Search
English Turkish Sentence Translations Page 22378
| English | Turkish | Film Name | Film Year | |
| Okay, we both knew it was just a matter of time. | Tamam, ikimiz de bunun an meselesi biliyoruz. | Glee-1 | 2009 | |
| I think you're forgetting I'm not the quarterback anymore. | Galiba, takım kurucu olmadığımı unuttun. | Glee-1 | 2009 | |
| I'm just another Glee loser now. | Artık sadece bir Glee eziğiyim. | Glee-1 | 2009 | |
| Fact is, you should be breaking up with me. | Aslında, senin benden ayrılman gerekir. | Glee-1 | 2009 | |
| I'll never break up with you. | Ben asla seni terketmem. ...ve düşünüyordum da... Senden bir adım öndeyim, çukur çene. | Glee-1 | 2009 | |
| I did it for the team, you know. | Bunu takım için yaptığımı biliyorsun. | Glee-1 | 2009 | |
| I just, I I love everybody so much, | Sadece, herkesi o kadar çok seviyorum ki,... | Glee-1 | 2009 | |
| I didn't want anyone else coming in and interfering. | ...kimsenin gelip karışmasını istemedim. ...kimsenin gelip, aramıza girmesini istememiştim. | Glee-1 | 2009 | |
| You got to stop saying that, Rachel. | Şunu söylemeyi bırakmalısın, Rachel. Böyle söylemekten vazgeçmelisin Rachel. | Glee-1 | 2009 | |
| I care about you and everything, | Seni her şeyden çok önemsiyorum,... Sana çok önem veriyorum ama gerçeği itiraf etmelisin. | Glee-1 | 2009 | |
| but you got to admit the truth. | ...ama gerçeği itiraf etmelisin. | Glee-1 | 2009 | |
| I didn't want anyone else hogging my spotlight. | Kimsenin ışığımı kesmesini istemedim. | Glee-1 | 2009 | |
| Okay, I love it too much to let it go that easy. | Tamam, yerimden bu kadar kolay vazgeçmeyi sevmiyorum. | Glee-1 | 2009 | |
| Do you think that they'll ever forgive me? | Beni affederler mi dersin? Merhaba! | Glee-1 | 2009 | |
| They'll come around. | Yola gelirler. | Glee-1 | 2009 | |
| I think apologizing would be a good start. | Bence, özür dilemek iyi bir başlangıç olur. Finn uçabiliyor mu? | Glee-1 | 2009 | |
| I just need some alone time first. | İlk önce biraz yalnız kalmam gerek. Önce biraz yalnız başına kalmak istiyorum. | Glee-1 | 2009 | |
| âA™Aª The sweetness and the sorrow âA™Aª | Kibarca ve pişmanlıkla. | Glee-1 | 2009 | |
| âA™Aª Wish me luck âA™Aª | Bana şans dile. | Glee-1 | 2009 | |
| âA™Aª The same to you âA™Aª | Sana da öyle. | Glee-1 | 2009 | |
| âA™Aª But I can't regret âA™Aª | Ama aşk uğruna... | Glee-1 | 2009 | |
| âA™Aª What I did for love âA™Aª | ...yaptığım şeyden pişmanlık duyamam. | Glee-1 | 2009 | |
| âA™Aª What I did for love âA™Aª | Aşk için yaptıklarımı... * Aşk adına yaptıklarıma * | Glee-1 | 2009 | |
| âA™Aª Look, my eyes âA™Aª | Bak gözlerime,... | Glee-1 | 2009 | |
| âA™Aª Are dry âA™Aª | ...kurular. * Artık kuru * | Glee-1 | 2009 | |
| âA™Aª To borrow âA™Aª | bize kalmıştı. * Geçici bir süre * | Glee-1 | 2009 | |
| âA™Aª Oh, it's as if we always âA™Aª | Sanki her zaman... * Ve sanki hep * | Glee-1 | 2009 | |
| âA™Aª Knew âA™Aª | ...biliyormuşuz gibi. * Biliyorduk * | Glee-1 | 2009 | |
| âA™Aª What I did for love âA™Aª | ...yaptığım şeyden pişmanlık duymayacağım. | Glee-1 | 2009 | |
| âA™Aª Gone âA™Aª | Ölmez. | Glee-1 | 2009 | |
| âA™Aª Never gone âA™Aª | ...asla ölmez. | Glee-1 | 2009 | |
| âA™Aª As we travel âA™Aª | Biz seyahet ettikçe... | Glee-1 | 2009 | |
| âA™Aª Love's what we'll remember âA™Aª | Aşk ne hatırlıyorsak odur. | Glee-1 | 2009 | |
| âA™Aª Kiss today âA™Aª | Bu güne... | Glee-1 | 2009 | |
| âA™Aª Good bye âA™Aª | ...elveda de. | Glee-1 | 2009 | |
| âA™Aª And point me toward âA™Aª | Ve beni yarına doğru... | Glee-1 | 2009 | |
| âA™Aª Tomorrow âA™Aª | ...yönelt. Hey, yakışıklı. | Glee-1 | 2009 | |
| âA™Aª Oh, we did what âA™Aª | Biz yapmamız gerekeni... | Glee-1 | 2009 | |
| âA™Aª What I did for âA™Aª | ...aşk için yaptığım şeyi. | Glee-1 | 2009 | |
| âA™Aª Love âA™Aª | * Yaptıklarıma * | Glee-1 | 2009 | |
| âA™Aª Love âA™Aª | ...yaptığım şeyi... * Yaptıklarıma * | Glee-1 | 2009 | |
| âA™Aª What I did âA™Aª | Aşk için yaptığım şeyi... | Glee-1 | 2009 | |
| No. | Quinn'in harika bir sesi var... | Glee-1 | 2009 | |
| How about a little something something? | ...şekilde sorgulandığını söyleyebilirim. 1 | Glee-1 | 2009 | |
| I've been there, remember? | Acil bir durum var. | Glee-1 | 2009 | |
| When we're prom king and queen, it will feel | Balo kral ve kraliçesi olduğumuzda, ufak tefek şeyler kadar iyi bir his verecek. | Glee-1 | 2009 | |
| Been there, dude. | Ben de o yollardan geçtim. Aslında hala geçmekteyim. | Glee-1 | 2009 | |
| how did we find the only two girls | Nereden lisedeki hiç vermeyen iki kızı biz bulduk? | Glee-1 | 2009 | |
| What do you do, though? | Ne yapacaksın ki? | Glee-1 | 2009 | |
| Well, easy. | Çok kolay. | Glee-1 | 2009 | |
| ...in your groin with that helmet? | ...o kaskı kasıklarına mı tutacaksın? | Glee-1 | 2009 | |
| Looks like I've found my mailman. Yes, you did. | Sanırım benim postacıyı buldum. Evet, buldun. | Glee-1 | 2009 | |
| First, let's welcome back Noah Puckerman. | İlk olarak, Noah Puckerman'a hoş geldin diyelim. | Glee-1 | 2009 | |
| Because I have in my hand | Gideceğimi sanmıyorum. Finn kıskanır diye mi endişe ediyorsun? | Glee-1 | 2009 | |
| Now, they are a glee club | Şimdi bunlar lise diploması almaya çalışan... | Glee-1 | 2009 | |
| Give one of those old ladies a good luck pat on the rear, | Yaşlı kadınlardan birinin sırtına iyi şanslar diye hafifçe vurun, kalçası kırılır. Pişmanlığınızı tahmin edebilirim. Pişmanlığınızı tahmin edebilirim. | Glee-1 | 2009 | |
| and figure out what songs you're going to sing. | ...ve hangi şarkıları söyleyeceğinize karar verin. | Glee-1 | 2009 | |
| SAM: I say we do a whole AC/DC. | AC/DC yapalım diyorum. | Glee-1 | 2009 | |
| Like, the lead guitarist, | Baş gitaristin... | Glee-1 | 2009 | |
| like, drops his pants at every concert. | ...her konserde paltolunu çıkarması filan. | Glee-1 | 2009 | |
| Cool. So we're, like, friends. | Güzel. Arkadaş gibi bir şeyiz o zaman. | Glee-1 | 2009 | |
| Is there anything that I could do? | Yapabileceğim bir şey var mı? | Glee-1 | 2009 | |
| Can I be honest with you? | Ben sizinle açık konuşabilir miyim? | Glee-1 | 2009 | |
| And your lesson plans are boring and repetitive. | Ders planınız da sıkıcı ve hep aynı. | Glee-1 | 2009 | |
| Boys Versus Girls? | Erkeklere karşı Kızlar? Bu hiçbirimizi zorlamıyor. | Glee-1 | 2009 | |
| (school bell ringing) | Gerçek şu ki, Santana, kendin yapıyorsun ama sana yapılanı kaldıramıyorsun. | Glee-1 | 2009 | |
| We're just making an adjustment. | * Gitmeye karar verdin ama şimdi triplere girdin * | Glee-1 | 2009 | |
| The more opposite your choice, the more points you get. | Belki de öne arkaya sallanmayı denemelisin. İnsanlar filmlerde böyle yapıyor. | Glee-1 | 2009 | |
| Uh, dude, why don't you make yourself useful, | Oğlum, git işe yarar bir şey yap ve yaşlıların jölesine... | Glee-1 | 2009 | |
| I said, say my name. | Adımı söyle dedim. | Glee-1 | 2009 | |
| I could do this for hours. | Bunu saatlerce yapabilirim. | Glee-1 | 2009 | |
| I think he was picturing making out with her. | Bence onunla seviştiğini hayal ediyordu. | Glee-1 | 2009 | |
| Coach, I need help. | Koç, yardıma ihtiyacım var. İmajımı düzeltebilmek... | Glee-1 | 2009 | |
| dating the cutest guy at school. | Okuldaki en sempatik çocukla çıkıyorum Hulk'ın kadın versiyonunu becermek isteyen. | Glee-1 | 2009 | |
| Oh, dear God, why did I say that? | Tanrım, neden böyle dedim ki? Şimdi tek gözümün önüne gelen bu. | Glee-1 | 2009 | |
| Do you know what kind of disgusting images | Şimdi bunu kafamdan atabilmek için ne iğrenç... | Glee-1 | 2009 | |
| This may be the opportunity I've been waiting for. | Bu beklediğim fırsat olabilir. | Glee-1 | 2009 | |
| We need to go public with your pain. | Acını halka açıklamalıyız. | Glee-1 | 2009 | |
| Get people talking about this, | İnsanların hakkında konuşmasını sağlayarak... | Glee-1 | 2009 | |
| This is so, so badass. | Bu çok ama çok kötü. | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ One love ♪ | * Tek bir aşk * | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ One heart ♪ | * Tek bir kalp * | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ Let's get together and feel all right ♪ | * Hadi bir araya gelelim ve iyi hissedelim kendimizi * | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ Hear the children crying ♪ | * Çocukların ağlamalarına kulak ver * * Tek bir kalp * | Glee-1 | 2009 | |
| BOTH: ♪ Let's get together and feel all right ♪ | ...serbest düşüşü son hızına ulaştı. Saldırıya hazır olma durumuna geçtik. | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ Is there a place for the hopeless sinner ♪ | * Var mı çaresiz günahkâr için bir yer * | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ Who has hurt all mankind just to save his own? ♪ | * Kendini kurtarmak için bütün insanları incitmiş * | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ Give thanks and praise to the Lord ♪ ♪ Oh ♪ | * Tanrı'ya şükredelim ve iyi hissedelim kendimizi * | Glee-1 | 2009 | |
| I can. It's about 300 bucks. | Biçerim. 300 dolar civarı. | Glee-1 | 2009 | |
| You want her? | Onu mu istiyorsun? | Glee-1 | 2009 | |
| You don't need any cash for that. She's free. | Onun için paraya ihtiyacın yok. Bedava. | Glee-1 | 2009 | |
| You and I are gonna take this dough | Sen ve ben bu parayı alacağız... | Glee-1 | 2009 | |
| Best community servicer ever, right? | Benden daha iyi kamu hizmetlisi yok, değil mi? | Glee-1 | 2009 | |
| The Warblers are like rock stars. | Warblers rock yıldızı gibidir. | Glee-1 | 2009 | |
| Come on. I know a shortcut. | Gel. Bir kestirme biliyorum. ...kuzeni Chad'in izini sürüyorduk. | Glee-1 | 2009 | |
| Well, next time don't forget your jacket, new kid. | Bir dahaki sefere ceketini unutma, Yeni Çocuk. | Glee-1 | 2009 | |
| You'll fit right in. | Hemen uyum sağlarsın. | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ You'll be my Valentine ♪ | * Sevgilim olacaksın benim * | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ We can dance ♪ | * Dans edebiliriz * | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ Until we die, you and I ♪ | * Ölene kadar, sen ve ben * | Glee-1 | 2009 |