Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 149982
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| Hey, Freds. Yeah? | Hey, Freds. Evet? | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Have you heard from her? | Onun hakkında herhangi bişey duydun mu? Ondan haber aldın mı? | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Who? | Kim ? Kimden? | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| The Empress Cleopatra, who do you think? | Cleopatra, kim olduğunu düşünüyor sun ? İmparatoriçe Cleopatra’dan, kimden olacak? | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Na. | Na. Hayır. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Thought she might just show up, you know? | Düşündüm de belkide ortaya çıkar,bilirsin ? Ortaya çıkar diye düşünüyordum. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| If I stay by. Yeah. | Eğer onun tarafından kalkar isem Evet. Destek olursam falan. Evet. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Well, she didn't. | Evet,ama çıkmadı. Çıkmadı. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| I touched a nerv. | yarasına dokundum. Damarına bastım galiba. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Guys, you've got to not talk about Effy. | Effy.arkadaşlar,Effy hakkında konuşmamanız lazım. Çocuklar, Effy hakkında konuşmamalısınız. Neden? | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| She really fucked Freddy over. | O Freddy'i ciddi şekilde ortada bıraktı. Resmen Freddy'nin ağzına sıçtı. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| No, we're just not going there. | Hayır,biz sadece oraya gitmiyoruz. Hayır, o konuya girmeyeceğiz. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| I mean, me Cook and Freds, we're through it. | Demek istedğim,ben Cook ve Fred,bizler onun yüzünden.. Ben, Cook ve Freds bu konuyu aşıyoruz. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| She dumped you all? | Hepinize demi kazık attı ? Hepinizi mi terk etti? | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Kind of. | Gibi gibi. Sayılır. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Effy's gone and we're happy. | Effy gitti ve biz mutluyuz. Effy gitti, hepimiz mutluyuz. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| The status of the tribe is protected. We're happy, right? | sonuç olarak takım korunuyor. Mutluyuz,değil mi? Takımın durumu korundu. Herkes mutlu, değil mi? | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| As long as we're all happy. | Olabildiği kadar hepimiz mutluyuz. Mutlu olduğumuz sürece. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| What are you doing, Cook? | N'apıyorsun , Cook ? Ne yapıyorsun Cook? | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| What is this? | Bu da ne? N'oluyor? | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| The dump police? | Polisi atlatıyorum. Boşaltım polisi misin? | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| I'm thinking somebody gave that girl drugs. | I'm thinking somebody gave that girl drugs. O kıza birinin hap verdiğini düşünüyorum. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Yep. So? | Yep. Yani ? Evet. N'olmuş? | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| It was you. I'll tell them. | O sendin. onlara söylicem. Sendin. Onlara söyleyeceğim. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Yeah? Fuck you, Thomas. | Yeah? Siktir, Thomas. Öyle mi? Siktir git Thomas. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Tell them what you want, mate. | Onlara ne istersen onu söyle,dostum. Ne istersen söyleyebilirsin dostum. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Never met a girl. | hiç kızla tanışmadım Kızı falan tanımıyorum. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| How's your girlfriend, Cook? | kız arkadaşın nasıl,Cook ? Kız arkadaşın nasıl Cook? | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| I don't have a girlfriend, Thomas. | Kız arkadaşım yok, Thomas. Benim kız arkadaşım yok Thomas. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| How's yours? | Ya senin ki? Seninki ne alemde? | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Still got that dirty little walt on her ass? | hala kçında arsız küçük şey var mı? Kıçında hâlâ o penis duruyor mu? | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Come on then Thomas, come on at me. | Gel ozaman Thomas, gel bana. Gel bakalım Thomas, hadi gel. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Fucking never finished have we? | Hiç bi zaman bitiremedik değil mi? Asla bunu halledemedik, değil mi? | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Cook. | Cook. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Cops called your name, mate. | Polisler ismini anons ettiler,dostum. Polisler adını söyledi ahbap. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Working. Just work. | Çalışıyorum.Sadece çalışıyorum. Çalışıyorum. Sadece çalışıyorum. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Panda needs a hug. | Panda'nın kucağa ihtiyacı var. Panda'nın sarılmaya ihtiyacı var. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Thommo? | Thommo? | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Everybody's skipping next period and going White Hart. | Herkes bidahaki period'a pas geçiyor ve "White hart"'a gidiyor. Herkes bir sonraki döneme geçiyor ve Beyaz Geyik'e gidiyor. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| We all need to drink, get some shots... | Hepimizin içmeye ihtiyacı var,bi kaç şat atmaya. Hepimizin içmesi, biraz takılması lazım... | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| That's your answer to everything, just go and get pissed? | Bu senin herşeye olan cevabın, sadece gidip içip kafayı bulmak? Bu senin her şeye olan cevabın mı? Sadece git ve sarhoş ol? | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| No. H�agen Dazs is the answer to everything right? | Hayır Haagen Dazs herşeyin cevabı değil mi? Hayır. Häagen Dazs her şeye olan cevabım, değil mi? | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| She just fucked up. | O sadece herşeyi berbat etti. Kız boku yedi. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| I don't know anymore. Just don't know. | Artık bilemiyorum. Sadece bilmiyorum. Artık bilemiyorum. Bilmiyorum işte. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Making us feel better, come on stupid. | Bizi daha iyi yapıyorum, hadisene şapşal. Kendimizi daha iyi hissettiriyorum, hadisene aptal. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| No. I don't want to. | Hayır.Istemiyorum. Hayır. İstemiyorum. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| I'm sorry, I just, | Özür dilerim,ben sadece. Üzgünüm. Sadece... | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| have to do this work, okay? | bu ödevi yapmalıyım, tamam mı? ...bu ödevi yapmam gerek, tamam mı? | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Have to get it done. | Bitirmem lazım. Bitirmem gerek. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Come up, I'm bursting. | Hadisene , patlıyorum | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| I hate prayer group. | Dua'cı gruptan nefret ediyorum. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Just wait, we have to be good here, okay? | Sadece bekle,iyi olmamız lazım,tamam mı? | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| I gotta go, I'm telling you. | Gitmem lazım,sana söylüyorum. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| She always needs to go. Girls. | Her zaman gitmesi gerekir,kızlar... | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Yes. Why can't you at the right time? | Evet.neden doğru zaman da yapmıyorsun? | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| This is the right time moron, I gotta w e e. | Bu doğru zamanı moron, ç i ş'e gitmem lazım. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Thomas, welcome. | Thomas, hoşgeldin. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Oh, hey. Cool. This is Thomas, dad. | Oh, hey. güzel.Bu Thomas, baba. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Oh yes. I know who he is. | Oh evet. kim olduğunu biliyorum. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Quiet! Everybody, quiet! | Sessiz!Herkes,sessizlik! | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Everybody, Jesus. Get shut up! | Herkes, Tanrım. Çenenizi kapayın. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Now we were just about to sing a song, weren't we? So what shpuld we sing? | Şimdi sadece şarkı söyleyecektik,değil mi? Pekala ne söyleyelim ? | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Rihanna! Lady Gaga! | Rihanna! Lady Gaga! | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Beyonc�! | Beyoncé! | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Thoose ar all people, who can't really sing, | Bu insanların hiç biri gerçekten şarkı söyleyemiyorlar. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| don't wear very many clothes and get married far too young. | çok fazla kıyafet giymeyen, çok evlenme yaşından çok geç evlenenlere. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| What do we call that sorts of people? | Bu tür insanlara biz ne diyoruz? | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Americans! That's right, americans. | Amerikanlar! Doğru,amerikanlar | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Come on, sing. Sing, sucker! | Hadi ama, söyle. söyle,salak! | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Yes, it's fun. | Evet,eğlenceli. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| I'm wondering... | Merak ediyorum... | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| How is it you spend over year at the same colleage as my daughter, | nasıl koca bir yılı kızımla aynı okulda geçiripte nasıl | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| and only just met? | daha yeni tanışıyorsun? | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| I don't know. I do, Thomas. | bilmiyorum Ben biliyorum,Thomas. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| After I spoke to you, you started noticing things, dind't you? | Seninle konuştuktan sonra, sen bazı şeylere dikkat etmeye başladın, değil mi? | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Things that have always been there, but you have never seen. | Her zaman olan şeyler, ama hiç bi zaman göremediğin. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| I suppose. She's beautiful. | Zannedersem O Çok güzel. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| She is a beautiful singer. She is. She serves the Lord. | Çok güzel bi şarkıcı. Öyle.Tanrılar gibi söylüyor. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| If you put your trust in him and obay his rules, | Eğer ona güvenini gösterirsen ve kurallarına sadık kalırsan, | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| you see the world in a new way, it's wonderful. | Dünyayı yeniden yeni yoldan görebilirsin, bu mükemmel. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Open up your heart, Thomas and give me your soul. | Kalbini aç,Thomas ve bana ruhunu ver. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Thomas, Daniel's sick. Thomas! | Thomas, Daniel hastalandı. Thomas! | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Daniel, sit up. | Daniel,kalk | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| It's okay, Daniel. I got you. | Sorun yok, Daniel. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Lung infection. | Akciğer enfeksiyonu. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Is he okay? | O iyimi? | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Daniel. He's fine, | Daniel. O iyi. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Mrs Tomoni | Mrs Tomoni, onu buraya düzgün bir şekilde getirdiler. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| I told you to look after them, what did you do to my baby, | Sana ona dikkat etmeni söyledim, bebeğime n'aptın, | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Mum, I brought him to Pastor Babajide's house. | Anne,onu Pastor Babajide'lerin evine götürdüm | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| It concernes me that this is the third incident in six weeks | bu beni endişelendiriyor 6 hafta içinde 3. kez oluyor. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Now I'm just saying, if there is an environmental factor, | Şimdi sadece söylüyorum ki, herhangi bir çevre faktörü varsa, | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| if�your house is damp or dusty... | eğer eviniz bakımsız veya tozluysa... | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| My house is clear. Yes, right, | Benim evim temiz. Evet, doğru, | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| but he shouldn't be here this often. | Ama bu sıklıkla burada olmamalı | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| I look after my children, you can mind your own buisness. | Ben çocuklarıma bakıyorum,sen kendi işini düşünebilirsin. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Mum, the house is dump. There's mold and walls are wet. | Anne , ev çok pis evde pis var ve duvarlar rutubetli. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| We can't get rid of it. Right. | Biz bundan kurtulamayız Pekala. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Well, then that would... perhaps social services. | ozaman bu... muhtemelen sosyal hizmetler. | Skins Thomas-1 | 2010 | |
| Who are you? You don't know me. | Sen de kimsin? Beni tanımıyorsun. | Skins Thomas-1 | 2010 |