Search
English Turkish Sentence Translations Page 22459
| English | Turkish | Film Name | Film Year | |
| There's a skittles night on at the Horsham. Probably cancelled, though. | Horsham'da kukla oyunu var. Ama iptal olmuştur muhtemelen. | Glue-1 | 2014 | |
| Could be fun. I've never crashed a skittles night before. | Eğlenceli olabilir. Daha önce hiç kukla oyununa gitmedim. | Glue-1 | 2014 | |
| Might take your mind off things, mate. Probably cancelled, though. | Kafandan bazı şeyleri atmana yardımcı olabilir dostum. Ama iptal olmuştur. | Glue-1 | 2014 | |
| Am I just saying words? | Boşa mı konuşuyorum? | Glue-1 | 2014 | |
| Yeah, the thing is... | Evet durum şu ki... | Glue-1 | 2014 | |
| Right now, I'm probably better off alone. | ...şu an yalnız kalsam daha iyi olacak. | Glue-1 | 2014 | |
| You did fine. | İyiydin. | Glue-1 | 2014 | |
| I'm fine. Don't worry so much, mate. | İyiyim. Fazla endişelenme dostum. | Glue-1 | 2014 | |
| It doesn't suit you. | Sana uymuyor. | Glue-1 | 2014 | |
| Hey. Rob... Rob doesn't give a fuck. | Hey. Rob... Rob hiç siklemez. | Glue-1 | 2014 | |
| Exactly. That's who you're talking about. | Aynen. Böyle birinden bahsediyorsun değil mi? | Glue-1 | 2014 | |
| Plus you never really liked him anyway. So no need to... | Ayrıca onu hiç sevmedin ki zaten. O yüzden hiç gerek yok... | Glue-1 | 2014 | |
| Let's not... There's no need. | Boşuna... Hiç gerek yok. | Glue-1 | 2014 | |
| I liked him, mate. It's fine, Rob. | Onu severdim dostum. Sorun değil Rob. | Glue-1 | 2014 | |
| You'd last seen him three days ago? | Onu en son üç gün önce mi gördün? | Glue-1 | 2014 | |
| About that. | Öyle bir şey. | Glue-1 | 2014 | |
| You can't be sure? | Emin değil misin? | Glue-1 | 2014 | |
| The man did his own thing. | Adamın kendi işleri vardı. | Glue-1 | 2014 | |
| He was a 14 year old boy. | 14 yaşında bir çocuktu. | Glue-1 | 2014 | |
| I know how old my brother was. | Kardeşimin kaç yaşında olduğunu biliyorum. | Glue-1 | 2014 | |
| I don't know where he was last night. | Dün gece neredeydi bilmiyorum. | Glue-1 | 2014 | |
| Did your brother have any enemies? | Kardeşinin herhangi bir düşmanı var mıydı? | Glue-1 | 2014 | |
| Will you tell me about him? | Onu anlatır mısın? | Glue-1 | 2014 | |
| Tell you what? He had brown hair. Fair skin. | Nasıl anlatayım? Kahverengi saçı, beyaz teni vardı. | Glue-1 | 2014 | |
| Liked chicken for dinner. Sausages sometimes. | Yemekte tavuğu severdi. Bazen sosis. | Glue-1 | 2014 | |
| Is that what you want to know? | Bunu mu bilmek istiyorsunuz? | Glue-1 | 2014 | |
| This is not a formal interview, Eli. | Bu resmi bir mülakat değil Eli. | Glue-1 | 2014 | |
| I'm trying to help, not hinder you. | Yardım etmeye çalışıyorum, engel olmaya değil. | Glue-1 | 2014 | |
| You are a significant witness. | Önemli bir tanıksın. | Glue-1 | 2014 | |
| Your relationship with your brother makes you significant. | Kardeşin ile olan ilişkin seni önemli kılıyor. | Glue-1 | 2014 | |
| All we want to do is establish who Cal was. | Tek istediğimiz Cal'in nasıl biri olduğunu öğrenmeye çalışmak. | Glue-1 | 2014 | |
| Because that makes it easier to do our job. | Çünkü bu işimizi yapmamızı kolaylaştırıyor. | Glue-1 | 2014 | |
| Everyone liked Cal. | Herkes Cal'i severdi. | Glue-1 | 2014 | |
| I don't think I can help you more than that. | Size bundan daha fazla yardımcı olabileceğimi sanmıyorum. | Glue-1 | 2014 | |
| Eli. | Eli. | Glue-1 | 2014 | |
| Nice strides. | Güzel pantolon. | Glue-1 | 2014 | |
| I'm going to get on the case. | Dosyaya bakmaya çalışacağım. | Glue-1 | 2014 | |
| I'm going to try and... Try and what? | Bunun için... Ne yapacaksın? | Glue-1 | 2014 | |
| We need your help, Eli. | Yardımına ihtiyacımız var Eli. | Glue-1 | 2014 | |
| You have to trust us. | Bize güvenmelisin. | Glue-1 | 2014 | |
| We're going to find who did this. | Bunu kimin yaptığını bulacağız. | Glue-1 | 2014 | |
| That's all right then. | Öyle olsun bakalım. | Glue-1 | 2014 | |
| Caleb Bray, also known as Cal. 14 years old. Romany traveller. | Caleb Bray, Cal olarak da biliniyor. 14 yaşında. Roman göçmen. | Glue-1 | 2014 | |
| History of absconding from school and expelled from school. | Okuldan kaçma ve okuldan atılma geçmişi var. | Glue-1 | 2014 | |
| Any pre cons? | İşlediği suçlar? | Glue-1 | 2014 | |
| Petty theft, joy riding, ABH, criminal damage with intent. | Küçük hırsızlıklar, araba hırsızlığı, ABH, kriminal hasar. | Glue-1 | 2014 | |
| Family situation? | Aile durumu? | Glue-1 | 2014 | |
| Social Services intervened once and took him into care, but then returned | Sosyal servisler bir keresinde müdahale etti ve onu aldı ancak... | Glue-1 | 2014 | |
| him to the family home once Eli Bray, his older brother, got custody. | ...ağabeyi Eli gözaltına alınınca onu ailesine geri verdiler. | Glue-1 | 2014 | |
| Mother deceased, father currently serving time... | Annesi vefat etmiş, babası hapiste... | Glue-1 | 2014 | |
| Going well, Ruth? | İyi misin Ruth? | Glue-1 | 2014 | |
| I don't know. Waiting for James. | Bilmiyorum. James'i bekliyoruz. | Glue-1 | 2014 | |
| Should we not discuss what we're going to say? | Ne söyleyeceğimizi tartışmalıyız. | Glue-1 | 2014 | |
| They'll want to know who was last with Cal. | Cal'in en son kiminle beraber olduğunu bilmek isteyecekler. | Glue-1 | 2014 | |
| Who actually was the last with him? | En son kim onunla beraberdi ki? | Glue-1 | 2014 | |
| They'll want to know what he was doing last night. | Dün gece ne yaptığını bilmek isteyecekler. | Glue-1 | 2014 | |
| What we were doing. We all got fucked and now he's dead. | Bizim ne yaptığımızı. Hepimiz sıçtık ve şimdi o öldü. | Glue-1 | 2014 | |
| I'd rather the police didn't know and the same goes for Eli. | Polisin bilmemesini tercih ederim. Aynısı Eli için de geçerli. | Glue-1 | 2014 | |
| I'd rather he didn't know Cal was... | Cal'in şey olduğunu bilmemesi tercih... | Glue-1 | 2014 | |
| Fine. We don't mention the drugs. | İyi. Uyuşturuculardan bahsetmeyiz. | Glue-1 | 2014 | |
| It doesn't mean I don't care or... | Umurumda olmadığından falan değil... | Glue-1 | 2014 | |
| Are we talking? | Konuşuyor muyuz? | Glue-1 | 2014 | |
| No? No talking. It's fine. | Hayır mı? Konuşmuyoruz. Öyle olsun. | Glue-1 | 2014 | |
| What's that for? | O ne için? | Glue-1 | 2014 | |
| Money for the funeral. | Cenaze için para. | Glue-1 | 2014 | |
| Listen. When my dad died, I thought... | Bak. Babam öldüğünde, sandım ki... | Glue-1 | 2014 | |
| Just left with my mum I thought I was done. | Annemle tek başıma kaldım. Mahvoldum sandım. | Glue-1 | 2014 | |
| But the truth is, you choose your family. | Ama işin aslı, aileni seçiyorsun. | Glue-1 | 2014 | |
| You choose who and what you need. | Kime ve neye ihtiyacın olduğunu seçiyorsun. | Glue-1 | 2014 | |
| Particularly around here. | Özellikle buralarda... | Glue-1 | 2014 | |
| And I chose a new family. | ...ve ben yeni bir aile seçtim. | Glue-1 | 2014 | |
| You were part of that, both of you. | Sen bunun bir parçasısın, ikiniz de. | Glue-1 | 2014 | |
| People think I need money for the funeral? | İnsanlar cenaze için paraya mı ihtiyacım olduğunu düşünüyor? | Glue-1 | 2014 | |
| Eli, my point is you're not alone. | Eli, demek istediğim yalnız değilsin. | Glue-1 | 2014 | |
| Eli, you were there for me. Both of you. | Eli, benim yanımdaydınız. İkiniz de. | Glue-1 | 2014 | |
| Let me be there for you. | İzin ver yanında olayım. | Glue-1 | 2014 | |
| He was mine. Not yours, Tina. | O benimdi. Senin değil, Tina. | Glue-1 | 2014 | |
| This is one thing that ain't a fucking competition. | Bu sikik bir yarışma değil. | Glue-1 | 2014 | |
| I'm going to find out who did this to me. | Bana bunu kimin yaptığını bulacağım. | Glue-1 | 2014 | |
| You should follow him. He wants you to follow him. | Onu takip etmelisin. Onu takip etmeni istiyor. | Glue-1 | 2014 | |
| Got any white? | Beyazdan var mı? | Glue-1 | 2014 | |
| Yeah, of course I do. Are you OK? | Evet, var tabii. İyi misin sen? | Glue-1 | 2014 | |
| You'd tell me if you weren't, wouldn't you? | İyi olmasan bana söylerdin, değil mi? | Glue-1 | 2014 | |
| Do you want to get out of here? Yeah, sure. | Buradan gitmek ister misin? Evet, olur. | Glue-1 | 2014 | |
| Erm, Tina. That's not yours. | Tina, o senin değil. | Glue-1 | 2014 | |
| Crazy bitch. | Çılgın orospu. | Glue-1 | 2014 | |
| So, this is fun! | Bu oldukça eğlenceli! | Glue-1 | 2014 | |
| Soundtrack required. Yeah, soundtrack definitely required. | Müzik gerekiyor. Evet kesinlikle müzik gerekiyor. | Glue-1 | 2014 | |
| Yeah, maybe not that soundtrack. | Evet, ama bu müzik değil. | Glue-1 | 2014 | |
| You all right, Tins? Great. | İyi misin, Tins? Harika. | Glue-1 | 2014 | |
| You're waiting for me, aren't you? | Beni bekliyorsun, değil mi? | Glue-1 | 2014 | |
| You know why Romanies keep their kids out of school? | Romanların çocuklarını okuldan niye uzak tutuyor biliyor musun? | Glue-1 | 2014 | |
| Because they think we're wankers, I believe. | Çünkü şerefsiz olduğumuzu düşünüyorlar, sanırım. | Glue-1 | 2014 | |
| I've got to go, Ruth. Maths, English, | Gitmem gerek Ruth. Matematik, İngilizce... | Glue-1 | 2014 | |
| not important skills for a Romany kid. | ...Roman çocuğu için önemli şeyler değil. | Glue-1 | 2014 | |
| You know what's important? | Ne önemli biliyor musun? | Glue-1 | 2014 | |
| How to read a face. How to know when someone's lying. | Yüz okumak. Birisi yalan söylerken onu anlamak. | Glue-1 | 2014 | |
| Eli lied in there. He's hiding something. | Eli orada yalan söyledi. Bir şeyler saklıyor. | Glue-1 | 2014 | |
| Of course he is. But what? I will find out for you, sir, | Saklıyor tabii. Ama ne? Beni ekibinize alırsanız bunu... | Glue-1 | 2014 | |
| if you let me on your team. | ...sizin için öğreneceğim, efendim. | Glue-1 | 2014 |