Search
English Turkish Sentence Translations Page 158564
| English | Turkish | Film Name | Film Year | |
| I know someone who'll get us out of here. | Bizi burdan kurtaricak birini taniyorum.. Bizi buradan çıkaracak birini tanıyorum. Bizi oraya yetiştirecek birini biliyorum. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| You have taxis in the police? | Polislerin taksileri mi var? Polise ait taksileriniz mi var? Polisin taxileri mi var? | Taxi 4-1 | 2007 | |
| No, he rather belongs to the Air Force. | Hayir, o hava kuvvetlerine mensup olmayi tercih ediyor. Hayır, daha çok hava kuvvetlerine ait gibi. Hayır, hava yollarının taxisi desek daha doğru. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Marseille Express at your service. | Marsilya Express emrinizde. Marsilya ekspersi hizmetinizde. Marsilya Ekspres hizmetinizde. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Daniel, no time for jokes. | Daniel, saka yapacak vaktimiz yok. Şakalar için vakit yok Daniel. Daniel, şakanın zamanı değil. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Mr. Ciss� has to be at the V�lodrome in 10 minutes. | Mr. Cissé 10 dakika içinde Vélodrome'da olmak zorunda. Bay Cissé nin 10 dakika içinde sahada olması gerekiyor. Bay Cisse'nin 10 dk. içinde Velodrome'da olması gerekiyor. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Mr. Djibril. | Mr. Djibril. Bay Djibril. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Nice to have you. Will you be playing in Marseille? | Sizinle olmak çok güzel. Marsilya'da mi oynayacaksiniz? Sizinle tanışmak güzel. Marsilya' da mı oynayacaksınız? Sizinle tanışmak çok hoş. Marsilya'da mı oynayacaksınız? | Taxi 4-1 | 2007 | |
| I'm taking part in a charity match and I'm going to be late. | Yardim maçi için yer alacagim, ama geç kalacagim. Bir yardım maçında oynayacağım ve geç kalıyorum. Bir dostluk maçında oynayacağım geç kalıyorum. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Since it's for a good cause. | Bu iyi bir neden. Yine de iyi bir neden için. Mantıklı bir sebep. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| I'll change clothes in the car, to gain some time. | Kiyafetlerimi arabada degistiregim, biraz zaman kazanirim. Zaman kazanmak için üstümü arabada değiştireceğim. Biraz zaman kazanmak için, arabada giyineceğim. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| You can always try. | Bence de bir deneyin. Deneyebilirsin. Tabii ki. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Mom, you'll never believe who's going to play for Marseille. | Anne, Marsilya'da kimin oynacagina asla inanamazsin. Anne, Marsilya'da kimin oynayacağına söylesem inanamayacaksın Anne, Marsilya'da kim oynuyor tahmin bile edemezsin. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| That's not the right way. We're leaving Marseille. | Bu yanlis yol. Marsilya'dan uzaklasiyoruz. Bu doğru yol değil. Marsilya' dan uzaklaşıyoruz. Bu doğru yol değil. Marsilya'dan çıkıyoruz. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| We'll go around to avoid the traffic jams. | Trafikten kaçmak için etrafindan dolasiyoruz. Trafikten kurtulmak için etraftan dolanıyoruz. Trafik ışıklarından kurtulmak için dolanıyoruz. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| I assure you, Djibril Ciss�, no. 9, playing for Olympique de Marseille. | Seni temin ederim, Djibril Cissé, 9 numarali formayla Olimpic Marsilya'da oynuyor. Anne, Djibril Cissé Marsilya' da 9 numara oynayacakmış, yemin ederim Yemin ederim, Djibril Cissé, 9 numara, Marsilya'da oynuyor. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Now this is a road. | İste, yol bu. İşte yol budur. İşte güzergahımız. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Real driving. | Gerçek sürücülük. Gerçek sürüş. Gerçek sürüş. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| We can't hear the engine. | Motor sesini duyamiyoruz. Motor sesini duymuyoruz.. Motorun sesi duyulmuyor. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| At this speed all we hear is the wind. | Bu hizda duydugumuz rüzgarin sesi olur Çünkü bu hızda rüzgardan başka birşey duyamazsın. Bu hızda sadece rüzgarı duyabilirsin. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| This just in. | Simdi geldi. Bu yeni geldi. Bir son dakika haberi. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Olympique de Marseille has acquired an exceptional player, Djibril Ciss�. | Olimpik Marsilya çok degerli bir oyuncuyu kadrosuna katti ,Djibril Cissé. Marsilya takımı çok iyi bir futbolcu transfer etti, Djibril Cissé. Marsilya muhteşem bir transfer yapıyor, Djibril Cissé. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| /A speeding white taxi /will be there in 1 minute. | Bu hizda beyaz taksi 1 dakika içinde orda olur. Hız yapan beyaz bir taksi 1 dakika sonra orda olacak. /Hızlı bir beyaz taxi /1 dakika içinde orda olur. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| It must be our little Daniel. | Bu bizim küçük Daniel olmali. Bu bizim Daniel olmalı. Bu bizim küçük Danielimiz olmalı. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| At his speed we have no chance. | Bu hizda hiç sansi yok. O hıza karşı hiç şansımız yok Onun hızında hiç şansımız yok. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Shall we send the new guy? Damn. Are you kidding? | Yeni bir adam mi gondersek? Kahretsin. Sakami yapiyorsun? Yeni elemanı gönderelim mi? Şaka yapıyorsun.. Yeni çocuğu gönderelim mi? Neee. Şaka mı yapıyorsun? | Taxi 4-1 | 2007 | |
| What's wrong? He's new, let him learn. | Noldu? Bu yeni, ögrenmesine izin ver. Nesi yanlış ki ? O yeni, öğrenmesi gerek Ne var bunda? Yeni, bir şeyler öğrensin. Emilien! Buradayım patron. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| /Hey, new guy? | Hey, yeni çocuk? Hey yeni çocuk.. /Hey, ufaklık? | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Yes, boss? | Evet, patron? | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Stand next to the radar | Bir sonraki radarda bekle. Radarın yanına git.. Radarın yanında dur | Taxi 4-1 | 2007 | |
| and set it to "extra sensitive". | Ve o radari ''ekstra hassas''a ayarla. ve extra duyarlıya ayarla. ve extra duyarlılığa ayarla. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Alright? Yes, sir. | Tamam mi? Evet, efendim. Tamam mı? Evet efendim. Tamam mı? Evet, efendim. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Attention, here comes the TGV train. | Dikkat dikkat, TGV treni geliyor. Dikkaat. Süper lokomotif geliyorr. Dikkat, işte TGV treni geliyor. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| /Step away from the platform. | Ordan bir adim uzaklasin. Raylardan uzaklaşınn. /Paltformdan uzak dur. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Thanks, kid. | Tesekkürler, evlat. Saol, çocuk. Teşekkürler, evlat. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| /You did well. | İyi basardin. İyi işti. /İyi iş. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| The measurement is more effective on "extra sensitive". | Ölçümün sonucu ''ekstra hassas''ti. Ölçümler 'extra duyarlı' da daha etkili oluyor. Ekstra duyarlılıkta ölçüm tam doğru oluyor. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Your taxi is quite fast. | Sizin taxi çok hizli. Taksiniz hayli hızlıymış. Araban çok hızlı. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| I have my tricks. | Bu benim numaram. Bir kaç numaram var. Bazı hilelerim var. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| I recovered some parts from the Concorde, when it was scrapped. | Concorde'un eskiyince, bazi parçalarini degistirdim. Bozulduğunda Concorde dan bir kaç parça kullandım Hurda olduğunda Concorde'dan, bazı parçalar aldım. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Slow down, I don't want to miss the exit. | Yavasla biraz, Sonumu o kadar özlemiyorum. Yavaşla. Çıkışı kaçırmak istemiyorum. Yavaşla, çıkışı geçmek istemiyorum. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| I've just received confirmation. | Simdi haberin teyidi geldi. Elimdeki haber doğrulandı. Yeni edindiğim bilgiye göre, | Taxi 4-1 | 2007 | |
| The Marseille club has made the transfer of the year for 60 million euro. | Bu transfer Marsilya Kulübüne yillik 60 Milyon Euro mal oldu. Marsilya kulubü yılın transferini 60 milyon euro ile gerçekleştirdi. Marsilya kulübü 60 milyon euroya yılın transferini yaptı. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| All the spots are full. | Tüm yerler dolu. Park alanı dolu. Bütün park yerleri dolu. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Drive to the underground parking. I know it like my pocket. | Yer alti Parkina sür, avucumun içi gibi biliyorum. Alt kata in. Orayı avcumun içi gibi bilirim. Alt geçite sür. Oarayı avucumun içi gibi bilirim. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| I'm not sure why, but I worry when you say that. | Neden bilmiyorum ama, sen konustugun zaman endiseleniyorum. Niedenini bilmiyorum ama, sen bunu söylediğinde endişeleniyorum. Neden bilmiyorum ama bunu söylediğinde endişeleniyorum. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Djibril Ciss�'s arrival to Olympique de Marseille | Djibril Cissé Olimpic Marsilya geldigi söylentisi Djibril Cissé'nin Marsilyaya gelişi ile... Djibril Cissé'nin Marsilyaya | Taxi 4-1 | 2007 | |
| is fueling rumors and insane amounts of money are being mentioned. | ve aldigi inanilmaz ücretin miktari kendinden söz ettiriyor. Söylentiler yayılıyor, astronomik rakamlardan bahsediliyor. gelişi hakkında korkunç rakamlardan söz ediliyor. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| To find out more, | Daha fazlasi için, Daha fazlası için.. Daha fazla bilgi için, | Taxi 4-1 | 2007 | |
| we'll go live to our reporter at the V�lodrome stadium. | Vélodrome stadindaki spikerimize canli yayinda baglaniyoruz. Stadyumdaki muhabirimize bağlanıyoruz. Velodrome stadındaki muhabirimize bağlanıyoruz. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| I'm coming to you live from Marseille for this friendly match | Sizlere Marsilya'daki bu dostluk maçindan canli baglaniyorum. Hasta çocuklara yardım için oynanan Hasta çocuklar yararına oynanan | Taxi 4-1 | 2007 | |
| being played for the Association of Sick Children. | Maç hasta çociklar vakfi için oynanacak. Marsilya daki dostluk maçından sesleniyorum. Marsilyanın dostluk maçında canlı yayındayız. Bu büyük bir aptallık. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| And maybe that's why the players have demanded insane amounts, | Oyunculardan en çok onun beklendigi, burda açikca belli oluyor. Belki de bu yüzden yüksek meblalardan bahsediliyor. Ve sanırım bu yüzden futbolcular büyük para istediler. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| since there is talk of a contract worth 200 million euro. | Ve kontrati için 200 milyon Euro, ödendigi söyleniyor. 200 milyon dolarlık bir imzanın duyumunu az önce aldık. 200 milyon euroluk kontratlardan söz ediliyor. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| /but until now the star /has failed to arrive. | ama yildiz oyuncu hala, buraya varabilmis degil. Ama bu yıldız henüz stadda görünmüyor. /fakat şu ana kadar /yıldız oyuncu hala gelmedi. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Ciss� or not, if he's not here in a minute, I'm starting the match. | Cissé olsun yada olmasin, eger 1 dakika içinde, hala burda olmazsa, maça baslayacagim. Cissé gelsin ya da gelmesin. Maçı bir dakika sonra başlatıcam. Cissé veya Cisse'siz, bir dakika içinde gelmezse maçı başlatıyorum. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Try taking a right here. | Sagdan dönsene. Burdan sağa dön. Burdan sağa dön. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Emilien, we've taken a right here twice already. | Emilien, biz zaten burdan döndük, bu ikinci olacak. Emilien, zaten iki defa burdan sağa döndük. Emilien, ikidir burdan sağa dömnüyoruz. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Are you sure you know it like your pocket? | Gerçekten avucunun içi gibi biliyor musun sen burayi? Burayı bildiğine emin misin ? Avucunun içi gibi bildiğine emin misin? | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Yes. I was responsible for security during the pope's visit. | Evet. Papa ziyaret ettiginde, guvenliginden sorumluydum. Evet, Papa' nın ziyaretinde buranın güvenliğinden sorumluydum. Evet Papa buraya geldiğinde güvenliğinden ben sorumluydum. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| We spent 6 days here looking for Gibert, who got lost. | Gibert bize buralara bakmak için 6 gün harcatti, yine de kaybolduk. 6 gün boyunca Gibert' i aramıştık. Burada kaybolmuştu. Gibert kaybolmuştu, 6 gün boyunca onu aradık. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| That sounds promising. | Bu kulaga hosi geliyor. Bu herşeyi açıklıyor. Kulağa çok hoş geliyor. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| I don't know the parking, but I'll trust my intuition. | Park yerini bilmiyorum, ama yinede hislerime güveniyorum. Burayı bilmiyorum ama sezgilerime güveniyorum. Park etmeyi bilmem, ama hislerime güveneceğim. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| We're starting. | Basliyoruz. Başlıyoruz. Başlıyoruz. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| 7 minutes and 32 seconds. | 7 dakika 32 saniye. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Thanks for the ride. | Sürüs için tesekkurler. Yardım için saol. Seyahat için sağol. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Thanks for the show. | Show için tesekkürler. Gösteri için saol. Show için sağol. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| We have a better view here than on TV. | Televizyondan daha iyi, görüs açimiz oldugu kesin. Burada tv den daha iyi izleniyor. Burdan televizyondan daha güzel görünüyor. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| But you're in the middle of the pitch. | Ama sahanin tam ortasinda duruyorsun. Ama sahanın ortasındasınız. Ama sahanın tam ortasındasınız. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Take a seat in the stands or it's a yellow card. | Yukarda bir yere çik, yoksa sari karti yersin. Tribünlere geçin yoksa sarı kartı basarım. Kenara geçin yoksa sarı kart göstereceğim. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Of course, Mr. referee. | Tabii ki, sayin hakem. Elbette, bay hakem. Tabii ki, hocam. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| What an idiot. | Salaga bak. Aptal. Seni gerizekalı. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Foul. He's on crutches. | Faul. Koltuk degnegi var. Faul. O değnekli ama. Faul. Koltuk değnekleri var. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Free kick. What's his problem? | Frikik. Derdi ne onun? Frikik Bunun sorunu ne? Free kick. Derdi ne bunun? | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Warm up and stretch your legs. I don't want any injuries during play. | Isinin ve bacaklarinizi gerdirin. Maç sirasinda hiçbir sakatlanma olmasini istemiyorum Isının ve bacaklarınızı açın. Oyunda sakatlık istemiyorum. Isının ve kaslarınızı gevşetin. Oyunda sakatlanma istemiyorum. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Do you like the shirt? | Forma seviyor musun? Tişörtünü beğendin mi? Formanı sevdin mi? | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Yes, but it's too big. | Evet, ama bu çok büyük. Evet, ama çok büyük. Evet, ama çok büyük. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| You'll ask mom to wash it. | Annene söyle sicak suda yikasin bunu. Annene yıkamasını söylersin. Annene yıkamasını söylersin. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| It'll shrink and be the right size. | Çeker ve dogru bedene gelir. Çeker ve üzerine tam olur. Çekince tam üzerine olur. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| The logo will come off. | Ama armasi cikar. Logosu silinir.. Logo silinir. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| I'll ask mom to wash around the logo. | Annene söyleyeyim o zaman, armanin etrafini yikasin. Annene logonun etrafını yıkamasını söyleriz. Annene logonun etrafını yıkamasını söylerim. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Listen to me. | Dinle beni. Beni dinle. Beni dinle. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| I'd like to see you play longer than 3 minutes, | Seni 3 dakikadan daha fazla, oyunda görmek istiyorum. Oyunda seni 3 dakikadan fazla görmek istiyorum. 3 dakikadan fazla oynadığını görmek istiyorum, | Taxi 4-1 | 2007 | |
| so no red card, OK? | Yani kirmizi kart yok, tamam mi? Yani kırmızı kart yok, tamam mı? kırımızı kart yok, tamam mı? | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Go. | Hadi. Git hadi. Hadi. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| The first rule is that you never touch the ball, OK? | Birinci kural, topa asla elle dokunma, tamam mi? ilk kural,topa kesinlikle dokunmuyorsun. birinci kural topa hiç dokunma, tamam mı? | Taxi 4-1 | 2007 | |
| And if someone passes you the ball, kick it right away. | Ve birisi sana pas verdigi zaman, sende topa vur.. Biri sana pas atarsa, rastgele vur gitsin. Ve biri sana pas atarsa topu uzaklaştır gitsin. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Which way? | Nereye dogru? Hangi yöne? Ne tarafa? | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Don't worry about that. Kick it and let the others worry. | Sen onu kafana takma, sen topa vur onu digerleri düsünsün. Boş ver, sen vur yeter başkası düşünsün. Hiç önemi yok. Vur topa bırak diğerleri düşünsün. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Could I finally get to play soccer? | Sonunda futbol oynamayi ögrenebilecek miyim? Sonunda futbol oyanayabilecek miyim? Sonunda futbol oynayabilecek miyim? | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Daddy will play with you later. | Baban seninde sonra oynayacak. Baba senle oynar sonra. Baban senle daha sonra oynayacak. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Go, my son. | Hadi, oglum. Hadi evlat. Hadi, oğlum. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| And don't run too fast. | Ve sakin hizli kosma. Ve çok hızlı koşma. Ve çok hızlı koşma. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Are you sure he won't catch a cold? | Soguk almayacagina emin misin? Üşütmeyeceğine emin misin? Soğuk alamayacağına emin misin? | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Don't worry. | Merak etme. Endişelenme. Endişelenme. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| I gave him a heated shirt and plenty of vitamin C this morning. | Sabah ona sicak forma ve C vitamini verdim. Isıtılmış tişört giydirdim ve bol c vitamin aldı. Kalın bir forma giydirdim ve sabah bir sürü C vitamini verdim. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Then he's really in no danger. | Yani kesinlikle tehlikeli bir durum yok. O zaman tehlikede değil. O zaman gerçekten güvende. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| You should have signed him up for hockey, to amortize the equipment. | Onu hokeye yazdirmalisin, aynen öyle giydirmissin. Ekipmanı ödemek için hokey takımına yazdırmalısın. Onu Hokey'e yazdırmalısın böyle donattığına göre. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| Are you nuts? That's too dangerous. | Aklini mi kaçirdin? Bu çok tehlikeli. Delirdin mi? Bu çok tehlikeli. Kafayı mı yedin? Bu çok tehlikeli. Monaco, tabii ya. | Taxi 4-1 | 2007 | |
| His mother wanted him to take up karate. | Annesi onun karateye gitmesini istiyor. Annesi de karate öğrenmesini istiyor. Annesi karateye yazdırmak istedi. | Taxi 4-1 | 2007 |