Search
English Turkish Sentence Translations Page 22382
| English | Turkish | Film Name | Film Year | |
| Come on, Kurt. | Hadi gel, Kurt. Provaya geç kalacağız. | Glee-1 | 2009 | |
| You know, when you call me lady... That's bullying. | Peki. Burada olmaları ne kadar ağırıma gitse de... Biliyor musunuz, bana "bayan" derken, sizin yaptığınız da zorbalık. | Glee-1 | 2009 | |
| And it's really hurtful. | Beni çok üzüyor. Özür dilerim. Adının o olduğunu sanıyordum. | Glee-1 | 2009 | |
| As an apology, I'll allow you | Gönlünü almak için söyleyeceğim şu lakap birini seçmene izin vereceğim: | Glee-1 | 2009 | |
| Gelfling, Porcelain, and Tickle Me Doughface. | Gelfling*, Porselen ve Gıdıkla beni Hamur Surat. | Glee-1 | 2009 | |
| I guess I'll go with Porcelain. | Galiba Porselen'in seçeceğim. Tüh. | Glee-1 | 2009 | |
| Ladies, the Kurt Karofsky bullying situation | Hanımlar, Kurt Karofsky zorbası durumu kontrolden çıkmak üzere. | Glee-1 | 2009 | |
| Kurt's miserable, he's losing weight... | Kurt sefil bir halde, kilo kaybediyor... | Glee-1 | 2009 | |
| and not in a good way. | ...isteyerek de değil. | Glee-1 | 2009 | |
| And he's barely even fighting me for solos anymore. | Artık sololar için benimle neredeyse hiç savaşmıyor. | Glee-1 | 2009 | |
| We've all been teased, but something | Hepimizle alay ediliyor ama Karofsky'nin yaptığı hepsinden daha kötü. | Glee-1 | 2009 | |
| We're all lucky enough to have boyfriends on the football team. | Futbol takımında erkek arkadaşımız olduğu için hepimiz çok şanslıyız. | Glee-1 | 2009 | |
| I say, we band together and demand that they confront Karofsky. | Birlik olalım ve Karofsky ile yüzleşmelerini talep edelim derim. | Glee-1 | 2009 | |
| I think you personally just set | ...sanırım kadın hareketini 50 yıl geriye yolladın. | Glee-1 | 2009 | |
| But guys like Karofsky only respond to muscle. | Ama Karofsky gibiler sadece kaba kuvvetten anlar. | Glee-1 | 2009 | |
| So we're going to fight violence with violence? No! | Ne yani, şiddete, şiddetle mi karşılık vereceğiz? Hayır. | Glee-1 | 2009 | |
| Look, I'm not saying that they should hit him. | Bak, gidip dövsünler demiyorum. | Glee-1 | 2009 | |
| What I'm saying is that we need to defend Kurt, | Kurt'u korumamız lazım diyorum... | Glee-1 | 2009 | |
| and there's strength in numbers. | ...ve birlikten kuvvet doğar. | Glee-1 | 2009 | |
| I'm confused. Are you and Artie officially dating now? | Kafam karıştı. Sen ve Artie resmen çıkıyor musunuz artık? | Glee-1 | 2009 | |
| Deal with it. | Kabul etsen, iyi olur. | Glee-1 | 2009 | |
| When you guys fooled around, did he ever, like, | Siz oynaşırken, hiç öylece yattığı oldu mu? | Glee-1 | 2009 | |
| Why didn't you tell me that we were having | Neden bana Glee kızlarının toplantı yaptığını söylemedin? | Glee-1 | 2009 | |
| This is a meeting for Glee girls with boyfriends. | Bu toplantı erkek arkadaşı olan Glee kızları için. | Glee-1 | 2009 | |
| We're going to make them stop Karofsky from bullying Kurt. | Karofsky'nin Kurt'e zorbalık etmesine bir son vermelerini isteyeceğiz. | Glee-1 | 2009 | |
| Okay, I'm dating Puckerman. You're getting naked with Puckerman. | Puckerman ile çıkıyorum. Puckerman ile yatıyorsun. | Glee-1 | 2009 | |
| Besides, Puck can't mess with Karofsky; He's on probation. | Zaten Puck, Karofsky'ye dokunamaz, çünkü gözetimde. | Glee-1 | 2009 | |
| If he gets in a fight with him, he'll be sent back to juvee. | Eğer onunla kavga ederse, ıslahhaneye geri gider. | Glee-1 | 2009 | |
| Mm hmm. Yeah, so now if you'll excuse us. | Ne yapmaya çalıştığının farkındayım ve işe yaramayacak. Ne yapmaya çalıştığının farkındayım ve işe yaramayacak. | Glee-1 | 2009 | |
| You're so on my list, dwarf. | Kara listemdesin, Cüce. | Glee-1 | 2009 | |
| Look, if something bad happens to Kurt, | Bakın, eğer Kurt'e kötü bir şey olursa... | Glee-1 | 2009 | |
| and we didn't do anything to stop it, | ...ve engellemek için hiçbir şey yapmadıysak... | Glee-1 | 2009 | |
| we'll never be able to live with ourselves. | ...kendimizi hiç affetmeyiz. | Glee-1 | 2009 | |
| I'm a little confused. | Kafam karıştı biraz. | Glee-1 | 2009 | |
| I said not only am I marrying myself, | Sadece kendimle evlenmekle kalmayacağım... | Glee-1 | 2009 | |
| I'm not, um... | Ben pek | Glee-1 | 2009 | |
| Marsha Dean, when I hired you | Marsha Dean, seni ve Marsha Dean Düğünleri'nin çatlak elemanlarını... | Glee-1 | 2009 | |
| Well, that mostly means that some of them take place outside. | Özgün derken, çoğunlukla açık havada anlamına geliyor. | Glee-1 | 2009 | |
| Marsha Dean, you are fired. | Marsha Dean, kovuldun. Sen sığ birisin. | Glee-1 | 2009 | |
| And nothing is too good for Sue Sylvester. | Hiçbir şey Sue için fazla olamaz. | Glee-1 | 2009 | |
| Well, that's one way to look at it. | Bu da bir bakış açısı. | Glee-1 | 2009 | |
| I'm Doris Sylvester. | Adım Doris Sylvester. | Glee-1 | 2009 | |
| I'm this one's mother. | Annesiyim. | Glee-1 | 2009 | |
| Marsha, I'll bet people say you look mannish. | Marsha, eminim insanlar hafif erkeksi göründüğünü söylemişlerdir. | Glee-1 | 2009 | |
| But you know something? | Ama ne var biliyor musun? | Glee-1 | 2009 | |
| I think it's perfectly all right for a woman to be handsome. | Bence bir kadının yakışıklı olmasının hiçbir sakıncası yok. | Glee-1 | 2009 | |
| Takes all kinds. | Herkese uygun biri vardır. | Glee-1 | 2009 | |
| Susie, come give your mother a hug. | Suzie, gel annene sarıl. | Glee-1 | 2009 | |
| Please don't call me that. | Lütfen benim için bu isimi kullanma. | Glee-1 | 2009 | |
| Come on, come on. | Hadi, hadi gel. | Glee-1 | 2009 | |
| Oh, you poked me in my sternum. | Göğüs kemiğime bir şey battı. | Glee-1 | 2009 | |
| I always forget that you have this ribcage | Hep unutuyorum, sende garip ama sevimli bir göğüs kafesi... | Glee-1 | 2009 | |
| and adorable. I think I'll sit down. | ...kemiği var... Biraz oturacağım. | Glee-1 | 2009 | |
| Good news, Suze. We finally caught the last Nazi. | İyi haberlerim var Suze, son Nazi'yi de sonunda yakaladık. | Glee-1 | 2009 | |
| For two and a half years, we've been hot | İki buçuk yıldır, Eva Braun'un büyük... | Glee-1 | 2009 | |
| Working in Phoenix as a CPA. | Phoenix'te yeminli muhasebeci olarak çalışıyormuş. | Glee-1 | 2009 | |
| I felt bad taking him out. | Yakaladığımda kendimi fena hissettim. | Glee-1 | 2009 | |
| I mean, it's punishment enough to live there. | Orada yaşamak bile yeterince ceza sayılır. | Glee-1 | 2009 | |
| You ever been to Phoenix? It's a hellhole. | Hiç Phoenix'e gittin mi? Cehennem gibidir. | Glee-1 | 2009 | |
| Mom, where have you been? | Anne, nerelerdeydin? | Glee-1 | 2009 | |
| I haven't seen you or heard from you | Yıllardır seni görmedim, hiç haber almadım. Ne demek istiyorsun? | Glee-1 | 2009 | |
| I İ wrote you all those postcards. | Sana bir sürü kart attım. | Glee-1 | 2009 | |
| I mean, granted, they were decoys. | Ama kabul, hepsi sahteydi. | Glee-1 | 2009 | |
| Have you been to see Jean yet? | Jean'i görmeye gittin mi? | Glee-1 | 2009 | |
| It's the top of my list. | Listemin en başında. | Glee-1 | 2009 | |
| Look, I, uh... | Bak, ben | Glee-1 | 2009 | |
| I know it's been a long time, but... | Uzun zaman geçtiğini biliyorum ama... | Glee-1 | 2009 | |
| the work I was doing was important. | ...yaptığım iş önemliydi. | Glee-1 | 2009 | |
| And I always wanted to get back here | Hep buraya geri dönüp... | Glee-1 | 2009 | |
| And Susie, I have to ask you, | Suzie, sormadan edemeyeceğim... | Glee-1 | 2009 | |
| what is it with this ridiculous wedding? | ...nedir bu gülünç düğün? | Glee-1 | 2009 | |
| Have you given up on love? | Aşkta ümidini mi kaybettin? Hayır, Anne. Tam tersi. | Glee-1 | 2009 | |
| I mean, when you were little, | Sen küçükken diğer anneler senin kimseyi bulamayacağını bana söylerlerdi... | Glee-1 | 2009 | |
| but I said, "No, no, no, no. | ...ama ben "hayır, hayır, hayır." | Glee-1 | 2009 | |
| "She's a perfectly okay child. | "Tamamen normal bir çocuk." | Glee-1 | 2009 | |
| She'll grow into her looks." | * Giderek dış görüntüsüne alışacak" derdim. | Glee-1 | 2009 | |
| I believe you still might. | Hala mümkün olduğuna inanıyorum. Anne, bu düğünü yapacağım. | Glee-1 | 2009 | |
| Are you inviting me? İ'm inviting you now. | Beni davet mi ediyorsun? Seni şimdi davet ediyorum. | Glee-1 | 2009 | |
| Well, I am accepting. Don't get so huffy. | Ben de kabul ediyorum. Çok alınma. | Glee-1 | 2009 | |
| Since your father's no longer with us, I want to | Artık babanız bizle olmadığı için, seninle ben... | Glee-1 | 2009 | |
| walk you down the aisle. No. I'm doing that. | ...koridorda yürümek istiyorum. Hayır. Koridorda yürümeyeceğim. | Glee-1 | 2009 | |
| Then I know exactly what I'm going to do. | O zaman ne yapacağımı kesinlikle biliyorum. | Glee-1 | 2009 | |
| You remember when you were a little girl, | Sen küçük bir kızken, benden şarkı... | Glee-1 | 2009 | |
| And I never had the time. | Ama benim vaktim yoktu. | Glee-1 | 2009 | |
| So you'd line up your little dollies | Küçük bebeklerini dizerdin ve onlar birbirlerine şarkı söylerdi. | Glee-1 | 2009 | |
| Appalachian murder ballads, | Appalachia'lıların cinayet baladları... | Glee-1 | 2009 | |
| but it was touching. | ...ama dokunaklıydı. | Glee-1 | 2009 | |
| You know something, though? | Ama ne diyeceğim, biliyor musun? | Glee-1 | 2009 | |
| I'm going to be there for you this time. | Bu sefer yanında olacağım. | Glee-1 | 2009 | |
| I'm going to sing at your wedding. | Düğününde şarkı söyleyeceğim. | Glee-1 | 2009 | |
| But why? Karofsky plays right guard. | Ama neden? Karofsky sağ savunma oyuncusu. | Glee-1 | 2009 | |
| If he gets pissed at me, I'm going to get sacked more times | Eğer bana sinirlenirse, Jay Cutler'dan daha çok beni... | Glee-1 | 2009 | |
| which means Beiste is going to make Sam quarterback. | ...ki bu da Beiste'nin Sam'i oyun kurucusu yapacağı demek. | Glee-1 | 2009 | |
| Is being quarterback more important to you | Oyun kurucusu olmak, üvey kardeşin olacak birine... | Glee-1 | 2009 | |
| Look, we both know I can help him more if I stay on top. | Bak, ikimizde eğer zirvede kalırsam, ona daha çok yardım edebileceğimi biliyoruz. | Glee-1 | 2009 | |
| Look, Kurt's going to be fine. | Bak, Kurt'e bir şey olmayacak. | Glee-1 | 2009 | |
| Rachel, I'm sorry. | Rachel, üzgünüm. | Glee-1 | 2009 | |
| I want to, but I can't. | İsterdim ama yapamam. | Glee-1 | 2009 | |
| I've never been so disappointed in you before. | Daha önce beni hiç bu kadar hayal kırıklığına uğratmamıştın. | Glee-1 | 2009 | |
| Stop picking on Kurt. | Kurt ile uğraşmaktan vazgeç. Müsaadenle, üstümü değiştiriyorum. | Glee-1 | 2009 |