Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 182110
İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
Look, if you're so smart, why don't you act smart and save your ass while you still can? | O kadar zekiysen neden zekice davranıp hâlâ yapabilecekken kıçını kurtarmıyorsun? | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Else they're gonna find out, you're not gonna have yourjob, or any job. | Yoksa senin bu işin ya da herhangi bir işin sahibi olmadığını öğrenecekler. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
You lost your man and your home already. | Erkeğini ve evini kaybettin bile. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
I'm gonna come clean as soon as I get my end set up. I swear. | İşim bitince bunu halledeceğim. Söz veriyorum. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
I know what I'm doing. So do I. Screwin' up your life. | Ne yaptığımı biliyorum. Evet ben de, hayatını mahvediyorsun. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
No, I'm trying to make it better. | Hayır, daha iyi hale getirmeye çalışıyorum. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
I'm not gonna spend my life working my ass off and getting nowhere | Bak hayatımın kalanını sadece kurallara uyup dolap çevirmediğim için... | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
just because I followed rules that I had nothing to do with setting up, OK? | ...hiç ilerleyemeden çalışarak harcamayacağım tamam mı? | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Tess McGill's office. | Tess McGill'in ofisi. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Katharine... No. | Katharine... Hayır. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Of course it's still your office. I was just... | Tabii ki hâlâ senin ofisin. Bu sadece... | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
I'll see you, Tess. | Görüşürüz Tess. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Cyn. | Cyn. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Sometimes I sing and dance around the house in my underwear. | Bazen evde iç çamaşırlarımla dans edip şarkı söylerim. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Doesn't make me Madonna. Never will. | Bu beni Madonna yapmaz. Asla yapmayacak. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Are you there? Yes, Katharine. | Orada mısın? Evet Katharine. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Don't get too used to those long lunches. I'm coming back a week from today. | O uzun öğle yemeklerine fazla alışma. Bir hafta sonra dönüyorum. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
A week from today? Isn't that faster than you thought? | Bir hafta mı? Bu düşündüğünden daha erken değil mi? | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Well, the doctor says I've got great bones. | Doktor harika kemiklerim olduğunu söylüyor. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Of course, his aren't too bad either. | Tabi onunkiler de fena değil. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Anyway, I need you to summarise the Baron Oil prospectus... | Neyse Baron Petrol projesinin özetini çıkarmanı istiyorum. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Hi, Schatz. | Merhaba Schatz. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
And send that to me along with the last two quarterly reports. | Son altı aylık raporlarla birlikte bana gönder. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
You are a sport. Yes, I'm a sport. | Örnek elemansın. Evet öyleyim. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
So what kind of figures have you been throwing at 'em? | Ne kadarlık bir bütçe de anlaştınız? | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Well, no exact figures yet. | Henüz bütçe konuşmadık. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
What's their ballpark? | Tahmini bütçe nedir? | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
I want to get them excited about the concept before I start throwing actual figures at them. | Önce konsept konusunda heyecanlanmalarını istedim bütçeyi sonra konuşacağım. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Are they excited? They're going to be. | Heyecanlandılar mı? Heyecanlanacaklar. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
I've been working on this thing for 36 hours straight. | 36 saattir bunun üstünde çalışıyorum. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
I got a progress meeting with the head of my department at 2 o'clock. | Saat 2'de departman müdürümle atılım toplantısı yapmam gerekiyor. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Where the hell exactly are we? Don't yell at me. | Tam olarak ne durumdayız? Bağırma bana. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
As a matter of fact, I'm gonna see Trask himself tomorrow. | Aslında yarın Trask ile şahsen görüşeceğim. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
I feel that we're strong enough to go right to him. | Direk ona gitmek için yeterince güçlü olduğumuzu düşünüyorum. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Where are we meeting him? What time? | Nerede buluşacağız? Saat kaçta? | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
He's not expecting both of us. | İkimizi birden beklemiyor. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Are you trying to fly this thing without me? | Bu işi bensiz halletmeye mi çalışıyorsun? | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
No. I wouldn't do that. You go and set up this meeting without me. | Hayır. Böyle yapmıyorum. Tek başına toplantı ayarlıyorsun. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
What the hell kind of a way to do business is this? | Buna ne denir? Ne biçim bir iş yöntemi bu? | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Would you calm down? How am I supposed to calm down? | Sakin olur musun? Nasıl sakin olabilirim? | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
One lost deal is all it takes to get canned these days. | Bir anlaşmayı kaybetmek hepsini kaybetmene sebep olur. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
The line buttons on my phone all have an inch of little pieces of tape piled on. | Telefonumdaki hat düğmelerinin hepsinin üstünde küçük bantlar var. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
The names of new guys over old guys. | Eski ve yeni elemanların isimleri. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Good men who aren't at the other end of the line any more, all cos of one lost deal. | Bir tek anlaşma kaybı nedeniyle artık hattının ucunda olmayan bir sürü iyi adam var. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
I don't wanna get buried under a little piece of tape. | Bir parça bandın altına gömülmek istemiyorum. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
No one's trying to do that. | Kimse seni bir parça bandın altına gömmeye çalışmıyor. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
OK, so I've been in a little bit of a slump. | Tamam o zaman ben biraz kötü hissettim. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
I'm not afraid to admit it. Give me a break here. Don't go leading me on. | Bunu itiraf etmekten çekinmiyorum. Bana şans tanı. Beni kandırma. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
If you got doubts about me, say 'em to my face. Give me that much. | Benimle ilgili kuşkuların varsa bunu yüzüme söyle. Bu kadarını yap. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
I don't have any doubts about you. | Senden hiç bir kuşkum yok. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
You need me, you know. | Bana ihtiyacın olduğunu biliyorsun. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
I mean any doubts about your ability. You need me at that meeting. | Yani yeteneklerinden kuşkum yok. Toplantıda bana ihtiyacın var. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Is he jet lagged, or he just lunches late? | Saat farkı sorunu mu yaşıyor yoksa öğle yemeklerini geç mi yiyor? | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Three o'clock's a late lunch. | Saat 3, öğle yemeği için geç. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Well, it's not exactly lunch, but there will be food there. | Tam olarak öğle yemeği değil ama yiyecek bir şeyler olacak. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
What's the story, Tess? It's his daughter's wedding. | Nedir bu Tess? Kızının düğünü. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
That's the meeting? It's perfect. | Toplantı bu mu? Bu mükemmel bir fırsat. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
He's happy, he's had a little champagne. We look for an opening. Trust me. | O mutlu ve biraz şampanya içmiş, biz de fırsat kolluyor olacağız. Güven bana. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
What are we supposed to do? Jump out of the wedding cake? | Ne yapmamız gerekiyor? Düğün pastasından mı çıkacağız? | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Welcome to our party. Come in. | Partimize hoş geldiniz. İçeri girin. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Hello. Nice to see you. Do you know which table you're at? | Merhaba. Sizi görmek ne hoş. Hangi masada olduğunuzu biliyor musunuz? | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
No... Yes. I do, darling. | Hayır... Evet. Ben biliyorum sevgilim. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
I see Phyllis. Come on. | Phyllis'i gördüm. Gel. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Glad you could make it. Oren and Barbara Trask. | Gelebildiğinize sevindik. Oren ve Barbara Trask. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Tess McGill. What a great idea. Jack Trainer. | Tess McGill. Ne harika bir fikir. Jack Trainer. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
It's so nice to see you again. Well, the kids thought it would be fun. | Sizi tekrar görmek çok güzel. Çocuklar eğlenceli olacağını düşündü. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
You must be friends of Mark's. Well, let's get you over there. | Mark'ın arkadaşları olmalısınız. Haydi sizi oraya götürelim. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Actually, I should go powder my bathroom... nose. Darling, will you wait here? | Aslında burnumu pudralamam lâzım. Sevgilim, burada bekler misin? | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
It's so nice... See you later. | Bu çok güzel. Sonra görüşürüz. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
I think I'll get a drink. | Sanırım bir içki alacağım. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Isn't he gorgeous? | Harika değil mi? | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Get a grip. Get a grip, Tess. Get a grip. | Sıkı dur, sıkı dur Tess. Sıkı dur. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
We're not even invited to this thing, are we? | Bu şeye davet bile edilmedik değil mi? | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
OK, so we're not exactly invited. But he's here and we're here. So that makes us... | Tamam, tam olarak davet edilmedik. Ama o burada, biz buradayız. Bu bizi... | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Total idiots. ...in the right place at the right time. | Tamamen aptal yapar. ...doğru zamanda doğru yerde yapar. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Just act like you belong. | Buraya aitmiş gibi davran sadece. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Do you love it or do you hate it? | Bunu sevdin mi yoksa nefret mi ettin? | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Love it. So do I. | Sevdim. Ben de öyle. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
But Mark says it looks like Nicaragua and that we're making some kind of statement. | Ama Mark bunun Nikaragua'ya benzediğini söylüyor ve biz biraz tartıştık. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Oh, no. It's just like paradise. | Hayır, bu cennet gibi. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
It's like a paradise with little gold palm trees. | Küçük altın palmiye ağaçları olan bir cennet gibi. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
I hope I'm not being rude, but who are you? | Umarım kaba olmuyorumdur ama sen kimsin? | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
I'm Tess. I'm... I'm a friend of Mark's. | Ben Tess. Mark'ın bir arkadaşıyım. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
I'm just so happy that I could be here for you today. | Bugün burada olabildiğim için çok mutluyum. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Glorious. Fabulous. Stunning, really. | Görkemli, müthiş, çok güzel gerçekten. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Super. Elegant. Perfect. | Süper, zarif, mükemmel. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
You're right. This is crazy, so let's just go. | Haklısın bu delilik, haydi gidelim. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
The woman that's dancing with Oren what's her name? | Oren ile dans eden kadının adı ne? | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Elizabeth Stubblefield? That's right. | Elizabeth Stubblefield? Doğru. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Liz? Beth? Bitsy. | Liz? Beth? Bitsy. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Bitsy. That's right. | Bitsy, doğru. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
You wanna do it, do it. | Bunu yapmak istiyorsan yap. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Excuse us. Bitsy, don't break my heart and tell me you don't remember me. | Affedersiniz. Bitsy, lütfen beni hatırlamadığını söyleyip kalbimi kırma. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Of course I do. Excuse us. | Tabi hatırlıyorum. Müsaadenizle. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
Talk about a small world, huh? | Dünya küçük derler ha? | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
I mean, here we've just met and yet I feel I've spent so much time working with you. | Yani daha yeni tanıştık ama sizinle uzun süre çalışmışım gibi hissediyorum. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
In a way. I'm in Mergers and Acquisitions at Petty Marsh. | Bu arada Petty Marsh'ta Birleşme ve devralmadanım. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
I really wish we were having more luck with your team. | Gerçekten takımınıza daha çok şans tanımamızı isterdim. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
So do I. So do I. | Ben de öyle, ben de öyle. | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |
I've been trying to set you up with a radio network, | Sizi radyo dünyasına sokmaya çalışıyorum... | Working Girl-1 | 1988 | ![]() |