Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 149676
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| Why didn't you tell them I have the chops? | Niye onlara favorim olduğunu söylemedin? | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| I'm cool! I said you were a comic genius. | Sakin olun! Onlara komedi dehası olduğunu söyledim. | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| You think I wasn't embarrassed when they told me you stunk up the place? | Orayı kokuttuğunu söylediklerinde utanmadığımı mı sanıyorsun? | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| You didn't fight for me. Everyone sells me out | Benim için savaşmadın. Herkes beni sattı. | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| My fucking life! What? | Hayatım boyunca. Ne? | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| You need to calm down now! | Sakin ol! Hemen. | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| I told my mom. I did a mailing! | Anneme söyledim. Mektup attım. | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| Keith, I need you to take him to the Van Nuys airport. | Onu Van Nuys Havaalanı'na götürmen gerekiyor Keith. | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| I've got a friend at Warner's letting me use the jet. | Warner'dan bir arkadaşım jetini kullanmama izin veriyor. | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| I can't go to Van Nuys. | Van Nuys'a gidemem. | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| That's a reoccurring on "two and a half men" | "Two and a Half Men"in tekrarı var. | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| I'm perfect for! | Onun için mükemmelim. | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| I just want to send him to Cabo till he settles down. | Sakinleşene dek onu Cabo'ya yollamak istiyorum. | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| I've got my kids. It's fine. Take them with you. | Çocuklarım yanımda. Sorun değil. Onları da götür. | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| I just wanna show you how good I can be. | Sana ne kadar iyi olabileceğimi göstermek istiyorum. | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| Shut up, trevor. You got your shot. | Kapa çeneni Trevor. Şansını kullandın. | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| Look, we're on our way to a funeral. David's brother died. | Cenaze törenine gidiyoruz. David'in ağabeyi öldü. | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| I'm so sorry. That's awful. | Çok üzüldüm. Korkunç bir şey bu. | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| Is there anything I can do? You can take care of this yourself. | Yapabileceğim bir şey var mı? Evet. Bununla kendin ilgilenebilirsin. | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| Oh, I'm sorry, sweetie, but I've been overpaying you for a year. | Üzgünüm tatlım ama sana bir yıldır yüksek maaş ödüyorum. | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| This is the first time I've really needed you to do something. | İlk kez benim için gerçekten bir şey yapmanı istiyorum. | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| Uh, Keith, we've got to get my pants fixed. | Keith. Paçalarımı düzelttirmeliyiz. | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| You can't go to a funeral without those hemmed. | Bu paçalarla cenaze törenine gidemezsin. | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| Leave the boys with me and i'll have my girl do them. | Çocukları bana bırak. Kızıma yaptırırım. | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| She's a genius. I'm t leaving my boys with you! | Bir dâhidir. Çocuklarımı seninle bırakmam. | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| We'll hem the pants and drop them off with david. | Paçalarını kısaltıp David'e bırakırım. | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| Please, let me help you help me. | Lütfen. Sen bana yardım et, ben de sana. | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| Keith, I'm a good father. I can handle two kids for an hour. | Ben iyi bir babayım Keith. Bir saat iki çocuğa bakabilirim. | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| But don't talk to 'em too much. | Ama onlarla fazla konuşma. | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| Can we have beer? No! | Bira içebilir miyim? Hayır. | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| Have we met somewhere? No! Shut up! | Bir yerde tanıştık mı? Hayır. Kapa çeneni. | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| Damn, you've had a shitty year. | Çok kötü bir yıl geçirdin. | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| I got your dress. Thanks. | Elbiseni getirdim. Teşekkürler. | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| They swore to me it would fit. | Üstüne olacağına yemin ettiler. | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| And I picked up one for maya. | Maya için de elbise aldım. | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| And I brought some lox and vodka. | Ve füme balıkla votka getirdim. | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| Great. I can't drink. Lox has mercury. | Harika. İçki içemem. Füme balıkta da cıva var. | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| Oh, please, a couple shots of stoli won't kill the baby. | Lütfen. Birkaç kadeh bebeği öldürmez. | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| You know, in my day we used to sit on our ass | Benim zamanımda dokuz ay boyunca... | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| Smoking parl iaments for nine months. | ...sigara içer dururduk. | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| Today, you have one piece of brie and everybody goes berserk. | Bugün biraz krem peyniri yersen herkes deliriyor. | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| Come on, sweetheart. | Haydi tatlım. | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| Here, have some of this. It'll take the edge off. | Biraz iç. Gerginliğini azaltır. | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| I don't wanna take the edgoff. | Gerginliğimin azalmasını istemiyorum. | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| I guess I'm just blathering on like an idiot. | Galiba salak gibi saçmalıyorum. | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| I don't know what to say, honey. | Ne diyeceğimi bilmiyorum. | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| I'm just so sorry. | Çok üzgünüm. | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| How are you, maya? | Nasılsın Maya? | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| I think she's a little confused. | Galiba kafası biraz karıştı. | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| Oh, god! I don't | Tanrım! Bilmiyorum... | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| Has gone away for a very long time. | ...uzun süreliğine çok uzaklara gitti. | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| Mom, you can't say that! | Anne, bunu söyleyemezsin. | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| Honey, daddy's dead. | Hayatım. Baban öldü. | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| That means that he's not coming back ever. | Yani bir dana hiç geri gelmeyecek. | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| Brenda! Jesus! You know, soften it up a little. | Brenda! Tanrım. Biraz yumuşat. | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| That's what s the book said to do. I even went online. | Kitap böyle yapılması gerektiğini söylüyor. İnternet'e bile girdim. | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| They all say you have to be clear or she gets confused. | Çok net olmak gerektiğini yoksa kafasının karışacağını söylüyorlar. | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| When is daddy coming back? | Babam ne zaman geri gelecek? | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| Daddy's dead. | Baban öldü. | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| Remember, like, nemo's mom? | Nemo'nun annesi gibi. Hatırlıyor musun? | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| Remember how we talked about that? | Onu konuştuğumuzu hatırlıyor musun? | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| You know what, Brenda? | Biliyor musun Brenda... | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| I think you should save this discussion | Bence bu konuşmayı... | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| For a time when you're less insane with grief. | ...kederden çıldırmadığın bir ana saklamalısın. | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| I'm not insane with grief, mom! | Kederden çıldırmıyorum anne. | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| Sweetie, you go on. | İşte canım. | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| Go ahead, play with your toys, sweetheart. | Haydi. Oyuncaklarınla oyna. | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| Have you talked to billy? He's not returning my calls. | Billy ile konuştun mu? Telefonlarıma cevap vermiyor. | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| Oh, I suppose he's still in dubal. | Galiba hâlen Dubai'de. | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| Jesus, I hope they haven't taken him hostage. | Umarım onu rehin almamışlardır. | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| He's not very docile. | Pek uysal değildir. | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| I'm sure he hasn't been taken hostage, mom. | Rehin alınmadığına eminim anne. | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| You're right. It's just that I'm a wreck. | Haklısın. Berbat haldeyim. | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| I can't believe we're both widows. | İkimizin de dul kaldığına inanamıyorum. | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| It's just so horrifying. | Çok korkutucu bu. | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| At least you've got olivier. | En azından senin Olivier'ın var. | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| Well, he walked out on me last week. | Geçen hafta beni terk etti. | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| You know, I didn't want to make today about me, but... | Bugün kendimden söz etmek istemiyorum ama... | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| The truth is, I want to fucking kill myself. | ...aslında kendimi öldürmek istiyorum. | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| I mean, god, the pain is just searing. | Tanrım. Istırabım artıyor. | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| I know it's not the same. | Aynı olmadığını biliyorum. | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| But we're both alone now. | Ama artık ikimiz de yalnızız. | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| No, it's not the same. | Hayır. Aynı değil. | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| Not at all. | Hem de hiç değil. | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| So... are we going anywhere in particular? | Belli bir yere mi gidiyoruz? | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| Do you mind just driving? | Araba kullanmanda sakınca var mı? | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| What is this, a mix? | Karışık mı? | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| I love "top 40." | En iyi kırk şarkı albümünü seviyorum. | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| I'm sorry, but it just sounds so good sometimes. | Özür dilerim ama bazen çok iyi geliyor. | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| I don't know why I keep thinking about | Nedenin bilmiyorum fakat sürekli... | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| These stupid fights I had with my brother, | ...ağabeyimle yaptığım aptalca kavgaları hatırlıyorum. | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| Not like any of the good times, or whatever. | İyi günlerimizi hatırlamıyorum. | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| Isn't that horrible? No. | Korkunç değil mi? Hayır. | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| I can't think of anything nice about my sister. | Kız kardeşim hakkında iyi şeyler düşünemiyorum. | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| But I like Nate. | Ama ben Nate'i severim. | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| I mean, you know I did. | Sevdiğimi biliyorsun. | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| What are you thinking of? Just weird things. | Neyi düşünüyorsun? Garip şeyler. | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| Like this time, um... | Bir seferinde... | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| It was right after my dad died. | ...babam öldükten sonra... | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 | |
| I had to write this idiotic english paper | ...İngilizce dersi için aptalca bir yazı yazmam gerekiyordu. | Six Feet Under All Alone-1 | 2005 |