Search
English Turkish Sentence Translations Page 150436
| English | Turkish | Film Name | Film Year | |
| You're a little out of your way for a club sandwich, lois. | Sosisli sandviç yemek için epey uzak bir yere gelmişsin, Lois. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| Well, I figured you weren't in detroit for the electric car show, | Detroit'e, araba fuarı için gelmediğini anlamıştım,... | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| but I never would have guessed a secret rendezvous with clark's cousin. | ...ama Clark'ın kuzeniyle gizlice buluşacağın hiç aklıma gelmemişti. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| I'm helping her. | Ona yardım ediyorum. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| I never heard that one before. | Bunu senden daha önce hiç duymamıştım. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| Look, I don't expect you to understand. | Bak, anlamanı beklemiyorum. Haklısın. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| I work better with visual aids. | Görülebilir kanıtlarla çalışmayı yeğlerim. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| And now that I think about it, clark does, too. | Ve şu anda düşündüklerimi, Clark da düşünebilir. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| What is it?What's happening? | Bu nedir? Neler oluyor? | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| The E.E.G. It's showing delta wave entrainment.They're in phase. | EEG, düşük beyin dalgalarında sürüklenme olduğunu gösteriyor. Uyumlu safhadalar. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| You're nervous.Why? | Gergin görünüyorsun. Neden? | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| The subject is in too deep. | Hedef çok derinde. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| We've never been able to get anyone back from this point. | Bu aşamadaki birini daha önce geri getirememiştik. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| All right, all right. | Pekâlâ, tamam. Prosedürü sonlandır. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| Pull clark out now. | Clark'ı oradan çıkar. Bunu zaten denedim. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| He's trapped, mr.Luthor. | Kapana kısıldı, Bay Luthor. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| As long as their brain waves are synchronized, I can't separate them. | Beyin dalgaları birbiriyle uyumlu olduğu sürece, onları ayıramam. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| Now it's up to clark to exit on his own. | Çıkışı bulması artık tamamen Clark'a bağlı. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| I always knew there was a voyeur lurking behind that telescope. | O teleskopun arkasında, pis bir röntgenci olduğunu daima biliyordum. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| Look, I don't want any trouble. | Bak, bela istemiyorum. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| Forgive me. | Beni affet, kötü bir ev sahibi gibi davrandım. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| Let me give you the grand tour. | Seni güzel bir tura çıkarmama izin ver. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| It's just getting good. | Daha yeni başlıyor. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| You hear that, clark? | Duydun mu, Clark? Beni her zaman sevecek. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| I found your friends. | Arkadaşlarını buldum. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| Come on.Come on. | Haydi, Clark. Çabuk ol. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| Alexander!I know where they are! | Alexander! | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| He'll...kill me. | Beni öldürecek. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| *** | Onu öldüreceğim. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| You are pitiful. | Sen tam bir zavallısın. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| *** | Bırak beni. Clark, yardım et. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| Lex is fading. | Lex'i kaybediyoruz. O ölürse, ikisini de kaybederiz. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| We have four minutes to bring him back before brain death. | Beyin ölümü gerçekleşmeden, onu geri getirebilmek için 4 dakikamız var. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| Charge. | Yükle. Çekilin! | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| Three, two...charge.Clear! | Yükle, çekilin! | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| You shouldn't be in here, miss sullivan. | Burada olmamalısınız, bayan Sullivan. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| What's happening?Why are they not waking clark up? | Neler oluyor? Neden Clark'ı uyandırmıyorlar? | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| He's in lex's mind.He's trapped. | Lex'in zihninde kapana kısıldı. Lex ölürse, Clark'da onunla birlikte ölecek. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| we've lost him. | ...onu kaybettik. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| Just trust me, mr.Luthor.I can. | Bana güvenin, Bay Luthor. Bunu yapabilirim. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| You're holding me back, alexander. | Beni engelliyorsun, Alexander. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| Stop.Please. | Dur. Lütfen. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| It's time to say goodbye. | Veda etme zamanı. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| Go now!Run! | Git buradan! Kaç! | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| All right, let's make a promise. | Tamam, bana söz ver. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| Promise me that we will see each other again. | Birbirimizi yeniden göreceğimize dair bana söz ver. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| I promise, clark. | Söz veriyorum, Clark. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| Promise me this, too that you will never stop fighting. | Savaşmaktan asla vazgeçmeyeceğine dair söz ver. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| You're stronger than you think. | Zannettiğinden daha güçlüsün. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| Because you're my friend. | Çünkü sen benim dostumsun. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| And now I know you're here, so I will always keep an eye out for you. | Artık burada olduğunu öğrendiğime göre, sana her daim göz kulak olacağım. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| I'll always be here for you. | Her zaman yanında olacağım. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| Chloe.*** | Bayan Sullivan? | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| We need a ctor. | Doktora ihtiyacımız var. Hayır, hayır. Doktor olmaz. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| Just get her to her apartment. | Onu dairesine götür. Clark, neredeyse ölmek üzere. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| Trust me, doctors can do nothing for her. | Güven bana, doktorlar onun için bir şey yapamaz. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| Just get her home. | Onu evine götür. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| When your dad locks your car in storage | Erkek arkadaşının konserine... | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| because you snuck out to see your boyfriend's band, | ...gizlice kaçıp gitmeyesin diye, baban arabanı garaja kilitlerse,... | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| you learn a few tricks. | ...birkaç numara öğreniyorsun. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| Oh, my god, he's back. | Aman Tanrım, geri döndü. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| We're gonna have to find another way out. | Başka bir çıkış yolu bulmalıyız. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| I think the gate's up ahead. | Sanırım kapı tam karşıda. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| After everything that I have done for you? | Senin için yaptığım onca şeyden sonra, böyle mi olacaktı? | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| Look, before you get all trigger happy again, let's be rational. | Bak, o tetiği tekrar çekmeden önce, biraz mantıklı olalım. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| I am rational. | Ben mantıklıyım. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| But I just killed a man. | Ama bir adam öldürdüm. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| This isn't how it was supposed to happen. | Böyle olmaması gerekiyordu. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| Linda, I just wanted to protect you. | Linda, sadece seni korumak istemiştim. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| I know what it's like to start over. | Yeniden başlamanın nasıl olduğunu bilirim. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| People take advantage of you. | İnsanlar senden yararlanır. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| They look at you different. | Sana farklı gözle bakarlar. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| I am different. | Ben farklıyım... | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| And I'm not linda. | ...ve adım Linda değil. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| If you want to kill lois, you'll have to kill me. | Lois'i öldürmek istiyorsan, beni de öldürmek zorundasın. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| If you don't come with me, guess you're gonna turn me in. | Benimle gelmeyeceksin, o zaman ihbar edeceksin. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| And I can't go back to prison, linda. | Hapishaneye geri dönemem, Linda. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| You had us worried today. | Bugün bizi endişelendirdin. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| That's the problem, dad. | Sorun da burada ya, baba. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| I'm admitted here with a bullet in my head, | Buraya geldiğimde, kafamda bir kurşun vardı,... | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| and now there's not so much as a scratch on me. | ...şimdiyse üzerimde tek bir çizik bile yok. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| You can thank your friend... | Arkadaşın Oliver Queen'e teşekkür edebilirsin. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| You of all people should remember that. | Bunu herkesten daha iyi senin bilmen gerekirdi. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| I was under the impression that all the serum was destroyed. | Bütün serumların yok edildiğini sanıyordum. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| Yeah, all but a single dose, which I salvaged . | Evet, benim kurtardığım bir tanesi hariç, hepsi yok oldu. Nasıl hissediyorsun? | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| For myself, if I should ever need it. | Belki bir gün lazım olur diye, kendim için saklıyordum. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| But you gave it to me? | Ama onu bana mı verdin? | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| You think I'd stand there and watch you die? | Orada öylece durup ölmeni izleyeceğimi mi sandın? | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| Honestly, dad, I I don't know. | Açıkçası, bunu bilmiyorum, baba. Evet, benim kurtardığım bir tanesi hariç, hepsi yok oldu. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| Today, I realized when... | Bugün olanlardan sonra fark ettim de... | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| there is something I was afraid that I would never have the chance to tell you. | Sana söyleme fırsatını bulamayacağımdan korktuğum bir şey var. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| Yeah? | Öyle mi? Peki neymiş? | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| I love you, lex... | Seni seviyorum, Lex. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| Lois didn't, uh... | Lois, beni... | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| see me, you know, dead, did she? | ...ölüyken görmedi, değil mi? | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| No, she had to shoot back to the planet to write a story about what happened in detroit. | Hayır, Detroit'te olanları yazmak için Daily Planet'e dönmek zorunda kaldı. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| Yeah, lex will kill that story in a heartbeat. | Lex bir kalp atışı kadar kısa sürede o hikayeyi ortadan kaldırır. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| Speaking of heartbeats, you didn't have one for over 18 hours. | Kalp atışından söz etmişken, seninki 18 saattir atmıyordu. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| Look, I was hoping we could skip the lecture and go straight to the "welcome back" dinner. | Bak, sanmıştım ki azarlama faslını geçip, yemeğe hoş geldin kısmına geçebiliriz. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| It's 15 hours longer than the last time, chloe. | Son sefer olandan 15 saat daha fazla, Chloe. | Smallville Fracture-1 | 2008 |