Search
English Turkish Sentence Translations Page 150131
| English | Turkish | Film Name | Film Year | |
| Oh, shit! | Hay aksi! | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| Uh oh. Shit. | Uh oh. Hay aksi. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| Give me your helmet. | Başlığını ver. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| Give me that vest. | Yeleğini de. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| Why aren't you in school? I overslept. | Neden okula gitmedin? Uyuya kalmışım. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| Come on. I'll drive you right now. No, no, no. | Haydi. Seni hemen bırakırım. Hayır, hayır. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| 'Cause I'm too late already. It's not like I have an excuse. | Zaten çok geç kaldım. Mazeretim yok. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| It's not like I'm sick or anything. Tara, you gotta go to school. | Hasta filan değilim. Tara, okula gitmelisin. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| Well, why aren't you at work? | Neden işe gitmedin? | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| No, no. It's | Hayır, hayır. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| It's not just today. | Bugünlük mevzu değil. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| If you want me to go to school, I'll get ready, | Okula gitmemi istiyorsan hazırlanayım... | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| and then you can drive me, okay? | ...beni bırakırsın, değil mi? | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| Hey. All right if we come in? | Selam. Girebilir miyiz? | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| You, uh, mind if we sit down and talk? | Oturarak konuşmamızın mahzuru var mı? | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| Go ahead. I need to talk to Joleen, too. | Buyurun. Joleen ile de konuşmam lazım. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| This concerns her. | Bu onu ilgilendiriyor. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| Oh, she's not here right now. | Şu an evde yok. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| Where might she be? | Nerededir? | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| She said she'll be back in about a month. | Bir ay sonra dönerim dedi. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| Everything's fine here, okay? | Her şey yolunda, değil mi? | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| James, why isn't Tara in school today? | James, neden Tara bugün okula gitmiyor? | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| We We overslept. | Uyuyakalmışız. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| Yeah. I We We've had a lot going on lately. | Evet. Son zamanlarda çok şey yaşadık. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| This is important. This woman's from Social Services. | Bu önemli. Bu kadın Sosyal Hizmetlerden. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| This is the part of my job I really hate. | İşimin bu kısmından nefret ediyorum. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| Tara needs a proper guardian, and with Joleen gone' | Tara'nın uygun bir varise ihtiyacı var, Joleen de gitti... | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| I'm not so sure that it's here with you. | Burada senin yanında güvende olduğuna emin olamıyorum. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| He's probably right, if you think about it. | Düşündüğün buysa, galiba haklı. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| It's It's not forever, you know? | Sonsuza kadar değil, biliyorsun değil mi? | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| I I promise. | Söz veriyorum. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| Okay, let's do it. | Tamam, haydi şu işi halledelim. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| Hey, don't worry about paying rent or anything for a while. | Bir süreliğine kirayı filan kafana takma. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| You've been fucked over enough lately. | Son zamanlarda yeterince sıkıntı yaşadın zaten. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| Go down into the basement. | Bodruma inelim. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| Okay, here it is. You're welcome to it. | Tamam, işte burası. Hoş geldin. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| Obviously not deluxe accommodations, | Doğruyu söylemek gerekirse kalacağın yer lüks değil... | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| but you got runnin' water, you got a place to hang your clothes. | ...ama suyun akıyor, elbiselerini asacak yerin var. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| That's the mattress here? | Yatağım bu mu? | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| Oh, yeah. I tried to pump it up for you. | Evet. Senin için kabartmaya çalıştım. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| This damn thing My arm about fell off. | Yatak berbat... Kollarım dökülecek duruma geldi. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| Oh, oh, oh, oh! Hey, how about this? | Şuna ne dersin? | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| How about we throw a party tonight in honor of your moving in here? | Buraya taşınmanı kutlamamız adına parti yapmaya ne dersin? | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| We do it up huge. | Harika olur. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| Are you sure Sharon's gonna be Don't worry about Sharon. | Sharon... Sharon'ı merak etme. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| I wear the pants in this Randall! | Bu durumlarda idare ettiririm... Randall! | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| What, honey? Get your ass up here! | Ne var, hayatım? Buraya gel! | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| Okay, sweetie. I'm coming. | Tamam, tatlım. Geliyorum. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| Now! All right. I gotta go. | Hemen! Pekala. Gitmeliyim. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| You fuckin' deaf? Randall! Yeah' man. Just make yourself comfy. | Sağır mısın? Randall! Evet, dostum. Rahatına bak. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| Now! Okay, baby. | Hemen! Tamam, yavrum. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| Here I come. | Geldim işte. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| Is this a fucking joint? | Bu esrarlı sigara mı? | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| Now, honey | Hayatım... | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| Sweet pea? Honey bunch? | Hayatım? Balım? | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| Oh, shit! | Haydi be! | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| So' what' you're living here now? | Ne yani, şimdi de burada mı yaşamaya başladın? | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| Yeah, I'm in the basement just since today. | vet, bugünden itibaren bodrumda kalacağım. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| Oh, uh, they said I wasn't a proper guardian. | Ona uygun bir veli olmadığımı söylediler. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| Just, you know... | Bilirsin işte... | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| Social Services? Yeah. | Sosyal Hizmetler mi? Evet. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| Hey, Speedy, get your ass in here! | Hey Speedy, buraya gel! | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| Go ahead. I'll go sit with Sharon. Where is she at? | Git haydi. Ben Sharon'la otururum. O nerede? | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| In the kitchen, I think. She didn't wanna play quarters. | Galiba mutfakta. Çeyreklik oynamak istemiyordu. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| My God! Hey. | Tanrım! Merhabalar. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| Your fanny is uncanny. | Popon olmuş fani. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| Very funny, Randall. | Çok komiksin, Randall. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| "Your fanny" | "Popon" | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| Hey, come on, Speedster. | Hey, haydi, Speedster. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| Sit down, man. | Otur, dostum. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| Sit down here under the vacancy sign. | Boş işaretinin altına otur. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| That's it. Okay. | İşte böyle. Tamam. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| Speedy! | Speedy! | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| Speedy! Speedy! | Speedy! Speedy! | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| You think that'll work? | İşe yarar mı diyorsun? | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| I doubt it, but you never know. | Emin değilim ama bilemezsin. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| I'll give it a shot for you. | Senin için denerim. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| He's pretty angry. Yeah. | Çok sinirli. Evet. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| Yeah' well' fuck him' all right? | Evet, canı cehenneme, değil mi? | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| I'll talk to him on Monday. I'll lay it on thick. | Onunla Pazartesi konuşurum. Yağ çekerim. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| He's Christian or Jewish or something prone to guilt, but I'll just | Hristiyan'mıdır Yahudi midir nedir hatayı affetmiyor ama... | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| We'll get your job back. Don't worry. | İşini geri alacağız. Endişelenme. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| Hey, maybe I can just get another job, you know? | Başka bir iş bulabilir miyim dersin? | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| Well, yeah, if you can. | Evet, bulabilirsen tabii. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| There's gotta be places, right? | Başka yerler vardır, değil mi? | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| Joleen would know what to do, you know? | Joleen ne yapacağını bilir, biliyor musun? | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| We should hold off till she gets back, ask her what to do. | O dönene kadar beklemeliyiz, ne yapacağımızı ona sorarız. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| She'll know. | O bilir. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| Speedy, you gotta wake up, man. | Speedy, uyanmalısın, dostum. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| You've seen the last of her. Joleen is gone. | Onu son kez gördün. Joleen gitti. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| She sent a letter, sent money and everything. | Mektup yollamış, para filan da yolladı. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| She says she's got a plan. | Bir planı olduğunu söylüyor. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| She's gonna be back for Tara's birthday. | Tara'nın doğum gününde burada olacak. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| Okay, well, I'm on your side. | Tamam, ben senden yanayım. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| Uh, and, actually, you're lucky | Aslında şanlısın... | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| because you don't have to look after that kid anymore, so | ...çünkü bundan sonra o çocuğa bakmak zorunda değilsin. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| I think I'm gonna get going. | Galiba başlayacağım. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| Danni, what? The night's a puppy. | Danni, ne dedin? Gece daha yeni başlıyor. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| Yeah, well, my boys aren't gonna wait for me if I'm slow in the morning, are they? | Evet, sabah geç kalkarsam benim oğlanlar beni beklemez, değil mi? | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| See, now, that right there is another reason why you're lucky. | Bak, şimdi, şanslı olma nedenin için bir sebep daha var. | Sleepwalking-5 | 2008 |