Search
English Turkish Sentence Translations Page 150089
| English | Turkish | Film Name | Film Year | |
| was in Mexico. | ...Meksika’daydı. | Sleep Dealer-1 | 2008 | |
| But I didn't expect... | Ama böyle olmasını... | Sleep Dealer-1 | 2008 | |
| to see... | ...beklemiyordum. | Sleep Dealer-1 | 2008 | |
| Stop! I want to get off! | Durun! İnmek istiyorum! | Sleep Dealer-1 | 2008 | |
| Please! Listen to me! | Lütfen beni dinle! | Sleep Dealer-1 | 2008 | |
| Next stop is up ahead! | Sonraki durak az ilerde! Sonraki durak az ileride! Sonraki durak az ilerde! | Sleep Dealer-1 | 2008 | |
| Just listen to what I have to say... | Yalnızca söylemem gerekenleri dinle... | Sleep Dealer-1 | 2008 | |
| and I'll leave, OK? | ...ve seni rahat bırakayım tamam mı? ...ve seni rahat bırakayım, tamam mı? ...ve seni rahat bırakayım tamam mı? | Sleep Dealer-1 | 2008 | |
| And I'm sorry. | Çok üzgünüm. | Sleep Dealer-1 | 2008 | |
| I wish I could change it but... | Keşke bunu değiştirebilseydim... | Sleep Dealer-1 | 2008 | |
| life's not like that. | ...ama olan oldu. | Sleep Dealer-1 | 2008 | |
| And I don't know. I thought... | Yada ne biliyim düşündüm de... Ya da ne bileyim düşündüm de... Yada ne biliyim düşündüm de... | Sleep Dealer-1 | 2008 | |
| maybe I could help. | ...belki sana yardımım dokunur. | Sleep Dealer-1 | 2008 | |
| You came all the way here to tell me that? | Bunca yolu bunları söylemek için mi geldin? | Sleep Dealer-1 | 2008 | |
| That you want to help? | Yardım etmek istediğini söylemek için? Yardım etmek istediğini söylemek için mi? Yardım etmek istediğini söylemek için? | Sleep Dealer-1 | 2008 | |
| I just thought... Maybe... | Belki de... | Sleep Dealer-1 | 2008 | |
| That I could do something... | ...senin için yapabileceğim... | Sleep Dealer-1 | 2008 | |
| for you. | ...bir şeyler vardır. | Sleep Dealer-1 | 2008 | |
| I can't believe you're here. | Buraya geldiğine inanamıyorum. | Sleep Dealer-1 | 2008 | |
| Really, I'm sorry. | Gerçekten üzgünüm. | Sleep Dealer-1 | 2008 | |
| Luz, I need your help. | Luz, yardımına ihtiyacım var. | Sleep Dealer-1 | 2008 | |
| You want me to plug him in? | Onu sisteme bağlamamı mı istiyorsun? | Sleep Dealer-1 | 2008 | |
| This is crazy. He's a killer. | Bu çılgınlık.O bir katil. Bu çılgınlık. O bir katil. Bu çılgınlık.O bir katil. | Sleep Dealer-1 | 2008 | |
| He's here because of you. Because of your stories. | Senin yüzünden burada,hikayelerin yüzünden. Senin yüzünden, hikâyelerinin yüzünden burada. Senin yüzünden burada,hikayelerin yüzünden. | Sleep Dealer-1 | 2008 | |
| That doesn't mean we have to help him! | Ama bu ona yardım etmemizi gerektirmez! | Sleep Dealer-1 | 2008 | |
| Luz, think about it | Luz, biraz düşün. | Sleep Dealer-1 | 2008 | |
| remember what you told me about crossing to the other side? | Diğer tarafa geçiş hakkında bana söylediklerini hatırlıyor musun? | Sleep Dealer-1 | 2008 | |
| That's what he did. | Oda aynısını söyledi. | Sleep Dealer-1 | 2008 | |
| He crossed over. | O geçmiş. | Sleep Dealer-1 | 2008 | |
| All we have to do is help him. | Tek yapmamız gereken ona yardım etmek. | Sleep Dealer-1 | 2008 | |
| Approved for entry. Twelve hour night shift. | Giriş onaylandı.12 saat gece nöbeti. Giriş onaylandı. 12 saat gece nöbeti. Giriş onaylandı.12 saat gece nöbeti. | Sleep Dealer-1 | 2008 | |
| Memo told you... | Memo anlattı mı... Memo her şeyi anl... Memo anlattı mı... | Sleep Dealer-1 | 2008 | |
| He told me everything. | Evet her şeyi anlattı bana. Evet, her şeyi bana anlattı. Evet her şeyi anlattı bana. | Sleep Dealer-1 | 2008 | |
| I'm sorry. It's just that... | Üzgünüm sadece... | Sleep Dealer-1 | 2008 | |
| I've never met one of my readers. | ...okurlarımdan biriyle daha önce tanışmamıştım. | Sleep Dealer-1 | 2008 | |
| Let me see your arms. | Kollarına bakmama izin ver. | Sleep Dealer-1 | 2008 | |
| Code approved. You may exit. | Şifre onaylandı.Çıkabilirsiniz. Şifre onaylandı. Çıkabilirsiniz. Şifre onaylandı.Çıkabilirsiniz. | Sleep Dealer-1 | 2008 | |
| Over here. Come on. | Beni takip edin.Hadi. Beni takip edin. Hadi. Beni takip edin.Hadi. | Sleep Dealer-1 | 2008 | |
| Almost ready? | Hazır mıyız? | Sleep Dealer-1 | 2008 | |
| Just one more minute. | Bir dakika içinde hazırız. | Sleep Dealer-1 | 2008 | |
| Sometimes I'd forget where I was. | Bazen nerede olduğumu dahi unuturum. Bazen nerede olduğumu dahi unuturum... Bazen nerede olduğumu dahi unuturum. | Sleep Dealer-1 | 2008 | |
| Can we go a little lower? | Biraz alçaktan gidebilir miyiz? | Sleep Dealer-1 | 2008 | |
| What's happening? | Ne oluyor? Uçan Göz değil. Ne oluyor? Ne oluyor? | Sleep Dealer-1 | 2008 | |
| Take it to the left! | Sola dön! | Sleep Dealer-1 | 2008 | |
| Water! | Su! Su geldi! Su! | Sleep Dealer-1 | 2008 | |
| It's a miracle, Memo. | Bu bir mucize Memo. | Sleep Dealer-1 | 2008 | |
| No one knows what's happening next. | Kimse ne olacağını bilmiyor. | Sleep Dealer-1 | 2008 | |
| If they'll rebuild it, or what. | Tamir edilip edilmeyeceği bile bilinmiyor. | Sleep Dealer-1 | 2008 | |
| But people are celebrating. | Gene de insanlar bunu kutluyorlar. | Sleep Dealer-1 | 2008 | |
| I'm taking the camera outside. | Kamerayı dışarıya götürüyorum. | Sleep Dealer-1 | 2008 | |
| So, are you coming home? | Eve dönecek misin? | Sleep Dealer-1 | 2008 | |
| Heading south? | Güneye mi? | Sleep Dealer-1 | 2008 | |
| He could never go home. | Evine asla dönemezdi. | Sleep Dealer-1 | 2008 | |
| Neither could I. | Bende dönemezdim. Ben de dönemezdim. Bende dönemezdim. | Sleep Dealer-1 | 2008 | |
| But maybe there's a future for me here. | Fakat burada bir geleceğim olabilir. | Sleep Dealer-1 | 2008 | |
| On the edge of everything. | Yaşamın kıyısında. | Sleep Dealer-1 | 2008 | |
| A future with a past. | Geçmişi olan bir gelecek. | Sleep Dealer-1 | 2008 | |
| If I connect. | Bağlanırsam... | Sleep Dealer-1 | 2008 | |
| And fight. | ve çabalarsam. …ve çabalarsam. ve çabalarsam. | Sleep Dealer-1 | 2008 | |
| and end up blind. | ...ki bu körlükle sonuçlanır. ...ki bu körlükle sonuçlanabilir. ...ki bu körlükle sonuçlanır. | Sleep Dealer-2 | 2008 | |
| because a lotta times you work long hours, | Yeterince uzun çalışırsanız... | Sleep Dealer-2 | 2008 | |
| and you collapse. | ...zayıf düşersiniz. | Sleep Dealer-2 | 2008 | |
| Sometimes, I'd also forget where I was. | Bazen nerede olduğumu dahi unuturum. Bazen nerede olduğumu dahi unuturum... Bazen nerede olduğumu dahi unuturum. | Sleep Dealer-2 | 2008 | |
| But then everything start coming back again. | Ve her şey üzerime gelir. ...ve her şey üzerime gelir. Ve her şey üzerime gelir. | Sleep Dealer-2 | 2008 | |
| In Santa Ana del Rio... | Santa Ana del Rio... | Sleep Dealer-2 | 2008 | |
| But my father lived on his memories. | Fakat babam için hatıralarla doluydu. | Sleep Dealer-2 | 2008 | |
| Well, let me ask you this... | Peki söyle bakalım: Peki, söyle bakalım. Peki söyle bakalım: | Sleep Dealer-2 | 2008 | |
| can you change the past to have a future? | Geleceğimiz geçmişimizin bir parçası mıdır? | Sleep Dealer-2 | 2008 | |
| No, we did have a future. | Hayır.bir geleceğimiz var. Hayır, bir geleceğimiz var. Hayır.bir geleceğimiz var. | Sleep Dealer-2 | 2008 | |
| But, when the dam blocked the river... | Nehri kuruttuklarında... | Sleep Dealer-2 | 2008 | |
| This might not look like much, but it's ours. | Pek öyle görünmese de bizimdi. | Sleep Dealer-2 | 2008 | |
| One thing I know dad, the world is bigger than this place. | En azından dünyanın bir tarladan büyük olduğunu biliyorum. | Sleep Dealer-2 | 2008 | |
| Of course! Check it out... | Tabi ki! Baksana | Sleep Dealer-2 | 2008 | |
| Yeah, I even got nodes. | Nod yaptırdım. | Sleep Dealer-2 | 2008 | |
| Did it hurt? Nah. | Acıttı mı? Hayır. | Sleep Dealer-2 | 2008 | |
| Oh, come on now... | Hadi anlat. | Sleep Dealer-2 | 2008 | |
| After a while, I started picking up voices from further away... | Zamanla daha da uzakları dinleyebildim... | Sleep Dealer-2 | 2008 | |
| I went to the node doctor last week... | Geçen hafta nod doktoruna gittim... | Sleep Dealer-2 | 2008 | |
| Tell everyone I'm doing great... and send a kiss to Paco. | Herkese iyi olduğumu söyle Paco'yu öpüyorum. Herkese selamlarımı söyle. Paco'yu öpüyorum. Herkese iyi olduğumu söyle Paco'yu öpüyorum. | Sleep Dealer-2 | 2008 | |
| So, what's up, man? | Ne haber? | Sleep Dealer-2 | 2008 | |
| Hey man, how was it? | Hoş geldin,arkadaşlar nasıl? Hoş geldin, arkadaşlar nasıl? Hoş geldin,arkadaşlar nasıl? | Sleep Dealer-2 | 2008 | |
| One of these days that talking gun gonna shoot you right in the ass. | Bu gidişle adam günün birinde seni kıçından vuracak. | Sleep Dealer-2 | 2008 | |
| It can try. | Hodri meydan. Hodri meydan! Hodri meydan. | Sleep Dealer-2 | 2008 | |
| When you gonna stop pretending you're somewhere else? | Ne zaman başka bir yerdeymişsin gibi davranmayı bırakacaksın? | Sleep Dealer-2 | 2008 | |
| My brother was addicted to American TV. | Kardeşim Amerikan Yüksek çözünürlüğüne hastaydı. Kardeşim Amerikan Filmlerine hastaydı. Kardeşim Amerikan Yüksek çözünürlüğüne hastaydı. | Sleep Dealer-2 | 2008 | |
| Buy some beer on the way back. | Dönüşte birkaç bira al. | Sleep Dealer-2 | 2008 | |
| Dude... that looks like Santa Ana. | Dostum Santa Ana'ya benziyor. | Sleep Dealer-2 | 2008 | |
| Because of that stupid radio... | O salak telsiz yüzünden... | Sleep Dealer-2 | 2008 | |
| to find work... | ...bir iş bulmalıyım. | Sleep Dealer-2 | 2008 | |
| She's so old fashioned... she thinks they're just for sex. | Çok eski kafalıdır. Sadece seks için olduklarını sanıyor. | Sleep Dealer-2 | 2008 | |
| Where can I get these... | Doktora masraf etmeden... | Sleep Dealer-2 | 2008 | |
| A tiny village... Santa Ana del Rio. | Santa Ana del Rio isminde küçük bir köyden. Santa Ana del Rio isminde küçük bir köyden geliyorum. Santa Ana del Rio isminde küçük bir köyden. | Sleep Dealer-2 | 2008 | |
| TIJUANA City Of The Future. | Tijuana Geleceğin Şehri | Sleep Dealer-2 | 2008 | |
| Ms. Martinez, I'm with the Institute for Bio Media. | Bayan Martinez Biyo Medya Enstitüsünden arıyorum. Bayan Martinez Biyo Medya Enstitüsünden arıyorum. Bayan Martinez Biyo Medya Enstitüsünden arıyorum. | Sleep Dealer-2 | 2008 | |
| THE STRUGGLE OVER A WELL Sales: 0 | Bir kuyu için mücadele Satışlar: 0 | Sleep Dealer-2 | 2008 | |
| A migrant from Santa Ana del Rio. | Santa Ana del Riolu bir göçmen. Santa Ana del Rio’lu bir göçmen. Santa Ana del Riolu bir göçmen. | Sleep Dealer-2 | 2008 | |
| I can get you a cab in London. | Londra’da bir taksi ayarlayabilirim size. | Sleep Dealer-2 | 2008 | |
| Don't wanna hook up with those jokers, right? | ...şu beceriksizlere bulaşmak istemiyorsun değil mi? | Sleep Dealer-2 | 2008 | |
| You ready for it? | Var mısın? | Sleep Dealer-2 | 2008 | |
| If no one's in there, go for it. | Orada kimse yaşamıyorsa sen yaşayabilirsin. Orada kimse yaşamıyorsa sen yaşayabilirsin. Orada kimse yaşamıyorsa sen yaşayabilirsin. | Sleep Dealer-2 | 2008 |