Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 149981
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| We were waiting for you. | Senin için bekliyorduk Seni bekliyorduk. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Who are you? | Sende kimsin ? Siz derken? | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Daniel wanted to story about about, I didn't mind... | Daniel bazı şeyler hakkında hikayeler istedi, benim umrumda olmadı... Daniel bir hikâye bulmak istedi, ben önemsemedim... | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| I don't think you're selfish. | Bencil olduğunu düşünmüyorum. Ben senin bencil olduğunu düşünmüyorum. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| But I don't think you're tickly | Ama bende alıngan olmadığını düşünüyorum. Ben de senin gıdıklanacağını sanmıyorum. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Get off. | Git başımdan. Çekil. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Mom says, we've got to pray. | Annem,dua etmemmizi söylüyor. Annem dua etmemiz gerektiğini söylüyor. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Please... | Lütfen.... Lütfen... | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Kneeling. | Diz çök. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Dear God in the sky, help us to care for each other, | Sevgili göklerdeki tanrım, birbirimize sahip çıkabilmemiz için bize yardım et. Gökyüzündeki yüce Tanrım, birbirimize dikkat edebilmemiz için bize yardım et... | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| let the sun shine, send us songs and keep us save. | güneş ışıldasın,bize şarkılar gönder ve bizi kurtar. ...güneş parlamaya devam etsin, bize şarkılar gönder ve bizi koru. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| And don't kill Daniel. | Ve Daniel'i öldürme. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Right, don't do that. Amen | Doğru, onu da yapma. Amen Evet, bunu yapma. Amin. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Sleep now, okay? Okay. | şimdi uyu, tamam mı? tamam. Uyu bakalım artık. Tamam. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Night, Daniel. | Iyi geceler , Daniel. İyi geceler Daniel. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Panda, we can't my mom will here. | Panda, yapamayız annem buraya gelir. Panda, annem varken yapamayız. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| I don't care. | Umursamıyorum. Umurumda değil. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| My blood feels frozen. | Kanımı buz gibi hissediyorum. Kanım donmuş gibi resmen. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| I keep seeing her face. | Durmadan onun suratını görüyorum. Sürekli onun yüzünü görüyorum. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Come on, Thomas, dance. | hadi, Thomas, dans edelim. Hadi Thomas, dans et. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Friends, friends, please. | arkadaşlar,arkadaşlar,lütfen. Arkadaşlar, arkadaşlar lütfen. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Remember the power of God. | Tanrının gücünü hatırla. Tanrının gücünü hatırlayın. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Thomas, it's a long time since we've seen you. | Thomas, Görüşmeyeli çok uzun zaman oldu. Thomas, seni görmeyeli uzun zaman oldu. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Yes, sorry. | Evet,özür dilerim. Evet, affedersiniz. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| He's fooling father, fooling and fornicating. | Ahmaklık yapıyor peder, aptallık ve aptallık. Aptallık ediyor peder, aptallık ediyor ve zina yapıyor. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| His friends, his girlfriend. They are bad for him. | Arkadaşları, sevgilisi. onun için kötüler. Arkadaşları, kız arkadaşı. Ona hiç uygun değiller. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| You don't know my friends. I know enough. | Arkadaşlarımı tanımıyorsun Yeteri kadarını biliyorum Arkadaşlarımı tanımıyorsun. Yeterince tanıyorum. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| That girl, she is a who... Kasoki, please. | O kız, o tam bi oros... Kasoki, lütfen. O kız, tam bir oro Kasoki, lütfen. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| We do not fight here. | Burada kavga etmeyiz. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Thomas, I expect you to say that your friends are not so bad. | Thomas,Umarım arkadaşlarının kötü olmadığını söylersin. Thomas, sanırım sen arkadaşlarının o kadar da kötü olmadığını söyleyeceksin. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| They love you and they are there for you in times of need, no matter waht. | Seni seviyorlar ve ihtiyacın olduğu zama senin için yanındalar,ne olduğu önemli değil. Seni seviyorlar, her ne koşulda olursa olsun sana yardım etmeye de hazırlar. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Yes? Yes. | Evet? Evet. Değil mi? Evet. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Are you sure about that? | Emin misin ? Bundan emin misin? | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| We are aour people. | Bizler senin insanınız. Senin insanların bizleriz. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| And we will never ever let you down. | Ve seni hiç bi zaman yüzüstü bırakmayacağız. Seni asla yüzüstü bırakmayız. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| But we are waiting for you to take the first step. | Ama senin ilk adımı atman için bekliyoruz. Ama ilk adımı senin atmanı bekliyoruz. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| That first step into a wider world. | Bu ilk adım dünya kadar yayılacak. Daha engin bir dünyaya atılan ilk adım. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| That's Star Wars. Excuse me? | Bu "Yıldız Savaşları"'n dan. Afedersin ? Bu Star Wars'dan. Anlayamadım? | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Obi Wan Kenobi says that after Luke gets shot by the floaty thing. | Obi Wan Kenobi , Luke vurulduktan sonra bunu söylüyor. Obi Wan Kenobi, Luke o yüzen şey tarafından vurulduğu zaman bunu söyler. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Obi Wan? | Obi Wan? Obi Wan mı? | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| "Well done Luka, you have taken your first step into a wider world." | "Iyi iş Luke,Ilk adımını tüm dünyaya taşıyorsun." "Aferin Luka, daha engin bir dünyaya ilk adımını attın." | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| That's good. Yes, | Bu güzel. Evet. Güzelmiş. Evet... | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| because Obi Wan Kenobi is like God, but with better weapons. | Çünkü Obi Wan Kenobi tanrı gibidir,ama daha iyi silahlarla. ...çünkü Obi Wan Tanrı gibiydi, ama daha iyi silahları vardı. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Obi Wan Kenobi rules. | Obi Wan Kenobi akıyor. Obi Wan Kenobi müthiştir. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Ok, everybody. Watch the card. | pekala, herkes. Kardı izleyin. Pekâlâ millet. Karta bakın. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| See? | gördün. Gördünüz mü? | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Thommo, how the fuck have you dida little, man? | Thommo,kücük dida ile nasıl gidiyor ,adamım ? Thommo, ne bok yedin sen küçük adam? | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| What do you want? Oh, all right... | Ne istiyorsun ? Oh, pekala... Ne istiyorsun? Tamam canım... | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| I just thought you might wanna friend today, that's all. | Sadece bugün arkadaş kalıcapımızı düşünmüştüm,hepsi bu kadar. Sadece bugün bir arkadaş istersin diye düşündüm. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Give me that shit with that girl. | Şu koyduğumun şeyini bana kızla birlikte ver. Şu kızla ilgili şeyler hakkında. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| She was fucked up beyond. | Herşeyi mahvetmişti . Çok fena bir şekilde dağıtmıştı. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| WTF??!! | ASDDSA ??!! O hâle gelmesi için epey bir kafayı bulması gerekir dostum. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| You're not my friend. Okay, I'm just saying... | Sen benim arkadaşım değilsin Tamam,sadece söylüyordum.. Sen benim arkadaşım değilsin. Sadece söylüyorum... | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| How do you she was fucked up? | Herşeyi berbat ettiğini de nereden biliyorsun? Dağıttığını sen nereden biliyorsun? | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| I don't. I mean you just... | bilmiyorum.ben sadece demek istediğim sen.. Bilmiyorum. Sadece... | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Assume, don't you? | Sayım,değilmisin ? Farz ediyorum, ya sen? | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Yeah? | Evet ? Değil mi? | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| You! | Sen ! Sen! | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Yes? | Evet ? Evet? | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Would you mind awfully not smoking? | Mahsuru yoksa sigara içmezmisin ? Sigara içmeyi bırakır mısın mümkünse? | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Just thought that I pop down and say: | Sadece sanmıştım ki.Ses çıkarıp eğilip ve şunu söylemek. Sadece uğrayıp şunu söylemek istedim: | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Hi I'm David Blood, your new colleage director. | Merhaba Ben David Blood, sizin yeni okul direktörünüzüm. Ben David Blood, yeni okul müdürünüz. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| And. I'm saying "Hi". | Ve.Ben "Merhaba" Diyorum. Hepinize merhaba. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| What happend to Harriet? | Harriet'e ne oldu? | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Harriet has moved on. | Harriet taşındı. Harriet ayrıldı. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Why? Because, because, because... | Neden? Çünkü,çünkü,çünkü.... Neden? Çünkü, çünkü... | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Let me see, how can I put this? | bir bakayım,nasıl söylesem? Nasıl desem? | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Because this place is rubbish. | Çünkü burası tam bir çöplük. Çünkü burası resmen çöplük gibi. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| And so are you. | Ve sizde. Sizler de öylesiniz. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| So now... | Yani şimdi... Onun için şu andan itibaren... | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| We're all about change. | Hepimiz değişeceğiz. Her şeyi değiştireceğiz. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Everything's going to change. | Herşey değişecek. Her şey değişecek. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| We'll all do it together yes? | Bunu hep birlikte yapacağız tamam ? Bunu hep birlikte yapacağız. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| We can, change... | yapabiliriz,değişebiliriz... Değiştirebiliriz... | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| And if any of you find that difficult, | eğer aranızdan herhangi biri bunda zorlanırsa, Eğer bu durum zor geliyorsa... | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| I want you to know that | bunu bilmenizi isterim. ...bilmenizi isterim ki... | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| I will find you, | Onu bulurum, Sizi bulacağım... | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| I will interogate you | ifadesini alrım, Sorgulayacağım... | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| I will expell you, | kovarım, Kovacağım... | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| I will expunge you. | onu silerim.. Sileceğim. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Doug has an anouncement, it's very important. | Doug'un bir anonsu var,çok önemli. Doug'ın oldukça önemli bir duyurusu var. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| So I Know we will all listen carefully. | Ve biliyorum ki hepimiz dikkatlice dinleyeceğiz. Eminim hepiniz dikkatle dinleyeceksiniz. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Otherwise it's rude. | Öte yandan çok kabaca. Yoksa kabalık etmiş olursunuz. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Isn't it, Doug? | Değil mi, Doug? Öyle değil mi Doug? | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Yes of course it is, David. | Evet tabi, David. Evet, elbette David. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Professor Blood. | Profesör Blood. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Professor, yes. | Profesör, evet. Evet, profesör. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| So, welcome back everyone. | pekala,hepiniz tekrardan hoşgeldiniz Tekrar hoş geldiniz millet. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Oggy, oggy, oggy! | Oggy, oggy, oggy! | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Great, lovely. | güzel , sevimli. Harika. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| And I'm afraid the police would like to interview you all. | Ve malesef polis hepinizin ifadesini alıcak. Korkarım ki polis hepinizle görüşmek isteyecektir. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Katie Fitch. | Katie Fitch. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| This is fucked up, I didn't even know the girl. Why are they treeting us like criminals? | Bu tamamiyle berbat,kızı tanımıyordum bile. neden bize zanlı gibi davranıyorlar ? Bu resmen saçmalık, kızı tanımıyordum bile. Neden bize suçluymuşuz gibi davranıyorlar? | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Because she's dead. | Çünkü o Öldü. Öldü de ondan. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| And we were there. So? | Ve şimdi buradayız. Yani ? Biz de buradayız. Yani? | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| That doesn't make us responsibel, if some kid decides to off herself. | Bu bizi sorumlu yapmaz. eğer bi cocuk kendi kararını vermiş ise. Birisinin intihar etmesi bizi bundan sorumlu yapmaz. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Right Naomes? Naomes? | Dimi Naomes? Naomes? Değil mi Naomes? Naomes? | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Yeah, it's fucked up. | Evet, Berbat Evet saçmalık. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Cook, we've gotta wait here. | Cook, burada beklemeliyiz. Cook, burada beklememiz gerekiyor. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| I've gotta slash, don't I? | Altıma mı işeyeyim? | Skins Thomas-1 | 2010 |