Search
English Turkish Sentence Translations Page 158591
| English | Turkish | Film Name | Film Year | |
| I don't know why not. Wait a minute. | Nedenini bilmiyorum. Dur biraz. | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| I�d like to Volunteer. I�ll take you right over here. | Gönüllü olarak çalışmak istiyorum. Seni şuraya götüreyim. | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| I�d rather Volunteer to her, if you don't mind. | Sakıncası yoksa, onun gönüllüsü olmak isterim. | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| Because you are the most beautiful woman I have ever seen. | Çünkü sen, şimdiye kadar gördüğüm en güzel kadınsın. | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| I don't know what his policies are, but I�m sure he'll make a good one. | Onun politikasını bilmiyorum ama eminim iyidir. | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| Do you want to canvass? Yeah, I�ll canvass. | Araştırma grubunda çalışır mısın? Olur, çalışırım. | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| I don't really know his stand on welfare, but I�m sure it's a good stand. | Pek iyi bilmiyorum ama eminim, iyidir. | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| ...so I�m sure the gentlemen will sign you up over there. | ...şuraya gidersen, oradaki beyler seni kaydeder. | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| The thing is, I drive a taxi at night, so it's kind of hard for me... | Ben gece taksicilik yaptığım için... | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| Why? I�ll tell you why. | Neden mi? Nedenini söyleyeyim. | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| I think you're a lonely person. | Bence sen yalnızsın. | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| I drive by a lot, and I see you here. | Buradan çok geçerim ve seni görürüm. | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| I see a lot of people around you... | Etrafında çok insan olur... | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| ...and I see these phones and all this stuff on your desk... | ...masanın üstünde bu telefonları ve ıvır zıvırları görürüm... | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| And when I came inside and met you... | Ve içeri girip, seninle tanıştığımda... | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| ...I saw in your eyes and how you carried yourself... | ...gözlerinde, mutsuzluğuna nasıl... | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| And I think you need something. | Bence birşeye ihtiyaçın var. | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| If you wanna call it a friend, you can call it that. | Buna, arkadaş da diyebilirsin. | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| It�s a little hard standing here and asking you, so.... | Burada durup, bunu sormak pek kolay değil... | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| I�m there to protect you. | Ben seni korurum. | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| I have a break at 4:00. If you're here... | Arayı saat 4.00'te vereceğim. Burada olursan | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| I�ll be here. I�m sure you will. | Burada olacağım. Eminim, olursun. | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| All right. Four p. m. Right. | Tamam. Dörtte. Tamam. | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| I appreciate this, Betsy. | Çok sevindim, Betsy. | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| May 26th, four o'clock p. m. | {y:i}26 Mayıs, öğleden sonra, dört. | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| 15,000 Volunteers in New York alone isn't bad. | Sadece NY'da 15.000 gönüllü, fena değil. | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| Yeah, I know what you mean. I got the same problems. | Ne demek istediğini anladım. Aynı sorunlar bende de var. | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| I gotta get organized. Little things, like my apartment, my possessions. | Düzene sokmalıyım. Evimi, eşyalarımı, küçük şeyler. | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| I should get a sign: "One of these days, I�ll get organiz ized. " | Bir panoya: "Şu günlerde düzenleyeyeceğim" diye yazacağım. | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| Organiz ized. It�s a joke. | Düzenleyeyeceğim. Şaka. | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| O R G A N E Z I E Z D. | D Ü Z E N L E Y E Y E C E Ğ İ M. | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| You mean "organiz ized. " Like those signs in offices that say, "Think. " | " Düzenleye yeceğim", demek istiyorsun. Şu bürolarda yazan, " Düşüm", gibi. | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| We�ve got some good people. Palantine's got a good chance. | Çalışanlar, iyi insanlar. Palantine'in şansı iyi. | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| I�d say he has quite a few problems. | Bence epey sorunu var. | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| When I walked in and I saw you two sitting there... | İçeri girip de ikinizi beraber oturur... | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| ...I could just tell that there was no connection... | ...görünce aranızda bir ilişki falan olmadığını... | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| And when I walked in, there was something between us. | Oysa, içeri girdiğimde ikimizin arasında birşey vardı. | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| Otherwise, I never would�ve had the right to talk to you. | Aksi halde seninle konuşma hakkım olmazdı. | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| I never would�ve had the courage to talk to you. | Asla cesaretimi toplayamazdım. | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| And with him, I felt there was nothing. | Oysa onunla hiçbir şey yoktu. | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| When I walked in, I knew I was right. Did you feel that way? | İçeri girerken, haklı olduğumu anladım. Ya sen, hissettin mi? | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| I wouldn't be here if I didn't. | Hissetmeseydim, burada olmazdım. | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| That fellow, I don't like him. | Şu arkadaş var ya, onu sevmedim. | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| Not that I don't like him, I just think he's silly. | Sevimsiz bulduğumdan değil, sadece bana aptal geliyor. | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| I don't think he respects you. | Sana saygı duyduğunu sanmıyorum. | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| I don't believe I�ve ever met anyone quite like you. | Daha önce senin gibi biriyle tanışmamıştım. | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| I have to go back to work now. I don't mean now. Another time? | İşe geri dönmem lazım. Şimdi, demiyorum. Başka zaman? | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| ...partly truth, partly fiction, a walking contradiction. " | ...yarı gerçek, yarı kurgu, ayaklı bir aykırıdır." | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| Who else would I be talking about? | Başka kimden bahsediyor olabilirim? | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| I�m no pusher. I�ve never pushed. | Saldırgan değilim. Hiçbir şeye saldırmadım. | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| Listen, I think we should�ve waited for the limo. | Bence arabamızı beklemeliydik. | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| I don't mind the cab, but I mind... | Taksi olsun da, tek... | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| Yes, I am. | Evet, oyum. | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| I tell everybody that comes in this taxi that they have to Vote for you. | Bu taksiye binen herkese, oyunu size atmasını söylüyorum. | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| I�m sure you'll win. Everybody I know will Vote for you. | Kazanacağınızdan eminim. Tanıdığım herkes size oy verecek. | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| I was gonna put your sticker in my taxi... | Taksime sizin çıkartmanızı yapıştıracaktım... | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| Let me tell you, I have learned more about America... | Ben, Amerika ile ilgili bilgileri limuzinlerde... | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| Can I ask you something, Travis? Sure. | Birşey sorabilir miyim, Travis? Tabii. | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| Well, I don't know. I don't follow political issues that closely, sir. | Bilmem. Politikayı o kadar yakından takip etmem, efendim. | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| ...because it's like an open sewer. It�s full of filth and scum. | Burası açık lağım gibi. Pislik, rezillik akıyor. | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| Sometimes I can hardly take it. | Bazen zor dayanıyorum. Taksi olsun da tek... | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| Sometimes I go out and I smell it. I get headaches, it's so bad. | Bazen dışarı çıkar, koklarım. Başımı ağrıtır, o derece kötüdür. | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| I think that the President should just... | Bence, Başkanın pisliği... | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| I think I know what you mean, Travis. | Sanırım, seni anladım Travis. | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| You're a good man. I know you're gonna win. | İyi bir adamsınız. Kazanacağınızı biliyorum. | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| Thank you, I think. | Teşekkür ederim, sanırım. | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| What else am I gonna do with my money? | Paramı başka nasıl harcayayım? | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| I wish you'd have listened to this. | Bunu dinlemeni isterdim. | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| I would have, except my record player doesn't work now. | Dinlerdim ama pikabım bozuk. | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| How do you stand it? I can't live without music. | Nasıl dayanıyorsun? Ben müziksiz yaşayamam. | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| I don't follow music too much, but I would really like to. | Müziği, pek takip edemiyorum, ama isterdim, doğrusu. | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| Then you haven�t played this record yet. | Demek ki, bu plağı daha dinlemedin. | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| But I was thinking maybe we could listen to it on your record player. | Hayır, ama belki senin pikabında dinleyebiliriz. | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| Yeah, I see them all the time. | Evet, onları hep görürüm. | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| Why? I don't know why I came in here. | Neden? Buraya neden geldim bilmiyorum. | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| I don't like these movies. Well, I mean... | Bu filimlerden hoşlanmam. Şey, ben | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| I didn't know you'd feel that way about this movie. | Bu filimler hakkında böyle düşündüğünü bilmiyordum. | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| If I had... Are these the only movies you go to? | Keşke Hep bu tip filimlere mi gidersin? | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| Yeah, I mean I come and... This is not so bad. | Evet, gelirim ve O kadar da kötü değildir. | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| Taking me here is as exciting to me as saying, " Let's fuck. " | Beni buraya getirmen, bana " hadi düzüşelim", demekten farksız. | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| There are other movies I can take you to. | Seni başka filimlere de götürebilirim. | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| I don't know much about them, but I can take you other places. | Konularını bilmiyorum ama istersen başka yerlere gideriz. | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| Wait a second. I have to go. | Bekle bir saniye. Gitmeliyim. | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| I�ve got to go now. | Gitmem gerekiyor. | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| Wait a second, I want to talk. But I have to go. | Dur biraz, konuşmak istiyorum. Ama gitmeliyim. | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| Can I talk to you at least? Won't you at least to talk to me? | En azından konuşabilir miyim? En azından benimle konuşmaz mısın? | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| I�ve already got it. But, please. | Bende zaten var. Lütfen. | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| I bought it for you, Betsy. Okay, now I�ve got two. Let's go. | Bunu sana aldım, Betsy. Peki, şimdi iki tane oldu. Gidelim. | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| Jesus Christ, I got a taxi. | Tanrım, benim taksim var. | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| Listen, I�m sorry about the other night. | Geçen akşam için çok özür dilerim. | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| I didn't know that was the way you felt about it. | Senin öyle düşündüğünü bilmiyordum. | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| Well, I didn't know. If I... I�d have taken you somewhere else. | Bilmiyordum. Keşke Seni başka bir yere götürseydim. Biraz rahat bırakın. | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| It can happen. Yeah. | Olabilir, evet. | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| You�ve been working hard, huh? | Çok sıkı çalışıyorsun, değil mi? | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| I could come by the headquarters or something, and we could.... | Sizin merkeze ya da başka bir yere gelebilirim... | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| You didn't get them? But I sent some flowers. | Almadın mı? Ama sana çiçek göndermiştim. | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| Can I call you again? | Tekrar arayabilir miyim? | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| No, I�m gonna... Okay, yeah, sure. | Hayır, ben Tamam, evet, tabii. | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| ...feel. | {y:i}... lıdır. | Taxi Driver-4 | 1976 | |
| You think I don't know you're here? | Burada olduğunu bilmiyorum, öyle mi? | Taxi Driver-4 | 1976 |