• en flag English
    • tr flag Turkish

Search

English Turkish Sentence Translations Page 158574

English Turkish Film Name Film Year Details
As a kid, you never played cops and robbers? Çocukken hiç hirsiz polis oynamadi mi? Çocukken hiç hırsız polis oynamadın mı? Taxi 4-1 2007 info-icon
I did. But I was always part of the other team. Oynadim. Ama her zaman diger takimin bir üyesi oldum. Oynadım. Ama hep hırsız olurdum. Taxi 4-1 2007 info-icon
Always. Her zaman. Hep. Taxi 4-1 2007 info-icon
So if you want my help tomorrow, I need to get some sleep. Pekala, eger yardimimi yarin sabah istiyorsan, gidip biraz uyumam lazim. Eğer yarın sana yardım etmemi istiyorsan, biraz uyumama izin ver. Taxi 4-1 2007 info-icon
Is that possible? Go ahead. Sleep. Bu mümkün mü? Tabii ki. Git uyu. Mümkün mü ? Tabi. Uyu. Taxi 4-1 2007 info-icon
I'll keep an eye on them. Ben onlari izleyecegim. Ben onları gözetleyeceğim. Taxi 4-1 2007 info-icon
Emilien! Emilien! Taxi 4-1 2007 info-icon
I'm sorry. I dozed off. Özür dilerim. Sekerleme yapiyordum. Üzgünüm Uyuya kalmışım. Taxi 4-1 2007 info-icon
We have coffee, hamburgers, cheeseburgers, cake. Kahvemiz, hamburgerimiz, peynirli sandiviçimiz, kekimiz, Kahvemiz, hamburgerimiz, çizburgerimiz, kekimiz ve.. Taxi 4-1 2007 info-icon
And yogurt. Ve yogurdumuz var. ayranımız var. Taxi 4-1 2007 info-icon
You had all this in the car? Bunlarin hepsi arabada mi vardi? Bunları arabada mı buldun? Taxi 4-1 2007 info-icon
I went out to buy it. Hayir gittim aldim. Almak için dışarı çıktım. Taxi 4-1 2007 info-icon
So the house wasn't being watched? Yani ev gözetlenmedi? Yani ev gözetlenmiyordu? Taxi 4-1 2007 info-icon
I was supposed to sleep, and you were supposed to watch the house. Ben uyuyacagimi sende evi gözetleyecegini saniyordum? Evi senin gözetlemen, benimse uyumam gerekiyordu. Taxi 4-1 2007 info-icon
But you snore so loud that I can't sleep. Ama felaket horluyordun, ve ben uyuyamadim. O kadar sesli horluyordun ki uyuyamadım. Taxi 4-1 2007 info-icon
So maybe they ran off. Belkide kaçtilar. Ya kaçtılarsa? Taxi 4-1 2007 info-icon
They didn't run off. Look. Hayir kaçmadilar. Baksana. Kaçmadılar. Bak Taxi 4-1 2007 info-icon
The car is parked in the same spot. Araba ayni yerde hala duruyor. Araba aynı yerinde duruyor. Taxi 4-1 2007 info-icon
Two guys drove up in a second car an hour ago. 2 adam ikinci arabayla 1 saay önce gitti. Bir saat önce iki kişi başka bir arabaya atlayıp gittiler. Taxi 4-1 2007 info-icon
Yeah? Why didn't you wake me up? Gerçekten mi? Neden beni uyandirmadin? Peki beni neden uyandırmadın? Taxi 4-1 2007 info-icon
When you're asleep that's when I get some rest. Sen uyudugunda bende biraz dinleniyordum. Sen uyurken biraz dinleneyim dedim. Taxi 4-1 2007 info-icon
In spite of the snoring. Horlamanin inadina. Ne kadar horlasan da.. Taxi 4-1 2007 info-icon
They're leaving. Gidiyorlar. Gidiyorlar.. Taxi 4-1 2007 info-icon
/There's your Belgian. İste senin Belçikali. Şu senin Belçikalı. Taxi 4-1 2007 info-icon
It's not him. Bu o degil. Bu o değil. Taxi 4-1 2007 info-icon
He didn't have a mustache and he was younger. Biyigi yoktu ve daha gençti. Onun bıyığı yoktu ve daha gençti. Taxi 4-1 2007 info-icon
Emilien, he disguised himself. Emilien, adam kendini gizliyor. Emilien, adam kılık değiştirmiş. Taxi 4-1 2007 info-icon
Look. That mustache is falling off. Bak. Biyigi düstü. Baksana. Bıyığı neredeyse düşecek. Taxi 4-1 2007 info-icon
/Yes... Evet... Evet.. Taxi 4-1 2007 info-icon
/Why would he dress up /as an old man when going out? Neden disari çikarken yasli bir adam gibi giyinmis? Dışarı çıkarken neden yaşlı bir adam gibi giyinsin ki? Taxi 4-1 2007 info-icon
Maybe because the police is looking for him. Belki polisler onu takip ediyordur. Belki polis onu arıyordur ! Taxi 4-1 2007 info-icon
Oh yeah, of course. Tabii ya, kesinlikle. Ee evet, tabi. Taxi 4-1 2007 info-icon
But I've seen that girl somewhere before. Ama bu kizi daha önce hiç görmedim. Ama şu kızı sanki daha önce görmüştüm. Taxi 4-1 2007 info-icon
I've never seen her. Daha önce hiç görmedim. Taxi 4-1 2007 info-icon
Where are they going? Nereye gidiyorlar. Nereye gidiyorlar? Taxi 4-1 2007 info-icon
/Monaco, of course. Monako, tabii ki. Tabi ki, Monaco. Taxi 4-1 2007 info-icon
One bank per square inch. This is paradise for him. Her sanitmetre karede bir banka var. Orasi onun için bir cennet. Santimetrekareye bir banka düşüyor. Onun için cennet gibi. Taxi 4-1 2007 info-icon
It's called a fiscal paradise. Mali cennet desek daha dogru olur. Buna maddi cennet denir. Taxi 4-1 2007 info-icon
Yeah, tell me about it. Evet, bir de bana sor. Bana mı söylüyorsun? Taxi 4-1 2007 info-icon
There are plenty of boxes here we'd like to open. O kadar çok kutu var ki burada açilmayi bekleyen. Orada açılmayı bekleyen bir sürü kasa var. Taxi 4-1 2007 info-icon
It would help us in many cases. Bu bize bazi konularda yardimci olabilir. Birkaçı bizim olsaydı ne iyi olurdu. Taxi 4-1 2007 info-icon
Should I ask the Belgian to open a few? He owes you that for your help. Belçikaliya sorayim mi bazilari açmasi için? Senin yardiminin karsisinda o da sana borçlu. Belçikalıdan birkaç tane de senin için açmasını isteriz. Yardımın karşılığında sana bu kadarını borçlu. Taxi 4-1 2007 info-icon
Stop your nonsense. Saçmalamayi kes. Saçmalamayı kes. Taxi 4-1 2007 info-icon
There we go. Gidiyoruz. İşte geldik. Taxi 4-1 2007 info-icon
He's chosen a bank. Bankasini seçmis. Bankasını seçti. Taxi 4-1 2007 info-icon
BELGIAN ROYAL BANK BELÇİKA KRAL BANKASI BELÇİKA KRALİYET BANKASI Taxi 4-1 2007 info-icon
Belgian Royal Bank. Belçika Kral Bankasi. Belçika Kraliyet Bankası. Taxi 4-1 2007 info-icon
Most likely he's homesick. Ev hasreti çekiyor gibi sanki. Evini çok seviyor olmalı. Taxi 4-1 2007 info-icon
/Will they rob the bank? O bankayi mi soyacaklar? Bankayı soyacaklar mı? Taxi 4-1 2007 info-icon
They didn't go to play boules. Misket oynamaya gitmiyorlar heralde. Taxi 4-1 2007 info-icon
I'm calling Gibert. Gibert'i ariyorum. Gibert' i arıyorum. Taxi 4-1 2007 info-icon
Don't you want to wait until you have some proof? Bazi kanitlar görene kadar beklemek istemiyor musun? Kanıt bulana kadar beklemen gerekmez mi? Taxi 4-1 2007 info-icon
Don't worry. We'll find the proof later. Merak etme. Kanitlari sonra buluruz. Endişelenme. Kanıtı sonra buluruz. Taxi 4-1 2007 info-icon
/Hello, sir? /Emilien speaking. Merhaba, efendim? Ben Emilien. Alo. Efendim. Ben Emilien. Taxi 4-1 2007 info-icon
I have the Belgian. I mean I've located him. Belçikaliyi elimizde. Yani yerini biliyoruz demek istemistim. Belçikalıyı yakaladım. Ee... yani yerini tespit ettim. Taxi 4-1 2007 info-icon
I know I'm not a cop anymore. Biliyorum, artik polis degilim. Artık polis olmadığımı biliyorum. Taxi 4-1 2007 info-icon
I was taking a walk and I saw him walk into a bank with his gang. Yürüyüse çikmistim ve onu çetesiyle bir banka girerken gördüm. Yürüyüşe çıkmıştım ve çetesiyle beraber onu bir bankaya girerken gördüm. Taxi 4-1 2007 info-icon
They didn't go there to play boules. Misket oynamaya gitmiyorlar heralde. Oraya misket oynamak için girmedikleri kesin. Taxi 4-1 2007 info-icon
It's the Belgian Royal Bank in Monaco. Monako'daki Belçika Kral Bankasi. Monaco' daki Belçika Kraliyet Bankası. Taxi 4-1 2007 info-icon
Yeah, it's far. Evet, biraz uzak. Evet. Tamam. Taxi 4-1 2007 info-icon
OK, I'll try to slow them down. Tamam, onlar gelene kadar agirdan alacagim. Tamam. Yavaşlatmaya çalışacağım. Taxi 4-1 2007 info-icon
Great. Mukemmel. Güzel. Taxi 4-1 2007 info-icon
We've located the Daltons, and they're sending Rantanplan. Daltonlarin yerini saptadik ve onlari Rantanplan'a gönderecegiz. Daltonları bulduk, şimdi de Rintintini çağırıyoruz. Taxi 4-1 2007 info-icon
Hello. How may I help you? Merhaba. Nasil yardimci olabilirim? Hoşgeldiniz. Nasıl yardımcı olabilirim? Taxi 4-1 2007 info-icon
Yes, I've come to see my son, Edward. Evet, oglum Edward'i görmeye geldim. Oğlum Edward' ı görmeye geldim. Taxi 4-1 2007 info-icon
Edward Triboulet? You're his father? Edward Triboulet? Siz babasi misiniz? Edward Triboulet? Babası mısınız? Taxi 4-1 2007 info-icon
My pleasure. He'll be happy to see you. Memnun oldum. Sizi gördügüne çok sevinecek. Memnuniyetle. Sizi gördüğüne sevinecektir. Taxi 4-1 2007 info-icon
This way please. Second floor, room 115. Burdan lütfen. İkinci kat, 115 numarali oda. Bu yoldan efendim. 2. kat, oda 115 Taxi 4-1 2007 info-icon
Thank you, young man. Tesekkürler genç adam. Teşekkürler, genç adam. Taxi 4-1 2007 info-icon
This way. Burdan. Buradan. Taxi 4-1 2007 info-icon
You're kind, Etienne. Çok naziksin, Etienne. Taxi 4-1 2007 info-icon
Come in. Girin. Buyrun. Taxi 4-1 2007 info-icon
Dad has been dead for 4 years, moron. Oh, right. Baban 4 yil önce öldü, salak. Dogru ya. Babam öleli 4 yıl oldu, seni salak. Ah, doğru. Taxi 4-1 2007 info-icon
He wouldn't be proud you changed your name. İsmini degistirmenden gurur duymazdi. İsmini değiştirmeni değiştirmezdi. Taxi 4-1 2007 info-icon
You didn't like it, did you? Sevmiyordun degil mi? Beğenmiyordun değil mi? Taxi 4-1 2007 info-icon
F�nimore... Fénimore... Taxi 4-1 2007 info-icon
You're not in prison? Hapiste degilsin. Sen hapiste değil miydin? Taxi 4-1 2007 info-icon
Not this week. Bu hafta degil. Bu hafta değilim. Taxi 4-1 2007 info-icon
I treat prison like a country house. Hapis bana ülkelerin evleri gibi geliyor. Hapishaneyi tatil köyü gibi görüyorum Taxi 4-1 2007 info-icon
I go there to relax. Oraya gidip rahatliyorum. Oraya dinlenmek için giriyorum. Taxi 4-1 2007 info-icon
Bring your head closer. Basini yaklastir. Yaklaş biraz. Taxi 4-1 2007 info-icon
What a stupid hairstyle. Bu ne salakça bir saç kesimi. Ne kadar salak bir saç şekli. Taxi 4-1 2007 info-icon
Can't you get another hairstyle? Baska bi saç seklin seçemez misin? Başka türlü tarayamaz mıydın? Taxi 4-1 2007 info-icon
Girls don't like hair combed like that. Kizlar böyle taranmis saçlari sevmezler. Kızlar böyle taranmış saçları sevmezler. Taxi 4-1 2007 info-icon
They like hair combed like mine. Onlar benim gibi taranmis saçlari severler. Benimki gibi taranmış saçları severler. Taxi 4-1 2007 info-icon
I assume you're still single. Bahse girerim sen hala bekarsin. Sanırım hala bekarsın. Taxi 4-1 2007 info-icon
Delta 1, we're in position. Delta 1, pozisyondayiz. Delta 1, yerimizi aldık. Taxi 4-1 2007 info-icon
/Roger that, Delta 2. Anlasildi, Delta 2. Anlaşıldı, Delta 2. Taxi 4-1 2007 info-icon
That girl is going to join them. Kiz da onlara katildi. Bu kız da onlarla birlikte. Taxi 4-1 2007 info-icon
/I've seen her before. Onu daha önce görmüstüm. Onu daha önce görmüştüm. Taxi 4-1 2007 info-icon
I'm entering the bank. Bankaya giriyorum. Şimdi bankaya giriyorum. Taxi 4-1 2007 info-icon
/Roger that, Delta 2. Anlasildi Delta 2. Anlaşıldı, Delta 2. Taxi 4-1 2007 info-icon
We have you on visual. Bize görüntü lazim. Görüşümüzdesin. Taxi 4-1 2007 info-icon
Things are heating up. Ateslenmis gibi. Ortalık ısınıyor. Taxi 4-1 2007 info-icon
Maybe I'll go there and have a discreet look. Belkide oraya gidip tedbirli sekilde bakmaliyim. Belki de gidip ortalığı kolaçan etmeliyim. Taxi 4-1 2007 info-icon
You don't know what discreet is. Sen tedbirin ne demek oldugunu bilmiyorsun. Sen kolaçan etmeyi bilmezsin ki. Taxi 4-1 2007 info-icon
We stay in the car and wait for Rantanplan. Arabada kalicaz ve Rantanplani bekleyecegiz. Arabada kalıp Rintintin' i bekleyelim. Taxi 4-1 2007 info-icon
I have an appointment with Mr. Triboulet to open an account. Mr. Triboulet ile açik hesap hakkinda bir randevum vardi. Hesap açtırmak için Mr. Triboulet ile görüşmem gerekiyor. Taxi 4-1 2007 info-icon
I'll call him, madam. Haber vereyim, bayan. Hemen çağırıyorum, hanımfendi. Taxi 4-1 2007 info-icon
Go ahead. What are you waiting for? Gidelim. Ne bekliyorsun? Açsana. Neyi bekliyorsun. Taxi 4-1 2007 info-icon
  • ««
  • «
  • …
  • 158569
  • 158570
  • 158571
  • 158572
  • 158573
  • 158574
  • 158575
  • 158576
  • 158577
  • 158578
  • …
  • »
  • »»
Restricted Mode:   
  • Contribute
  • About Us
  • Disclaimer
  • Contact