Search
English Turkish Sentence Translations Page 149078
| English | Turkish | Film Name | Film Year | |
| Uh, could we have What was it in the bottom drawer over there you were getting? | Acaba bize... şu alt çekmeceden az önce aldığın şey neydi? | Short Cuts-1 | 1993 | |
| What, butter? Yeah. Could we have more butter, please? | Ne, tereyağı mı? Evet. Biz de biraz tereyağı alabilir miyiz? | Short Cuts-1 | 1993 | |
| Here you go. Oh, hey, is my tuna melt workin'? | İşte, alın. Hey, benim ton balığı hazır mı? | Short Cuts-1 | 1993 | |
| Well, I'd say this trip's off to a pretty good start. | Bu gezi çok iyi başladı diyebilirim. | Short Cuts-1 | 1993 | |
| [Stuart Chuckles] Yeah. | Evet. | Short Cuts-1 | 1993 | |
| [Gordon] I say the tuna melt works. | Ton balığı işe yarıyor, söylüyorum. | Short Cuts-1 | 1993 | |
| Cup of coffee. Yeah, okay. | Bir fincan kahve. Evet, tabii. | Short Cuts-1 | 1993 | |
| [Stuart Chuckling] [Vern] You know what we need? | İhtiyacımız olan ne, biliyor musunuz? | Short Cuts-1 | 1993 | |
| More, uh, you know what. | Biraz daha şey biliyorsun işte. | Short Cuts-1 | 1993 | |
| [Stuart] Uh, could we have some more butter, please? | Şey, biraz daha tereyağı alabilir miyiz, lütfen? | Short Cuts-1 | 1993 | |
| Oh, yeah. Okay. Butter. Coming up. | Evet. Tamam. Tereyağı. Geliyor. | Short Cuts-1 | 1993 | |
| Is that your face, or your neck just threw up? | Yüz verince, halıya kusanlardan mısın? | Short Cuts-1 | 1993 | |
| We're out of butter. [Whispers] Out of butter. | Tereyağı kalmadı. Kalmamış. | Short Cuts-1 | 1993 | |
| Ask for margarine. | Margarin iste. | Short Cuts-1 | 1993 | |
| [Marian] Well, then what did he do? | Peki, o ne yaptı? | Short Cuts-1 | 1993 | |
| [Sherri On Phone] He walks in at 7:30 in the morning. | Sabah 7:30'da içeri giriyor. | Short Cuts-1 | 1993 | |
| The kids are screaming. They're happy to see him. Same old story. | Çocuklar çığlık atıyor. Onu gördüklerine seviniyorlar. Aynı eski hikaye. | Short Cuts-1 | 1993 | |
| Sits down. He's acting like nothing's happened. | Oturuyor. Hiçbir şey olmamış gibi davranıyor. | Short Cuts-1 | 1993 | |
| I have no explanation. Nothing. | Hiçbir açıklama yok. Hiçbir şey. | Short Cuts-1 | 1993 | |
| So he's out having breakfast with her. Are you serious? | Onunla kahvaltı etmek için dışarıdaydı. Ciddi misin? | Short Cuts-1 | 1993 | |
| Yeah! I mean, I tried to ask him where he was. | Evet! Yani, ona nerede olduğunu sormaya çalıştım. | Short Cuts-1 | 1993 | |
| He gave me some I'm going. | Bana bazı şeyler Ben gidiyorum. | Short Cuts-1 | 1993 | |
| Where's he going? He's going to work. Okay. | Nereye gidiyor? İşe gidiyor. Tamam. | Short Cuts-1 | 1993 | |
| Gives me some ridiculous excuse like like crack kids | Bana bazı saçma açıklamalar yapıyor uyuşturucu ve çocuklar, falan | Short Cuts-1 | 1993 | |
| Who you talking to? I'm talking to Sherri. | Kiminle konuşuyorsun? Sherri ile konuşuyorum. | Short Cuts-1 | 1993 | |
| [Sherri] And, um And, um [Marian] Bye.! | Ve, ve Güle güle. | Short Cuts-1 | 1993 | |
| And now I'm not even supposed to say the word "crack"in front of them. | Ve şimdi çocukların önünde "uyuşturucu" sözünü bile söylememem gerekiyor. | Short Cuts-1 | 1993 | |
| Tell me about the Alex Trebek thing. Did he flirt with you? | Bana şu Alex Trebek şeyini anlat. Seninle flört etti mi? | Short Cuts-1 | 1993 | |
| Who? Alex Trebek. | Kim? Alex Trebek. | Short Cuts-1 | 1993 | |
| No! Oh, no. I mean [Suzy Barking] | Hayır! Hayır. Yani | Short Cuts-1 | 1993 | |
| Shut up! [Sherri] What's so threatening about that? | Kes sesini! Bu kadar tedirgin olacak ne var? | Short Cuts-1 | 1993 | |
| [Marian] Nothing. Sherri, where are my keys? | Hiçbir şey. Sherri, anahtarlarım nerede? | Short Cuts-1 | 1993 | |
| [Barking Continues] Will you get out of here! | Defol git buradan! | Short Cuts-1 | 1993 | |
| Sherri.! The dog pissed on the bed again, Sherri. | Sherri! Köpek yine yatağa işedi, Sherri. | Short Cuts-1 | 1993 | |
| Who are you talking to, anyway? | Sen kiminle konuşuyorsun? | Short Cuts-1 | 1993 | |
| Yeah, in those nice, tight pants he likes 'cause it makes his dick look big. | Evet, şu dar, şık pantolonlardan hoşlanıyor. Çünkü aletini büyük gösteriyor. | Short Cuts-1 | 1993 | |
| What? I can't hear you. The dog's barking. | Ne? Seni duyamıyorum. Köpek havlıyor. | Short Cuts-1 | 1993 | |
| I'm talking to my sister. [Barking Continues] | Kardeşimle konuşuyorum. | Short Cuts-1 | 1993 | |
| Yap, yap, yap. Yap, yap, yap, yap, yap.! | Hav, hav, hav, hav, hav! | Short Cuts-1 | 1993 | |
| I thought you had some time off this week. | Bu hafta biraz izin kullanırsın diye düşünmüştüm. | Short Cuts-1 | 1993 | |
| I gotta check on my work. Quality control. | Bazı işlere göz atacağım. Kalite kontrolü. | Short Cuts-1 | 1993 | |
| Uh huh. How about tonight, Gene? | Ya bu gece, Gene? | Short Cuts-1 | 1993 | |
| Oh, God. Sherri. | Tanrım! Sherri. | Short Cuts-1 | 1993 | |
| Just a minute. [Marian] Okay. | Bir dakika. Tamam. | Short Cuts-1 | 1993 | |
| You know what kind of work I do, right? Look at me. | Benim ne çeşit bir iş yaptığımı biliyorsun, değil mi? Bana bak! | Short Cuts-1 | 1993 | |
| And you know there's things you can't know for your own safety, right? | Ve bazı şeyleri bilmemen senin için daha güvenli, tamam mı? | Short Cuts-1 | 1993 | |
| I was just asking about dinner. | Sadece akşam yemeğini sormuştum. | Short Cuts-1 | 1993 | |
| Don't you worry your pretty little head about it. | Sen, o küçük güzel kafanı, bunlara yorma. | Short Cuts-1 | 1993 | |
| He's out of here. All right, kids. | Uzaklaştı. Pekâlâ çocuklar. | Short Cuts-1 | 1993 | |
| [Marian On Phone] What is he talking about? | Neden bahsediyor? | Short Cuts-1 | 1993 | |
| [Sherri] The king is gone. Come on, Suzy. Come on. | Kral gidiyor. Haydi, Suzy. Haydi, gel. | Short Cuts-1 | 1993 | |
| Close the gate when you go.! I don't want Suzy to get out.! He might get run over.! | Çıkarken kapıyı kapat! Suzy'in çıkmasını istemiyorum. Kaçabilir! | Short Cuts-1 | 1993 | |
| You are gonna be late for school, young man. | Okula geç kalacaksın, genç adam. | Short Cuts-1 | 1993 | |
| Now, do you want me to drive you? No. I'll walk. | Seni okula götürmemi istemiyor musun? Hayır. Yürüyeceğim. | Short Cuts-1 | 1993 | |
| You sure? All right, kisses. Okay. | Emin misin? Pekâlâ. Tamam. | Short Cuts-1 | 1993 | |
| Oh, my God. [Whimpering, Panting] | Aman Tanrım! | Short Cuts-1 | 1993 | |
| Honey! Honey, you all right? | Tatlım, tatlım. İyi misin? | Short Cuts-1 | 1993 | |
| I I'm fine. Wait, wait, wait! | Ben ben iyiyim. Bekle, bekle, bekle! | Short Cuts-1 | 1993 | |
| Let me get your stuff. Here. Wait, I'll | Dur eşyalarını vereyim. İşte. Bekle, ben | Short Cuts-1 | 1993 | |
| Come on, let's get in my car. No, l I'm fine. | Haydi, arabama bin. Hayır, ben ben iyiyim. | Short Cuts-1 | 1993 | |
| My mom doesn't want me to go in a car with strangers. | Annem, yabancıların arabasına binmemi istemiyor. | Short Cuts-1 | 1993 | |
| No, wait a minute. Let me give you a ride home, make sure you're okay. | Hayır, dur bir dakika. Seni evine bırakayım. İyi olduğundan emin olayım. | Short Cuts-1 | 1993 | |
| I'm I'm fine. For sure. | Ben Ben iyiyim. Kesinlikle. | Short Cuts-1 | 1993 | |
| No, no. Look. | Hayır, hayır. Bak! | Short Cuts-1 | 1993 | |
| Come on. How old are you? | Haydi. Kaç yaşındasın? | Short Cuts-1 | 1993 | |
| I'm eight. My birthday's tomorrow. | Sekiz yaşındayım. Yarın doğum günüm. | Short Cuts-1 | 1993 | |
| I wanna see your mom and dad. I wanna make sure you're okay. | Annenle babanı görmek istiyorum. İyi olduğundan emin olmalıyım. | Short Cuts-1 | 1993 | |
| My mom said I can't talk with strangers. | Annem, yabancılarla konuşmamamı söyledi. | Short Cuts-1 | 1993 | |
| Hey, bye. | Hey, hoşça kal. | Short Cuts-1 | 1993 | |
| Have you got ready made birthday cakes? Yeah. They're right here. | Hazır doğum günü pastanız var mı? Evet. Oradakiler. | Short Cuts-1 | 1993 | |
| Have you got one with "Betty" on it already? Just what you see here. | Üzerinde 'Betty' yazan var mı? Ne görüyorsan onlar var. | Short Cuts-1 | 1993 | |
| I can do something special, but not for today. | Özel sipariş yapabilirim, ama bugün olmaz. | Short Cuts-1 | 1993 | |
| Yeah. Well, all right, I'll take that one. What is it? | Tamam, peki. Şunu alacağım. Neli? | Short Cuts-1 | 1993 | |
| It's a lemon cake. Can you maybe put her name on it? | Limonlu. Belki üzerine isim yazabilirsin. | Short Cuts-1 | 1993 | |
| I can't do it today. All right. Well, how much is it? | Bugün yapamam. Pekâlâ. Ne kadar? | Short Cuts-1 | 1993 | |
| It's 14.75 with tax. Mrs. Schwarzmeier, can you box this up? | KDV dahil 14.75. Bayan Schwarzmeier, şunu paketler misiniz? | Short Cuts-1 | 1993 | |
| [Mrs. Schwarzmeier] Jawohl, Herr Bitkower. | Elbette, Herr Bitkower. | Short Cuts-1 | 1993 | |
| Mrs. Schw Could you maybe Could you just write "Betty"on here? | Bayan Schw Belki siz, acaba Üstüne bir 'Betty' yazamaz mısınız? | Short Cuts-1 | 1993 | |
| [Mrs. Schwarzmeier] "Betty"? No. No. | "Betty" mi? Hayır, hayır. | Short Cuts-1 | 1993 | |
| Hi. I'd like to order a birthday cake. | Merhaba. Bir doğum günü pastası ısmarlamak istiyorum. | Short Cuts-1 | 1993 | |
| Sure. What kind? Birthdays. They keep adding up, huh? | Elbette. Ne çeşit? Doğum günleri. Büyümeye devam ediyorlar, ha? | Short Cuts-1 | 1993 | |
| Here is your cake and your change. Thanks. | İşte pastanız ve paranızın üstü. Teşekkürler. | Short Cuts-1 | 1993 | |
| Oh, I've got a couple ideas here. | Burada birkaç düşüncem var. | Short Cuts-1 | 1993 | |
| Okay, this is what I'd like. [Mrs. Schwarzmeier] Mm hmm. | Tamam, hoşuma giden bu. | Short Cuts-1 | 1993 | |
| [Baker] What's that say? "Happy Birthday, Casey"? | Ne yazalım? "İyi ki doğdun Casey" mi? | Short Cuts-1 | 1993 | |
| Oh, excuse me. [Mrs. Finnigan] Yes. Casey. | Affedersiniz. Evet, Casey. | Short Cuts-1 | 1993 | |
| And is that supposed to be a baseball bat? Hi, Mrs. Schwarzmeier. | Beyzbol sopası şeklinde mi olacak? Selam, Bayan Schwarzmeier. | Short Cuts-1 | 1993 | |
| Yes, that's a baseball bat. I don't draw very well. | Evet, o bir beyzbol sopası. Pek iyi çizemiyorum. | Short Cuts-1 | 1993 | |
| I came to pick up the cake for Debbie Eggenweiler. [Baker] Are you sure you want this? | Debbie Eggenweiler'in pastasını almaya geldim. Bunu istediğinizden emin misiniz? | Short Cuts-1 | 1993 | |
| Because I have some very nice baseball designs. | Çünkü bazı güzel beyzbol tasarımlarım var. | Short Cuts-1 | 1993 | |
| I think it's prepaid. Yes. Yes. | Sanırım, parası ödenmiş. Evet. Evet. | Short Cuts-1 | 1993 | |
| If you like this, I can do it. No, I like this. | Bunu istiyorsanız, yaparım. Hayır, bu iyi. | Short Cuts-1 | 1993 | |
| He's, um, he's starting Little League, so we're real excited. | O minikler ligine başlıyor. Bu yüzden, çok heyecanlıyız. | Short Cuts-1 | 1993 | |
| That's really sweet. His name is Casey, and he plays baseball. | Çok tatlı. Adı Casey ve beyzbol oynuyor. | Short Cuts-1 | 1993 | |
| Down, down. No, no, no, no, no. | Aşağı, aşağı. Hayır, hayır, hayır. | Short Cuts-1 | 1993 | |
| Beautiful shot, man. | Harika atış, adamım. | Short Cuts-1 | 1993 | |
| Hey. Casey. What's up? | Hey, Casey. Ne oldu? | Short Cuts-1 | 1993 | |
| Let him go. Hey, Casey, you wanna see the dribble? | Bırak gitsin. Hey Casey, dripling görmek ister misin? | Short Cuts-1 | 1993 | |
| Come on, Joe.! Hey.! Heads up.! | Haydi, Joe! Hey! Zıpla! | Short Cuts-1 | 1993 | |
| Come on. We're ahead too. Let's go. | Haydi, biz öndeyiz. Başlayın. | Short Cuts-1 | 1993 |