Search
English Turkish Sentence Translations Page 150208
| English | Turkish | Film Name | Film Year | |
| SlimSusie is my little sister back home. She's very proper. | Susie benim küçük kardeşim. Kendisi çok özeldir. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| Writes Christmas cards in September. Very uptight. | Noel kartpostallarını Eylül'de yazar. Çok da sinirlidir. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| Nothing had changed inthree years. | Üç yıldır hiçbir şey değişmemişti. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| When I leftthree years ago, the kiosk girlwas knocked up. | Üç yıl önce ayrıldığımda büfeci kız hamileydi. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| Things do go slowly inthe country. | Bu şehirde her şey ağırdan alınır. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| I knew my sister had moved, but itwas only 200 yards. | Kardeşimin evine sadece 180 metre kalmıştı. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| I hadto leave her behind. I couldn'ttake it. | Onu arkamda bırakmak zorundaydım. Yanıma alamazdım. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| The last straw came on a Sunday, atthe weekly movie. | Pazar Günü, sinemaya önemsiz bir film gelmişti. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| The movies came just about whenthey were released on video. | Filmler, sadece video olarak çıktığı zaman sinemamıza gelirdi. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| But I'lltryto sortit out. | Fakat bunu halledeceğim. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| I can't cometothe baptism. | Vaftiz törenine gelemem. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| My VCRis busted andthere's a game on. | VCR'm bozuldu, onu tamir ediyorum. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| Tore Tumor. Knownforthetumor he usedto have in his head. | Tore Tumor. Kafasındaki tümörden dolayı böyle tanınır. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| Afterthe operation he couldn't speak. Which caused problems. | Ameliyattan sonra daha konuşamaz oldu. Bu yüzden... | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| Like when he got his pension papers inthe mail. | ...alışveriş merkezindeki işinden emekli edildi. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| He didn't understandthe numbers. | Sayılardan pek anlamazdı. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| Just lots ofzeros everywhere. Torethoughtthatwas unfair. | Sadece bol sıfırlı olanlardan. Tore bunun haksızlık olduğunu düşünürdü. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| My sisterwasn'tthe mother. | Kardeşim anne değildi. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| Shut up! Baby sleeping | Ses yapma! Bebek uyuyor. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| It seemed likely, at least. | En azından biliyordur. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| She didn't know. She was busy with her booze. | Bilmiyordu. İçkiyle kafasını bozmuştu. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| The most inept pettythiefinthe county. | Şehirdeki en beceriksiz hırsızdır. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| Likethetime he got out ofjail | Hapisten yeni çıktı... | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| and found outthat he'd inherited 100 grand. | ...ve babasından miras kalan 100 binliği buldu. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| You're in line. We'lltake your call later, or you can leave a message. | Çağrınızı işleme alacağız ya hatta kalın ya da mesaj bırakın. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| The onlything withthesetwo is that he's jealous. | Bu ikili için söylenecek en önemli şey, adamın kıskanç olduğudur. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| There's onething I cantellabout her. | Kadın hakkında söyleyebileceğim tek önemli şey. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| That's all lwantedto say. Thank you. | Söylemek istediklerim bu kadardı. Teşekkürler. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| Itriedto find Sandra, the girlwho'd called. | Kızın aradığı Sandra'yı bulmayı denedim. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| Not a lot ofinformation, really. | Fazla bir bilgim yoktu, cidden. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| I was sadthat my pizza "Erik's Extra Everything"was gone. | "Erik'in Extra Everthing" pizzasından istedim ama kalmamıştı. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| Except ltookit out andwentblack. Hi. | Piercingi çıkardım ve saçlarım siyah. Selam. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| It had beenforetoldthat Sandra's love would be a latino man. | Sandra'nın latin erkeklerden hoşlandığından haberim vardı. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| She was supposedto meet him in an elevator. | Asansörde bu tip bir adamla karşılacağını zannetmişti. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| Butthe fortune teller hadn't said which elevator. | Fakat falcılar bunun asansörde olmayağını söylemişlerdi. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| There's two ofthem intown. Elevators, that is. | Şehirde o tiplerden iki tane var. Onlar Elevators'lardı. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| Billy Davidson, the sole cop intown. | Billy Davldson, şehirdeki tek polis. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| A Stockholm native sent here against his will. | Bir Stockholm yerlisi onu buraya idare etsin diye yolladı. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| Could you getrid ofthatflythere? ltjustlooks disgusting. | Şuradaki sineği ortadan kaldırabilir misin? Çok iğrenç görünüyor da. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| Grits and I wentto school together. We did a lot. | Grits ile okula beraber gittik. Çok şey yaptık.. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| Collected Star Wars figures, put rocks onthetracks | Yıldız Savaşları'nın karakterlerini topladık, tren yollarına taşlar koyduk,... | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| rented movies and opened ourfirst beertogether, | ...filmler kiraladık ve ilk biramızı beraber içtik. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| when he was getting his bike license. | ...öğretmenlerin arabalarının üzerine sürerdi. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| ltwas notthat bad. | Kötü değildi. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| It happened atthe opening ofthe sports hall. | Ne olduysa spor salonunun açılışında oldu. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| Afterthe opening he split, and left her alone. | Açılıştan sonra ondan ayrıldı ve onu terketti. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| For a while shethoughtwas pregnant by him, but she wasn't. | Bir süre ondan hamile kaldığını düşündü ama değildi. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| Itwas probably justthe pizza. | Muhtemelen pizzadandı. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| Sandra! lfanything happens to me, look inthe drain pipes. | Sandra! Eğer bana bir şey olursa, pimaşların içine bak.* | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| Vino Shito, rightfrom hell. It's orange flavored. | Vino Shito, cehennemden geldi. Portakal aromalı. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| lfyou're lying, lwill be sorelyvexed. | Eğer yalan söylüyorsan, çok kızgın olacağım. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| We'lltake the Humpmobile. I'm goingto the cops. | Humpmobile'e gideceğiz. Ben polise gidiyorum. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| Yeah, I can. Getin. | Evet, saçmalayabilirim. Atla. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| Gerd! Get outhere. Look who lfound. | Gerd! Çık dışarı. Bak kimi getirdim. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| Closed. For emergencies, callthe police. | Kapalı. Acil durum için polisi arayın. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| I knewwhere Billy Davidson lived. | Billy Davidson'ın yaşadığı yeri biliyordum. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| He might still have my souped up moped. | Hala benim büyüdüğüm yerde olmalı. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| Hey! Look what lfound in the glove compartment! | Bak torpido gözünde ne buldum! | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| Grits has always been like a turd. A floaterthatwon'tflush. | Grits hep bok gibi bir herifti. Aptalın önde gideniydi. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| Poor Grits, havingto dotime for drunk driving. | Zavallı Grits, zamanını sarhoş araba kullarak geçiriyordu.. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| But I fet itwas probably the bestthingfor him. | Fakat muhtemelen onun için en iyi şey oydu. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| Don'tworry. I'lltellyou a story from mylife. It's similar to this. | Dert etme. Sana kendi hayatımdan bir hikaye anlatacağım. Buna benziyor. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| lmagine Saturdaynighthere, with allthese people. | Cumartesi gecelerini burayı o insanlarla hayat etsene. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| Erik, lthink Susie's dead, and a lot ofpeople knowit. | Erik, bence Susie öldü ve çoğu kişi bunu biliyor. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| A while back, I saw something weird inthe video store. | Bir süre önce, video dükkanında garip bir şey gördüm. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| I'lltake it, then. | Bunu sonra alacağım. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| The baby had colic every night, andthe mother had left | Bebeğin her gece sancıları vardı ve annesi eşitlik konusunda... | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| Sandra! lfanything happens to me, look inthe drain pipes. | Sandra! Bana bir şey olursa, pimaşların içine bak! | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| She was hardly eating at all atthat point. | Bu durumda bile çok fazla tüketiyordu. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| So when mom made a foolof herselfforthe umpteenthtime... | Annen defalarca kendini aptal durumuna düşürdü... | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| That night, I dreamed ofmy little sister. | O gece rüyamda kardeşimi gördüm. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| He didtryto quit sometimes. | Bazen bırakmayı denedi. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| Lasttime was three years ago, when I left. | Son kez bıraktığımın üzerinden üç yıl geçti. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| Then he said lwas enough ofa loser to be drunk forever. | Sonra, benim sarhoş olmam için yeterince ezik olduğumu söyledi. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| Sober? lthink I'lltrythat. Seriously. | Adam mı? Aslında, deneyeceğim, cidden. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| ltwasn'tme. Or anyone else. Where's the camera? | Ben ya da bir başkası değildi. Kamera nerede? | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| Hello? lthink we've alreadyhad this conversation. | Merhaba? Sanırım bu konuşmayı önceden yapmıştık. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| ltookitfrom Tore. | Onu Tore'dan aldım. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| I gotto sit on his shoulders whenthere was a crowd. | Kalabalık ortamlarda onun omuzlarına çıkardım. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| Itwas Papa Dee. He'd gotten dirt in his carburetor. | Papa Dee'yi görmüştük. Karbüratörü tıkanmıştı. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| Susie and Blow Dryer Woman work atthe nursing home. | Susie ve Kurutucu Kadın huzur evinde çalışıyorlar. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| You knowwhat? lthink she died. She's not alive now, anyway. | Bakar mısın? Bence o öldü. Şuan canlı değil. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| And lwas thinking. We should share it, Susie. | Seninle paylaşabiliriz diye düşünüyordum, Susie. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| ...lwantedto share itwith you. Okay. | ...ve seninle paylaşmak istiyorum. Olur. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| Gerd Johanson, the biggest drug dealer inthe county. | Gerd Johanson, ülkedeki en büyük uyuşturucu satıcısı. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| She never does any ofit herself. Except a joint, at parties. | Kendine hiç almazdı. Partilerdeki esrar hariç. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| The hag has more money, and lthink you deserve it. | Kocakarının bayağı fazla parası var ve bence onu sen hakettin. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| Tore hadn't sleptforweeks, and looked forwardto a normal life. | Tore haftalardır uyumuyor ve normal bir hayat için ileriye bakıyordu. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| I wasn'tthe only one spending in advance. Gerd didn't dothe jobs. | Peşin harcama yapamayan bir tek ben değildim. Gerd hiç çalışmazdı. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| But she stilldemanded halfthe money. | Ama kadın sürekli parasının yarısını talep ederdi. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| Rumors always fly about the weathy inthis country. | Söylentiler bu ülkede genellikle hep zenginler içindir. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| Sounds good, I'lltake it. And some candy for the kids too. | İyiymiş, alacağım. Çocuklar için biraz da şeker alayım. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| I'lljustthump him. No, none ofthat. | Onu yumruklayacağım. Hayır, böyle bir şey olmayacak. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| Shetold Susie she'd quit and was getting a divorce. | Susie'ye ayrılacağını ve boşanma davası açtığını söyledi. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| Grits had been so scared ofoversleeping | Grits bulabildiği en uzun DVD'yi kiralamıştı... | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| Susie knewthe money would be wherethe husband wouldn't look. | Susie, paranın kocanın göremediği bir yerde olduğunu biliyordu. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| Tore was counting onthe insurance. | Tore sigortayı da sayıyordu. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| So he pretendedto be brain damaged afterthe operation. | Yani ameliyattan sonra beyin hasarı geçirmiş taklidi yapıyordu. | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| Sandra! lfanything happens to me, look inthe drain pipes. | Sandra! Eğer bana bir şey olursa, pimaşların içine bak! | Smala Sussie-3 | 2003 | |
| Alright. We'lljustleave. This is for real! | Tamam. Kaçalım. Bu gerçek mi! | Smala Sussie-3 | 2003 |