Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 150185
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| Moderation in all things. You know, the golden rule. | Biliyorsunuz, altın kural: Herşeyde ölçülü olmak. | Slipstream-1 | 2007 | |
| You're next! | Sıradaki sensin! | Slipstream-1 | 2007 | |
| Okay, well, no physical activity for a few days, | Birkaç gün fiziksel aktivite yok,... | Slipstream-1 | 2007 | |
| and complete rest, lot of sleep, you know? | ...tamamen istirahat, bol uyku anlıyor musunuz? | Slipstream-1 | 2007 | |
| We could try some medication. | Bazı ilaçları da deneyebiliriz. | Slipstream-1 | 2007 | |
| Oh, no, Doctor, no drugs. Does he smoke? | Oh, hayır Doktor, uyuşturmak yok. Sigara içer mi? | Slipstream-1 | 2007 | |
| No. Alcohol? | Hayır. Alkol? | Slipstream-1 | 2007 | |
| Be good to yourself. Relax. | Kendinize iyi davranın. Rahatlayın. | Slipstream-1 | 2007 | |
| Hello, Felix. | Merhaba Felix. | Slipstream-1 | 2007 | |
| I've gotta get out. | Çıkmam lazım. | Slipstream-1 | 2007 | |
| I've gotta get out of here. What are you doing? | Buradan çıkmam lazım. Ne yapıyorsun? | Slipstream-1 | 2007 | |
| Love. Love! | Hayatım.Hayatım! | Slipstream-1 | 2007 | |
| I've got to get back. | Geri dönmem lazım. | Slipstream-1 | 2007 | |
| It's 4:00. It's 4:00, my time's up. | Saat 4:00. Saat 4:00, sürem doldu. | Slipstream-1 | 2007 | |
| My time's up. I've gotta go back. | Sürem doldu. Geri dönmeliyim. | Slipstream-1 | 2007 | |
| Please don't be crazy. My time's up. | Lütfen çıldırma. Zamanım doldu. | Slipstream-1 | 2007 | |
| Hold it. | Sakin olun. | Slipstream-1 | 2007 | |
| I've gotta get back. | Geri dönmeliyim. | Slipstream-1 | 2007 | |
| We're almost home. | Neredeyse eve geldik. | Slipstream-1 | 2007 | |
| I'm here to help. Please don't hurt him! | Yardım etmek için buradayım. Lütfen canını yakmayın! | Slipstream-1 | 2007 | |
| We're not gonna hurt him. Is he on some kind of medication? | Canını yakmayacağız. İlaç tesiri altında falan mı şu an? | Slipstream-1 | 2007 | |
| No, he's just been released from the hospital, officer. | Hayır, hastaneden henüz taburcu edildi, memur bey. | Slipstream-1 | 2007 | |
| Okay, so he's not on anything right now? | Pekala, hiçbir şeyin tesiri altında değil yani öyle mi? | Slipstream-1 | 2007 | |
| No, he's just been under a lot of stress. | Hayır, sadece biraz stres altında. | Slipstream-1 | 2007 | |
| Morning View Highway. | Morning View Ekspres yolu. | Slipstream-1 | 2007 | |
| All right, take it easy. Just breathe. Just breathe. | Pekala, sakin olun. Nefes alın, nefes alın. | Slipstream-1 | 2007 | |
| Hey! Wait, wait! | Hey! Dur, dur! | Slipstream-1 | 2007 | |
| What's that, dear? | Ne oldu tatlım? | Slipstream-1 | 2007 | |
| Oh, yes, I heard. | Oh evet duydum. | Slipstream-1 | 2007 | |
| Cut. That's lunch, everyone. | Kestik. Öğle yemeği arası millet. | Slipstream-1 | 2007 | |
| Welcome to "Who Wants To Be A Millionaire"! | İyi akşamlar, sevgili misafirler! | Slumdog Millionaire-1 | 2008 | |
| You'll dance with me won't you? | 50 rupi. | Slumdog Millionaire-1 | 2008 | |
| They had other plans. | Pekâlâ, şimdi final sorusu! "Kim Milyoner... | Slumdog Millionaire-1 | 2008 | |
| In 1980 it became a UNESCO World Heritage Site and was cited... | ...1980 yılında UNESCO tarafından Dünya Mirası Alanları kapsamına alındı... | Slumdog Millionaire-1 | 2008 | |
| You decide. | Eğer yanlış cevap verirsen... | Slumdog Millionaire-1 | 2008 | |
| No, he's gonna play with him first. | Karar senin. | Slumdog Millionaire-1 | 2008 | |
| By the fact you have... | Ama gerçek şu ki ödülün... | Slumdog Millionaire-1 | 2008 | |
| one million rupees! | ...bir milyon rupi oldu! | Slumdog Millionaire-1 | 2008 | |
| Explain the 100 dollar bill. | 100 dolarlık banknotu açıkla bakalım. | Slumdog Millionaire-1 | 2008 | |
| Bombay had turned name to Mumbay. | Bombay'ın adı Mumbay'a çevrildi. | Slumdog Millionaire-1 | 2008 | |
| A girl lived here. As tall as me perhaps. | Burada bir kız yaşardı. Muhtemelen boyu benim kadardı. | Slumdog Millionaire-1 | 2008 | |
| Her name was Latika. Don't know anyone of that name. | İsmi Latika'ydı. O isimde kimseyi tanımıyorum. | Slumdog Millionaire-1 | 2008 | |
| Two chicken burgers, two fries, one diet cola, one coke! | İki tavuk burger, iki patates kızartması, bir diyet, bir normal kola! | Slumdog Millionaire-1 | 2008 | |
| One mineral water! | Bir maden suyu! | Slumdog Millionaire-1 | 2008 | |
| Shimla. | "Shimla" | Slumdog Millionaire-1 | 2008 | |
| I'm going to Chowpatty, ok? Wanna come? | Chowpatty'ye gidiyorum, tamam mı? Gelmek ister misin? | Slumdog Millionaire-1 | 2008 | |
| For god's sake, you've got some disease? | Tanrı aşkına, bir hastalığın falan mı var? | Slumdog Millionaire-1 | 2008 | |
| You're forcing back to this shithole. | Bizi bu bok çukuruna zorla getirdin. Evet öyle! | Slumdog Millionaire-1 | 2008 | |
| We leave our friends, a good life, | Arkadaşlarımızı, iyi bir hayatı... | Slumdog Millionaire-1 | 2008 | |
| lots of money. For this?! | ...bir sürü parayı geride bıraktık. Bunun için mi? | Slumdog Millionaire-1 | 2008 | |
| We came back to find her. | Onu bulmak için döndük | Slumdog Millionaire-1 | 2008 | |
| You did. I don't give a shit about her. | Sen döndün. Kız zerre kadar umurumda değil. | Slumdog Millionaire-1 | 2008 | |
| Plenty of pussy in Bombay for Salim. | Bombay'da Salim için bir sürü kız vardı | Slumdog Millionaire-1 | 2008 | |
| Oh yes! | Evet öyle! A, çünkü... | Slumdog Millionaire-1 | 2008 | |
| You should come back to the Cages on Saturday night, | Cumartesi geceleri, kayıp aşkını böyle... | Slumdog Millionaire-1 | 2008 | |
| instead of ghost searching for your lost love. | Dansözün teki. | Slumdog Millionaire-1 | 2008 | |
| I'm going to Chowpatty. | Chowpatty'ye gidiyorum. | Slumdog Millionaire-1 | 2008 | |
| I'm going to Chowpatty! | Chowpatty'ye gidiyorum! | Slumdog Millionaire-1 | 2008 | |
| There are 19 million people in this city, Jamal. | Bu şehirde 19 milyon insan yaşıyor, Jamal. | Slumdog Millionaire-1 | 2008 | |
| Forget about her. | Unut onu gitsin. | Slumdog Millionaire-1 | 2008 | |
| She's a "stree" (= yound Indian female dancer) | Dansözün teki. | Slumdog Millionaire-1 | 2008 | |
| Blessings be unto those who do good for others. | Tanrı, başkalarına iyilik yapanları korusun. | Slumdog Millionaire-1 | 2008 | |
| Dollars. How much? | Dolar. Ne kadar? Bu cevap, söylemek zorundayım ki... | Slumdog Millionaire-1 | 2008 | |
| 100. So you take me for a fool. | Yüz. Demek beni aptal yerine koyuyorsun. | Slumdog Millionaire-1 | 2008 | |
| Honestly. I swear on my mothers soul. | Sahiden. Annemin ruhu üstüne yemin ederim. | Slumdog Millionaire-1 | 2008 | |
| What's on this note? Whose picture is it? | Paranın üstünde ne var? Kimin resmi var? | Slumdog Millionaire-1 | 2008 | |
| There's an old man... | Yaşlı bir adam... | Slumdog Millionaire-1 | 2008 | |
| He's bald on top with long hair on the sides, like a girl. | Kafasının üstü saçsız, yanları uzun, bir kız gibi. | Slumdog Millionaire-1 | 2008 | |
| So you're a big guy now, Jamal. | Demek, artık büyük bir adam oldun, Jamal. | Slumdog Millionaire-1 | 2008 | |
| You got saved my friend. I wasn't so lucky. | Arkadaşımı kurtardın. Ben o kadar şanslı değildim. | Slumdog Millionaire-1 | 2008 | |
| Arvind, I'm trying to find... | Arvind, bulmaya çalıştığım kişi... | Slumdog Millionaire-1 | 2008 | |
| You owe Maman. Stay away. | Maman'a borçlusun. Uzak dur. | Slumdog Millionaire-1 | 2008 | |
| He never forgets. | O asla unutmaz. Teşekkürler. | Slumdog Millionaire-1 | 2008 | |
| I owe Latika. | Latika'ya borçluyum. | Slumdog Millionaire-1 | 2008 | |
| More than alive. She's on Pila street. They call her Cherry. | Yaşamaktan da öte. | Slumdog Millionaire-1 | 2008 | |
| I'll be singing at your funeral. | Cenazende okuma yapacağım. | Slumdog Millionaire-1 | 2008 | |
| So, is it her or not? | Bu o mu yoksa değil mi? | Slumdog Millionaire-1 | 2008 | |
| She's sexy, man! | Kız çok çekici dostum! Lattika! | Slumdog Millionaire-1 | 2008 | |
| I'll get the bags. Who are you? What do you want? | Çantaları alacağım. Kimsiniz? Ne istiyorsunuz? | Slumdog Millionaire-1 | 2008 | |
| You stupid boys! Pack it in! Put that. | Geri zekâlı pislikler! Yerleştir onu! Şunu da koy. | Slumdog Millionaire-1 | 2008 | |
| Take the cash. Come on! | Parayı al. Haydi! | Slumdog Millionaire-1 | 2008 | |
| We got it. Let's go! | Tamam. Haydi gidelim! | Slumdog Millionaire-1 | 2008 | |
| Look who we have here! | Bakalım kimler gelmiş böyle! | Slumdog Millionaire-1 | 2008 | |
| Jamal, Salim. | Jamal... Salim. | Slumdog Millionaire-1 | 2008 | |
| I never forget a face. | Bir yüzü asla unutmam. | Slumdog Millionaire-1 | 2008 | |
| Have a nose | Hele ki... | Slumdog Millionaire-1 | 2008 | |
| especially one that I own. | ...benim olan bir buruna sahipse. | Slumdog Millionaire-1 | 2008 | |
| You really thought you could just walk in and take my prize away? | Gerçekten, hazinemi alıp öylece gidebileceğini mi sandın? | Slumdog Millionaire-1 | 2008 | |
| Latika, come. | Latika, gel. | Slumdog Millionaire-1 | 2008 | |
| Have you any idea how much this little virgin is worth? | Bu küçük bakirenin değeri ne kadar biliyor musun sen? | Slumdog Millionaire-1 | 2008 | |
| Please continue, Master Ji. Ok, sir. | Lütfen devam edin, Efendi Ji. Pekâlâ, efendim. | Slumdog Millionaire-1 | 2008 | |
| Get them out of here! No! | Çıkarın onları buradan! Hayır! | Slumdog Millionaire-1 | 2008 | |
| Move! Get over there! | Yürü! Şuraya geç! | Slumdog Millionaire-1 | 2008 | |
| Let's not be foolish, Salim. | Aptal olma, Salim. | Slumdog Millionaire-1 | 2008 | |
| Heavy, isn't it? Give it to me. | Ağır, değil mi? Ver onu bana. | Slumdog Millionaire-1 | 2008 | |
| On your knees! Down! | Diz çök! Çök! | Slumdog Millionaire-1 | 2008 | |
| Both of you! Down! | Siz ikiniz de! Çökün! | Slumdog Millionaire-1 | 2008 | |
| You can have money, here. | Parayı alabilirsin, işte. | Slumdog Millionaire-1 | 2008 | |
| Maman never forgets. Isn't that right? | Maman asla unutmaz. Doğru değil mi? | Slumdog Millionaire-1 | 2008 | |
| Oh, Maman can make an exception, huh? | Maman bir istisna yapabilir, oldu mu? | Slumdog Millionaire-1 | 2008 |