• tr flag Türkçe
    • en flag İngilizce

Ara

İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 149048

İngilizce Türkçe Film Adı Film Yılı Ayrıntılar
Because I would be very cautious about what went in it. Çünkü içinde ne olduğuna çok dikkat edeceğim. Hemen söyleyeyim çok dikkatli bir şekilde incelenecek. Çünkü içinde ne olduğuna çok dikkat edeceğim. Hemen söyleyeyim çok dikkatli bir şekilde incelenecek. Shooter-1 2007 info-icon
Well, maybe I should wait for the report to come out, read it and then remember. Belki de yazılacak raporu beklemeliyim. Okuduktan sonra her şeyi hatırlarım. Belki bende yazılan raporu okuyup oradan birşeyler hatırlamalıyım. Belki de yazılacak raporu beklemeliyim. Okuduktan sonra her şeyi hatırlarım. Belki bende yazılan raporu okuyup oradan birşeyler hatırlamalıyım. Shooter-1 2007 info-icon
Can you believe this fucking guy? Bu geri zekâlı herife inanabiliyor musun? Shooter-1 2007 info-icon
There you go. Demek öyle. Tamam o zaman. Demek öyle. Tamam o zaman. Shooter-1 2007 info-icon
Yes? The raw feeds are in Evet? Toplanan ham görüntüler elimize ulaştı. Evet? Şebekeden ele geçirilen Evet? Toplanan ham görüntüler elimize ulaştı. Evet? Şebekeden ele geçirilen Shooter-1 2007 info-icon
from the networks. Uyuşturucu getirildi. Shooter-1 2007 info-icon
...development, security camera footage from Washington, D.C. Başkent Washington ve Philadelphia'nın çeşitli bölgelerinden elde edilen... ... Washington, D.C.'den gelişmiş kamera görüntülerinde Başkent Washington ve Philadelphia'nın çeşitli bölgelerinden elde edilen... ... Washington, D.C.'den gelişmiş kamera görüntülerinde Shooter-1 2007 info-icon
and several locations in Philadelphia Philadelphia'da birçok noktada Shooter-1 2007 info-icon
shows the suspect, Gunnery Sergeant Bob Lee Swagger, ağır silah çavuşu Bob Lee Swagger, görünüyor. Shooter-1 2007 info-icon
scouting shooting locations, traveling and taking wind readings. Atış için inceleme ve ölçümler yaparken görüntülenmiş. Shooter-1 2007 info-icon
As the net begins to tighten nationwide, there is still no trace of Swagger. Haberimiz yayına hazırlandığı sırada, Swagger'dan hâlâ bir iz yok. Bütün aramlara rağmen henüz Swagger'den bir ize rastlanmadı. Haberimiz yayına hazırlandığı sırada, Swagger'dan hâlâ bir iz yok. Bütün aramlara rağmen henüz Swagger'den bir ize rastlanmadı. Shooter-1 2007 info-icon
Excuse me. Affedersiniz. Afedersiniz. Affedersiniz. Afedersiniz. Shooter-1 2007 info-icon
Can't sell you nothing. Just lost our power. Hiçbir şey satamam. Elektrikler kesildi. Kapalıyız. Elektrik kesintisi var. Hiçbir şey satamam. Elektrikler kesildi. Kapalıyız. Elektrik kesintisi var. Shooter-1 2007 info-icon
Please. I got cash, and you can keep the change. Lütfen. Elimde nakit var, hem üstü de sizde kalabilir. Lütfen. Nakit öderim, Üstü sizde kalabilir. Lütfen. Elimde nakit var, hem üstü de sizde kalabilir. Lütfen. Nakit öderim, Üstü sizde kalabilir. Shooter-1 2007 info-icon
Ain't gonna be able to find nothing. Aradığınız şeyleri bulamayabilirim. Karanlıkta hiçbirşey bulamam. Aradığınız şeyleri bulamayabilirim. Karanlıkta hiçbirşey bulamam. Shooter-1 2007 info-icon
Please, all I need is a marinade needle, some salt, some sugar, Lütfen, tüm istediğim enjektörlü iğne, biraz tuz, şeker ve iki şişe de su. Lütfen, tüm ihtiyacım iğne, Biraz tuz , şeker Lütfen, tüm istediğim enjektörlü iğne, biraz tuz, şeker ve iki şişe de su. Lütfen, tüm ihtiyacım iğne, Biraz tuz , şeker Shooter-1 2007 info-icon
couple bottles of water. Birkaç şişede su. Shooter-1 2007 info-icon
Well, sir, I'm sorry. I'm sorry to hear that. Üzgünüm, efendim. Bunu duyduğuma çok üzüldüm. Evet, Efendim, Üzgünüm. Bunu duyduğuma üzüldüm. Üzgünüm, efendim. Bunu duyduğuma çok üzüldüm. Evet, Efendim, Üzgünüm. Bunu duyduğuma üzüldüm. Shooter-1 2007 info-icon
I'm sure she's a really nice Christian woman Eşinizin çok iyi bir Hıristiyan olduğuna eminim,... eminim iyi bir hristiyandır fakat Eşinizin çok iyi bir Hıristiyan olduğuna eminim,... eminim iyi bir hristiyandır fakat Shooter-1 2007 info-icon
but we don't take care of those things here. ...ama burada o tür işlerle ilgilenmiyoruz. Burda böyle şeylerle ilgilenmiyoruz. ...ama burada o tür işlerle ilgilenmiyoruz. Burda böyle şeylerle ilgilenmiyoruz. Shooter-1 2007 info-icon
Yeah. Okay, well... The FBI released a video letter... Evet. Tamam,... FBI, Bob Lee Swagger'ın... Evet. Tamam... Evet. Tamam,... FBI, Bob Lee Swagger'ın... Evet. Tamam... Shooter-1 2007 info-icon
...see a counselor. ...threatening the life of the President... ...bir avukatla görüşün. ...olaydan sadece 10 gün önce... ...Birine danışın. ...bir avukatla görüşün. ...olaydan sadece 10 gün önce... ...Birine danışın. Shooter-1 2007 info-icon
Dr. Phil or something. Okay. Doktor Phil veya onun gibi bir şey. Tamam. Dr. Phil veya başkası. Tamam. Doktor Phil veya onun gibi bir şey. Tamam. Dr. Phil veya başkası. Tamam. Shooter-1 2007 info-icon
...signed and dated by Bob Lee Swagger just 10 days ago. ...Başkanı tehdit eden bir video kaset doldurduğunu bildirdi. ... 10 gün önce Bob Lee Swagger tarafından gerçekleştirildi. ...Başkanı tehdit eden bir video kaset doldurduğunu bildirdi. ... 10 gün önce Bob Lee Swagger tarafından gerçekleştirildi. Shooter-1 2007 info-icon
Federal agents today executed a search warrant Federaller bugün Swagger'ın birkaç yıldır yaşadığı... Federal ajanlar Federaller bugün Swagger'ın birkaç yıldır yaşadığı... Federal ajanlar Shooter-1 2007 info-icon
in the Wind River range of Wyoming ...Wyoming yakınlarındaki Wind River'da geniş çaplı bir arama başlattılar. Swagger'ın yaşadığı Wyoming Wind River bölgesinde ...Wyoming yakınlarındaki Wind River'da geniş çaplı bir arama başlattılar. Swagger'ın yaşadığı Wyoming Wind River bölgesinde Shooter-1 2007 info-icon
where Swagger had been living for several years. Bir arama başlattı. Shooter-1 2007 info-icon
In the meantime, the FBI has been unwilling to comment, Aynı zamanda FBI, Swagger'ın izine rastlanmadığına dair... Bu sırada , FBI açıklamasına göre Aynı zamanda FBI, Swagger'ın izine rastlanmadığına dair... Bu sırada , FBI açıklamasına göre Shooter-1 2007 info-icon
as no sign of Swagger has been found. ...bir açıklama yapmaktan da kaçındı. Swagger ile ilgili hiçbir iz bulunamadı. ...bir açıklama yapmaktan da kaçındı. Swagger ile ilgili hiçbir iz bulunamadı. Shooter-1 2007 info-icon
Get anything? No. Bir şey buldun mu? Hayır. Sende birşey varmı? Hayır. Bir şey buldun mu? Hayır. Sende birşey varmı? Hayır. Shooter-1 2007 info-icon
Yeah, wait, wait. Where was this? Evet, durun, durun. Nerede oldu demiştiniz? Evet, bekle, bekle. Ne dediniz? Evet, durun, durun. Nerede oldu demiştiniz? Evet, bekle, bekle. Ne dediniz? Shooter-1 2007 info-icon
And? Yes? Ve? Evet? Ve ? Evet? Ve? Evet? Ve ? Evet? Shooter-1 2007 info-icon
She thinks it was him, but it was dark because the power was out in the store. O olduğunu sanıyor ama dükkanın elektriği kesik olduğu için etraf karanlıkmış. Onun olduğunu düşünüyor,Ama elektrik kesik olduğu için karanlıkmış. O olduğunu sanıyor ama dükkanın elektriği kesik olduğu için etraf karanlıkmış. Onun olduğunu düşünüyor,Ama elektrik kesik olduğu için karanlıkmış. Shooter-1 2007 info-icon
What'd he buy? Gotta be. Ne satın almış? İstediğin dosya. Ne almış? Bakalım. Ne satın almış? İstediğin dosya. Ne almış? Bakalım. Shooter-1 2007 info-icon
Salt, sugar, water, and a marinade injector. Tuz, şeker, su ve enjektörlü bir iğne. Tuz, Şeker, Su, ve bir enjektör. Tuz, şeker, su ve enjektörlü bir iğne. Tuz, Şeker, Su, ve bir enjektör. Shooter-1 2007 info-icon
Guy going to a barbecue. Belki de ızgara yapacaktır. Mangal içindir. Belki de ızgara yapacaktır. Mangal içindir. Shooter-1 2007 info-icon
Salt, water, an injector could be used for an IV, Tuz, su ve enjektörü kullanarak bir serum hazırlayabilir,... Tuz, su, enjektör IV için kullanılabilir, Tuz, su ve enjektörü kullanarak bir serum hazırlayabilir,... Tuz, su, enjektör IV için kullanılabilir, Shooter-1 2007 info-icon
but what's with the sugar? ...ama şekerle ne işi olabilir? Ama şekerle ne işi var? ...ama şekerle ne işi olabilir? Ama şekerle ne işi var? Shooter-1 2007 info-icon
Whoa, whoa, whoa! Hold that! Hold that! Hey, hey, hey! Asansörü bekletin! Bekletin! Whoa, whoa, whoa! bekle! bekle! Hey, hey, hey! Asansörü bekletin! Bekletin! Whoa, whoa, whoa! bekle! bekle! Shooter-1 2007 info-icon
Well, sugar's been used to treat battlefield wounds Savaşta yaralananları tedavi etmek için yüzlerce yıldır şeker kullanılıyor. Pekala, şeker savaş alnındaki yaralanmaların tedavisi için Savaşta yaralananları tedavi etmek için yüzlerce yıldır şeker kullanılıyor. Pekala, şeker savaş alnındaki yaralanmaların tedavisi için Shooter-1 2007 info-icon
for hundreds of years. yüzyıllardır kullanılır. Shooter-1 2007 info-icon
It has something to do with osmotic pressure. Ozmotik basınçla alâkalı bir şey. Kan basıncıyla ilgili. Ozmotik basınçla alâkalı bir şey. Kan basıncıyla ilgili. Shooter-1 2007 info-icon
It was popular during the Napoleonic War. Napolyon dönemindeki savaşlarda en gözde yöntemdi. Napoleon savaşları zamanında çok kullanıldı. Napolyon dönemindeki savaşlarda en gözde yöntemdi. Napoleon savaşları zamanında çok kullanıldı. Shooter-1 2007 info-icon
You go into Howard's office with the Napoleonic War, Howard'ın bürosuna, elinde Napolyon dönemindeki savaşlarla gidecek olursan,... Howard'ın ofisine gidip bunları söylersen, Howard'ın bürosuna, elinde Napolyon dönemindeki savaşlarla gidecek olursan,... Howard'ın ofisine gidip bunları söylersen, Shooter-1 2007 info-icon
he's gonna put you on psych leave. ...seni akıl hastanesine kapatır. seni psikolojik tedaviye gönderir. ...seni akıl hastanesine kapatır. seni psikolojik tedaviye gönderir. Shooter-1 2007 info-icon
Go back to your desk. I'm saving your life. Masana geri dön. Hayatını kurtarıyorum. Shooter-1 2007 info-icon
One thing is... Bir şeyin önemini... Shooter-1 2007 info-icon
...1790 to 1800. ...1790'dan 1800'e kadar. ... 1790 ile 1800. ...1790'dan 1800'e kadar. ... 1790 ile 1800. Shooter-1 2007 info-icon
One thing is... Bir şeyin önemini... Birşey var ki... Bir şeyin önemini... Birşey var ki... Shooter-1 2007 info-icon
I'm sorry to bother you, ma'am. Sizi rahatsız ettiğim için üzgünüm, bayan. Rahatsız ettiğim için üzgünüm , bayan. Sizi rahatsız ettiğim için üzgünüm, bayan. Rahatsız ettiğim için üzgünüm , bayan. Shooter-1 2007 info-icon
You're Bob Lee. Swagger. Donnie's old partner. Sen Bob Lee Swagger'sın. Donnie'nin eski ortağı. Sensin Bob Lee. Swagger. Donnie'nin eski partneri. Sen Bob Lee Swagger'sın. Donnie'nin eski ortağı. Sensin Bob Lee. Swagger. Donnie'nin eski partneri. Shooter-1 2007 info-icon
Look, I didn't shoot the President. Bak, başkanı ben vurmadım. Biliyorum. Bak, Başkanı ben vurmadım. Bak, başkanı ben vurmadım. Biliyorum. Bak, Başkanı ben vurmadım. Shooter-1 2007 info-icon
The President's not dead. Ethiopian Archbishop is. Başkan ölmedi. Ölen Etiyopya Başpiskoposu. Başkan ölmedi. Ethiopia başpiskoposu öldü. Başkan ölmedi. Ölen Etiyopya Başpiskoposu. Başkan ölmedi. Ethiopia başpiskoposu öldü. Shooter-1 2007 info-icon
Why in the hell would somebody want to shoot him? Neden biri onu vurmak istesin ki? Neden onu vurmak istesinler ki? Neden biri onu vurmak istesin ki? Neden onu vurmak istesinler ki? Shooter-1 2007 info-icon
Look, you're a nurse, right? Bak, sen bir hemşiresin, değil mi? Bak, Hemşiresin, dimi? Bak, sen bir hemşiresin, değil mi? Bak, Hemşiresin, dimi? Shooter-1 2007 info-icon
No. No, that was Donnie's dream. I couldn't stand the blood. Hayır. Hayır, o Donnie'nin hayaliydi. Kan görmeye dayanamıyorum. Hayır. Hayır, Donnie'nin rüyasıydı. Ben kana dayanamam. Hayır. Hayır, o Donnie'nin hayaliydi. Kan görmeye dayanamıyorum. Hayır. Hayır, Donnie'nin rüyasıydı. Ben kana dayanamam. Shooter-1 2007 info-icon
I teach the third grade. Üçüncü sınıfa kadar okudum. 3. sınıf öğretmeniyim. Üçüncü sınıfa kadar okudum. 3. sınıf öğretmeniyim. Shooter-1 2007 info-icon
Please. Look, you should go. Lütfen. Gitmelisin. Lütfen. Bak, Gitmelisin. Lütfen. Gitmelisin. Lütfen. Bak, Gitmelisin. Shooter-1 2007 info-icon
I didn't do whatever they said I did. Yaptığımı söyledikleri şey her neyse ben yapmadım. Söyledikleri herneyse ben yapmadım. Yaptığımı söyledikleri şey her neyse ben yapmadım. Söyledikleri herneyse ben yapmadım. Shooter-1 2007 info-icon
I'm in some bad trouble and I need some help. Büyük bir belaya bulaştım ve yardıma ihtiyacım var. Çok büyük bir problemim var ve yardıma ihtiyacım var. Büyük bir belaya bulaştım ve yardıma ihtiyacım var. Çok büyük bir problemim var ve yardıma ihtiyacım var. Shooter-1 2007 info-icon
I wouldn't have come all the way here to lie to you. Onca yolu, sana yalan söylemek için gelmedim. Bu kadar yolu yalan söylemek için gelmedim. Onca yolu, sana yalan söylemek için gelmedim. Bu kadar yolu yalan söylemek için gelmedim. Shooter-1 2007 info-icon
You still figuring on shooting me? Hâlâ beni vurmayı mı planlıyorsun? Hala beni vurmayı düşünüyor musun? Hâlâ beni vurmayı mı planlıyorsun? Hala beni vurmayı düşünüyor musun? Shooter-1 2007 info-icon
Only that shotgun's a little long to bring up fast. O av tüfeği hızlıca çekebilmen için epey uzun. O pompalıyı bu mesafeden kullanamazın. O av tüfeği hızlıca çekebilmen için epey uzun. O pompalıyı bu mesafeden kullanamazın. Shooter-1 2007 info-icon
Look, if you're going to do it, just get it over with. Beni vuracaksan, hiç durma vur. Nasıl olsa gidecek başka yerim yok. Bak, Eğer deneyeceksen, başarsan iyi olur. Beni vuracaksan, hiç durma vur. Nasıl olsa gidecek başka yerim yok. Bak, Eğer deneyeceksen, başarsan iyi olur. Shooter-1 2007 info-icon
I ain't got nowhere else to go. Çünkü gidecek başka yerim yok. Shooter-1 2007 info-icon
Pull the truck in the garage. The neighbors'll be up in a minute. Kamyoneti garaja çek. Komşularım birazdan burada olur. Aracı garaja çek. Komşular görebilir. Kamyoneti garaja çek. Komşularım birazdan burada olur. Aracı garaja çek. Komşular görebilir. Shooter-1 2007 info-icon
You'd best call me Sarah. Bana Sarah demen yeterli. Tamam. Bana Sarah de. Bana Sarah demen yeterli. Tamam. Bana Sarah de. Shooter-1 2007 info-icon
911, what's your emergency? 911, sorununuz nedir? 911, Durumunuz nedir? 911, sorununuz nedir? 911, Durumunuz nedir? Shooter-1 2007 info-icon
Hello? Alo? Merhaba? Alo? Merhaba? Shooter-1 2007 info-icon
This is 911. We received a hang up from this location. Burası 911. Az önce bu numaradan bir çağrı aldık. 911.Bu hattan bizi aradınız. Burası 911. Az önce bu numaradan bir çağrı aldık. 911.Bu hattan bizi aradınız. Shooter-1 2007 info-icon
Yeah, neighbor's dog knocked over the trash cans Evet, komşunun köpeği çöp kutularını devirmiş. Evet, komşunun köpeği çöp tenekelerini devirmiş. Evet, komşunun köpeği çöp kutularını devirmiş. Evet, komşunun köpeği çöp tenekelerini devirmiş. Shooter-1 2007 info-icon
and scared the hell out of me. Everything's fine. Thanks. Korkudan ödümü patlattı. Her şey yolunda. Teşekkürler. Ve beni çok korkuttu. Problem yok. Teşekkürler. Korkudan ödümü patlattı. Her şey yolunda. Teşekkürler. Ve beni çok korkuttu. Problem yok. Teşekkürler. Shooter-1 2007 info-icon
Okay, then. Tamam öyleyse. Tamam. Tamam öyleyse. Tamam. Shooter-1 2007 info-icon
Seems you call the police and hang up without saying anything, Görünüşe bakılırsa, polisi arayıp bir şey söylemeden telefonu kapatınca,... Polisi arayıp hiçbirşey söylemeden kapatınca, Görünüşe bakılırsa, polisi arayıp bir şey söylemeden telefonu kapatınca,... Polisi arayıp hiçbirşey söylemeden kapattın, Shooter-1 2007 info-icon
they call you back right away. ...hemen seni arıyorlar. onlarda seni geri ararlar. ...hemen seni arıyorlar. onlarda seni geri aradılar. Shooter-1 2007 info-icon
I should've come and seen you in person. Gelip seni şahsen görmeliydim. Buraya daha önce gelip seni görmeliydim. Gelip seni şahsen görmeliydim. Buraya daha önce gelip seni görmeliydim. Shooter-1 2007 info-icon
Before. I mean, then. Daha önce. Yani, o olaydan sonra. Evet, mektubunu okudum. demek istediğim. Daha önce. Yani, o olaydan sonra. Evet, mektubunu okudum. demek istediğim. Shooter-1 2007 info-icon
Yeah, I read the letter. Evet, Mektubu okudum. Shooter-1 2007 info-icon
It was okay. Sorun değil. Sorun olmadı. Sorun değil. Sorun olmadı. Shooter-1 2007 info-icon
And once a year I got the flowers. Her yıl gönderdiğin çiçekleri aldım. Yılda birkez gönderilen çiçekleri aldım. Her yıl gönderdiğin çiçekleri aldım. Yılda birkez gönderilen çiçekleri aldım. Shooter-1 2007 info-icon
You don't look real good. Hiç iyi görünmüyorsun. İyi gözükmüyorsun. Hiç iyi görünmüyorsun. İyi gözükmüyorsun. Shooter-1 2007 info-icon
I'm supposed to be dead. Been a long night. Ölmüş olmam gerekiyordu. Uzun bir gece oldu. Ölmüş olmam gerekirdi. Uzun bir geceydi. Ölmüş olmam gerekiyordu. Uzun bir gece oldu. Ölmüş olmam gerekirdi. Uzun bir geceydi. Shooter-1 2007 info-icon
Why aren't you? Peki neden ölmedin? Neden ölmedin? Peki neden ölmedin? Neden ölmedin? Shooter-1 2007 info-icon
Well, the U.S. government spent a lot of time and money Birleşik Devletler hükümeti, önce nasıl adam öldürebileceğimi,... Birleşik devletler hükümeti insanları öldürmeyi öğrettikten hemen sonra Birleşik Devletler hükümeti, önce nasıl adam öldürebileceğimi,... Birleşik devletler hükümeti insanları öldürmeyi öğrettikten hemen sonra Shooter-1 2007 info-icon
teaching me how not to die büyük paralar harcayarak Shooter-1 2007 info-icon
after they got done teaching me how to kill people. ölmemeyi öğretti. Shooter-1 2007 info-icon
So how is it I'm supposed to help you? Peki, sana nasıl yardımcı olmamı bekliyorsun? Sana nasıl yardım edebilirim? Peki, sana nasıl yardımcı olmamı bekliyorsun? Sana nasıl yardım edebilirim? Shooter-1 2007 info-icon
You can do a running cross stitch, finish it with an embroidery knot? Çapraz bir dikiş atıp, sonunu da ince bir düğüm ile bitirebilir misin? İyi bir dikiş atıp, bir düğümle bitirebilirsin? Çapraz bir dikiş atıp, sonunu da ince bir düğüm ile bitirebilir misin? İyi bir dikiş atıp, bir düğümle bitirebilirsin? Shooter-1 2007 info-icon
You got to try to spread it out. Farklı yerlerden alış veriş etmelisin. Bunu açmalısısn. Farklı yerlerden alış veriş etmelisin. Bunu açmalısısn. Shooter-1 2007 info-icon
It's gonna look odd you buy it all in one place. Hepsini tek bir yerden alırsan insanların garibine gidecektir. Garip gözükür hepsini birarada satarlar. Hepsini tek bir yerden alırsan insanların garibine gidecektir. Garip gözükür hepsini birarada satarlar. Shooter-1 2007 info-icon
How can it be three years ago when it seems like ten? Üstünden on yıl geçmiş gibi gelirken, nasıl olur da üç yıl geçer? 10 yıl olmuş gibi hissederken nasıl 3 yıl geçmiş olabilir? Üstünden on yıl geçmiş gibi gelirken, nasıl olur da üç yıl geçer? 10 yıl olmuş gibi hissederken nasıl 3 yıl geçmiş olabilir? Shooter-1 2007 info-icon
Mileage can be rough. Hayat bazen inişli çıkışlı olabiliyor. Bazı şeyler zordur. Hayat bazen inişli çıkışlı olabiliyor. Bazı şeyler zordur. Shooter-1 2007 info-icon
No one ever beats me in. Kimse benden erken gelemez. Kimse benden önce gelmezdi. Kimse benden erken gelemez. Kimse benden önce gelmezdi. Shooter-1 2007 info-icon
You never left. Buradan hiç ayrılmadın. Hiç vazgeçmedin. Buradan hiç ayrılmadın. Hiç vazgeçmedin. Shooter-1 2007 info-icon
Everyone keeps telling me I'm crazy. Herkes bana delirdiğimi söylüyor. Herkes benim deli olduğumu düşünüyor. Herkes bana delirdiğimi söylüyor. Herkes benim deli olduğumu düşünüyor. Shooter-1 2007 info-icon
Like I didn't see what I saw, or heard what I heard. Sanki gördüklerimi görmemişim, duyduklarımı duymamışım gibi. Bazı şeyler gördüğümü, Ve duyduğumu söylüyorlar. Sanki gördüklerimi görmemişim, duyduklarımı duymamışım gibi. Bazı şeyler gördüğümü, Ve duyduğumu söylüyorlar. Shooter-1 2007 info-icon
I'm not crazy, though. You think I'm crazy? Her şeye rağmen, deli değilim. Deli olduğumu mu düşünüyorsun? Ben delirmedim, ama. Sence deliriyor muyum? Her şeye rağmen, deli değilim. Deli olduğumu mu düşünüyorsun? Ben delirmedim, ama. Sence deliriyor muyum? Shooter-1 2007 info-icon
Where did all this stuff come from? Tüm bu bilgiler nereden geldi? Bütün bu eşyalar nerden geldi? Tüm bu bilgiler nereden geldi? Bütün bu eşyalar nerden geldi? Shooter-1 2007 info-icon
At first I thought it was Washington, Quantico. Önce Washington'dan, Quantico'dan geldiklerini sanmıştım. Önce Washington, Quantico olduğunu sandım. Önce Washington'dan, Quantico'dan geldiklerini sanmıştım. Önce Washington, Quantico olduğunu sandım. Shooter-1 2007 info-icon
I checked and it didn't. It just magically arrived. Kontrol ettim, oradan gelmemiş. Sihirli bir şekilde ortaya çıkıvermiş. Kontrol ettim, öyle değiller. Sihirli bir şekilde ortaya çıkıverdiler. Kontrol ettim, oradan gelmemiş. Sihirli bir şekilde ortaya çıkıvermiş. Kontrol ettim, öyle değiller. Sihirli bir şekilde ortaya çıkıverdiler. Shooter-1 2007 info-icon
  • ««
  • «
  • …
  • 149043
  • 149044
  • 149045
  • 149046
  • 149047
  • 149048
  • 149049
  • 149050
  • 149051
  • 149052
  • …
  • »
  • »»
Kısıtlı Mod:   
  • Katkıda Bulun
  • Hakkımızda
  • Sorumluluk Reddi
  • İletişim