• en flag English
    • tr flag Turkish

Search

English Turkish Sentence Translations Page 158568

English Turkish Film Name Film Year Details
Dad, this game is super soft. Baba bu oyun çok hassas. Baba, bu oyun süper hafif. Baba, bu oyun çok hafif. Taxi 4-1 2007 info-icon
We haven't played it for years. Yillardir oynamamistik. Bu oyunu yıllardan beri oynamadık. Senelerdir oynamıyoruz. Taxi 4-1 2007 info-icon
You'll never imagine what a difficult case I've been given. Ne kadar zor bir dosyayi aldigimi hayatta tahmin edemezsin. Bana verdikleri görevi hayatta tahmin edemezsin. Nasıl bir zor göreve kaldım tahmin edemezsin. Taxi 4-1 2007 info-icon
It's widely known I have no imagination. Çok genis düsün. Bende hayal gücü yok ki. Zaten bilindiği üzere hiç hayal gücüm yok. Herkes biliyor ki tahmin etmede çok iyi değilim. Bu mal birinci kalite. Taxi 4-1 2007 info-icon
They've sent us an important client. A very important client. Bize çok önemli bir müsteri yolladilar. Gerçekten çok önemli bir müsteri. Bize önemli bir müşteri gönderdiler. Çok önemli bir müşteri. Çok önemli bir misafirimiz var. Çok çok önemli. Taxi 4-1 2007 info-icon
That is? He's wanted by every police in Europe. Bu mudur? Avrupadaki her polis teskilati ariyor. Bu kadar mı ? Bütün Avrupa polisi tarafından aranıyor. Kim? Bütün Avrupa polisi onu arıyor. Taxi 4-1 2007 info-icon
And they sent him here? Ve onlar buraya yolladilar? Ve onu buraya gönderdiler ha? Ve onu buraya gönderdiler? Taxi 4-1 2007 info-icon
That's good. He can play some boules. Çok güzel. Misket oynayabilir. Çok İyi. Biraz boule (bir fransız oyunu) oynayabilir. Bu iyi. Biraz "boules" oynayabilir. Taxi 4-1 2007 info-icon
He won't have time. Buna zamani olmayacak. Buna zaman bulamayacak. Buna zamanı yok. Taxi 4-1 2007 info-icon
Tomorrow at 5 a. m. we'll put him on a plane to Congo. Yarin sabah saat 5'te onu Kongo uçagina bindirecegiz. Yarın akşam 5' de onu Kongo' ya giden bir uçağa teslim edeceğiz. Yarın sabah 5'te kongo uçağına bindireceğiz. Taxi 4-1 2007 info-icon
/If he doesn't escape /in the meantime. Tabi eger bu arada kaçmazsa. Tabi eğer elimizden kaçmazsa. /Kaçmazsa tabii /değil mi? Taxi 4-1 2007 info-icon
I don't want to make fun of you, but this isn't a police station. Ben seninle kafa bulmak istemiyorum, ama burasi polis merkez degil. Seninle dalga geçmek istemiyorum ama burası bir polis istasyonu değil. Senle alay etmek istemem ama burası karakol değil. Taxi 4-1 2007 info-icon
It's an amusement center. Eglence merkezi. Bir eğlence merkezi. Eğlence merkezi. Taxi 4-1 2007 info-icon
Exactly, Daniel. Aynen öyle, Daniel. Kesinlikle, Daniel. Kesinlikle, Daniel. Taxi 4-1 2007 info-icon
Gibert has summoned everyone and I have to do overtime. Gibert herkesi cagirdi, bende fazla mesai yapacagim. Gibert herkesi topluyor ve ben de mesai yapmak zorundayım. Gibert herkese emir verdi Mesai yapmam gerekecek. Taxi 4-1 2007 info-icon
I've called Petra but she doesn't answer. Petrayi aradim ama cevap vermedi. Petra' yı aradım ama cevap vermiyor. Petrayı aradım ama açmıyor. Taxi 4-1 2007 info-icon
She's still on that damn secret mission. Hala o kahrolasi gizli görevde sanirim. Hala şu lanet olası gizli görevinde. Hala şu lanet olası özel görevde. Taxi 4-1 2007 info-icon
So I'm left with the kid and... Yani çocugu bir yere birakmak zorundayim ve... Bu yüzden ben de çocukla kaldım ve... Çocukla kalakaldım ve... Taxi 4-1 2007 info-icon
You'd like your friend Daniel to take care of him. Baban gibisin Daniel çocuga göz kulak olacak. Arkadaşın Daniel' in onunla ilgilenmesini istersin değil mi.. Arkadaşın Danielden ona bakmasını istiyorsun. Taxi 4-1 2007 info-icon
For 2 or 3 hours until I'm off duty. 2 3 saatlige sadece. Ondan sora isim yok. 2 3 saat için, görevim bitene kadar. 2 veya üç saat işim bitene kadar. Taxi 4-1 2007 info-icon
I'll pick him up after duty. Görevden sonra alirim çocugu. İşten sonra onu alırım. Görevden sonra gelir alırım. Taxi 4-1 2007 info-icon
Sugar? Yes. Seker? Evet. Şeker? Evet. Şeker? Evet. Taxi 4-1 2007 info-icon
When will I get to work? I've been with the kids since this morning. İsimin basina ne zaman dönecegim? Sabahtan beri çocuklarlayim. Peki ben işe ne zaman çıkacağım. Sabahtan beri çocuklara bakıyorum. Ne zaman çalışacağım? Sabahtan beri çocuklara bakıyorum. Taxi 4-1 2007 info-icon
Your wife can't take of them? Karin bakamaz mi? Karın onları alamaz mı ? Karın alamaz mı onları? Taxi 4-1 2007 info-icon
She's in Paris at a redecorating exposition. Paris'te sergisini yeniden dekore ettiriyor. O Paris' de dekorasyon seminerinde. Paris'te bir dekorasyon sergisinde. Taxi 4-1 2007 info-icon
She redecorates? Yeniden mi dekore ettiriyor? Dekorasyon mu? Dekorasyon mu yapıyor? Taxi 4-1 2007 info-icon
She only redecorates garages. Sadece garajini yeniden dekore ettiriyor. Sadece garajları. Sadece garaj düzenliyor. Taxi 4-1 2007 info-icon
She's decided to redecorate our garage. Garajimizi yeniden dekore ettirmeye karar vermis. Benim garajımı dekore etmeye karar verdi. Bizim garajı dekore etmeye karar verdi. Taxi 4-1 2007 info-icon
What a mess... That's right. Ne saçmalik bu... Aynen öyle. Olamaz. Ama oldu. Ne boktan durum... Haklısın. Taxi 4-1 2007 info-icon
Even the taxi has to stand outside. Hele ki taksi disarida öyle dururken. Taksim bile dışarda kalmak zordan kaldı. Taxi bile dışarda kalmak zorunda. Taxi 4-1 2007 info-icon
Can you imagine? Hayal edebiliyor musun? Düşünebiliyor musun? Taxi 4-1 2007 info-icon
That's rough. Right. Bu acimasizca. Dogru. Saygısızlık. Doğru. Çok berbat. Yaa. Taxi 4-1 2007 info-icon
But come to think of it... Ama aklima gelince... Ama biraz düşünürsen de... Düşünürsen eğer... Taxi 4-1 2007 info-icon
It's better for the taxi to stand outside. Taksinin disarida öyle durmasi daha iyi. Taksinin dışarıda durması daha iyi. Taxinin dışarıda kalması daha iyi. Taxi 4-1 2007 info-icon
She's putting flowers everywhere. Her yere çiçekler ekiyor. Heryeri çiçeklerle dolduruyor. Her yere çiçek koyuyor. Taxi 4-1 2007 info-icon
/The flower pollen is /damaging everything. Çiçek poleni herseye zarar verir. Çiçek polenleri herşeye zarar verir. /Çiçek tozlrı /herşeyi rezi ediyor. Taxi 4-1 2007 info-icon
I spend the weekends cleaning everything with cotton swabs. Bütün haftasonumu pamuklulari temizlemekle harciyorum. Haftasonları herşeyi pamukla temizlemek zorunda kalıyorum. Hafta sonlarımı her yeri bezle silmekle geçiriyorum. Taxi 4-1 2007 info-icon
When living with someone you need to learn to compromise. Birisiyle yasadigin zaman ortak bir nokta bulmayi ögrenmek lazim. Birisiyle yaşıyorsan uzlaşmayı öğrenmelisin. Biriyle yaşıyorsan eğer bazı konularda uzlaşmak zorundasın. Taxi 4-1 2007 info-icon
And what compromises have you arrived at with Petra? Peki siz Petra'yla hangi ortak noktada bulustiniz? Peki sen Petradan ne öğrendin? Peki sen Petra'yla hangi konularda uzlaştın? Taxi 4-1 2007 info-icon
A whole bunch. Herseyde. Bir sürü şey. Bir sürü mevzuda. Taxi 4-1 2007 info-icon
For example, my personal things. Mesela, özel esyalarim. Mesela, kişisel eşyalarım. Mesela, kişisel eşyalarım. Taxi 4-1 2007 info-icon
When I was single my things were a mess. Ben bekar oldugumda özel esyalarim darmadaginikti. Ben bekarken, eşyalarım çok dağınıktı. Bekarken herşeyim düzensizdi. Taxi 4-1 2007 info-icon
And when Petra saw a shirt lying around she'd throw it out the window. Ve Petra gömlegi yerlerde görünce camdan disari firlatiyordu. Petra ise ne zaman bir giysimi dışarda bulsa hemen pencereden dışarı fırlatırdı. Ve Petra etrafta bir şort gördü mü direk pencereden atıyor. Taxi 4-1 2007 info-icon
Your boxers too? Everything, I'm telling you. Donlarini da mi? Herseyi. Boxerlarını da mı? Evet. Herşeyi? Bokserlarını da mı? Herşeyi, ne diyorum sana. Taxi 4-1 2007 info-icon
What did you do? Did you learn to clean up? Peki sen ne yaptin? Ortaligi düzenlemeyi mi ögrenedin? Pehi sen ne yaptın ? Düzenli olmayı öğrenebildin mi? Ne yaptın? Düzenli olmayı öğrendin mi? Taxi 4-1 2007 info-icon
Exactly. And I bought a fishing rod. Aynen öyle. Bir balikçi oltasi aldim. Kesinlikle. Bir tane de olta aldım. Tabii. Bir de balık oltası aldım. Taxi 4-1 2007 info-icon
I don't have to go down 3 floors to get my stuff. Esyalarimi toplamam için 3 kat asagi inmeme gerek kalmadi. Eşyalarımı toplamak için 3 kat aşağı inmek zorunda kalmıyorum. Eşyalarımı almak için 3 kat aşağı inmeme gerek kalmıyor. Taxi 4-1 2007 info-icon
When do you want to pick up your kid? Çocigi ne zaman alacaksin? Max' i ne zaman alırsın? Çocuğu ne zaman alacaksın? Taxi 4-1 2007 info-icon
I'll be off duty in 2 hours. 2 saat sonra isim bitiyor. 2 saat içinde işim biter. 2 saat içinde işim biter. Taxi 4-1 2007 info-icon
OK. Go for 2 hours. Tamam. 2 saat daha. Tamam. 2 saat. OK. Hadi 2 saatin var. Taxi 4-1 2007 info-icon
You're a real pal, Daniel. Sen gerçek bir dostsun, Daniel. Sen gerçek bir dostsun. Daniel. Sen gerçek bir dostsun, Daniel. Taxi 4-1 2007 info-icon
Yeah, I know. Evet, biliyorum. Evet. biliyorum. Evet, biliyorum. Taxi 4-1 2007 info-icon
Tell me. Söylesene. Hey. nedersin? Söylesene. Taxi 4-1 2007 info-icon
/Since it'll be the 4 /of us without the wives, Karilarimiz olmadan sadece dördümüz, Eşlerimiz olmadan, sadece dördümüz. /Hanımlar olmadan /dört kişiyiz, Taxi 4-1 2007 info-icon
how about some pizza and TV at my garage? Garajimda pizza yiyip Tv izlesek nasil olur? Garajımda biraz pizza ve tv nasıl olur. bizm garajda pizzaya ve tv zlemeye ne dersin? Taxi 4-1 2007 info-icon
Before the shop closes. Dükkanlar kapanmadan önce. Dükkan kapanmadan. Marketler kapanmadan. Taxi 4-1 2007 info-icon
Sold. Tamamdir. Tamamdır. Tamamdır. Taxi 4-1 2007 info-icon
Tell me. Söylesene. Söyle bakalım. Söylesene. Taxi 4-1 2007 info-icon
What will you do with them during those 2 hours? Onlari bu 2 saat boyunca ne yapacagiz? Onlarla 2 saat boyunca ne yapacaksın. Onlarla 2 saat ne yapacaksın? Taxi 4-1 2007 info-icon
I have an idea. Bir fikrim var. Pozisyon alacağım ve Gibert için mekanı hazırlayacağım. Taxi 4-1 2007 info-icon
/Grandpa! Büyükbaba! Büyükbaba. /Büyükbaba! Taxi 4-1 2007 info-icon
/It's so nice /to see you. Sizi görmek çok güzel. Sizi burda görmek ne güzel. /Sizi görmek /çok güzel. Taxi 4-1 2007 info-icon
You were supposed to come on Sunday. Pazar günü geleceginizi saniyordum. Pazar günü gelecektiniz. Pazr gelmeyecek miydiniz? Taxi 4-1 2007 info-icon
I know, but we were going to the movies and they saw your house, Evet, ama biz film izlemeye gidiyorduk ve senin evini görünce, Biliyorum. Filmden dönerken senin evini gördüler ve sana uğramak istediler. Biliyorum, sinemaya gidiyorduk evinizi görünce, Taxi 4-1 2007 info-icon
and started to scream wanting to see you. seni görmek için basimin etini yediler. Bağırışıyorlardı. Ben de getirdim. görmek isteriz diye tutturdular. Taxi 4-1 2007 info-icon
Yes, grandpa. I missed you so much. Evet, büyükbaba Seni çok özledim. Evet. Büyükbaba. Seni çok özledim. Evet, büyükbaba. Seni çok özledim. Taxi 4-1 2007 info-icon
I want to stay with Leo. Ben Leo'yla kalmak istiorum. Leoyla kalmak istiyorum. Leo'yla kalmak istiyorum. Taxi 4-1 2007 info-icon
My sweet angels. Benim tatli meleklerim. Benim şirin meleklerim. Küçük meleklerim benim. Taxi 4-1 2007 info-icon
I'm here. Grandpa is here. Ben burdayim. Büyükbaba burada.. Burdayım. Büyük babanız burda. Buradayım. Büyük baba burada. Taxi 4-1 2007 info-icon
/Don't worry. Merak etme. Endişelenme. /Merak etmeyin. Taxi 4-1 2007 info-icon
They're so sensitive. Çok hassaslar. Çok duygusallar. Çok hassaslar. Taxi 4-1 2007 info-icon
Their mothers are out of town. Anneleri sehir disinda. Anneleri şehir dışında. Anneleri şehir dışında. Taxi 4-1 2007 info-icon
/They act like tough guys, Sert çocuklar gibi duruyorlar, Sıkı görünmeye çalışıyorlar. /Güçlü gibi görünmeye çalışıyorlar, Taxi 4-1 2007 info-icon
but in fact they're soft hearted. Ama gerçekte çok hassas yürekliler. Ama aslında çok yumuşak kalpliler. ama aslında çok yumuşak kalpliler. Taxi 4-1 2007 info-icon
Can I keep them for a couple of hours? Birkaç saatligine benimle kalabilirler mi? Bir kaç saat benimle kalabilirler mi? Bir kaç saat benle kalabilirler mi? Taxi 4-1 2007 info-icon
/So that they can calm down. Böylece sakinlesirler. Böylece sakinleşirler ha? /Böylece biraz rahatlarlar. Taxi 4-1 2007 info-icon
But not more than 2 hours, Mr. General. Ama 2 saatten fazla olmaz Mr. General Ama en fazla 2 saat Mr. General. Ama sadece 2 saat, General. Taxi 4-1 2007 info-icon
/They have homework to do. Daha yapacak ödevleri var. Ev ödevleri var. /Ödevleri var. Taxi 4-1 2007 info-icon
Starting now. Simdi basladi. Şimdi başladı. Şimdi başladı. Taxi 4-1 2007 info-icon
He's been gone an hour. Shall we go get him? Gideli bir saat oldu. Artik gidip alsak mi? Bir saattir orada. Gidip onu almalı mıyız? Çıkalı bir saat oldu gidip alalım onu? Taxi 4-1 2007 info-icon
We'll wait another 5 minutes and then we'll go. Bir 5 dakika daha bekleyelim sonra gideriz. Beş dakika daha bekleyip öyle gidceğiz. Beş dakika daha bekleyelim. Gideriz. Taxi 4-1 2007 info-icon
/Up. Yukari. Yukarı. /Yukarı. Taxi 4-1 2007 info-icon
That's it. İste böyle. İşte böyle. İşte bu. Taxi 4-1 2007 info-icon
And now down. Faster. Simdi indir. Biraz hizli. Şimdi de aşağı. Daha hızlı Şimdi aşağı. Daha hızlı. Taxi 4-1 2007 info-icon
Faster... Daha hizli... Daha hızlı. Daha hızlı... Taxi 4-1 2007 info-icon
Up. Yukari. Yukarı. Yukarı. Taxi 4-1 2007 info-icon
See. It's not so hard. Gördün mü. Hiç zor degil. Gördün mü? O kadar zor değilmiş. Gördün mü. Çok da zor değil. Taxi 4-1 2007 info-icon
/The most important is /to keep a steady pace. En önemli olay adimi sabit tutmak. Önemli olan sabit bir hız yakalamak. En önemli şey düzgün hamleler yapmak. Taxi 4-1 2007 info-icon
Alan, you made me lose. Alan, bana kaybettirdin. Alan, senin yüzünden yandım. Alan, senin yüzünden yandım. Taxi 4-1 2007 info-icon
/How many points /did I score? Kaç puan yaptim? Kaç puan almışım? Kaç puan yaptım? Taxi 4-1 2007 info-icon
Not bad for a first time. İlk sefer için kötü degil. İlk sefer için fena sayılmaz. Başlangıç için fena değil. Taxi 4-1 2007 info-icon
/What's the record? Rekor kaç? Rekor kaçmış Rekor kaç peki? Taxi 4-1 2007 info-icon
/The record is... Rekor... Rekor.. Rekooor... Taxi 4-1 2007 info-icon
/20 million, 653 thousand. 20 milyon , 653 bin. /20 milyon, 653 bin. 20 milyon 653 bin. Taxi 4-1 2007 info-icon
May I? Be my guest. Bakabilir miyim? Tabii ki. İzninizle. Lütfen. Müsadenizle. Tabii buyur. Taxi 4-1 2007 info-icon
It's me. Shall we come and get you? Benim. Gelip alalim mi seni? Benim. Gelip seni alalım mı? Benim. Gelip alalım mı seni? Taxi 4-1 2007 info-icon
No, there's no need. I'm done here. Hayir, gerek yok. Burada isim bitti. Hayır. Hiç gerek yok. İşim bitmek üzere. Hayır gerek yok. Hallettim. Taxi 4-1 2007 info-icon
OK, fine. Tamam, oldu. Tamam, güzel. Ok, güzel. Taxi 4-1 2007 info-icon
And? Ve? N' oldu? Ee? Taxi 4-1 2007 info-icon
He's fine. O iyi. İyiymiş. İyiymiş. Taxi 4-1 2007 info-icon
  • ««
  • «
  • …
  • 158563
  • 158564
  • 158565
  • 158566
  • 158567
  • 158568
  • 158569
  • 158570
  • 158571
  • 158572
  • …
  • »
  • »»
Restricted Mode:   
  • Contribute
  • About Us
  • Disclaimer
  • Contact