Search
English Turkish Sentence Translations Page 19284
| English | Turkish | Film Name | Film Year | |
| What do you want to talk about? | Hangi konuda konuşmak istiyorsun? | Fighting-1 | 2009 | |
| Isn't there something you should be telling me? | Bana söylemen gereken bir şey yok mu? | Fighting-1 | 2009 | |
| What are you talking about, Harvey? | Neyden bahsediyorsun, Harvey? | Fighting-1 | 2009 | |
| You're gonna make me say it? | Bana bunu söyletecek misin? | Fighting-1 | 2009 | |
| Why didn't you tell me that you were sleeping with him? | Onunla yattığını bana neden söylemedin? | Fighting-1 | 2009 | |
| Why couldn't you tell me that? | Neden söyleyemedin? | Fighting-1 | 2009 | |
| 'Cause I don't have to tell you everything. That's why. | Çünkü sana her şeyi söylemek zorunda değilim. İşte bu yüzden. | Fighting-1 | 2009 | |
| Now you want him paying your bills? | Şimdi ondan, senin faturalarını ödemesini mi istiyorsun? | Fighting-1 | 2009 | |
| I did not ask him to pay my bills. | Ondan, faturalarımı ödemesini istemedim. | Fighting-1 | 2009 | |
| You're bringing him around your daughter, you like him like that? | Onu kızının yanına getiriyorsun, ondan hoşlanıyor musun? | Fighting-1 | 2009 | |
| What, you think he's better than me, right? | Benden daha iyi biri olduğunu düşünüyorsun, değil mi? | Fighting-1 | 2009 | |
| No. That's... | Hayır. Bu... | Fighting-1 | 2009 | |
| You think you're better than me, | Benden daha iyi olduğunu biliyorsun, | Fighting-1 | 2009 | |
| that's why you fill his head with all this garbage. | bu yüzden onun beynini bu çöplerle dolduruyorsun. | Fighting-1 | 2009 | |
| About riding off into the sunset, | Günbatımına gezinti yapmak, | Fighting-1 | 2009 | |
| like this is a movie or something, huh? | film falan mı bu, ha? | Fighting-1 | 2009 | |
| No, no, come here I'm talking to you. Don't touch me. | Hayır, hayır, gel buraya, sana diyorum. Dokunma bana. | Fighting-1 | 2009 | |
| Don't touch me. Stop it. | Dokunma bana. Kes şunu. | Fighting-1 | 2009 | |
| If he decides to up and leave you tomorrow, | yarın kalkıp seni terk etmeye karar verse, | Fighting-1 | 2009 | |
| you think you're part of his plans? | onun planlarının bir parçası mı olduğunu düşüneceksin? | Fighting-1 | 2009 | |
| You think your daughter is? | Kızın da öyle mi olacak? | Fighting-1 | 2009 | |
| Maybe. What about your grandmother? | Belki. Peki ya büyükannen? | Fighting-1 | 2009 | |
| You're always so paranoid. | Her zaman paranoyaksın. | Fighting-1 | 2009 | |
| Yeah, that's what I am, I'm paranoid. I'm paranoid. | Evet, ben buyum, Paranoyağım. Paranoyağım. | Fighting-1 | 2009 | |
| You still believe in fairy tales. | Peri masallarına hala inanıyorsun. | Fighting-1 | 2009 | |
| But you think I'm paranoid, okay. | Ama paranoyak olduğumu düşünüyorsun, pekala. | Fighting-1 | 2009 | |
| Does he know how we met? | Bizim nasıl tanıştığımızı biliyor mu? | Fighting-1 | 2009 | |
| You in the back seat, sleeping in your car, | Arka koltuktaydın, arabanda uyuyordun, | Fighting-1 | 2009 | |
| with your daughter in the front seat? | ön koltukta da kızın uyuyordu. | Fighting-1 | 2009 | |
| Is that something to be paranoid about? | Bu paranoyak olmak mı? | Fighting-1 | 2009 | |
| You think that little thing right here between your legs | Bacaklarının arasındaki şu küçük şeyin, | Fighting-1 | 2009 | |
| is gonna make everything okay, don't you? | her şeyi halledeceğini sanıyorsun, değil mi? | Fighting-1 | 2009 | |
| It isn't. | Öyle değil. | Fighting-1 | 2009 | |
| You use that on him. | Bunu onun üzerinde kullanırsın. | Fighting-1 | 2009 | |
| Don't put no more garbage in his head. | Onun aklına pislik sokma artık. | Fighting-1 | 2009 | |
| Yo, check this out, yo. | Hey, şuna bakın. | Fighting-1 | 2009 | |
| Check what out, this dirty ass crib you got? | Neye bakalım, ortalığı bok götüren evine mi? | Fighting-1 | 2009 | |
| There are bare wires laying around, man. | Etrafta çıplak kablolar var, adamım. | Fighting-1 | 2009 | |
| Clean this shit up. | Temizle şu pisliği. | Fighting-1 | 2009 | |
| When was the last time you cleaned this shit? | Bu boku en son ne zaman temizledin? | Fighting-1 | 2009 | |
| Shut up, bro, I'm about to kick you out. | Kapa çeneni kardeşim, Seni kapı dışarı atacağım yoksa. | Fighting-1 | 2009 | |
| Evan Hailey KO's Richards. It's your man from the club. | Evan Hailey'in Richards'ı nakavt etmesi. Kulüpteki adamın. | Fighting-1 | 2009 | |
| This dude's corny. | Bu adamın modası geçmiş. | Fighting-1 | 2009 | |
| No, check it. A dude like this man, you got to take serious, man. | Hayır, şuna bak. Böyle bir adamı ciddiye almalısın. | Fighting-1 | 2009 | |
| Yeah, look how he punches. | Evet, baksana nasıl yumruk atıyor. | Fighting-1 | 2009 | |
| He look like he's punching like a girl, but those punches hurt, man. | Kıza vurur gibi, ama bu yumruklar acıtıyor, adamım. | Fighting-1 | 2009 | |
| It's your man, Shawn. Who is that? | Senin eleman, Shawn. Kim bu? | Fighting-1 | 2009 | |
| That's that dude from the club, bro. | Kulüpteki adam, kardeşim. | Fighting-1 | 2009 | |
| No, man, he's the real deal. Yo, Shawn, no disrespect, man, | Hayır, bu tam da çam kerestesi. Hey, Shawn, saygısızlık olmasın ama, | Fighting-1 | 2009 | |
| he's fighting for real money in real venues. | bu adam gerçek yerlerde gerçek para için dövüşür. | Fighting-1 | 2009 | |
| Shawn over here bullshitting with us. | Shawn orada saçmalıyor. | Fighting-1 | 2009 | |
| Look at you, Harvey. | Kendine bir bak, Harvey. | Fighting-1 | 2009 | |
| You know, you've been doing that for some time now. | Bunu bir süredir yapıyorsun. | Fighting-1 | 2009 | |
| It's called bi polar or manic depressive. | Buna çift kutup veya manyak bunaltıcı denir. | Fighting-1 | 2009 | |
| Harvey, come in. Come in, sit down. Come in. | Harvey, girsene. Gel otur. Gel. | Fighting-1 | 2009 | |
| We were just talking about you. Come in, come in. | Biz de senden bahsediyorduk. Gelsene, gir içeri. | Fighting-1 | 2009 | |
| Special occasion, you got the suit broke out. | Özel ortam, takımını çıkarmalısın. | Fighting-1 | 2009 | |
| Nice suit. | Güzel takım. | Fighting-1 | 2009 | |
| Jacket, at least. | Ceketini en azından. | Fighting-1 | 2009 | |
| CHRISTOPHER: That's nice. | Güzelmiş. | Fighting-1 | 2009 | |
| Beautiful, you're looking good. | Güzel, iyi görünüyorsun. | Fighting-1 | 2009 | |
| MARTINEZ: Not bad, Harvey. | Fena değil, Harvey. | Fighting-1 | 2009 | |
| Listen, I didn't come here, you know, | Dinleyin, buraya, | Fighting-1 | 2009 | |
| to take up a whole lot of your time. | bütün zamanınızı almak için gelmedim. | Fighting-1 | 2009 | |
| I'm just here to tell you | Shawn için bir şeyiniz | Fighting-1 | 2009 | |
| that if you've got something for Shawn... | olup olmadığını öğrenmek için buradayım. | Fighting-1 | 2009 | |
| Look at little Harvey, he's like a little kid. | Harvey'e bak sen, küçük bir çocuk gibi. | Fighting-1 | 2009 | |
| He's very excited, like he has a secret to share with us. | Çok heyecanlı, sanki bizimle paylaşacak bir sırrı var gibi. | Fighting-1 | 2009 | |
| What's the secret, Harvey? | Sır nedir, Harvey? | Fighting-1 | 2009 | |
| I'm just saying, if you... | Ben sadece, sizde... | Fighting-1 | 2009 | |
| If you got something for us, we're ready to go, you know. | Bizim için bir şeyiniz varsa, başlamaya hazırız. | Fighting-1 | 2009 | |
| He's the biggest draw in this town, | Kasabadaki en çekici kişidir, | Fighting-1 | 2009 | |
| and if you're ready for something, we're ready for it. | bir şeye hazırsanız, biz de hazırız. | Fighting-1 | 2009 | |
| It must be very hard for you to come in here and grovel | Buraya gelip herkesin önünde ayaklarımıza kapanman | Fighting-1 | 2009 | |
| in front of all of us here. Especially Martinez. | senin için zor olmalı. Özellikle de Martinez'in önünde. | Fighting-1 | 2009 | |
| You know, Jack, I don't have to stay here and take this from you. | Jack, burada kalıp senden bunu almak zorunda değilim. | Fighting-1 | 2009 | |
| Guess what, Harvey? | Biliyor musun, Harvey? | Fighting-1 | 2009 | |
| We were talking about you and we said that | Senden bahsediyorduk ve dedik ki | Fighting-1 | 2009 | |
| maybe we should put your man in one of our fights. | belki de senin adamını, bizim dövüşlerden birine koymalıyız. | Fighting-1 | 2009 | |
| A big fight. $100,000 to the winner, Harvey. | Büyük bir dövüş. Kazanana 100,000 dolar, Harvey. | Fighting-1 | 2009 | |
| MARTINEZ: Harvey's excited, huh, Harvey? | Harvey heyecanlandı, ha, Harvey? | Fighting-1 | 2009 | |
| You excited, Harvey? | Heyecanlandın mı, Harvey? | Fighting-1 | 2009 | |
| $100,000. | 100,000 dolar. | Fighting-1 | 2009 | |
| Evan Hailey's going to rock your boy's world. | Evan Hailey, senin adamın dünyasını başına yıkacak. | Fighting-1 | 2009 | |
| Time out. He couldn't wait to tell you that one. | Mola. Bunu sana söylemeden duramaz. | Fighting-1 | 2009 | |
| See, this is the way it's going to be. | Görürsün, böyle olacak. | Fighting-1 | 2009 | |
| Evan Hailey versus Shawn MacArthur. | Evan Hailey, Shawn MacArthur'a karşı. | Fighting-1 | 2009 | |
| And we're going to play up this whole thing | Ve aynı okula nasıl gittikleri, | Fighting-1 | 2009 | |
| about how they went to the same school, | yani eğitim rekabeti konusunda | Fighting-1 | 2009 | |
| you know, the education rivalry. | elimizden gelenin en iyisini yapacağız. | Fighting-1 | 2009 | |
| Rivalry for education. | Eğitim rekabeti. | Fighting-1 | 2009 | |
| Okay. I know. | Pekala. | Fighting-1 | 2009 | |
| As soon as we get the word out, | İstediğimiz şeyi duyar duymaz, | Fighting-1 | 2009 | |
| the phone's just going to ring off the hook. | telefon çalacak. | Fighting-1 | 2009 | |
| We'll let both of you know. | İkinize de haber veririz. | Fighting-1 | 2009 | |
| Harvey, you sure you're ready for this, Harvey? | Harvey, buna hazır olduğuna emin misin, Harvey? | Fighting-1 | 2009 | |
| Can't help but keep calling my name, huh? | Tahammül edemiyorum ama ismimi söylemeye devam ediyorsun, ha? | Fighting-1 | 2009 | |
| I don't know, Harvey, maybe I'm stupid, you know? | Bilmiyorum, Harvey, belki de aptalımdır. | Fighting-1 | 2009 | |
| But I'm not stupid enough to think that Shawn's going to win this. | Ama Shawn'ın bunu kazanacağını sanacak kadar aptal değilim. | Fighting-1 | 2009 | |
| That's stupid, Harvey. Yeah, really. | Bu aptalca, Harvey. Gerçekten mi? | Fighting-1 | 2009 |