Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 150415
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| My lawyer is drang up the settlement agreement. | Avukatım boşanma anlaşması için bir görüşme ayarladı. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| Should I assume that excludes the $10 million | Benden ustalıkla aşırdığın, 10 milyon doları da buna dahil etmeli miyim? | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| I was trying to escape. | Senden kaçmaya çalışıyordum. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| I'm not admonishing you. I'm applauding you. | Seni azarlamaya çalışmıyorum. Aksine alkışlıyorum. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| It's not every day someone is clever enough to manage a coup like that. | Her gün, bunu başarabilecek kadar zeki biriyle karşılaşmıyorum. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| Although I'm not sure Clark would see it that way. | Yine de Clark'ın, bu şekilde düşüneceğinden emin değilim. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| I understand he has a cousin visiting. | Anladığıma göre, kuzeni ziyaretine gelmiş. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| From Minnesota. | Kendisi Minnesota'lı. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| I look forward to meeting her. | Onunla tanışmak için can atıyorum. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| You mean, did I screw up like you keep expecting me to? | Beklediğin gibi her şeyi berbat edip etmediğimi mi soruyorsun? | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| I'm sorry if I was a little busy trying to save Jimmy's life. | O sırada Jimmy'nin hayatını kurtarmakla meşgul olduğum için özür dilerim. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| I thought you'd be proud of me. | Benimle gurur duyacağını zannetmiştim. Kara, ben... | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| I'm gonna have to weigh in on her side on this one. | Bu sefer kızın hakkını vermek zorundayım. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| Doctors said that Jimmy's suffering from hypothermia, but he'll be fine. | Doktorlar Jimmy'nin vücut sıcaklığının aşırı derecede düştüğü söyledi ama düzelecek. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| I just want to make sure the sun is shining when he is. | Sadece kendine geldiğinde, ortalığı günlük güneşlik bulmasını istiyorum. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| Meet the weather girls. | Hava durumu kızlarıyla tanış. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| I did a little bit of digging, | Ufak bir araştırma yaptım... | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| It would explain what is the cause, but I don't get it. | Bu içinde bulunduğumuz durumu açıklar ama yine de anlamıyorum. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| Clark, I don't think they're competing for the crown. | Clark, o güzellik tacı için yarışmaya katıldıklarını zannetmiyorum. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| Our meteorological misfits have traversed the entire midwest. | Orta batıda uğradıkları her yerde meteorolojik düzensizlikler görülmüş. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| mud wrestling championship. | Çamur güreşi şampiyonası. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| Ring girls at a casino prize fight. | Bir kumarhanenin ödüllü dövüşünde ring kızları. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| And my personal favorite, oktoberfest maidkins. | Ve benim kişisel favorim, Ekim festivali hizmetçileri. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| That's the girl that was put on ice. | Şuradaki de dondurulan kız. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| They're thieves? | Hırsız mı? Zekice planlamışlar. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| They're after the map. | Haritanın peşindeler. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| And given the rate of inflation, | Enflasyon oranını hesaba katarsak,... | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| And anyone else. | Ve diğer herkesi. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| Don't tell me u're leaving? | Sakın bana ayrıldığını söyleme. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| I thought I need more help than just my makeup. | Makyajdan daha fazlasına ihtiyacım olduğunu sanıyordum. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| Maybe my cousin is right. | Belki de kuzenim haklıydı. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| I'm sorry I waharsh on you, but that was before I knew you were special. | Sana kaba davrandığım için üzgünüm ama bu özel biri olduğunu öğrenmeden önceydi. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| I saw you, Kara. | Seni gördüm, Kara. Çok yetenekli bir kızsın. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| No, I'm just like everyone else. | Hayır, ben de herkes gibiyim. Hayır, değilsin. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| You have powers just like us. | Bizimkilere benzeyen... Güçlerin var. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| You guys | Sizler... | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| Let's just say we were in the right place at the right time | Son meteor yağmuru sırasında, doğru zamanda doğru yerdeydik diyelim. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| But the important thing is, you're not alone, Kara, and we need you. | Ama önemli olan, yalnız değilsin Kara ve sana ihtiyacımız var. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| We're going on a... | Zaman kapsülünü bulmak için bir hazine avına çıkacağız. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| But we can't do it without you. | Ama bunu sen olmadan başaramayız. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| Here's a photo of the gold before it was stolen. | İşte, altın çalınmadan önce çekilen son fotoğraf. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| It's more than enough to buy | Hayatımızın geri kalanında... | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| All we need to do is get that map. | Tüm yapmamız gereken o haritayı almak. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| Count me in. | Ben varım. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| Little Miss sunshine double crossed us. | Küçük hanım kızımız bize kazık attı. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| Thank you, ladies. | Teşekkürler, hanımlar. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| That was lovely, huh? | Gerçekten hoştu, değil mi? | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| And in just a moment, | Bir dakika içinde, Smallville'in yeni "Mısır Güzeli"nin kim olduğunu açıklayacağız. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| I've been looking for her because I believe she saved me. | Onu arıyordum çünkü hayatımı kurtardığına inanıyorum. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| Not just from the river. | Sırf o nehirden değil. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| I'm talking about much more than that, Carter. | Bundan daha öte bir şeyden söz ediyorum, Carter. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| She saved me from drowning in the evil of my ways. | Beni, sebep olduğum kötülükler içinde boğulmaktan kurtardı. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| Oh, an angel? | Bir melek mi? | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| No mortal woman pulled me from that river. | Hiçbir fani kadın beni o nehirden çekip alamazdı. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| She doesn't exist... | Öyle biri yok... | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| so you can stop looking for her. | ...bu yüzden onu aramaktan vazgeçebilirsiniz. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| Perhaps I can help you refocus on your real target. | Belki de, gerçek hedefiniz üzerinde, yeniden odaklanmanıza yardımcı olabilirim. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| The spaceship you found... | Bulduğunuz uzay gemisi... | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| wasn't the first to land in Smallville. | ...Smallville'e inen ilk gemi değildi. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| My work at the dam... | Barajda yaptığım çalışmalar... | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| 3 years of research, | ...3 yıllık bir araştırma,... | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| 300 gigabytes... | ...300 gigabyte'lık veri... | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| All attempt to prevent what I believe is coming, | Hepsi, yaklaştığına inandığım, kaçınılmaz bir sonu engellemek için... | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| what a fear is inevitable. | ...yapılan bir girişimdi. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| If your research is so inflammatory, why incriminate yourself? | Araştırman bu kadar kışkırtıcı geliyorsa, neden kendini ele veriyorsun? | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| Well, given the magnitude of the project, I | Projenin önemini dikkate alırsak,... | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| I think it's time to reach out to the government for help. | ...sanırım hükümetten yardım istemenin vakti geldi. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| I mean, we are on the same side, aren't we? | Demek istediğim, hepimiz aynı taraftayız, öyle değil mi? | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| And now, ladies and gentlemen, | Bayanlar ve baylar, işte beklediğiniz an geldi. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| Smallville's new miss sweet corn... | Smallville'in yeni "Mısır Güzeli"... | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| Kara Kent. | ...Kara Kent. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| You've made a newcomer feel so welcome. | Aranıza yeni katılan birine düşünmeden kucak açtınız. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| Please, everybody, stay seated. | Lütfen, herkes yerinde kalsın. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| I'm gonna have to ask you to come with me, miss. | Sizden bizimle gelmenizi rica ediyorum, bayan. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| Your friends tipped us off. | Arkadaşlarınız sizi ele verdi. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| Kara Kent, you're under arrest. | Kara Kent, tutuklusunuz. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| Haven't you learned anything? | Hâlâ öğrenemedin mi? | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| Breaking into the time capsule, what were you thinking? | Zaman kapsülünü kırma fikri de nereden çıktı? | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| I was thinking I had to get to that map before anyone else did. | Haritayı herkesten önce ele geçirmem gerekiyordu. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| Even if the treasure it leads to is kryptonian? | Hazine Kripton'a ait ip uçları içerse bile mi? | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| Then why wouldn't you tell me? | Öyleyse neden bana anlatmadın? | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| Where do you want me to start? | Nereden başlamamı istersin? | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| Your patronizing watermelon tutorials, your reprimands, | Karpuzlar hakkında ders verip patronluk taslamandan mı, beni yerip durmandan mı,... | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| or your general interest in everything I've done since I showed up? | ...yoksa ortaya çıktığımdan beri her işime karışmandan mı? | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| Where is it? | Harita nerede? | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| I'll show you. | Yerini gösteririm. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| You're gonna stay here until Chloe can get you out legally. | Chloe seni çıkarana kadar burada kalmak zorundasın. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| When the sheriff dragged me away, | Şerif beni sürükleyerek götürürken... | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| Keep digging. It should be there. | Kazmaya devam et. Orada olmalı. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| Maybe it's diamonds. | Belki de elmaslar vardır. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| Well, there'd better be something good in this box. | Bu kutunun içinden güzel bir şeyler çıksa iyi olur. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| That doesn't belong to you. | O size ait değil. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| It does now. | Artık bizim. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| You're not as tough as you talk. | Konuştuğun kadar sert biri değilsin. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| Kara, be careful. | Kara, dikkatli ol. Bu taşlar seni öldürebilir. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| Clark, I'm so sorry I didn't listen to you. | Clark, seni dinlemediğim için çok üzgünüm. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| For once I'm not. | Bu sefer önemli değil. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| And even though it's not the way I would have done it, | Her ne kadar benim uygulayacağım bir yöntem olmasa da,... | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| I know that you need to figure out how to use your abilities your own way. | ...yeteneklerini tek başına keşfetme ihtiyacı hissettiğini biliyorum. | Smallville Fierce-1 | 2007 | |
| Does that mean you're gonna stop trying to tell me what to do? | Bu sürekli ne yapmam gerektiğini söylemeyi bırakacağın anlamına mı geliyor? | Smallville Fierce-1 | 2007 |