Search
English Turkish Sentence Translations Page 149832
| English | Turkish | Film Name | Film Year | |
| Language, man! Language! | Düzgün konuş adamım, düzgün konuş. | Skateland-1 | 2010 | |
| Slow down! I'm not good at this. Come on. | Yavaş ol! Bunda çok iyi değilim. Hadi ama. | Skateland-1 | 2010 | |
| It's a lock in, man. You can't talk like that. | İçerde millet var. Bu şekilde konuşamazsın. | Skateland-1 | 2010 | |
| Listen, you guys shouldn't be here, all right? Let's go. Come on. | Dinleyin çocuklar, burada olmamalısınız tamam mı? Hadi çıkın. | Skateland-1 | 2010 | |
| Dude, Susan Thompson is babysitting and she's throwing a jam. | Kanka Susan Thompson bebek bakıcılığı yaptığı evde parti veriyormuş. | Skateland-1 | 2010 | |
| Let's jet. I don't think I can. | Hadi uçalım. Gelebileceğimi sanmıyorum. | Skateland-1 | 2010 | |
| Teddy's the only one here. Well, we just talked to him, | Teddy burada yalnız. Güzel, biz onunla konuştuk... | Skateland-1 | 2010 | |
| and he said it was cool. | ...ve sorun olmadığını söyledi. | Skateland-1 | 2010 | |
| Yeah. He was really understanding. | Evet. Çok anlayışlıydı. | Skateland-1 | 2010 | |
| I'll just say goodbye then. No, no, no. | O zaman, ben bir hoşça kal diyeyim. Yok, yok, yok. | Skateland-1 | 2010 | |
| He said he doesn't want to be bothered right now. | Şu an rahatsız edilmek istemediğini söyledi. | Skateland-1 | 2010 | |
| (WHISPERING) You're full of shit. | İtin önde gidenisin. | Skateland-1 | 2010 | |
| Go out front. I'll meet you guys in a few minutes. | Önden çık. Ben birkaç dakika içinde sizinle buluşacağım. | Skateland-1 | 2010 | |
| No making out. No making out. | Yiyişmek yok. Yiyişmek yok. | Skateland-1 | 2010 | |
| She throws some pretty great parties. | Kız epey büyük partiler veriyormuş. | Skateland-1 | 2010 | |
| Hey, what's up, Susie? | Nasılsın Susie? | Skateland-1 | 2010 | |
| Beers are in the fridge inside, guys. | Biralar içeride, buzdolabında çocuklar. | Skateland-1 | 2010 | |
| So you say. | Madem öyle diyorsun. | Skateland-1 | 2010 | |
| Hey, man. Hey. | Selam kanka. Selam. | Skateland-1 | 2010 | |
| Hey, have you met Kelsey? | Kelsey ile tanıştın mı? | Skateland-1 | 2010 | |
| Keely. | Keely. | Skateland-1 | 2010 | |
| So, I was about your age when I won my first race. | Senin yaşlarındayken ilk yarışımı kazanmıştım. | Skateland-1 | 2010 | |
| It was on a KX60 water cooled bike. | Bir KX60 su soğutmalı motosikletle. | Skateland-1 | 2010 | |
| You look like you could be a racer, too. | Sen de bir yarışçı olabilirsin gibi görünüyorsun. | Skateland-1 | 2010 | |
| You got that natural build. | Sende doğuştan bir yapı var. | Skateland-1 | 2010 | |
| Oh, yeah. You, too. | Evet, sen de öyle. | Skateland-1 | 2010 | |
| I know plenty of chick riders who could give any guy a run for their money. | Bir erkeğin parasını cebinden çıkartabilecek birçok hatun binici tanıyorum. | Skateland-1 | 2010 | |
| Well, my mom says it's too dangerous. | Şey, annem bunun çok tehlikeli olduğunu söyler. | Skateland-1 | 2010 | |
| She doesn't have to know, now, does she? | Onun bilmesine gerek yok, değil mi? | Skateland-1 | 2010 | |
| ALL: (CHANTING) Chug! Chug! | Fondip! Fondip! | Skateland-1 | 2010 | |
| Hi! Hey. | Selam! Merhaba. | Skateland-1 | 2010 | |
| Ashley was with Brian yesterday. | Ashley dün Brian ile birlikteydi. | Skateland-1 | 2010 | |
| Hey, I have a serious question for you. | Senin için çok ciddi bir sorum var. | Skateland-1 | 2010 | |
| Why isn't there a New Milwaukee? | Neden New Milwaukee yok? | Skateland-1 | 2010 | |
| That's too deep. | Bu çok karmaşık bir soru. | Skateland-1 | 2010 | |
| I think I'm the oldest one here. No. | Bence buradaki en yaşlı kişi benim. Hayır. | Skateland-1 | 2010 | |
| Well, yeah, you kind of are. | Evet, belki olabilirsin. | Skateland-1 | 2010 | |
| All my friends are having babies. | Bütün arkadaşlarımın bebekleri var. | Skateland-1 | 2010 | |
| Maybe you should follow their lead. | Belki de sen de onların yolundan gitmelisin. | Skateland-1 | 2010 | |
| Or not. | Ya da gitmemelisin. | Skateland-1 | 2010 | |
| I'm still in training. | Ben hâlâ eğitim aşamasındayım. | Skateland-1 | 2010 | |
| I like you with Candy. | Bence Candy ile yakışıyorsunuz. | Skateland-1 | 2010 | |
| Well, I think you're the prettiest girl here. | Bence buradaki en tatlı kız sensin. | Skateland-1 | 2010 | |
| Who's that over there? Uh uh. | Şuradaki de kim? | Skateland-1 | 2010 | |
| No. Come on. | Olmaz. Gel buraya. | Skateland-1 | 2010 | |
| BRENT: Who's the king? | Kral kim? | Skateland-1 | 2010 | |
| Look who's here. | Bakın kimler buradaymış. | Skateland-1 | 2010 | |
| Look who's here! | Bakın kim buradaymış! | Skateland-1 | 2010 | |
| What happened to you at Monaco's? | "Monaco's" da ne arıyordun? | Skateland-1 | 2010 | |
| I saw you at the bar. | Seni barda gördüm. | Skateland-1 | 2010 | |
| I'm sorry. Something came up. Mmm hmm. | Kusura bakma. İşim çıktı. Tabi tabi. | Skateland-1 | 2010 | |
| I've been meaning to call you. | Seni arayacaktım. | Skateland-1 | 2010 | |
| You can't keep a pretty girl waiting, Rich. | Güzel bir kızı öyle bekletemezsin Rich. | Skateland-1 | 2010 | |
| I don't think you do. | Anladığını zannetmiyorum. | Skateland-1 | 2010 | |
| But I love you anyway, sugar. RITCHIE: Is that right? | Ama yine de seni seviyorum tatlım. Öyle mi? | Skateland-1 | 2010 | |
| Hey, can I drive your car? Come on. Can I drive it? | Senin arabanı sürebilir miyim? Hadi ama. Sürebilir miyim? | Skateland-1 | 2010 | |
| Dude, just up the driveway. Just a little bit. | Otobanda bir tur atayım. Sadece birazcık kanka. | Skateland-1 | 2010 | |
| That would be crazy. | Süper olurdu. | Skateland-1 | 2010 | |
| You talk to me after a few more beers. | Birkaç biradan sonra konuş benimle. | Skateland-1 | 2010 | |
| All right, I'll have a few more beers and then I'll drive your car. | Tamam, biraz daha içeceğim ve sonra arabanı süreceğim. | Skateland-1 | 2010 | |
| That's cool. I'm not high | Tabi tabi. Kafam güzel değil... | Skateland-1 | 2010 | |
| enough. | ...yeteri kadar. | Skateland-1 | 2010 | |
| You guys be cool, all right? VANCE: All right, man. | Çocuklar rahat durun tamam mı? Tamam dostum. | Skateland-1 | 2010 | |
| LEE: Doesn't he just have a great walk? He does have a great walk. | Çok güzel yürümüyor mu? Çok güzel yürüyor. | Skateland-1 | 2010 | |
| Bye. LEE: Kenny's got the... | Hoşça kal. | Skateland-1 | 2010 | |
| I'm so jealous of her. | Onu çok fena kıskandım. | Skateland-1 | 2010 | |
| He had that cast on for, like, a month, and they never found out who did it. | O kusmuk 1 ay falan üzerinde kalmış ve kimin yaptığını hiç bulamamışlar. | Skateland-1 | 2010 | |
| Where the hell's Burkham, Ritchie? | Burkham hangi cehennemde Ritchie? | Skateland-1 | 2010 | |
| Hey, easy, man. He's not here. | Sakin ol adamım. O burada değil. | Skateland-1 | 2010 | |
| Don't you lie to me. I know he's with my girl. | Yalan söyleme bana. Biliyorum benimkiyle beraber şu anda. | Skateland-1 | 2010 | |
| Hey, what's going on? Hey! | Neler oluyor? | Skateland-1 | 2010 | |
| Say one more word, faggot, and I'll waste you. | Biraz daha konuş da ezeyim seni nonoş. | Skateland-1 | 2010 | |
| Relax, guys, all right? He's not here. He left about an hour ago. | Rahat olun çocuklar. O burada değil. 1 saat önce falan buradan ayrıldı. | Skateland-1 | 2010 | |
| He said he's gonna go to McCann for a proper drink. | "McCann" e düzgün bir şeyler içmeye gideceğini söyledi. | Skateland-1 | 2010 | |
| You tell him his ass is grass. I don't give a damn who he is. Okay? | Ona başının belada olduğunu söyle. Kim olduğu hiç sikimde değil. Tamam mı? | Skateland-1 | 2010 | |
| Get on the foot! | Acele et! | Skateland-1 | 2010 | |
| We've got to jet! No shit, Sherlock! | Hemen sıvışmalıyız! Ah ciddi misin Sherlock! | Skateland-1 | 2010 | |
| Dildo's looking for you. Great. | Dildo seni arıyordu. Harika. | Skateland-1 | 2010 | |
| I'm sick of those pricks. They're nuts, man! | Bıktım şu serserilerden. İyice sapıtmışlar dostum! | Skateland-1 | 2010 | |
| All they do now is drive around looking for someone to fight. | Adamlar koca gün gezip kavga etmeye adam arıyorlar. | Skateland-1 | 2010 | |
| I'll show them nuts. | Onlara sapıklık neymiş göstereceğim ben. | Skateland-1 | 2010 | |
| Come on, out the window. What? | Hadi pencereden çıkıyoruz. Ne? | Skateland-1 | 2010 | |
| Come on. Let's go. Good night. | Hadi gidelim. İyi geceler. | Skateland-1 | 2010 | |
| Come by later? You better. | Sonra uğrarım, tamam mı? Süpersin. | Skateland-1 | 2010 | |
| My jacket! Nice catch. | Ceketim! İyi yakaladın. | Skateland-1 | 2010 | |
| Hey, sis! We're all cruising over to Dairy Queen. | Merhaba kız. Hepimiz "Dairy Queen"e gidiyoruz gelir misin? | Skateland-1 | 2010 | |
| You should meet us there. | Orada bizimle buluşmalısın. | Skateland-1 | 2010 | |
| Why not? I want to hang out. | Neden olmasın? Ben takılmak istiyorum. | Skateland-1 | 2010 | |
| BRENT: Let's go, man! | Hadi gidelim dostum! | Skateland-1 | 2010 | |
| And did that idea just come to you as you | Bu fikir siz Brent ile ağaçların orada... | Skateland-1 | 2010 | |
| and Brent were swinging from the trees, trying to make your getaway? | ...takılıp kaçacak yer ararken mi geldi aklına? | Skateland-1 | 2010 | |
| You're clueless sometimes. | Bazen tam bir budalasın. | Skateland-1 | 2010 | |
| Hey, what's with the drama? I just wanted you to come. | Bu kadar drama yeter. Ben sen de gel istiyorum. | Skateland-1 | 2010 | |
| No, you have no idea what you want. | Hayır senin ne istediğine dair hiçbir fikrin yok. | Skateland-1 | 2010 | |
| But maybe if you and Brent drive around for a couple more years | Ama eğer Brent ile birkaç yıl daha arabayla boş boş dolanıp... | Skateland-1 | 2010 | |
| and drink a few more beers, something will come to you. | ...biraz daha bira içerseniz, aklına bir şeyler gelecektir. | Skateland-1 | 2010 | |
| Hey, why are you so angry? | Neden bu kadar kızgınsın? | Skateland-1 | 2010 | |
| Let go. | Git buradan. | Skateland-1 | 2010 | |
| I'm not doing this. | Hiçbir şey yapmıyorum. | Skateland-1 | 2010 | |
| Fine. Fine. | Tamam. Tamam. | Skateland-1 | 2010 |