Search
English Turkish Sentence Translations Page 150439
| English | Turkish | Film Name | Film Year | |
| chloe, if my parents didn't find me in that field, it could have been me in the foster care system, | Chloe, eğer ailem beni o tarlada bulmasaydı, koruyucu ailede benimde başıma gelebilirdi. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| scaring people with my powers, being accused of crimes i didn't commit. | Güçlerimle insanları korkutur, yapmadığım şeylerden suçIanırdım. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| and, clark, one of your greatest powers is your unrelenting faith in people. | ve Clark, senin en muhteşem gücün insanlara olan sarsıImaz inancın. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| but i think when it comes to maddie, the jury's in. | Ama iş Maddie'ye gelince olaya mahkeme karışıyor. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| when she was little, it wasn't just a car accident that killed her mother... | Küçükken annesinin öldüğü kaza öyle sıradan bir kaza değilmiş... | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| it was a freak car accident. | çok acayip bir kazaymış. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| witnesses saw the front windshield mysteriously shatter right before the crash. | Görgü tanıkları çarpışmadan hemen önce ön camın esrarengiz bir şekilde patladığını görmüş. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| you think maddie's responsible for her own mother's death ? | Sence kendi annesinin ölümünden Maddie mi sorumlu? | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| well, didn't she say she was having a hard time controlling her powers ? | Güçlerini kontrol etmede zorlandığını söylememiş miydi? | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| who ever said you had to be indoors to have fun ? | Eğlenmek için içeride kalmak gerektiğini kim söylemiş? | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| some of the best times i've ever had were way out in the boonies, | En iyi zamanlarımı arkadaşlarımla, kırılabilir her şeyden olabildiğince uzakta, | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| as far away from breakables as possible. | dışarıda eğlenerek geçirmişimdir. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| where's shelby ? | Shelby nerelerde? | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| oh, i have no idea. i'm allergic to him. and let's just say he's not too fond of me. | Hiç bir fikrim yok. Ona alerjim var. Benden hoşlandığı da pek söylenemez. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| here. you know what ? we're gonna have a good old time. we can... | İşte geldik. Eski zamanlardaki gibi iyi vakit geçireceğiz. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| pick flowers or catch bugs... | çiçek toplarız yada böcek yakalarız.. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| whatever floats your boat. i even packed that little picnic for us. | canın ne isterse. Küçük bir piknik çantası bile hazırladım. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| i'm not the greatest chef in the world, but how can you screw up P(eanut) B(utter) & J(elly) ? | Dünyanın en büyük aşçısı sayıImam ama küçük bir piknik çantasını da mahvetmem. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| hey, where are you going ? | Hey, nereye gidiyorsun? | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| shelby ? | Shelby. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| maddie, you can play with the pooch when clark gets back. why don't we just turn around, and we can get... | Maddie, Clark geldiğinde o pire torbasıyla oynayabilirsin. Neden dönüp biraz... | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| okay. | AnlaşıIdı. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| now, why don't we both just ease on out of here before one of us gets hurt ? | Şimdi birimiz incinmeden önce neden ikimizde sakince buradan çıkmıyoruz? | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| what do you mean, "gets hurt" ? | İncinmeden kastın neydi? | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| who are you ? | Sende kimsin? | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| frank colbert, child services. what's going on here ? | Çocuk servisinden Frank Colbert. Burada neler oluyor? | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| okay, look. i know this sounds crazy, | Bakın, biliyorum kulağa delice gelecek, ama | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| but i'm trying to keep her as far away from glass as possible. | onu mümkün olduğunca camlardan uzak tutmaya çalışıyorum. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| why don't you get in the car ? | neden arabaya binmiyorsun? | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| no, no, no... not the car. you don't understand. | Hayır, hayır... araba olmaz. Anlamıyorsunuz. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| i am telling you, this girl, she can shatter glass just by looking at it. | Size söylemeye çalışıyorum, bu kız bir bakışıyla camları parçalayabiliyor. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| thank you for your concern. | İIginiz için teşekkür ediyorum. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| maddie, i'm going to take you back to the shelter, where you can be properly taken care of. | Maddie, iyi bir şekilde bakılabileceğin bir bakım evine seni geri götürüyorum. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| we've spotted milton fine | Milton Fine'ın izini | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| at 0200 greenwich mean time, | Greenwich'e göre sabah ikide | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| 40 kilometers north of the somalian border. | Somali sınırının kırk kilometre kuzeyinde bulduk. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| good news... fine is in myanmar | İyi haber... Fine Burma'da (Güney doğu Asya) | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| it's 0200 gmt and we're watching him as we speak. | Saat Greenwich'e göre sabahın 2'si ve konuştuğumuz gibi onu izliyoruz. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| i know your moral compass has a tendency to veer off course, | Senin ahlaki pusulanın yanlış yönü gösterme gibi huyu olduğunu biliyorum, | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| but taking advantage of lana when she's at her most vulnerable ? | ama Lana'nın en muhtaç olduğu zamanda ondan faydalanmaya çalışmak? | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| it's despicable. | İşte bu çok alçakça. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| i think your reporter's eye is getting a little cloudy. | Sanırım muhabir gözlerine sis perdesi çökmeye başlamış. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| you're starting to see things that aren't there. | Olmayan şeyler görmeye başIıyorsun. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| i don't have to work for the dwp to know | O odada bütün Kansas Eyaletini aydınlatmaya yetecek kadar | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| it's interesting how perceptive you are about affairs of the heart, considering | Ciddi bir ilişki yaşamamış biri olduğun göz önüne alındığında, | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| you've never actually been in a serious relationship. | ilişkiler konusunda bu kadar anlayışIı olman çok ilginç. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| do you really think that lana would be remotely interested in you | Sence Lana duygusal fırtınalara tutulmamış olsa bile, | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| if she wasn't swept up in her own emotional tornado ? | seninle ilgilenir miydi sanıyorsun? | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| i mean, honestly. | Dürüst olmak gerekirse. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| i appreciate your looking out for your friend. | Arkadaşını korumaya çalışmanı anlayışla karşıIıyorum. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| i'd do the same, but your concern is unwarranted. | Bende olsam aynısını yapardım, ama endişelerin yersiz. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| we're friends... nothing more. | Biz arkadaşız... başka bir şey değil. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| lex, i know you're used to getting whatever you want without even thinking about the consequences. | Lex, sonuçlarını düşünmeden her istediğini almaya alışmışsın, bunu biliyorum | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| but i promise you, | Ama sana söz veriyorum, | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| if you hurt my friend, there will be a consequence. | Eğer arkadaşımı incitirsen sonuçları ağır olacaktır. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| and you're looking at her. | Ve tam da ona bakıyorsun. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| i think i'm getting an inkling why you've never had a boyfriend. | Neden bir erkek arkadaş bulamadığını şimdi anlıyorum. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| trust me. for your own safety, the girl can't be near glass. | İnan bana. Kendi güvenliğin için bu kızı camdan uzak tut. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| i heard you the first time. | Tamam, seni duydum. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| will you get her belongings, please ? | Lütfen, eşyalarını getir misin? | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| maddie, get out of the car ! | Maddie, araban çık! | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| lois, are you okay ? | Lois, sen iyi misin? | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| i've screwed up a lot in my life, but this ranks up there. that little girl was on my watch. | Hayatımda bir çok şeyi batırdım, ama bu üst sıralara yerleşti. O küçük kız benim gözetimimdeydi. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| lois, there's nothing you could have done. i should never have left you two alone. | Lois, senin yapabileceğin bir şey yoktu. İkinizi yalnız bırakmamalıydım. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| who's kidding who, smallville ? | Kim kimi kandırıyor "Smallville"? | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| if you had been there, you would have been shredded beef. | Eğer orada olsaydın biftek haline gelmiştin. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| they put out an amber alert. every cop in the state is looking for maddie. | Kırmızı alarm verildi. Eyaletteki bütün polisler Maddie'yi arıyor. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| did you get a good look at the guy ? | Adamı iyi görebildin mi? | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| like i told the sheriff... | Şerife de anlattığım gibi... | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| mid 30s, sandy blond hair, | otuzlarında, koyu sarı saçIı, | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| good looking in that psycho killer kind of way. | sapık bir katil için yakışıklı bile sayıIır. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| i just don't understand. who would want to kidnap maddie ? | Anlamıyorum. Maddie'yi kim kaçırmak ister ki? | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| considering her dangerous disposition, | Tehlikeli tavırlarını göz önüne alırsak, | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| i'm guessing somebody who's pretty desperate to be with her. | tahminimce umutsuzca onunla birlikte olmak isteyen biri. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| come on, clark. please pick up. | Hadi, Clark. Lütfen aç telefonu. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| pick up, clark, please. | Aç telefonu, Clark, Iütfen. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| come on, clark. clark, please. where are... | Hadi, Clark. Clark, Iütfen. Nerelerdesin... | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| what are you doing, princess ? | Ne yapıyorsun böyle, Prenses? | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| why are you running away from me ? | Neden benden kaçıyorsun? | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| look. look, | Bak, dinle, | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| i'm your dad. | Ben senin babanım. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| yeah. all those years locked up, | Evet. Onca yıI içerdeyken, | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| you're the only thing that kept me going. i would do anything for you. | beni hayata bağlayan tek şey sendin. Senin için her şeyi yaparım. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| you killed that man. look... | O adamı sen öldürdün. Bak.. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| you killed naomi. | Naomi'yi öldürdün. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| you killed my real mom, didn't you ? | Gerçek annemi de sen öldürdün, değil mi? | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| mommy didn't want me near you. | Annen sana yaklaşmamı istemiyordu. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| she thought i was some monster. i swear, | Benim bir canavar olduğumu düşünüyordu. Yemin ederim, | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| all i wanted was for us to be together. | benim tek istediğim tekrar bir arada olabilmekti. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| you like butterflies, don't you ? | Kelebekleri seviyorsun, değil mi? | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| i made this for you. | Bunu senin için yaptım. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| i know this is a big change. | Bunun büyük bir değişim olduğunu biliyorum. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| all i want to do | Benim bütün istediğim | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| is put our family back together. | ailemizi tekrar bir araya getirmek. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| you belong to me. come on. | Sen benim kanımdansın. Hadi. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| i've got a surprise for you. | Senin için bir sürprizim var. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| his name is tyler mcknight, and i think he might be maddie van horn's long lost father. | Adamımızın adı Tyler McKnight, ve sanırım Maddie Van Horn'un uzun zamandır kayıp olan babası olabilir. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| what makes you say that ? | Sana bunu söyleten nedir? | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| he was maddie's mom's college sweetheart the year before she was born. | Maddie doğmadan bir sene önce annesinin üniversitede sevgilisiymiş. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| but what does that prove ? | Peki bu neyi kanıtlar? | Smallville Fragile-1 | 2006 |