Search
English Turkish Sentence Translations Page 22359
| English | Turkish | Film Name | Film Year | |
| and turning to God. | ...ve Tanrı'ya dönmekle ilgili. ...ve Tanrı'ya inanmakla alakalıdır. Ruhani bir şarkıdır Bay Shue. | Glee-1 | 2009 | |
| It's a spiritual song, Mr. Shue. | Bu dini bir şarkı Bay Shue. | Glee-1 | 2009 | |
| Is that okay? It's fine. | Bir sorun olur mu? Olmaz. | Glee-1 | 2009 | |
| Tina, Quinn, can you help me out, please? | Tina, Quinn, bana yardımcı olur musunuz lütfen? | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ As I lay me down ♪ | Yere uzandıkça * Yere uzandığımda * | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ Heaven, hear me now ♪ | Cennet, duy beni * Cennet, kulak ver bana * | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ I'm lost without a cause ♪ | Hayır, hayır. Hata yaptığına ikna etmek istiyorum seni. Ona her şeyimi verdikten sonra * Bir hiçim amacım yoksa * | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ After giving it my all ♪ | Kendimi nedensiz yere kaybettim | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ Winter storms have come ♪ | Kış fırtınaları geldi | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ And darkened my sun ♪ | Ve güneşimi kararttı | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ After all that I've been through ♪ | Yaşadığım onca şeyden sonra * Yaşadığım onca şeyden sonra * | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ Who on earth can I turn to? ♪ | Kimin yanına sokulabilirim ki? | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ I look to you ♪ | Sana bakıyorum | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ After all my strength is gone ♪ | Bütün kuvvetim tükendiğinde | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ In you I can be strong ♪ | Seninle tekrar güç kazanabilirim | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ I look to you, oh... ♪ | Sana bakıyorum * Döndüm sana * | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ And when melodies are gone ♪ | Ve melodiler gittiğinde | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ Yeah ♪ ♪ Melodies are gone ♪ | Melodiler gittiğinde | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ In you I hear a song ♪ | Senden bir şarkı duyuyorum * Sende, duyuyorum bir şarkı * | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ I look to you... ♪ | Sana bakıyorum... * Döndüm sana * | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ I look ♪ (music fades) | Sana... * Döndüm * | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ To you... ♪ | ...bakıyorum * Sana * | Glee-1 | 2009 | |
| Your voice is stunning, but... | Sesin çok harika ama... | Glee-1 | 2009 | |
| I don't believe in God. | ...ben Tanrı'ya inanmıyorum. | Glee-1 | 2009 | |
| You've all professed your beliefs. | Hepiniz inançlarınızı itiraf ettiniz. | Glee-1 | 2009 | |
| I think God is kind of like Santa Claus for adults. | Bence Tanrı da yetişkinler için Noel Baba gibi bir şey. | Glee-1 | 2009 | |
| Otherwise, | * Ona "bella notte" diyoruz * | Glee-1 | 2009 | |
| has his followers going around telling me it's something that I chose. | ...sonra bir de kullarına bunun benim seçtiğim bir şey olduğunu söylettiriyor. | Glee-1 | 2009 | |
| As if someone would choose to be mocked | Sanki biri hayatlarının her günü alay edilmeyi seçermiş de! | Glee-1 | 2009 | |
| I want my real one back. | Ben benimkini geri istiyorum. | Glee-1 | 2009 | |
| But Kurt, how do you know for sure? | Ama Kurt bundan nasıl emin olabiliyorsun? | Glee-1 | 2009 | |
| I mean, you can't prove that there's no God. | Yani Tanrı'nın olmadığını kanıtlayamazsın. | Glee-1 | 2009 | |
| You can't prove that there isn't a magic teapot | Ve sen de Ay'ın karanlık tarafında dolanan, içinde... | Glee-1 | 2009 | |
| floating around on the dark side of the moon | ...cüce olan, romantik romanlar okuyan... | Glee-1 | 2009 | |
| that reads romance novels and shoots lightning | ...ve ağzından şimşek fırlatan bir demliğin... | Glee-1 | 2009 | |
| out of its boobs, but it seems pretty unlikely, doesn't it? | ...olmadığını kanıtlayamazsın. Ama yine de sana çok olanaksız geliyor değil mi? | Glee-1 | 2009 | |
| We shouldn't be talking like this. | Böyle konuşmamalıyız. | Glee-1 | 2009 | |
| It's not right. | Böylesi doğru değil. | Glee-1 | 2009 | |
| But I can't believe something I don't. | Ama ben inanmadığım bir şeyin varlığını kabul edemem. | Glee-1 | 2009 | |
| I appreciate your thoughts... | Düşünceli olduğunuz için çok teşekkür ederim... Sabrım tükeniyor. Çocuk esirgeme kurumu neden Shelby'ye daha bir şey yapmadı? | Glee-1 | 2009 | |
| but I don't want your prayers. | ...ama sizin dualarınızı istemiyorum. | Glee-1 | 2009 | |
| WILL: How did you even find out about the lesson? | Derste olanları nereden öğrendin ki sen? | Glee-1 | 2009 | |
| I have cameras everywhere, William. | Her yerde kameralarım var benim William. | Glee-1 | 2009 | |
| I'm ving a lesson on spirituality. | Ruhanilik üzerine bir ders veriyorum. | Glee-1 | 2009 | |
| I don't understand what the big deal is. | Bunda büyütülecek ne var anamadım. | Glee-1 | 2009 | |
| Well, the big deal is that this is a public school, | Büyütülecek şey buranın dini bir okul olmadığı. Problem şu ki, burası bir devlet okulu... | Glee-1 | 2009 | |
| and there's this little thing | Ve burada "din ve devlet işlerinin ayrılması" denilen küçük bir olay var. | Glee-1 | 2009 | |
| But Sue, children should be | Ama Sue, çocukların seçtikleri inancı... Ama Sue, çocuklar neye inanacaklarını açıkça söyleyebilmelidirler. | Glee-1 | 2009 | |
| allowed to profess whatever faith they choose. | ...rahatça açıklayabilmeliler. | Glee-1 | 2009 | |
| At the BET Awards, but not in a public school. | BET ödüllerinde belki ama bir kamu okulunda olmaz. BET ödüllerinde olabilir ama devlet okulunda olmaz. | Glee-1 | 2009 | |
| Sue, I'm trying to help these kids. | Sue, bu çocuklara yardımcı olmaya çalışıyorum. Sue, çocuklara yardım etmeye çalışıyorum. Kurt zor bazı problemlerle uğraşıyor. | Glee-1 | 2009 | |
| Kurt is struggling with some really tough issues. | Kurt gerçekten zor bir dönemden geçiyor. | Glee-1 | 2009 | |
| Well, William, if your kids want to praise Jesus in class, | İyi William, eğer çocukların derste Tanrı'yı methetmek istiyorlarsa,... | Glee-1 | 2009 | |
| I suggest they enroll at Sweet Holy Mother of God Academy | ..."Tanrı'yı Seviyorum" caddesindeki "Kutsal Meryem Ana Akademisi"ne... | Glee-1 | 2009 | |
| on I Love Jesus Street, | ...gitmelerini tavsiye ederim. | Glee-1 | 2009 | |
| but not here. | Ama burada olmaz. | Glee-1 | 2009 | |
| This country is not a monarchy, William. | Bu ülke monarşiyle yönetilmiyor, William. | Glee-1 | 2009 | |
| Trust me, I've tried. | İnan bana çok denedim. | Glee-1 | 2009 | |
| And as much as I enjoy giving impromptu civics lessons, | Size doğaçlama yurttaşlık dersleri vermekten her ne kadar hoşlansam da... Gökten inme yurttaşlık dersi vermeyi çok sevsem de... | Glee-1 | 2009 | |
| I got work to do. | ...yapacak işlerim var. | Glee-1 | 2009 | |
| Finn, please... sit. | Finn, otur lütfen. | Glee-1 | 2009 | |
| But more importantly, let's discuss | Ama daha önemlisi hadi... Ama daha önemlisi, İsa'ya olan yeni keşfettiğin... | Glee-1 | 2009 | |
| your newfound love for Jesus and how it's affecting me. | ...senin yeni Tanrı sevgini ve üzerimde yarattığı etkiyi konuşalım. | Glee-1 | 2009 | |
| but I need to know that when I'm 25 and I've won | ...ama 25 yaşıma gelip bir sürü Tony ödülü aldığımda ve... | Glee-1 | 2009 | |
| be raised in a certain way. You don't think | ...istediğim şekilde büyütüleceğinden emin olmak isterim. | Glee-1 | 2009 | |
| I want my children to be raised in the Jewish faith. | Çocuklarımın Yahudi inancıyla büyütülmesini istiyorum. | Glee-1 | 2009 | |
| Both of my dads' peoples were slaves once. | Babamın ailesi bir aralar köleymiş. | Glee-1 | 2009 | |
| in the way that I decide is right. | ...ibadet edebileceklerinden emin olmak isterim. | Glee-1 | 2009 | |
| Sure. Of course. | Olur, tabii. | Glee-1 | 2009 | |
| Yeah, they should totally go to Jew church and... | Evet, kesinlikle Yahudi kilisesine gitmeliler ve... | Glee-1 | 2009 | |
| and wear those hats and... | ...ve o şapkalardan giymeli ve... | Glee-1 | 2009 | |
| and eat that salty orange stuff with their bagels. | ...ve simitle beraber o tuzlu turuncu şeylerinden yemeliler. | Glee-1 | 2009 | |
| Let's lay down on the bed. | Hadi yatağa uzanalım. Bir dedikodunun. Finn haklı. Daha çok bilgiye ihtiyacımız var. | Glee-1 | 2009 | |
| (whispers): Finn... | Finn... | Glee-1 | 2009 | |
| I'd like to give you something | Senin bana verdiklerinin karşılığında... | Glee-1 | 2009 | |
| in exchange for what you gave me. | ...ben de sana bir şey vermek istiyorum. | Glee-1 | 2009 | |
| (whispers): Thank you, Grilled Cheesus. | Teşekkür ederim Kaşarİsa. Ne... ne dedi ki? | Glee-1 | 2009 | |
| I need to know what's going on with that Glee Club. | O Glee Kulübü'nde neler olup bittiğini bilmeliyim. Glee kulübünde neler olduğunu öğrenmek istiyorum. | Glee-1 | 2009 | |
| Brittany, Jugs the Clown, go. | Brittany, Sarkık Göğüs, ötün bakalım. Brittany, Palyaço Memeli, anlatın. | Glee-1 | 2009 | |
| I made him a card that said "Heart attacks | Ona "Kalp krizleri sadece fazla sevmekten olur." yazan bir kart hazırladım. | Glee-1 | 2009 | |
| Schuester's still pushing | Schuester hâlâ "Tanrı'm" havasında değil mi? Sanırım öyle. | Glee-1 | 2009 | |
| Although I don't really see what the big deal is. | Yine de burada büyütülecek bir şey göremiyorum. Ama hala neden bu kadar büyütüldüğünü anlamıyorum. | Glee-1 | 2009 | |
| But Kurt's definitely not into it. | Ama Kurt kesinlikle oralı olmuyor. Ama Kurt kesinlikle ilgilenmiyor. | Glee-1 | 2009 | |
| Good news, I guess. | Bu iyi bir haber sanırım. | Glee-1 | 2009 | |
| I'm sorry for what you're going through, Lady. | Yaşadığın şeyler için üzüldüm hanım kızım. | Glee-1 | 2009 | |
| I wouldn't wish it on my worst enemy. | Bunun en kötü düşmanımın başına bile gelmesini istemezdim. | Glee-1 | 2009 | |
| like, an orphan or something. | ...düşünmek zorunda değilim. | Glee-1 | 2009 | |
| I admit it it aids digestion. | İtiraf edeyim, sindirime yardımcı oluyor. İtiraf ediyorum, hazma yardımcı oluyor. | Glee-1 | 2009 | |
| But I'm not joking here. | Ama bu konuda şaka yapmıyorum. | Glee-1 | 2009 | |
| I want to be your champion. | Senin şampiyonun olmak istiyorum. Senin kahramanın olmak istiyorum. | Glee-1 | 2009 | |
| I'm gonna have to call you back. | ...sizi sonra aramak zorundayım. | Glee-1 | 2009 | |
| There is a boy in that Glee Club | Glee Kulübü’nde babasını kaybedebilecek durumda olan bir çocuk var. | Glee-1 | 2009 | |
| How could you get in the way when the only thing | Tek amaçları bu zavallı çocuğu biraz olsun rahatlatmak olmasına... | Glee-1 | 2009 | |
| What happened | Başına ne geldi senin Sue? | Glee-1 | 2009 | |
| Please tell me what horrible, horrible thing | Lütfen söyle, başına hangi berbat şey geldi de... | Glee-1 | 2009 | |
| happened to you that made you such a miserable tyrant? | ...böyle zavallı bir zorba haline geldin? * Yapabiliyorsun benim yapamadığım her şeyi * | Glee-1 | 2009 | |
| My big sister. | Ablam. | Glee-1 | 2009 | |
| You know how much I worshipped her? | Ona ne kadar tapardım biliyor musun? | Glee-1 | 2009 | |
| And while I was still very young, | Ve hâlâ çok gençken,... | Glee-1 | 2009 | |
| I noticed that other people didn't feel the way I did. | ...diğer insanların benim gibi düşünmediklerini fark ettim. ...başka insanların benim gibi düşünmediğini fark ettim. | Glee-1 | 2009 |