Search
English Turkish Sentence Translations Page 150092
| English | Turkish | Film Name | Film Year | |
| Approved for entry. Twelve hour night shift.. | Giriş onaylandı.12 saat gece nöbeti. | Sleep Dealer-3 | 2008 | |
| Memo told you... | Memo her şeyi anl... | Sleep Dealer-3 | 2008 | |
| He told me everything. | Evet, her şeyi anlattı bana. | Sleep Dealer-3 | 2008 | |
| Over here. Come on. | Beni takip edin. Hadi. | Sleep Dealer-3 | 2008 | |
| Sometimes I'd forget where I was. | Bazen nerede olduğumu dahi unuturum. | Sleep Dealer-3 | 2008 | |
| And everything came back to me. | Ve her şey üzerime gelir. | Sleep Dealer-3 | 2008 | |
| What's happening? Fly Eye one. | Ne oluyor? | Sleep Dealer-3 | 2008 | |
| Neither could I. | Bende dönemezdim. | Sleep Dealer-3 | 2008 | |
| And fight. | …ve çabalarsam. | Sleep Dealer-3 | 2008 | |
| Sometimes, during long shifts ... | Bazen nöbetler boyunca... Bazen nöbetler boyunca... Bazen nöbetler boyunca... | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| Or you might get hit by a surge ... | Elektrik dalgalanmasına maruz kalabilirsiniz... | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| In Santa Ana del Rio ... | Santa Ana del Rio... | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| He owned some land ... | Biraz toprağı vardı. | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| But they say he changed ... | Fakat baraj yapıldıktan sonra... | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| Well, let me ask you this ... | Peki söyle bakalım: Peki, söyle bakalım. Peki söyle bakalım: | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| But, when the dam blocked the river ... | Nehri kuruttuklarında... | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| Yeah. Exactly ... | Evet,kesinlikle... Evet, kesinlikle Evet,kesinlikle... | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| One thing I know, Dad the world is bigger than this place. | En azından dünyanın bir tarladan büyük olduğunu biliyorum. | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| Of course! Check it out ... | Tabi ki! Baksana | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| Oh, come on now ... | Hadi anlat. | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| Well ... at first it burns. | İlk başta biraz yakıyor. | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| But I'm already working as a bus boy in New York ... | Ama zaten New York'ta komi olarak çalışıyorum... | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| After a while, I started picking up voices from further away ... | Zamanla daha da uzakları dinleyebildim... | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| Where people like me ... | Benim gibi insanların... | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| I went to the node doctor last week ... | Geçen hafta nod doktoruna gittim... | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| Tell everyone I'm doing great ... and send a kiss to Paco. | Herkese iyi olduğumu söyle Paco'yu öpüyorum. Herkese selamlarımı söyle. Paco'yu öpüyorum. Herkese iyi olduğumu söyle Paco'yu öpüyorum. | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| All you need to do is ... | Tek ihtiyacın olan AII. | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| Dude ... that looks like Santa Ana. | Dostum Santa Ana'ya benziyor. | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| No way ... | Olamaz. | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| Because of that stupid radio ... | O salak telsiz yüzünden... | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| I told her I'd go to the city ... | Ona söyledim , şehre gidip... Ona söyledim, şehre gidip... Ona söyledim , şehre gidip... | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| to find work ... | ...bir iş bulmalıyım. | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| Nice to meet you ... | Nihayet geldi. Tanıştığımıza memnun oldum. Tanıştığımıza memnun oldum. | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| A long time ago ... from a guy, a friend. | Uzun zaman önce... bir arkadaş yapmıştı. Uzun zaman önce bir arkadaş yapmıştı. Uzun zaman önce... bir arkadaş yapmıştı. | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| She's so old fashioned ... she thinks they're just for sex. | Çok eski kafalıdır. Sadece seks için olduklarını sanıyor. | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| Where can I get these ... | Doktora masraf etmeden... | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| Well, you need somebody to connect you ... | Yaptırmak için birisine ihtiyacın var... | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| If you go to the alley in front of "The Star" ... | The Star'ın önündeki ara sokakta... Star'ın önündeki ara sokakta... The Star'ın önündeki ara sokakta... | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| A tiny village ... Santa Ana del Rio. | Santa Ana del Rio isminde küçük bir köyden. Santa Ana del Rio isminde küçük bir köyden geliyorum. Santa Ana del Rio isminde küçük bir köyden. | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| If you don't return our call, we'll enter your apartment ... | Yakında bize ulaşmazsanız dairenize girecek... Yakında bizi aramazsanız dairenize girecek... Yakında bize ulaşmazsanız dairenize girecek... | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| Wandering souls keep coming ... | Hayallerinden başka bir şeyi kalmayan... | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| He looked ... | Hepsi gibi... | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| A little lost ... | ...kayıp göründü... | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| Coming to Tijuana, to work in the sleep dealers ... | Tijuana'ya gelip uyku tacirleriyle çalışmak... Tijuana'ya gelip uyku tacirleriyle çalışmaktan... Tijuana'ya gelip uyku tacirleriyle çalışmak... | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| Bro ... | Dostum... | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| I wouldn't let them lube my connectors ... | Ben olsam nodlarıma dokunmalarını bile istemem... | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| I remember what it was like ... | Nodun olmadan ... Nodun olmadan... Nodun olmadan ... | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| I'll hook you up ... | Sana da yapabilirim... | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| fast ... | ...hem de çabuk ... ...hem de çabuk... ...hem de çabuk ... | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| He crossed the border in the old days ... | Zamanında sınırdan geçmişti... | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| Another thing about my uncle ... | Amcamın diğer bir özelliğiyse.. | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| Back at home, I'd heard people talking ... | Evdeyken telsizden duyduğumdan ... Evdeyken telsizden duyduğumdan... Evdeyken telsizden duyduğumdan ... | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| You had one sale ... and one message. | Bir satışınız ve bir mesajınız var. | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| I'm interested in the guy you met. Where he's from and why he left ... | Tanıştığınız adam ilgimi çekti.Nerelidir ve neden memleketinden ayrılmıştır? Tanıştığınız adam ilgimi çekti. Nerelidir ve neden memleketinden ayrılmıştır? Tanıştığınız adam ilgimi çekti.Nerelidir ve neden memleketinden ayrılmıştır? | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| He's busy ... doing a node job. | Şu anda meşgul. Birisine nod yapıyor. Meşgul. Birisine nod yapıyor. Şu anda meşgul. Birisine nod yapıyor. | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| But I love it ... | Ama insanların... | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| Careful with the injector. It says 140, but it should be 120. | Enjektöre dikkat et. 1 20 gözüküyor ama 1 40 çalışıyor. Enjektöre dikkat et. 1 20 gözüküyor ama 1 40 çalışıyor. Enjektöre dikkat et. 1 20 gözüküyor ama 1 40 çalışıyor. | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| If there's a virus or a short circuit ... | Virüs varsa veya kısa devre yaparsa... | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| When you connect to the other side ... | Diğer tarafa bağlandığında... | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| Finally ... | Sonunda... | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| I could connect my nervous system ... | ...sinir sistemimi diğer... | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| Near the place where I was living ... | Yaşadığım yerin yakınlarında... | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| on the outskirts of the city ... | şehrin varoşlarında... …şehrin varoşlarında... şehrin varoşlarında... | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| stood the networked factories ... | ...kurulmuş tesisler vardı.. ...kurulmuş tesisler vardı… ...kurulmuş tesisler vardı.. | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| We give the United States what they've always wanted ... | Amerikaya daima istedikleri ... Amerika’ya daima istedikleri... Amerikaya daima istedikleri ... | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| all the work ... without the workers. | ...iş gücünü veriyoruz,işçileri değil. ...iş gücünü veriyoruz, işçileri değil. ...iş gücünü veriyoruz,işçileri değil. | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| Hey kid ... | Hadi evlat. | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| Minus taxes, fees, and surcharges ... | Vergiler ve masraflar düşülünce kalan miktar... | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| So? You must've left two or three back home ... | Ardında en az iki üç kız bırakmış olmalısın. | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| There must be something wrong ... | Yalnız yaşayan bekar bir kadınım, bunu hazmedemiyorlar. Yalnız yaşayan bekâr bir kadınım, bunu hazmedemiyorlar. Yalnız yaşayan bekar bir kadınım, bunu hazmedemiyorlar. | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| Last night I conducted a follow up interview, and ... | Dün gece bir devam röportajı yaptım ve... | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| I'm trying to maintain my distance so that ... | Mesafemi korumaya çalışıyorum bu yüzden... Mesafemi korumaya çalışıyorum, bu yüzden... Mesafemi korumaya çalışıyorum bu yüzden... | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| The truth is ... | Gerçek şu ki... | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| He told me ... | Bana her pazar... Bana her pazar akşamı... Bana her pazar... | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| His eyes ... | Gözleri... | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| Wait ... he doesn't know? | Ne? Bilmiyor mu? Ne? Bilmiyor mu? Ne? Bilmiyor mu? | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| Tell me about him ... | Babanı anlat bana. Bana babanı anlat. Babanı anlat bana. | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| I read that the beans wrap around the corn ... | Fasulyelerin mısırlara dolanarak büyüdüğünü okumuştum. | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| What was it like to work with something so ... | Böylesi gerçek bitkilerle çalışmak nasıl... | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| The more time I spend connected ... | Ne kadar bağlı kalırsam... | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| Memo ... | Memo | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| My energy was being drained ... | Gücüm vücudumdan emiliyordu... | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| And, well, the only place I feel ... | Ve kendimi rahat hissettiğim... | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| connected ... | ...tek yer... | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| is here ... | ...burası... | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| We hooked her up ... | Onunla tanışıp... | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| Like entering a totally new world ... | Tamamen farklı bir dünyaya gitmek gibi. Tamamen farklı bir dünyaya gitmek gibiydi. Tamamen farklı bir dünyaya gitmek gibi. | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| I wanted to share what I'd seen ... | Gördüklerimi herkesle paylaşmak istedim. | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| so I uploaded the memory ... and it sold. | Sonra hikayeyi gönderdim ve satıldı. Sonra hikâyeyi gönderdim ve satıldı. Sonra hikayeyi gönderdim ve satıldı. | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| She invited you to her home ... | Kız seni evine davet etti... | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| No ... It's just... | Hayır.Sadece biraz... Hayır, sadece biraz... Hayır.Sadece biraz... | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| I guess it is ... a little weird ... | Sanırım biraz garip. | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| Going there, for me ... was like crossing an invisible border. | Oraya gitmek benim için olmayan bir sınırı geçmek gibiydi. | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| But ... I don't know. | Ama ne bileyim. | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| The only thing nodes are good for ... | Nodlar yalnızca mesafeleri ortadan kaldırmak... | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| is to destroy that distance ... | ...için yararlılar... | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| to connect us ... | ...birbirimize bağlanmak için... | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| I want you to see me ... inside. | Beni içinde hissetmeni istiyorum. | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| I've been thinking ... | Düşünüyordum da... | Sleep Dealer-4 | 2008 | |
| But I do know ... | Fakat bunun... | Sleep Dealer-4 | 2008 |