Search
English Turkish Sentence Translations Page 158578
| English | Turkish | Film Name | Film Year | |
| It took you awhile. | Biraz zaman geçirelim. Biraz uzun sürmedi mi? | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Gibert and his orchestra. | Gibert ve orkestrasi. Gibert ve orkestrası. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Boss, should I check if the front gate isn't open? | Patron ön kagi açik mi diye kontrol edeyim mi? Patron, ön kapı açık mı diye kontrol edeyim mi? | Taxi 4-1 | 2007 | |
| You might as well use the door bell. | Kapiti çalsan daha iyi olur. İstersen bir de zili çal. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| The success of an operation hinges on the element of surprise. | Bir operasyonun en hassas noktasi sürprizlerle dolu olmasidir. Bir operasyonun başarısı, onun gizliliğine bağlıdır. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| And thanks to this catapult system we will jump over the fence! | Ve bizi içeriye atacak bu mancinik sistemi için tesekkür ederim. Ve şükürler olsun ki bizi duvarın üstünden aşıracak bir mancınık sistemimiz var. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| That was the Swedish corkscrew. | Bu da İsviçre burgusuydu. Bu da isveç burgusu. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| /Go on. | Devam et. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Break his neck. | Boynunu kir. KIr boynunu. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Finish him. | Bitir isini. Bitir onu. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| I have a knife on my right thigh. | Belimde bir biçak var. Sağ kalçamda bir bıçak var. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Take me as a hostage. What? | Beni rehine al. Ne? Beni rehin al. Ne? | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Turn around and take me. | Arkani dön ve tut beni. Arkama geç ve beni al. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| In front of everyone? | Herkesin önünde mi? Herkesin gözü önünde mi? | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Take me as a hostage, you idiot. | Beni esir al, seni salak. Beni rehin al, seni aptal. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| He's holding a knife on my throat. | Bogazima biçak tutuyor. Boğazıma bıçak dayadı. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Where did he get the knife? | Biçagi nereden buldu? Bıçağı nereden buldu? | Taxi 4-1 | 2007 | |
| I did a whole body search and found nothing. | Bütün vücudunu aramistim ama birsey bulamamistim. Onu tamamen aramıştım, birşey yoktu. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| If you move, I'll slit her throat. | Eger hareket ederseniz, bogazini keserim. Kımıldarsanız, boğazını keserim. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Nobody move. | Kimse kipirdamasin. Kimse kımıldamasın. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Don't worry, dear. I'll deal with this. | Merak etme tatlim. Bunu halledecegim. Korkma tatlım Halledeceğim. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| And you, little cop... | Ve sen küçük polis. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Tell me what you want, and you'll have it. | Ne istiyorsun, istedigini alacaksin. Ne istediğini söyle, herşeyi veririm. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Boss, are you sure this is safe without a warm up? | Patron, böyle firlatarak güvenli olacagina emin misin? Hiç ısınmadan mı yapacaksın, patron. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| I'm warm as the breeze, Alan. | Rüzgar gibi uçarim, Alan. Ben bu işte ustayım, Alan. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| I took part in a trampoline competition back in 71. | Tramplen yarismasinda yer aldigim 71 yili aklima geldi. !971' de trambolin yarışmasına katılmıştım. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Exactly. 71 was a long time ago. | Tabii ki. 71 yili çok zaman önceydi. Doğru. Ama çok uzun zaman olmuş. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Jumping on a trampoline is like riding a bike. | Tramplenle atlamak bisiklet sürmek gibidir. Trambolinle zıplamak, bisiklete binmek gibidir. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| You never forget it. Send the first group. | Bunu sakin unutma. Birinci grubu yollayin. Hiç unutmazsın. İlk grubu gönder. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Betrayed by technology... | Teknolojinin ihaneti... | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Alan, go to the truck and find the problem. | Alan, kamyona git ve sorunu bul. Alan, kamyona gidip sorunu çöz. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| I'm on it, boss. | Hallediyorum, patron. Bakıyorum, patron. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| What's your number, boss? | Sizinkinin numarasi kaç, patron? Numaranız kaç, patron? | Taxi 4-1 | 2007 | |
| I have no idea. I'm in last place. | Hiçbir fikrim yok. Ben en son yerdeyim. Bilmiyorum. Son sıradayım işte. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Probably a burned out fuse. Find it. | Büyük ihtimal sigortasi yanmis. Bul sunu. Muhtemelen bir sigorta yanmıştır. Bul şunu. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| With his weight, I'm not surprised it doesn't work. | Bu kiloyla onun çalismamasi benim için sürpriz degil. Üzerinde bu kadar ağırlık var. Bozulmasına şaşırmadım. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| OVERLOAD | ASIRI YüÜKLENME. AŞIRI YÜKLENME | Taxi 4-1 | 2007 | |
| I found the problem, boss. | Problemi buldum, patron. Sorunu çözdüm patron. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| We have company. | Misafirimiz var. Gelenler var. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| What do we do, boss? | Ne yapalimi patron? N'apıyoruz, patron. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| We wage war! | Savasi baslatin. Savaş ilan ediyoruz. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| /You want to play? | Oynamak istiyor musun? Oyun mu istiyorsunuz? | Taxi 4-1 | 2007 | |
| /You want to catch me? | Beni yakalamak ister misin? Beni yakalamak mı istiyorsnuz? | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Then come and get me! | Öyleyle gelin ve yakalayin beni. O zaman gelin ve alın. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| I'm glad I stayed in my cab. | Taksi de oldugum için çok memnunum. Arabada kalmam iyi oldu galiba. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| I'm the no. 1 here, do you hear me? | Ben 1 numarayim duydunuz mu? Ben 1 numaralı suçluyum duydunuz mu? | Taxi 4-1 | 2007 | |
| And not only of Belgium, but of the whole world! | Ve sadece Belçika'da degil, tüm dünyada. Sadece Belçikada değil, tüm dünyada. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| And some French cops are not going to scare me! | Ve beni bazi Fransiz polisler korkutamaz. Bir kaç Fransız polisi beni korkutamaz. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| /Let's go! | Gidelim. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Come on! I'll show you! | Hadi! Gününüzü göreceksiniz. Hadi. Gününüzü göstereceğim. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Do you know what this Frenchie says? | Fransizlar ne der biliyor musun? Bu Fransız diyor ki.. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| He says you're making him mad! | Adami deli ediyorsun derler! Onu kızdırıyormuşsunuz. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| And this little Frenchie... | Ve bu küççük Fransizlar, Ve bu küçük Fransız.. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| is going to kick your ass. | Senin kiçina tekmeyi basacak. ..kıçlarınızı tekmeleyecekmiş. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| It won't take long. | Çok uzun sürmez. Fazla uzun sürmeyecek.. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Daniel, help us. | Daniel, yardim et. Daniel, yardım et. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| I'm not surprised he remembers me. | Beni hatirladigina hiç sasirmadim. Beni hatırlamasına şaşırmadım. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| And who's no. 1 now? | Peki simdi 1 numara kim? 1 numaralı kimmiş söyle bakalım.. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| This weapon is dangerous. I'll go get something bigger. | Bu silah çok tehlikeli. Biraz daha büyügünü alayimç Bu silah tehlikeli değilmiş. Daha büyük birşey gerekli. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Is he nuts? What's he doing? | Bu adam deli mi? Ne yapiyor? Kafayı mı yedi? Ne yapıyor bu? | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Guys, look what I found. | Çocuklar bakin ne buldum. Çocuklar, bakın ne buldum. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| I saw one of these in a movie. | Bunlardan birini filmlerde görmüstüm. Bunlardan birini bir filmde görmüştüm. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| /Ignition. | ATESLEME Ateşleme. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| This guy should be locked away. | Bu adam kafayi yemis olmali. Asıl bu adam içeri atılmalı. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| I'll clean up this house. It won't take long. | Evi temizleyecegim. Fazla uzun sürmez. Evi temizleyeceğim. Fazla uzun sürmez. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Help... | Yardim edin.. İmdat.. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| It looks better in yellow. | Sariyken daha iyi gözüküyor. Sarıyken daha güzel görünüyor. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| My love... | Askim... Aşkım.. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| When I think that I didn't recognize you | Seni düsünürken seni tanimadim, Seni tanıyamadığımda.. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| and that I almost hit you. | ve az kalsin sana vuruyordum. ya sana vursaydım.. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Don't worry. I would have defended myself. | Merak etme. Kendimi savunabilirim. Endişelenme.. Kendimi savunurdum. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Where should I drop you off, before matters get hot? | Olaylar iyice ateslenmeden sizi nerede indireyim? Ortalık daha fazla ısınmadan sizi nereye bırakayım. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| I won't congratulate you for that handling. | Yardimlarin için seni tebrik etmeyecegim. Seni beni yakaladığın için tebrik etmeyeceğim. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Neither will I. | Bende seni. Ben de seni. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| And I'm not the only one. | Ve ben yalniz degilim. Üstelik ben yanlız değilim. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Excuse me, who among you is the group leader? | Affedersiniz, aranizda grubum lideri kim? Pardon, lideriniz kim acaba? | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Excuse me. | Affedersiniz. İzin verin. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Right. | Dogru. Merhaba. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| May I ask what your rank is? | Rütbenizin ne oldugunu sorabilir miyim? Rütbenizi sorabilir miyim? | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Commandant. | Komutan. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| That's it? | O kadar mi? Bu kadar mı? | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Judging by your look, I thought you were a General. | Size bakinca General oldugunuzu sandim. Size bakınca general olduğunuzu düşündüm. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Surely someone doesn't like you and is putting a spanner in the works. | Tabii ki sizin gibi birisi böyle islerle ilgilenmemeli. Eminim ki sizi sevmeyen, işlerinize burnunu sokan birileri vardır. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| I can take care of that. | Bu isle ilgilenebilirim. Onların icabına bakabilirim. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| I know a few influential people. | Bazi nüfüzlü tanidiklarim var. Nüfuzlu birkaç adam tanıyorum. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| I buy weapons for them, so they owe me a favor, Commandant. | Onlar için silah aliyorum, tabii onlarda bana iyilik borçlu, Komutan. Onlar için silah alırım, yani bana iyilik borçludurlar. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Why not. | Neden olmasin. Neden olmasın? | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Shall we discuss this in the car? | Bu konuyu arabada konusabilir miyiz? Bunu arabada konuşabiliriz? | Taxi 4-1 | 2007 | |
| My pleasure, Commandant. | Büyük bir zevkle, Komutan. Memnuniyetle, Komutan. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Load him up! | Atin onu içeri! Yakalayın şunu. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| What are you doing? | Ne yapiyorsunuz? Ne yapıyorsunuz? | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Let go of me! | Birakin beni! Bırakın beni. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| You're making a mistake! Do you know who I am? | Hata yapiyorsunuz! Kim oldugumu biliyor musunuz? Hata yapıyorsunuz. Benim kim olduğumu biliyor musunuz? | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Let go of me! You're making a mistake! | Birakin beni! Hata yapiyorsunuz! Bırakın beni. Hata yapıyorsunuz? | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Young man, your behavior is an example for others. | Genç adam, senin davranisin digerlerine örnek olsun. Genç adam, seninki diğerlerine örnek olacak bir davranıştı. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Thank you, sir. | Tesekkür ederim, efendim. Sağolun. efendim. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| But Emilien deserves the merit. I only drove the taxi cab. | Ama Emillien övgüyü haketti. Ben sadece taksiyi kullaniyordum. Ama tebrikleri Emilien hakediyor. Ben sadece taksi sürüyordum. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Besides, the meter has been running since yesterday. | Ayrica, dünden beri taksimetre baya yazdi. Üstelik taksimetre dünden beri çalışıyor. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| There's something I don't get. | Anlamadigim birsey var. Anlamadığım birşey ver. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| You knew he was going to rob that bank? | Onun bankayi soyacagini biliyor muydunuz? Adamın o bankayı soyacağını biliyor muydunuz? | Taxi 4-1 | 2007 |