Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 149504
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| I'm so sorry, Stuart. I came as soon as I got the message. | Çok üzgünüm, Stuart. Mesajı alınca geldim. | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| Think so. | Öyle gibi. | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| How did he...? | O nasıl öl...? | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| Bowel. Two weeks ago, in hospital. | Bağırsak.2 hafta önce,hastanede. | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| What? And no one called you before? | Ne? Ve hiçbir biri, daha önce seni çağırmadı mı? | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| Well, I guess he tried a few months back but... | Onun istediğini düşünüyorum ama... | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| well, you know how that went. | onun, nasıl gittiğini bilirsin. | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| Stupid bastard knew he was close to the end. | O budala bu sonu hak etti. | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| That's the funny thing, that. I dunno know how I feel yet. | O, komik şeydir. Henüz bir şey hissetmiyorum. | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| Maybe you're in shock. | Belki şoktasındır. | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| I see people in shock every day. | Her gün şoktaki insanları görüyorum. | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| I've been staring at him for an hour and that's not a man in shock. | Bir saat boyunca dik dik bakındım ve şokta bir adam olmadığımı gördüm. | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| Were they close? | Onlar, yakın mıydı? | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| No. His dad left years ago. | Hayır.O babasını yıllar önce bırakmış. | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| I don't think they were even in touch. | Görüştüklerini bile sanmıyorum. | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| Suppose that makes it better. | Belki de böylesi daha iyidir. | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| You think? | Sen ne düşünüyorsun? | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| You're being cruised. Two o'clock. | Biraz bunalmışsın. Saat ikide. | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| Have been for the last 20 minutes. | 20 dakika oldu. | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| And it's ten o'clock. | Ve saat 10:00. | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| Going to... take a piece of him? | Gidip... ondan bir parça alıcak mısın? | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| I dunno yet. | Ben henüz bilmiyorum. | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| Wondering whether or not it's appropriate, considering the sort of day it's been. | Uygun mu değil mi merak ediyorum günün dikkat edilmesi gerekeni. | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| I always make a rule of having sex after bad news. | Her zaman kötü haber sonrasında seks yapma kuralım var. | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| And good news. | Ve güzel haberlerde. | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| And bank holidays. | Banka tatillerinde. | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| And... pay day. | Ve... maaş günlerinde. | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| Is there an occasion or public holiday that doesn't end in sex? | Seks yapmadığın bir fırsat ya da resmi tatil var mı? | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| Pancake day. | Pankek günü. | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| It's the lemons, man. Give me chronic wind. | Bu adam da limon gibi koku var. Bana kronik rüzgar veriyor. | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| Oh, you're a sensitive lover. | Oh, duyarlı bir aşıksın demek. | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| I'm a fucking animal, mate. | Lanet bir hayvan dostuyum. | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| See you, mate. | Sonra görüşürüz dostum. | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| God, I can't believe he's alive! | Tanrım,yaşadığına hayatta inanamıyorum! | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| You mean dead? | Ölmüş yani? | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| Yeah. No. I mean... hewasdead. 15 years ago. To me. | Evet.Hayır.Demek istediğim...o öldü. 15 yıl önce benim için. | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| But now he suddenly feels alive again. | Ama şimdi aniden tekrar onu canlı hissediyorm. | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| I think I'm lost... | Ben kaybettim diye düşünüyor... | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| All this time, he's been going to the cinema, | Tüm bu zaman, o sinemaya gitmiş. | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| getting married, living in Leeds and paying bills online | evlenmiş,Leeds'de yaşıyormuş ve online fatura ödüyormuş | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| and I never thought about him doing any of that sort of shit until now. | ve asla onun böyle olabileceğini düşünmedim. | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| Not since she rocked up and made him suddenly feel real again. | Aniden çıkagelip onu kendine getirdiğinden beri değil. | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| When's the funeral? | Cenaze töreni ne zaman? | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| Tell me you're going. | Geleceğini söyle. | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| I don't know if I can grieve unless he's dead. | Öldüğünü öğrendiğimden beri üzgün olmadım. | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| Which he is, now, but also sort of isn't? | Which he is, now, but also sort of isn't? | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| If I'm going to the funeral, I have to process this shit all over again. | Eğer cenazeye gelirsem,çok boktan bir süreç ortaya çıkacak. | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| Which means bringing him fully back to life... | Hayat onu geri getirdi.. | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| and then killing him. | ve sonra onu öldürdü. | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| How exactly do you plan to do that? | Planın tam olarak ne? | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| I just have to find out everything he's been up to since I last saw him. | I just have to find out everything he's been up to since I last saw him. | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| Hello. I'm... | Merhaba.Ben... | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| I told you to never answer the door... | Sana kapıyı açma demişt.. | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| Oh. Hello again. | Oh.Tekrar merhaba. | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| Sorry. Is this a bad time? | Üzgünüm.Kötü zaman mıydı? | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| No. No. Erm... | Hayır. Hayır. Erm... | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| This is Stuart. | Bu Stuart. | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| Well, fuck a duck. | O işi becermiş. | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| It's come as a surprise to all of us. | Bu hepimiz için bir sürprizdi. | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| I mean, he only mentioned you for the first time a month ago. | Bir kaç önce seninle tanışmak istemişti. | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| Right... He always was forgetful. | Doğru... O unutkandı. | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| MOBILE BEEPS | CEP TELEFONU BİP SESİ | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| Stuart, put that away! | Stuart, put that away! | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| Oh! Right. That could happen a lot. | Oh! Doğru.Bir çok şey oldu. | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| Mario or Sonic? | Mario mu Sonic mi? | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| Erm, both. At the Olympics. | Erm,her ikisi. Olimpiyatlarda. | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| In my day, it was one or the other. | Bugün biri yada diğeri. | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| Kids today... spoilt. | Çocuk günü... şımarık | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| Cheers. | Şerefe.. | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| Did I tell you that the funeral's on Friday? | Cenaze cuma günü değil mi? | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| You did. Yeah. | Öyle.Evet. | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| St Margaret's. Two o'clock. | St Margaret'da. Saat ikide. | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| You will be there, won't you? | Olacak mısın,olmayacak mısın? | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| Planning to. I need to know... | Düşünüyorum.O ne yapmış.. | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| what he's been doing. How he's been living. | bilmem gerekiyor. | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| He's been here. With us. Being a... dad and a... husband. | O burada.Bizimle birlikteydi. O... baba ve bir... kocaydı. | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| I mean, you look around, there's traces of him everywhere. | Etrafa bak istersen, her yerde izleri var. | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| It looks very familiar. | Bu çok tanıdık geliyor. | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| Tell me that dog is not called Benjy! | Bunun köpek Benjy olmadığını söyle bana! | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| It's a bitch. | İt. | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| Delilah. | Delilah. | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| We had one just like her. Got kicked by the postman. | Bunun gibi bir köpeğimiz daha vardı. Postacı tarafından tekmelendi. | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| Bled to death on the doorstep. I was still at school. | Hemen kapının önünde kan kaybından öldü. Okula gidiyordum | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| Erm. Look, Stuart, big Stuart, erm, I don't mean to be rude | Erm.Bak, Stuart, büyük Stuart, erm,kabalaşmak istemiyorum | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| but I need to go to town to arrange Friday. | ama Cuma günü için kasabaya gitmem gerekir. | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| I need to drop Stuart off at my sister's, so... | Stuart'u kız kardeşime bırakıcağım, yani... | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| I'll sit with him, if you like. | İstersemn onunla dolaşalım. | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| I'm 12. | 12 yaşındayım. | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| I've always wondered what it would be like to have a little brother. | Ben her zaman küçük bir erkek kardeşim olsun istedim. | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| Oh, hi. | Oh,merhaba. | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| We must've fallen asleep. | Uykuya yenilmişiz. | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| I reckon. | Öyle olmuş. | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| I've got to get to work. My shift starts in half an hour. | Acele işe gitmem lazım. Benim vardiya yarım saat içinde başlar. | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| Erm... It's kind of morning. | Erm... sabah geleneği. | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| I don't have anywhere to be in a hurry. | Hiçbir yere acelem yok. | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| Do you mind if I grab a shower after you? | Duş yapar mıyız? | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| Sure. Er... You just let yourself out, then? | Tabii. Er... Daha sonra dışarı çıkacak mısın? | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| Yeah, no problem. | Evet,problem değil. | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| North, South, East and West. | Kuzey, Güney, Doğu ve Batı. | Sirens Cry-1 | 2011 | |
| Means you've got a condiment beside each food group. | Her besin grubunun yanında bir çeşni vardır. | Sirens Cry-1 | 2011 |