varmak üzereyken Luthor'lar ile uğraşmanın... | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| by taking care of the Luthors another way. | ...başka yolu derken neyi kastettiğini anladım. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| You're looking for the Phantom Zone crystal, aren't you? | Phantom Zone kristalini arıyorsun değil mi? | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| You sent Slade there, didn't you? | Slade'i oraya gönderdin değil mi? | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| The VRA forced my hand. | KDY beni zorlarken. Her zaman kendini iyi biri beni de bir yaratık gibi gösterdin! | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| And when the justice system here is fixed, | Adalet sistemi düzeldiğinde... | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| I'll bring him back to stand trial. | ...onu yargılanması için geri getireceğim. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| How can you be so good, Clark? | Nasıl bu kadar iyi olabiliyorsun Clark? | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| Because no one taught him to hate... | Lionel bana öğrettiği gibi kimse ona nefreti öğretmemiş. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| I took care of my father... | Babamın ve annenin icabına baktım Clark. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| Part of growing up is letting go of your parents, Clark | Büyümenin bir parçası da ailenden kurtulmaktır Clark. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| something you've always struggled with. | Sen sürekli buna takılıp kaldın. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| Back at the mansion | Malikanede ya da oradan geriye ne kaldıysa. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| since it's burning to the ground as we speak. | Konuştuğumuz sırada yanmaya devam ediyor. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| You're not a killer, not yet. You can come back. | Daha bir katil değilsin. Bundan dönebilirsin. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| I'm the last Lex Luthor. | Ben son Lex Luthor'um. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| After I die, there's no coming back. | Ben öldükten sonra geri dönüş yok. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| Alexander | Alexander... | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| No, Tess! | Hayır Tess! | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| I am done with all of you! | Artık hepinizle işim bitti! | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| And you. | Ve seninle. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| Always making yourself look better | Her zaman kendini iyi biri beni de bir yaratık gibi gösterdin! | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| You keep blaming everybody else, | Sürekli başkalarını suçluyorsun ama elinde silah olan kim bir bak. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| After living in the darkness for so long, | Karanlık içinde onca zaman yaşadıktan sonra... | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| you feel like you can't step into the light, | ...utanç duymaktan korktuğun için aydınlığa çıkamıyorsun. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| But Clark was the one that changed everything for me. | Ama Clark benim için her şeyi değiştirdi. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| He can do the same thing for you. | Senin için de aynı şeyi yapabilir. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| W why would you want to help me? | Neden bana yardım etmek isteyesin ki? | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| I'm your enemy. | Ben senin düşmanınım. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| We've been locked in battle for years. | Yıllarca bu savaşa kilitli kaldık. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| You're not locked into anything. | Hiçbir şeye kilitli kalmadın. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| You had something Lex never had, and that's Tess. | Sende Lex'de asla olmayan bir şey var, o da Tess. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| She loved you. | Seni seviyor. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| I still love you. I do. | Seni hala seviyorum. Gerçekten. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| And I know that I'm not perfect. | Kusursuz olmadığımı biliyorum ama... | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| But I'll always be there for you. | ...her zaman senin yanında olacağım. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| Cheer up, Clark. | Neşelen Clark. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| Lex, Lionel you had a big win tonight. | Lex, Lionel bu gece büyük bir zafer kazandın. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| I think we'll still lose today. | Sanırım bugün yine de kaybedeceğiz. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| And after this vote, I'll be an outlaw forever. | Bu seçimden sonra sonsuza kadar kaçak olacağım. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| Hey, you might want to take a look at this. | Belki buna bakmak isteyebilirsin. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| "A beacon of hope shining light on the truth"? | Umudun Işığı. Gerçeğin parıldayan ışığı. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| It's our answer to the VRA. | KDY'a karşı cevabımız. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| Hey, blur, it's Brian. | Merhaba Görüntü ben Brian. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| I like to consider myself a longtime supporter | Kendimi senin uzun zamandır kanunsuz dedikleri kişilerin... | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| of these "vigilantes," as they like to call it now. | ...destekçisi olarak tanımlayabilirim. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| All of my hopes were confirmed when I saw | Tüm umutlarım gizemli "S" simgesini her yerde görmem ile doğrulandır. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| I knew it was you guys. | Sizin olduğunuzu biliyordum. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| And so, what it's worth, blur, thank you. | Ve bu her şeye değerdi Görüntü, teşekkürler. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| You've already changed my life. Keep fighting, no matter what. | Şimdiden hayatımı değiştirdin. Ne olursa olsun savaşmaktan vazgeçme. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| I remember what it was like here in Metropolis | O gelmeden önce Metropolis'in nasıl bir yer olduğunu hatırlıyorum. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| You couldn't even walk the streets. | Sokaklarda yürüyemezdin bile. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| But since The Blur came, we have hope. | Görüntü geldiğinden beri artık umudumuz var. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| So I just want to let The Blur know | Görüntü'nün onu hala destekleyen... | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| and I'm one of them. | ...ve ben onlardan biriyim. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| Being a hero isn't about | Kahraman olmak bir insanı soygundan kurtarmak ya da... | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| or pull someone from a burning building, | ...yanan binadan kurtarmak değil... | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| The Blur is a symbol for integrity | Görüntü dürüstlüğün, ahlakın ve... | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| and morality and selflessness. | ...başkalarını düşünmenin bir simgesidir. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| If you're listening to this, blur, thank you for everything. | Eğer bunu dinliyorsan Görüntü, her şey için teşekkürler. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| Man 2: I want to be a hero to my kids. | Çocuklarımın kahramanı olmak istiyorum. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| I want to be a hero that helps give them faith in themselves | Onlara muhteşem şeyleri yapabilecekleri ilhamını... | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| that they can accomplish greatness. | ...verecek bir kahraman olmak istiyorum. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| Thank you for helping me believe | Kahramanların bunu olduğuna ve bunları... | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| As long as you're doing what you're doing | Yapmakta olduğun şeye devam ettiğin... | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| us boys and girls here can keep on doing our jobs. | ...bizlerde burada elimizden geleni yapabileceğiz. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| Man 3: I look at The Blur and his powers that he has, | Görüntü'ye ve güçlerine bakıyorum ve inanılmaz... | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| and they're amazing, to be sure of, | ...olduklarını görüyorum ama bana ilham veren bu değil. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| It's his character. | Bana ilham veren karakteri. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| When I see The Blur and others like him | Görüntü ve onun gibileri gördüğümde... | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| turn their differences into strengths, | ...farklılıklarını güce çevirmeleri bana... | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| He's always there for us, | Her zaman bizim için savaşıyor ve doğru olanı yapıyor. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| That's who a hero is | Kahraman başkaları için kendini ortaya atan demektir. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| And everybody has their favorite hero. | Herkesin sevdiği bir kahraman var. | Smallville Beacon-1 | 2011 | |
| Well, my favorite hero is The Blur. | Benim en sevdiğim ise Görüntü. | Smallville Beacon-1 | 2011 |