Search
English Turkish Sentence Translations Page 150128
| English | Turkish | Film Name | Film Year | |
| I didn't know where else to go. | Başka nereye gideceğimizi bilemedim. | Sleepwalking-2 | 2008 | |
| I can't take it back. | Geri alamadım. | Sleepwalking-2 | 2008 | |
| You don't think I can hear you? | Seni duyamadım. | Sleepwalking-2 | 2008 | |
| Now you clean up that shit! | Şimdi bu pisliği temizle. | Sleepwalking-2 | 2008 | |
| Ya hear me? | Beni duydun mu? | Sleepwalking-2 | 2008 | |
| I'll spank you like I spank every horse here! | Burdaki atlara yaptığım gibi sana da şaplak atacağım. | Sleepwalking-2 | 2008 | |
| I repeat, all Westmoreland, put a scan in the area for a blue Buick. | Bütün çevreyi arayın. | Sleepwalking-2 | 2008 | |
| Bob, did you see this alleged coffee can? | Bob, söylediği kahve kabını gördün mü? Hayır. | Sleepwalking-4 | 2008 | |
| The DEA's discovered... | Narkotik biraz | Sleepwalking-4 | 2008 | |
| Today is the first day... | Bugün geri kalan hayatının ilk günü. | Sleepwalking-4 | 2008 | |
| Fuck it. | Boşver! | Sleepwalking-4 | 2008 | |
| Didn't I just say 'Don't say it'? I think I did. | "Söyleme" demedim mi biraz önce? Söyledim ama. | Sleepwalking-4 | 2008 | |
| Baby. Mmm. | Bebeğim! | Sleepwalking-4 | 2008 | |
| All right. That's lunch. | Tamam.Yemek vakti. | Sleepwalking-4 | 2008 | |
| So, Speedy, you have any idea... | Ee, Speedy, fikrin var mı | Sleepwalking-4 | 2008 | |
| Then I guess I'll just sit here in your shitty apartment... | O zaman sanırım sadece burda pis dairende, | Sleepwalking-4 | 2008 | |
| This is it. Here. Here. | İşte.Burası, burası. | Sleepwalking-4 | 2008 | |
| I I know. Okay. | Anladım. Tamam. | Sleepwalking-4 | 2008 | |
| Barbara. | Barbara! | Sleepwalking-4 | 2008 | |
| And what are you two... | Siz günün bu saatinde burda ne yapıyorsunuz? | Sleepwalking-4 | 2008 | |
| She had a name for you... | İsim takmıştı, sadece o ve ben olduğumuzda | Sleepwalking-4 | 2008 | |
| 'Your fanny'... | "Kıçın"... | Sleepwalking-4 | 2008 | |
| She is. | Dönecek. Başını yastığa koy. | Sleepwalking-4 | 2008 | |
| Then maybe you should ask me... | Belki de ağzına yemek... | Sleepwalking-4 | 2008 | |
| It's not like they lost their star pupil... | Yıldız öğrencilerini kaybetmiş gibi de değillerdi. Değil mi James? | Sleepwalking-4 | 2008 | |
| Come on. Come on. Feed the cattle. | Hadi, sığırları besle. | Sleepwalking-4 | 2008 | |
| Have you... Show me yours again. | Seninkini göster? Baba, yemek vakti. | Sleepwalking-4 | 2008 | |
| Not until Nicole here learns how to coil a rope properly... | Nicole o pis yerine kaçmadan | Sleepwalking-4 | 2008 | |
| Give me that. Go into the lay. | ver onu bana git sofrayı kur. | Sleepwalking-4 | 2008 | |
| Nicole, come on. Get up. | Nicole, hadi kalk. | Sleepwalking-4 | 2008 | |
| Hyah. Get in there. | Gir oraya. | Sleepwalking-4 | 2008 | |
| My daughter, Tara Reedy, is missing. | Kızım, Tara Reedy, kayıp. Seni tekrar arayacağım. | Sleepwalking-4 | 2008 | |
| Before you came here. | Buraya gelmeden önce. | Sleepwalking-4 | 2008 | |
| Imagine the tree you'd be hanging from... | Düştüğünüz hatayı düşün | Sleepwalking-4 | 2008 | |
| You little prick. | Seni küçük pislik. | Sleepwalking-4 | 2008 | |
| I don't wanna see that ornery face... | İşi yaparken takındığın kötü suratı da görmek istemiyorum | Sleepwalking-4 | 2008 | |
| Don't you fuckin' look at me, boy. | Bana öyle bakma, yoksa kafanı kabak gibi ayırırım. | Sleepwalking-4 | 2008 | |
| And I'll break you of that city shit attitude. | Şehir tavrı saçmalığını bozucam. | Sleepwalking-4 | 2008 | |
| You didn't break me. | Beni bozamazsın. | Sleepwalking-4 | 2008 | |
| tell her... | şöyle söyle | Sleepwalking-4 | 2008 | |
| Tara. Tara. | Tara. | Sleepwalking-4 | 2008 | |
| Oh, shit. James. | Lanet olsun! James! | Sleepwalking-4 | 2008 | |
| I repeat, all Westmoreland, | Bütün çevreyi arayın. | Sleepwalking-4 | 2008 | |
| Sheriff's office. How can I help? | Şerifin bürosu. Nasıl yardımcı olabilirim? | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| Like I said, I hadn't heard from this woman, all right? | Dediğim gibi, bu kadından duymadım, tamam mı? | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| Problems? What the hell you talking | Sorunlar mı? Neyden bahsediyorsun... | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| You guys come and fuckin' raid my house at 2 in the morning. | Gecenin 2'sinde gelip evime baskın düzenlediniz. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| You don't even give me a chance to get my stuff. | Eşyalarımı almama bile izin vermediniz. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| Throw me out? Throw me out of my own fuckin' house? | Beni dışarı mı atacaksınız? Beni evimden dışarı mı atacaksınız? | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| It's not your house, Joleen. It's your boyfriend's house. | Orası senin evin değil, Joleen. Erkek arkadaşının evi. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| That's the reason he's in jail and you're not. | O yüzden hapse o girdi sen değil. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| You didn't even give me a chance to get my stuff. | Eşyalarımı almama bile izin vermediniz. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| You can come and get your stuff later. | Eşyalarını sonra gelip alırsın. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| So we fine here? Can I go? | Sorun var mı? Gidebilir miyim? | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| I don't know about being fine, but I can't hold you, so | Sorun var mı bilemem ama seni burada tutamam... | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| Great. Where's my daughter? | Harika. Kızım nerede? | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| Do you even have anywhere to take her? | Onu götürebileceğin bir yer var mı? | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| Yeah, I got a lot of places to go to. I got a lot of options. | Evet, bir sürü yer var. Bir sürü alternatifim var. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| Did you ever think maybe Tara'd be better off with a more stable relative? | Tara'nın daha kalıcı akrabaları ile olmasının daha iyi olabileceğini hiç düşündün mü? | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| I know she has a father somewhere. No. | Bir yerlerde babasının olduğunu biliyorum. Hayır. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| Just until you get on your feet. Just my brother, okay? | Kendi ayaklarının üzerinde durana kadar. Sadece kardeşim var, tamam mı? | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| Your brother. Yeah. | Kardeşin. Evet. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| What about your parents? | Peki ya annen, baban? | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| No parents. No parents? | Annem, babam yok. Yok mu? | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| No. All deceased. Where's Tara? | Hayır yok. Hepsi öldü. Tara nerede? | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| Joleen, I know you have a father because we talked | Joleen, babanın olduğunu biliyorum çünkü konuştuğumuzda... | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| That man's got nothing to do with any of this, all right? | O adamın elinden bir şey gelmez, tamam mı? | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| Joleen, I'm just trying to help you. I don't need your help. | Joleen, yardımcı olmaya çalışıyorum. Yardımına ihtiyacım yok. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| We're fine! You're not fine! | Bizim sorunumuz yok! Var! | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| You think being dragged out in the middle of the night is fine? | Gece yarısı sorguya çekilmek güzel mi? | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| What about Tara? Moving all over the place ' | Tara ne olacak? Oradan oraya mı taşınacak, eğitiminden mahrum mu kalacak... | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| missing school, having people talk about her mother is fine? | ...güzel annesinin olduğunu söyleyen insanlarla mı tanışacak? | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| Okay, I've had enough. Oh, here we go again. | Tamam, yeterince dinledim. Al işte yeniden. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| Just drag her out into the middle of this shit again. | Gece yarısı yine sorguya çektik. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| You know what then? Then I'm gonna find us a wonderful place to live, okay? | Sonra ne yapacağım biliyor musun? Sonra da yaşayacak harika bir yer bulacağım, tamam mı? | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| And I have a lot of options, by the way, okay? | Bu arada, birçok alternatifim de var, tamam mı. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| Thank you. Thanks for your help, but I don't need it. | Sağol. Yardımın için sağol, ama yardımına ihtiyacım yok. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| Tara, let's go! | Tara, haydi gidiyoruz! | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| James. Yeah. | James. Evet. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| Speedy. Right. | Speedy. Doğru. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| Okay. Well, could you just tell him | Tamam. Ona şöyle diyebilir misiniz... | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| I I can't come into work today on account of my back? | ...belimden dolayı bugün işe gelemeyeceğim? | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| Still I know. | Hala ağrıyor, biliyorum. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| How ya doin', huh? Look at your hair. | Nasılsın? Şu saçlara bak. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| It's so long. You need a haircut. | Çok uzamış. Kestirmen lazım. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| Well, it's been a shit couple of days, all right? | Bir kaç gündür sıkıntılı anlar yaşıyorum, tamam mı? | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| Have you gone to jail, too? | Hapse de mi girdin? | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| Jail? No, James. | Hapis mi? Hayır, James. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| Why would I go to jail? God! I don't know. | Neden hapse gireyim? Tanrım! Bilmem. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| Why would I go to jail? I don't know. | Neden hapse gireyim? Bilmiyorum. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| This whole thing's got nothing to do with me, all right? | Bunların benimle alakası yok, tamam mı? | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| At all. Okay. | Hem de hiç. Tamam. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| Got nothing to do with that shit, all right? | Bu pis şeylerle alakam yok, tamam mı? | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| Yeah. Sorry. Put your seatbelt on. | Evet. Özür dilerim. Emniyet kemerini tak. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| Tell 'em we got Joleen. Joleen's coming back. | Onlara Joleen'in geldiğini söyle. Joleen döndü. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| Let's go, James. Come on. | Gidelim James. Haydi. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| We currently have a suspect in custody. | Şu an gözaltında bir şüpheli var. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| It's regarding the marijuana grow | Haşhaş yetiştirmek suçundan... | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| I brought my brother. | James, gidelim, hadi. Kardeşimi getirdim. | Sleepwalking-5 | 2008 | |
| Hey, I'll try to watch my step. Hey, whoa, whoa. | Dikkatli olmaya çalışacağım. Hop, hop. | Sleepwalking-5 | 2008 |