Search
English Turkish Sentence Translations Page 172538
English | Turkish | Film Name | Film Year | |
This is like Sixteen Candles. | Sixteen Candles çalıyor galiba. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
l'd love to take you out sometime. | Bir ara seni dışarı götürmek isterim. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
Really? Well, that's nice. l mean.... | Gerçekten mi? Şey, bu çok güzel. demek istediğim... | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
Give me your card, l'll call you sometime. | Bana kartını ver, seni bir ara ararım. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
You seem like a really nice person. | İyi birine benziyorsun. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
Work on the monkey. l'll work on the monkey. | Maymun üstünde çalış. Maymun üstünde çalışacağım. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
Hey, Donny. | Hey, Donny. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
Do you have a pen? You bet. | Kalemin var mı? Tabi ki. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
l'm a jerk and l wanted to apologize, because l didn't plan on calling you. | Salağın tekiyim ve özür dilemek istedim çünkü seni aramayı düşünmüyordum. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
l'll give you my number so that you can call me... | Beni arayabilmen için sana nıumaramı veriyorum. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
...because l found out something that was completely life changing: | ...çünkü hayatımı değiştirecek bir şey keşfettim. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
lt's okay to take a chance. | Bence şansı değerlendirmek lazım. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
Love is crazy and that's what love is, it's taking a chance. | Aşk delilik and ve aşkı aşk yapan da bu. Şansı değerlendirmektir. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
My girlfriend Courtney and l went on this crazy ride for a guy. | Kız arkadaşım Courtney'le herifin biri için çılgın bir yolculuğa çıktık. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
l went across the state, practically, to find this guy that l don't even know. | Eyaletin yarısını dolaştım hemen hemen, hiç tanımadığım bir adamı bulmak için. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
l don't even know you, but here l am, having this conversation with you. | Seni bile tanımıyorum, ama işte burdayım. Seninle bu konuşmayı yapıyorum. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
And l know that if l just take a chance with you, maybe, l don't know | Ve biliyorumki seninle şansımı denersem, bilemiyorum, belki | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
What's a guy got to do to get laid? | Bir adamın bir kadınla yatması için napması gerekiyor? | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
Chris? Yeah? | Chris? Evet? | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
What am l going to do? | Ne yapıcam? | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
l think you can handle this one on your own. | Sanırım bununla kendin başa çıkabilirsin. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
lt's all good, girl. | Herşey yolunda, tatlı kız. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
Figure this one out. Figure it out. Okay. | Bu sefer hallet. Hallet. Tamam. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
l came here to apologize to you. For what? | Senden özür dilemek için geldim. Ne için? | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
For not telling you l was getting married. | Evleneceğimi anlatmadığım için. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
l should have told you that and l didn't. l'm sorry. | Anlatmalıydım ve yapmadım. Üzgünüm. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
You're the guy that needs the last fling before your wedding. | Düğünden önce son bir eğlanceye ihtiyacı olan bir adamsın. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
No. l'm not that guy. | Hayır. Öyle biri değilim. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
You spilled my drink and l let you buy me a beer. That was all there was to it. | İçkimi döktün ve ben de bir bira ısmarlamana izin verdim. Hepsi buydu. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
We had fun, we talked and that was it. | Eğlendik, muhabbet ettik o kadar. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
l didn't get married. | Evlenmedim. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
What do you mean? Judy and l, we called it off. | Nası yani? Judy ve ben, iptal ettik. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
l hope my.... That thing that happened didn't have anything to do with it. | Umarım.... Olanların bir alakası yoktur umarım. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
No, it had nothing to do with that. | Hayır, onunla hiçbir ilgisi yok. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
We realized we were doing the wrong thing. Two people should be in love. | Yanlış birşey yaptığımızı farkettik. İki insan birbirini sevmeli. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
But Judy is happy. She's scuba diving in Bali. | Ama Judy mutlu. Bali'ye dalmaya gitti. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
She really liked you, too. Why were you at my wedding? | Seni de çok sevmiş. Neden düğünümdeydin? | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
lt was just one of those spontaneous things my girlfriend and l do. | Kız arkadaşım ve benim yaptığımız sıradışı şeylerden biriydi sadece. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
lt was just, really.... | Gerçekten sadece.... | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
lt just got screwed up. | Herşeyi berbat ettim. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
l came here tonight because l wanted to see you. | Bu gece buraya geldim çünkü seni görmek istiyordum. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
l thought that maybe.... | Düşündüm de belki.... | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
Well, that night that we met... | Şey, tanıştığımız o gece... | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
...l thought there was something, some feeling l had about us. | ...ikimiz hakkında bazı şeyler hissetim. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
l thought that maybe you might feel that way, too. | Ve senin de böyle hissedebileceğini düşündüm. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
ls this a mutual thing? This is not a mutual thing at all. | Karşılıklı birşey mi bu? Aslında karşılıklı bir şey değil. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
This is a very stupid thing. l'm stupid. | Bu çok aptalca. Salağım. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
l should go. l really apologize for wasting your time. | Gitsem iyi olur. Vaktini boşa harcadığım için üzgünüm. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
And l'll go jump off the Golden Gate Bridge now. | Ve şimdi gidip Golden Gate köprüsünden atlıycam. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
Thanks. See you. l'm stupid. That's right. | Sağol. Görüşmek üzere. Aptalım. Bu doğru. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
ln fact, that's exactly what l wanted to do. | Aslında bu tamamen yağmak istediğim şeydi. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
Yes. Gosh, it's going so well. | Evet. Tanrım, o kadar iyi gidiyordu ki. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
l'm not going to be afraid. | Korkmayacağım. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
Shit. Peter, wait! | Kahretsin. Peter, bekle! | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
l don't think l handled that too | O kadar iyi idare ettiğimi düşünmüyorum. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
l didn't handle it at all. l'm so sorry. | Aslında ben durumu hiç idare edemedim. Çok üzgünüm. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
l wanted to find you so that l could tell you... | Seni bulmak istiyordum çünkü sana... | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
...that l did come to your wedding because l wanted to see you again... | ...düğüne seni görmek için geldiğimi söylemek istiyordum. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
...because the feeling is mutual, and you better be a really good kisser. | ...çünkü hissedilenler karşılıklı ve çok güzel öpüşüyor olsan iyi edersin. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
That was weak. | Bu biraz zayıftı. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
Weak? Yeah. | Zayıf mı? Evet. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
lt's okay. You can try again. | Önemli değil.Bir daha deneyebilirsin. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
You were so much better in my dream. | Rüyamda çok daha iyiydin. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
l thought this was mutual. Oh, my God. | Karşılıklı olduğunu düşünüyordum. Aman Tanrım. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
l'm serious. l'll call you, okay? | Gerçekten.Seni arıycam tamam mı? | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
Thanks for the flowers. Nice touch. | Çiçekler için sağol. İnce bir düşünce. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
l'm out of practice! l just woke up! | Hey pratiğim yoktu! Yeni uyandım! | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
Christina Walters. Yep. l know her. | Christina Walters. Evet. Onu tanıyorum. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
Bitch. Made my life a living hell. | Orospu. Hayatımı cehenneme çevirdi. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
She tries to pawn me off on her friend. She calls me a dick. | Beni arkadaşına ayarlamaya çalışıyordu. Bana ahmak dedi. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
She hunts me down like a dog at my own wedding. | Beni kendi düğünümde köpek gibi rezil etti. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
Then, when l try to apologize, she's like: | Sonra neden özür dilemeye çalışıyorum ki? O zaten : | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
''l don't know you. You're one of hundreds. l have no feelings for you....'' | ''Seni tanımıyorum. Seni yüzlercesinden birisin. Senin için hiçbir şey hissetmiyorum...'' | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
ls that how l sound? | Sesim öylemi ki? | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
The movie is starting. Let's go! | Film başlıyor hadi gidelim! | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
Fuck Grandma. | Büyükanneyi s_kiym. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
Save yourself a buck. | Paran cebinde kalsın. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
A girl that you lick. Really? | Yaladığın bir kız. Çerçekten mi? | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
That you lick. A girl that l lick? | Yaladığın... Yaladığım bir kız? | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
You're watching the credits? | Filmi yapanları mi okuyor sunuz? | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
Chicks freak on this guy. You owe me thirty.... | Kadınlar bu herife bayılıyor. Bana otuz....tanrım. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
Copy that. | Anlaşıldı tamam. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
l think there's always time for a movie montage. | Bence bir film montajı için her zaman vakit vardır. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
l hope you like how sexy l am. | Umarım seski olmamı seviyorsundur. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
Okay. l'm not going to be afraid. | Okey. Korkak olmayacağım. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
l'm not. | Olmayacağım. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
lt's a very bad rumor. lt's a rumor. l'm serious. | Çok kötü bir söylenti. Bir söylenti bu. Ciddiyim. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
You really got my ass. lt's good. | Kıçımı iyice kavradın. Üzgünüm. Yo bu iyi. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
l look beautiful. You look amazing. | Güzel görünüyorum. Şaşırtıcı görünüyorsun. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
l look beautiful. Thank you. You do. Amazing. | Güzel görünüyorum. Sağol. Öylesin. Şaşırtıcı. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
We can sit here like this all night. | Bütütn gece böyle oturabiliriz. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
l'm not bah jiggity. You are so bah jiggity. | Ben pimpirikli değilim. Öyle pimpiriklisin ki. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
lt's Jesus. Look, it's Jesus. | İsa. Bak, isa bu. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
l guess a blowjob is out of the question? | Sanırım saksoyu sormak aptallık olur? | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
That is the sweetest thing. | Bu en tatlısıydı. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
'Bye! | 'Bye! | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
Well, that was fun. | Güzel, bu eğlenceliydi. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
lt's over. Bye bye, go home. You can leave. | Bitti. Bye bye, evinize gidin. Gidebilirsiniz. Subtitles written by C lim. Bitti. Bye bye, evinize gidin. Gidebilirsiniz. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
Where've you been keeping yourself? Here and there. Here and there. | Nerelerde saklanıyordun? Sağda solda. Sağda solda. | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |
So it's not because our service is bad, huh? | Hizmetlerimizi beğenmediğinden değil yani? | The Swimmer-1 | 1968 | ![]() |