Search
English Turkish Sentence Translations Page 150435
| English | Turkish | Film Name | Film Year | |
| Clark, just be careful, okay? | Clark, sen dikkatli ol yeter, tamam mı? | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| Sir, I watched three field officers die after their brains went into electro neural shock. | Üç saha çalışanının, elektro sinirsel şoka girdikten sonra öldüklerini gördüm. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| This machine is a deathtrap. | Bu makine bir ölüm tuzağı. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| I pay you a small fortune, doctor, so please withhold your negative opinions. | Size küçük bir servet ödüyorum, doktor. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| Ladies, would you please wait outside? | Bayanlar, lütfen dışarıda bekler misiniz? | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| Lex wakes up, he'll never know I was in there, right? | Lex uyandığında, orada olduğumu hatırlamayacak, öyle değil mi? | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| In the few successful cases, the terrorists had no memory of the process. | Birkaç başarılı uygulamada, teröristlerin yapılan işleme dair hiçbir anıları yoktu. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| Now, the freshest memories will most likely be the first ones in. | İçeri girdiğinde en son anılar, ilk başta karşına çıkacak. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| The deeper you get, the greater the risk. | Ne kadar derine inersen, tehlike de o kadar artar. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| If your brain waves show any sign of duress, I will pull you from the procedure. | Beyin dalgaların bir zorlanma belirtisi gösterirse, seni uygulamadan çıkaracağım. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| I don't plan on staying in there very long. | Orada uzun süre kalmayı planlamıyorum. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| The software has been encoded with what you will see as a red door. | Yazılım, kırmızı bir kapı şeklinde görünecek biçimde şifrelendi. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| That is your emergency exit. | Orası senin acil çıkış kapın. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| That red door, clark you must never lose track of that. | O kırmızı kapıyı gözden kaybetmemelisin, Clark. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| If we get disconnected, it's the only link between lex's subconscious and reality. | Bağlantımız koparsa, Lex'in bilinçaltı ile gerçek dünya arasındaki tek bağlantın o. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| Let's get this over with. | Şu işi halledelim. Tamam. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| *** | Sakin ol ve kıpırdama. Bu işlem acı vermez. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| He's entering further into the cerebral cortex. | Beyin zarının, iç kesimlerine doğru ilerliyor. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| I'm sorry that frank screamed at you. | Frank sana bağırdığı için üzgünüm. Önemli değil. Buna alışığım. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| I grew up with an old man like that. | Onun gibi yaşlı bir adamla büyüdüm. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| Well, you're sweet for covering, finley.I owe you one. | Olanlar aramızda kaldığı için teşekkürler, Finley. Sana borçlandım. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| Can I warm you up? | Sıcak bir şey alır mıydınız? Tabii. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| I'm starting to see you more than some of the regulars. | Sizi buranın düzenli müşterilerinden bile daha sık görmeye başladım. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| Blame it on the pie. | Turta yüzünden olmalı. Bugüne kadar yediğim, en iyi ikinci turta. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| Second best? | Demek ikinci? | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| I'll pass that along to the kitchen. | Bu dediğinizi mutfaktakilere iletirim. Daha iyisini yapmaları için teşvik eder. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| Linda? | Linda mı? Bu isim sana uymuyor. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| Really? | Sahi mi? Peki kime benziyorum? | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| Someone who doesn't belong here, that's for sure. | Ama buraya ait olmadığın kesin. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| See?There I go again with my opinions. | Gördün mü? Yine düşüncelerimi açığa vurdum. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| Well, uh, more than you realize. | Tahmin ettiğinden de ötesini. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| You know, some days, I don't even know what I'm doing here. | Bazen ben bile burada ne aradığımı bilmiyorum. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| Well, leave. | Öyleyse ayrıl. O önlük seni buraya bağlamaz. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| I don't know where else to go. | Başka nereye gidebilirim, bilmiyorum. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| It's sort of embarrassing, but, um, about a month ago, I lost my memory. | Biraz utanç verici bir durum ama bir ay kadar önce, hafızamı yitirdim. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| Actually, this bracelet's the only part of my past I have left. | Aslında, geçmişimden geriye kalan tek şey bu bilezik. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| Look, I'm not sure you'd be interested, linda, | Bak, ilgini çeker mi bilmiyorum,... | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| but I know some of the best researchers in the world. | ...ama dünyanın en iyi doktorlarından bazılarını tanıyorum. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| Maybe one can help . | Belki biri yardım edebilir. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| You think they can help me get my memory back? | Sence hafızamı geri kazanmamda bana yardımcı olabilirler mi? | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| What are you doing here, clark? | Burada ne arıyorsun? | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| Lex.Please. | Lex. Lütfen. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| Get out of my head. | Beynimden çık git. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| Get out of! | Çık beynimden! | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| Head n beetrying to kill me as long as I can remember. | Başından beri beni öldürmeye çalışıyor. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| I'm alexander. | Adım Alexander. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| Why would he want to kill you?You're the good part of him, aren't you? | Seni neden öldürmek istesin ki? Onun iyi yanısın, öyle değil mi? | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| He says I make him weak. | "Beni zayıflatıyorsun" diyor. Bizi bulursa, ikimizi de öldürür. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| And if he finds us, he'll kill us both. | Başından beri beni öldürmeye çalışıyor. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| Look, I don't have much time. | Bak, fazla zamanım yok. İki kadını arıyorum, Kara Kent ve Lois Lane. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| Do you know where they are? | Nerede olduklarını biliyor musun? Hayır ama aramaya başlarım. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| No, but I'll start looking. | "Beni zayıflatıyorsun" diyor. Bizi bulursa, ikimizi de öldürür. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| In the meantime, you need to hide. | Bu arada, senin saklanman gerek. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| *** | Beyin dalgalarında bir hareketlenme var. Bu çok fazla. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| He appears to be going in deep. | Daha derine iniyor gibi gözüküyor. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| *** | Kan basıncı düşüyor. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| Alexander!Alexander!Alexander luthor! | Alexander Luthor! | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| What is the rule about my briefcase, alexander? | Evrak çantam hakkındaki kural neydi, Alexander? | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| Don't ever, ever touch it. | Ona asla dokunmayacaktım. Evet. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| Did you open it? | Sen mi açtın? | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| Did you? | Açtın mı? | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| No.I swear. | Hayır, yemin ederim. Baba, ona dokunmadım! | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| Don't lie to me, lex. | Bana yalan söyleme, Lex. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| Don't make excuses. | Bahaneler uydurma. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| You be a man, lex, and admit what you've done. | Bir erkek gibi davran, lex ve yaptığın şeyi itiraf et. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| Admit it. | İtiraf et! Ama ben yapmadım! | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| I don't care about your work! | Senin işlerin beni ilgilendirmez! | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| All right, if it wasn't you, then who was it, hmm? | Sen değilsen, çantamı kim açtı? | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| Answer me. | Cevap ver, çantamı kim açtı? Bana cevap ver, Lex! | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| I saw her in your office going through your stuff. | Onu, ofisindeki eşyaları karıştırırken gördüm. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| She told me not to say anything. | Sana hiçbir şey söylememi tembih etti. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| You let go of him. | Bırak onu. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| I had to know the truth. | Gerçeği öğrenmeliydim. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| Veritas what is it? | "Gerçek", nedir? | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| Lillian, go. | Lillian, gidelim. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| Go on, lillian. I'm tired of the secrets. | Gidelim, Lillian. Sırlardan bıktım usandım. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| Disappearing in the middle of the night to your meetings. | Gecenin köründe, toplantı bahanesiyle ortadan kaybolmandan bıktım. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| What are you keeping from me?! | Benden ne saklıyorsun? Neler karıştırıyorsun? | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| Veritas is not your concern! | "Gerçek" seni ilgilendirmez! | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| You keep out of my business, lillian. | Sakın işlerime burnunu sokma, Lillian. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| Mom?Are you okay? | Anne? İyi misin? | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| I'm sorry. | Özür dilerim. Özür dileme, Lex. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| You've said enough. | Yeteri kadar konuştun. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| St.Anthony? | Aziz Anthony mi? | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| The patron saint of lost souls. | Kayıp ruhların daimi koruyucusu. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| You know, finley you know, finley said all you really care about is money. | Biliyor musun, Finley, değer verdiğin tek şeyin para olduğunu söyledi. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| But it's people, isn't it, lex? | Ama asıl değer verdiğin insanlar, öyle değil mi, Lex? | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| I did my research. | Ben de kendi araştırmamı yaptım. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| You're a humanitarian | İnsanlara yardım ediyorsun. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| all the hospitals you've built, the scholarships you've funded. | Yaptırdığın onca hastane, karşılıksız verdiğin burslar. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| And along the way, I've seen a lot of people get the help they need. | Ve bu sayede, ihtiyacı olan yardımı alan pek çok insan gördüm. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| Look, everything has been arranged. | Bak, her şey ayarlandı. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| My jet's on standby to take you to your treatment. | Jetim, tedavi olacağın yere götürmek için seni bekliyor. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| So, this is really happening, then? | Öyleyse, sahiden gerçekleşiyor? | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| Guess we'll find out if I have a fear of flying. | Sanırım uçmaktan korkum korkmadığını da anlayacağız. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| Whatever you find out, I'll be by your side every step of the way. | Ne olursa olsun, tedavi boyunca hep yanında olacağım. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| I just I want this to work. | Bunun işe yaramasını istiyorum. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| There's nothing that's lost that can't be found again. | Kaybolup da geri getiremeyeceğin hiçbir şey yoktur. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| I'm, uh I'm gonna go thank finley, say goodbye to everyone. | Gidip Finley'e bir teşekkür edeyim, ve herkesle vedalaşayım. | Smallville Fracture-1 | 2008 | |
| Quite the charmer, aren't you? | Baya çekicisin, öyle değil mi? | Smallville Fracture-1 | 2008 |