Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 148939
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| Manjidani... begin. | Manjidani...başla. | Shinobi: Heart Under Blade-3 | 2005 | |
| This should set this Lord of Lords' mind at ease. | Bu lordların lordunun rahatlıkla karar vermesini sağlayacaktır. | Shinobi: Heart Under Blade-3 | 2005 | |
| Yakushiji Tenzen. | Yakushiji Tenzsn. | Shinobi: Heart Under Blade-3 | 2005 | |
| And to lead them... | Ve onlara liderlik etmek için... | Shinobi: Heart Under Blade-3 | 2005 | |
| Without an enemy, we cannot live. | Bir düşman olmadan biz yaşayamayız. | Shinobi: Heart Under Blade-3 | 2005 | |
| I'll go to Sumpu... | Sumpu'ya gidiyorum... | Shinobi: Heart Under Blade-3 | 2005 | |
| We have trained all our lives to do this. | Biz hayatımız boyunca bunun için eğitildik. | Shinobi: Heart Under Blade-3 | 2005 | |
| If you take the fight from us, there is nothing left. | Eğer savaşı bizden alırsan, geriye hiçbir şeyimiz kalmaz. | Shinobi: Heart Under Blade-3 | 2005 | |
| It took me a long time to learn. | Öğrenmem oldukça uzun bir zaman aldı. | Shinobi: Heart Under Blade-3 | 2005 | |
| until I finally learned. | benimle saatlerce otururdu. | Shinobi: Heart Under Blade-3 | 2005 | |
| What should I do, then? | O zaman ne yapmalıyım ben? | Shinobi: Heart Under Blade-3 | 2005 | |
| Most likely, they've taken ship at Ise, | Ise'de Atsumi'ye giden, | Shinobi: Heart Under Blade-3 | 2005 | |
| My name is Karl Glocken, and this is a ship of fools. | Adım Karl Glocken. Adım Karl Glocken ve bu da Budalalar Gemisi. | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| I'm a fool. And you'll meet more fools as we go along. | Bir budalayım. Yolculuğumuz boyunca daha fazla budalayla tanışacaksınız. | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| This tub is packed with them. | Bu tekne onlarla dolu. | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| Emancipated ladies. Ballplayers. | Özgür hanımlar. Sporcular. Özgür hanımlar, sporcular, aşıklar, köpekseverler. | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| Lovers. Dog lovers. | Aşıklar. Köpekseverler. | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| Ladies of joy. Tolerant Jews. | Neşeli hanımlar. Sabırlı yahudiler. | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| Dwarfs. All kinds. | Cüceler. Her çeşit insan. | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| And who knows, if you look closely enough... | Kim bilir yeterince iyi bakarsanız... Kim bilir yeterince yakından bakarsanız... | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| ...you may even find yourself onboard. | ...bu güvertede kendinizi bile bulabilirsiniz. ...güvertede kendinizi bile bulabilirsiniz. | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| Good morning, doctor. | Günaydın doktor. Günaydın. | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| Glad to get out of Veracruz. | Veracruz'dan çıktığımıza sevindim. Lanet olasıca ülke patlamaya hazır. Veracruz'dan çıktığımıza sevindim. Kahrolası bütün ülke patlamaya hazır. | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| Well, did you get a look at them? Anything interesting? | Onlara baktın mı? İlginç bir şey var mı? Yolculara baktın mı? İlginç bir şey var mı? | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| Anything interesting at all? | Zerre kadar ilginç bir şey yok mu? Şu boyda bir cüce var. Hiç mi ilginç bir şey yok? Şu boyda bir cüce var. | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| A couple of young American painters. | Bir çift genç Amerikan ressam. Amerikalı genç ressam bir çift var. | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| And a Jewish salesman with an infectious sense of humor. | Ayrıca bir de bulaşıcı bir mizah anlayışı olan yahudi bir satıcı. Ayrıca bulaşıcı mizah anlayışı olan yahudi bir satıcı. | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| Women, Willie. Women. | Kadınlar, Willie. Kadınlar. | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| Well, a rather attractive middle aged American woman. | Epey cazibeli orta yaşlı bir Amerikalı kadın. | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| But I'm afraid she's too far from the cradle for you. | Korkarım senin için beşik olmaktan çok uzak. Korkarım sana uygun olmaktan çok uzak. | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| Those are the kind that can appreciate what they are getting. | Öyleleri bazen elde ettiklerinin kıymetini bilebilirler. | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| There's a Spanish dancing troupe, interesting, but maybe professional. | İlginç bir İspanyol topluluk var belki profesyonellerdir. Belki profesyonel olabilecek ilginç bir İspanyol dans topluluğu var. | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| They've had those Spanish dance troupes onboard before. | Güvertemizde daha önce İspanyol dans toplulukları oldu. Güvertemizde daha önce de İspanyol dans toplulukları oldu. | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| And the usual assortment of our countrywomen. | Bir de ülkemizin köylü kadınlarının her zamanki karışımı. | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| Professors' wives? Saleswomen putting on airs? | Profesörlerin eşleri. Hava atan tezgahtarlar. | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| I'm afraid so. Governesses? | Ne yazık ki öyle. Mürebbiyeler. | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| Maybe you shouldn't. That's all right. | Belki de yapmamalısın. Sorun değil. Belki de içmemelisin. Sorun değil. | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| You're really getting off at Bremerhaven, huh? | Bremerhaven'de geldiğimizde gerçekten gideceksin, öyle mi? Bremerhaven'a geldiğimizde gerçekten gideceksin, öyle mi? | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| It wasn't a very long career. Three voyages. | 3 yolculuk pek uzun bir kariyer olmadı. Yeterince uzun. | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| I don't know what I'm going to do without you. | Sensiz ne yapacağımı bilmiyorum. Halledersin. | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| You want to know the sentimental, disgusting truth? | Duygusal, tiksindirici gerçeği duymak ister misin? | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| I've become fonder of you than of most people in my life. | Sana hayatımdaki çoğu insandan daha düşkünüm. | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| We just got used to each other, that's all. | Sadece birbirimize alıştık. Hepsi bu. | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| Who am I to play chess with? Who am I to talk to? | Kiminle satranç oynayacağım? Kiminle konuşacağım? Kiminle satranç oynayıp kiminle konuşacağım? | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| You've seen the kind of characters we get on this ship. | Bu gemiye nasıl kişilerin bindiğini gördün. | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| I get a cold shudder every time I have to go to the captain's table. | Kaptan masasına gitmek zorunda kaldığım her seferde soğuk bir ürperti yaşıyorum. Her defasında kaptanın masasına gitmek zorunda kaldığımda tüylerim ürperiyor. | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| I must be in my dotage. | Bunama yaşıyor olmalıyım. Yaşlanıyor olsam gerek. Olaydan sonra... | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| After my... | Olaydan sonra... | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| I was looking for something. | Bir şey arıyordum. Arayış içindeydim. Geminin birinde doktor olursam yeni bir şeyler öğrenebilirim sandım. | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| I thought I could learn something new by being a ship's doctor. | Bir geminin doktoru olursam yeni bir şey öğrenebileceğimi sandım. | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| But I've seen all this before. I've seen all these people before. | Ancak bunları daha önce yaşadım. Bu insanların hepsini daha önce gördüm. Ancak bunları daha önce yaşadım ve bu insanların hepsini daha önce gördüm. | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| Never on a ship, that's all. | Sadece bir gemide değildi. Sadece bir gemide değildi. İçeri girin. | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| Lunch is served, captain. Thank you. | Öğle yemeği servis edildi kaptan. Teşekkürler. | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| What should I tell them this time? Tell them anything you like. | Onlara bu sefer ne söylemeliyim? Ne istiyorsan onu söyle. Onlara bu sefer ne söylemeliyim? Ne istiyorsan söyle. | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| Tell them I had to fix the toilets. | Tuvaletleri tamir etmek zorunda olduğumu söyle. | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| 1933 will be a good year. I am optimistic. | 1933 iyi bir sene olacak. İyimser biriyim. Hiç olmazsa en iyi şekilde başlıyor. 1933 iyi bir sene olacak. İyimser biriyim. Hiç olmazsa güzel şekilde başlıyor. | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| It is good to be on a German boat with German people, going home. | Almanlarla bir Alman gemisinde eve gidiyor olmak çok iyi. | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| Say what you will, there is a feeling when German people get together. | Ne derseniz deyin ama Almanlar toplandığında bir duygu oluşur. Ne isterseniz söyleyin ama Almanlar toplandığında bir duygu oluşur. | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| I cannot explain it. Gem�tliche Kameraderie... | Açıklayamıyorum. Gemütliche Kameraderie... Açıklayamıyorum ama diğer insanların arasında... | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| ...which exists among no other people. At least I have found it nowhere else. | Diğer insanların arasında olmayan bir şey. En azından ben hiçbir yerde bulmadım. ...olmayan sıcak bir dostluk! En azından ben, hiçbir yerde görmedim. | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| You know what they say in Mexico? | Meksika'da ne derler bilir misiniz? | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| Mexicans loathe the Americans, hate the Spaniards... | Meksikalılar Amerikalılardan tiksinir, İspanyollardan nefret eder... | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| ...distrust the English, admire the French and love the Germans. | ...İngilizlere güvenmez ancak Fransızlara hayrandır ve Almanları sever. | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| That is very nice. I am glad they say those things. | Bu çok hoş. Böyle şeyler söylemelerine memnun oldum. | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| But as far as I am concerned, after a few weeks in Mexico... | Ancak Meksika'da birkaç hafta geçirdikten sonra bana göre... Ancak Meksika'da birkaç hafta geçirdikten sonra fark ettiğim kadarıyla... | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| ...you can keep the Mexicans too. | ...Meksikalıların da sözlerini tuttuğunu söyleyebilirsiniz. ...Meksikalıları da katabilirsiniz. | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| How long has it been since you have been home, Herr Freytag? | Eve en son ne zaman gitmiştiniz Bay Freytag? 4 ay önce. | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| You must be glad to be going home too. | Siz de eve gittiğiniz için memnun olmalısınız. Evet. Karım orada. | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| Why is it every charming man I meet is married? | Neden tanıştığım her büyüleyici erkek evli? Tanıştığım bütün çekici erkekler neden evli acaba? | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| Fr�ulein Spockenkieker, you have wounded to me the quick. | Bayan Spockenkieker, beni çabucak yaraladınız. Bayan Spockenkieker, beni ne çabuk yaraladınız. | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| Excepting you, Herr Rieber. I'm sorry. | Siz hariç Bay Rieber. Özür dilerim. | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| That little dog is so sweet. | Şu küçük köpek çok tatlı. | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| He has shared so much of the professor's life and mine... | Evet. İkimizin hayatında önemli yere sahip. Bazen oğlumuzmuş gibi hissediyorum. | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| Do you think it's correct to bring a dog to the table? | Masaya bir köpek getirmeyi doğru buluyor musunuz? Masaya köpek getirmeyi doğru buluyor musunuz? | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| Bebe goes with us everywhere. | Bebe bizimle her yere gider. | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| We have taken him to some of the best restaurants. | Onu en iyi lokantaların birkaçına götürdük. En iyi lokantalara bile götürdük. | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| Nobody seems to mind. | Kimse buna aldırmıyor. Kimsenin buna aldırdığı yok. | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| You know, it's gonna be a wonderful trip, David. | Harika bir yolculuk olacak David. | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| I still feel funny about you picking up the tab. | Hesabı sana ödettirdiğim için hala gülünç hissediyorum. | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| Look, we weren't gonna talk about that. | Hani bu konu hakkında konuşmayacaktık. | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| Did I ever tell you these have been the best three months of my life? | Şu 3 ayın hayatımın en iyi zamanı olduğunu daha önce söylemiş miydim? Şu üç ayın hayatımın en iyi zamanı olduğunu daha önce söylemiş miydim? | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| Did I ever tell you that I care for you so much it's very upsetting? | Çok üzücü olmasına rağmen seni sevdiğimi daha önce söylemiş miydim? Peki seni bu kadar umursamamın ne kadar üzücü olduğunu sana söylemiş miydim? | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| Twenty six days in separate beds. | Ayrı yataklarda 26 gün. | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| It's probably a very good thing. | Büyük ihtimalle çok iyi bir şey. Birbirimizi yakından tanıyacağız. | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| We'll find out whether we have anything going for us besides sex. | Seksten başka hangi konuda anlaşabileceğimizi öğreneceğiz. | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| I know you got more money from the Swede. | Sana bir şans daha veriyorum. İsveçliden daha fazla para aldığını biliyorum. Sana bir şans daha veriyorum. İsveçli'den daha fazla para aldığını biliyorum. | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| Gave you what I got. Barman told me different. | Ne aldıysam verdim. Barmen bana başka anlattı. | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| He is a liar. | Adam yalancı. Para saklıyorsan o yalan söyleyen dilini koparırım. | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| Rip my guts out. I don't have any more money. | Bağırsaklarımı sök al. Başka param yok. | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| I asked for a table alone. | Tek kişilik masa istemiştim. Üzgünüm hanımefendi ama tek kişilik masa yok. | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| Please don't bother getting up. | Lütfen kalkmaya zahmet etmeyin. | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| You're an American? | Amerikalı mısınız? Adım Bill Tenny. Mary Treadwell. | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| Yes, madam? | Buyurun hanımefendi. | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| I'll have the p�t� and the Rheinischer Sauerbraten. | Pâté ve Rheinischer Sauerbraten istiyorum. Ren soslu biftek ve ciğer istiyorum. | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| You, sir? You got a steak? | Siz efendim? Bifteğiniz var mı? | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| Yes, sir. Thick? | Evet efendim. Kalın mı? Elimizden geleni yaparız. | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| I'd better stick to the simple stuff. | Basit şeylere sadık kalmayı tercih ederim. | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| I was in Veracruz trying to teach them greasers to play ball. | Veracruz'da Meksikalılara top oynamayı öğretmeye çalışıyordum. | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| Man, they tried to poison me. | Adamım beni zehirlemeye kalktılar. Biliyor musunuz 3 hafta boyunca ishaldim. Adamım beni zehirlemeye kalktılar. Üç hafta boyunca ishal oldum biliyor musunuz? | Ship of Fools-1 | 1965 | |
| How interesting. | Ne kadar ilginç. Bu konuda daha fazla şey duymak isterim. | Ship of Fools-1 | 1965 |