• en flag English
    • tr flag Turkish

Search

English Turkish Sentence Translations Page 149060

English Turkish Film Name Film Year Details
Things have gotten a little complicated. l got Bob Lee Swagger in custody. Burada işler biraz karıştı. Şu anda Bob Lee Swagger gözetimim altında. İşler biraz karmaşıklaştı. Bob Lee Swagger gözetimim altında. Shooter-9 2007 info-icon
Yeah, l know. Word of that possibility had begun to reach us. Evet, biliyorum. Öyle olduğuna dair bilgiler elimize ulaşmaya başladı. Evet, Biliyorum. O bilgi bizede ulaşmış durumda. Shooter-9 2007 info-icon
Like l said, things have gotten a little complicated. Söylediğim gibi, burada işler biraz karıştı. Dediğim gibi, İşler biraz karıştı. Shooter-9 2007 info-icon
Oh, no. l can't do that. Hayır. Bunu yapamam. Oh, hayır. Bunu yapamam. Shooter-9 2007 info-icon
lt's gotten too deep. lt's not clear who can be trusted. Bu iş iyice derinlere uzanıyor. Kime güvenebileceğimiz belli değil. İş çok derinleşti. Kime güvenilebileceği kesin değil. Shooter-9 2007 info-icon
But we're the FBl, son. Yeah, l know. Ama biz FBI'yız, evlat. Evet, biliyorum. Ama biz FBI'Iz evlet. Evet, Biliyorum. Shooter-9 2007 info-icon
Yeah, l'll keep in touch. Tamam, seni sonra ararım. Evet, Temasta kalıcam. Shooter-9 2007 info-icon
Did we get that? Got him. Yerini tespit edebildik mi? Bulduk. Tespit edebildik mi? Evet. Shooter-9 2007 info-icon
Let's move. They're on an interstate Gidelim. Şu anda Taşradalar Shooter-9 2007 info-icon
outside Bozeman, Montana. Let's move! ...eyaletler arası otoyoldalar. Gidelim! Bozeman'a yakın, Montana. Gidelim! Shooter-9 2007 info-icon
Colonel Johnson here. Figured you'd be listening. Ben Albay Johnson. Dinleyeceğini tahmin etmiştim. Albay Johnson Konuşuyor. Seni dinliyorum. Shooter-9 2007 info-icon
lt appears you have nowhere to go. Colonel? Görünüşe göre gidecek yerin kalmadı. Albay? Gidecek yerin yok gibi gözüküyor. Albay? Shooter-9 2007 info-icon
lf it is ''Colonel''? Tabii gerçekten "Albay" isen? Öyleyim. Eğer "Albay" isen? Shooter-9 2007 info-icon
lt is. Öyleyim. Shooter-9 2007 info-icon
l have something you want. Well, it seems so do l. Elimde istediğin bir şey var. Sanırım bende de bir tane olacak. Bende isteyebileceğin birşey var. Sanırım bende de bir şey var. Shooter-9 2007 info-icon
Tell you what, l'll give it to you and we'll call it even. Bak ne diyeceğim, bunu sana veririm, ödeşmiş oluruz. Ne diyeceğim, Bunu İnsanlara vereceğim yada anlaşacağız. Shooter-9 2007 info-icon
l just want someone there l can trust. Sadece takas için güvenebileceğim birilerini istiyorum. Sadece güvenebileceğim birini istiyorum. Shooter-9 2007 info-icon
l'm amenable. Who do you have in mind? Bana uyar. Aklından kim geçiyor? Bana güvenebilirsin. Aklında kim var? Shooter-9 2007 info-icon
l see how that could be a tough problem. You know, last minute and all. Aslında son dakikada yapılan değişikler büyük bir sorun yaratabilir. Çok büyük bir sorun olabilir. Biliyorsun,son dakika ve hepsi. Shooter-9 2007 info-icon
l don't think so. Hiç zannetmiyorum. Sanmıyorum. Shooter-9 2007 info-icon
l'm gonna provide you with two numbers, then we'll talk. Sana iki numara vereceğim, konuşmaya ondan sonra devam ederiz. Sana iki rakam vereceğim, sonra konuşacağız. Shooter-9 2007 info-icon
Somewhere l can see you, Yolda gelirken, seni çok ama çok uzaktan görebileceğim bir yerde. Seni görebileceğim bir yerde, Shooter-9 2007 info-icon
Well, l'm here. işte geldim. Tamam, İşte burdayım. Shooter-9 2007 info-icon
l think l broke a rib! Sanırım bir kaburgam kırıldı! Sanırım kaburgam kırıldı! Shooter-9 2007 info-icon
ls there anybody else? Orada başka kimse var mı? Hayır. Orada başka kimse ver mı? Shooter-9 2007 info-icon
lt's over for you, buddy! Yolun sonuna geldin, ahbap! Herşey bitti, dostum! Shooter-9 2007 info-icon
l don't carry a weapon, Silah taşımam. Silah taşımıyorum, Shooter-9 2007 info-icon
l'm licensed to carry that in this state. Bu eyalette taşıma ruhsatım var. Taşıma ruhsatım var. Shooter-9 2007 info-icon
lt's okay. Give me the gun. Her şey yolunda. Silahı bana ver. Sorun yok. Silahı bana ver. Shooter-9 2007 info-icon
l think it's time you owe us your side of the bargain. Sanırım şimdi geriye anlaşmanın sana düşen kısmı kaldı. Bize vermen gereken şey için pazarlık zamanı geldi diye düşünüyorum. Shooter-9 2007 info-icon
Yes, l do, son. l certainly do. Evet, öyle, evlat. Kesinlikle. Shooter-9 2007 info-icon
You have a rather unique skill set. l'd be interested in offering you a job. Eşsiz bir yeteneğe sahipsin. Sana bir iş teklifinde bulunabilirim. Çok büyük bir yeteneğin var. Sana bir iş teklif edebilirim. Shooter-9 2007 info-icon
lt's not really as bad as it seems. lt's all gonna be done in any case. Aslında göründüğü kadar kötü değil. Nasıl olsa birileri bu işi yapacak. Göründüğü kadar kötü değildir. Herşey olacağına varır. Shooter-9 2007 info-icon
oh, that ''This is about freedom! lt's not about oil!'' ..."Bu özgürlükle alâkalı, petrolle değil!" diyebildiği bir yer. oh, bu "Bu özgürlükle ilgili! Petrolle alakalı değil!" diyebiliyor Shooter-9 2007 info-icon
lt's the FBl! Gelenler FBI'dan! FBI! Shooter-9 2007 info-icon
lt's gonna be okay. Hold this. Her şey yoluna girecek. Tut şunu. Herşey düzelecek. Tut şunu. Shooter-9 2007 info-icon
lf one of them betrays the principles of the accrual... Eğer içlerinden biri daha fazla para ya da güç için... Eğer içlerinden biri ihanet ederse... Shooter-9 2007 info-icon
l don't think so, Senator. Hiç sanmıyorum, Senatör. Sanmıyorum, Senator. Shooter-9 2007 info-icon
What are you doing? Saving our lives. Ne yapıyorsun? Hayatımızı kurtarıyorum. Shooter-9 2007 info-icon
That proved you were innocent! Nobody out here is innocent! O masum olduğunun kanıtıydı! Buradaki hiç kimse masum değil! Masum olduğunun kanıtıydı! Burda kimse masum değil! Shooter-9 2007 info-icon
l'm out, old man! Ben yokum, ihtiyar! Bırakıyorum, yaşlı adam! Ben bu işte yokum! Shooter-9 2007 info-icon
l'm just a peckerwood who lives in the hills with too many guns. Elinde bir sürü silahla, tepelerde yaşayan sıradan bir taşralıyım. Ben sadece birkaç silahıyla tepelerde yaşayan bir ağaçkakanım. Shooter-9 2007 info-icon
Lord knows l want to. Tanrı bilir, çok isterdim. Tanrı bilir çok isterim. Shooter-9 2007 info-icon
l didn't think so. Hiç zannetmiyorum. Hiç sanmıyorum. Shooter-9 2007 info-icon
and l'm going to go back to what l was doing. ...bense kaldığım yerden işime devam edeceğim. ve ben hayatıma geri döneceğim. Shooter-9 2007 info-icon
l'm not your son. Senin evladın falan değilim. Bana evlat deme. Shooter-9 2007 info-icon
Drop your weapons! Put it down now! Don't move! Silahlarınızı indirin! Derhal indirin! Kıpırdamayın! Silahlarınızı atın! Yere koy! Kıpırdama! Shooter-9 2007 info-icon
Down, now! On the ground! Yere yat, hemen! Yere yatın! Yatın, şimdi! Yere! Shooter-9 2007 info-icon
l said get down! Yere yat dedim! Yatın dedim! Shooter-9 2007 info-icon
Could l free my hands, please? lt's okay. Kelepçelerimi çözebilirler mi? Sorun değil. Kelepçeleri çıkarabilir misiniz, lütfen? Sorun yok. Shooter-9 2007 info-icon
Hey. l'm sorry about everything. Hey. Herşey için üzgünüm. Shooter-9 2007 info-icon
lt's not your fault. lt is what it is. Senin hatan değildi. Böyle olmalıydı. Shooter-9 2007 info-icon
Director Brandt. Sir. Ve müdür Brandt. Efendim. Yönetici Brandt. Efendim. Shooter-9 2007 info-icon
l'm sure we can manage without him. O olmadan da bu işi halledebileceğimize eminim. Eminim ki onsuz halledebiliriz. Shooter-9 2007 info-icon
Against my better judgment, l've agreed to it as a favor to the FBl. Başta karşı çıksam da, sonunda FBI'ın ricasını kabul ettim. Beni ilgilendirmese de, FBI' ricası üzerine şu anda burdayım. Shooter-9 2007 info-icon
What the hell am l doing here? Peki benim burada ne işim var? Benim ne işim var burada? Shooter-9 2007 info-icon
You've got nothing on me. l'm covered. Elinizde bir delil yok. Ben temizim. Benimle işiniz yok. Ben dokunulmazım. Shooter-9 2007 info-icon
as l have already received no less than a dozen calls ...daha şimdiden yüksek rütbeli ve önemli mevkilere sahip kişilerden... daha şimdiden çok nüfuzlu Shooter-9 2007 info-icon
But the joy of checks and balances in our government is that l can, Ama hükümet içindeki dengeleri ve yasaların bana verdiği yetkileri göz önüne alarak... Ama devletin bana verdiği yetki ve haklarla, Shooter-9 2007 info-icon
lt's been in the FBl's possession ever since, FBI gözetimindeyken, silah üzerinde herhangi bir oynama yapıldı mı? FBI gözetimi altındayken, Shooter-9 2007 info-icon
You fire the weapon? There was no point. Silahı ateşlediniz mi? Buna gerek yoktu. Hiç ateş edildi mi? Gerek yoktu. Shooter-9 2007 info-icon
lt was, however, an exact metallurgical match. Buna rağmen, kesin bir metalürjik eşleşme sağlandı. Malzeme olarak uygunluk gösterdi. Shooter-9 2007 info-icon
Special Agent Memphis, you believe l shot that Archbishop? Özel Ajan Memphis, Başpiskoposu vurduğuma inanıyor musunuz? Özel Ajan Memphis, Başpiskoposu benim vurduğuma inanıyor musun? Shooter-9 2007 info-icon
Nope. No, l don't. Hayır. Hayır, inanmıyorum. Hayır. İnanmıyorum. Shooter-9 2007 info-icon
Have any proof of this fact? No. Buna dair elinizde bir kanıt var mı? Hayır. Hiç kanıt var mı? Hayır. Shooter-9 2007 info-icon
Trust me? Yep. Bana güveniyor musunuz? Evet. Bana güveniyor musun? Evet. Shooter-9 2007 info-icon
Yep. Good. Evet. Güzel. Shooter-9 2007 info-icon
What the hell are you doing? Put that weapon down now! Sen ne yaptığını zannediyorsun? Hemen o silahı yere indir! Sen ne yapıyorsun? O silahı hemen indir! Shooter-9 2007 info-icon
lf you're zeroed for 600, you ought to aim a little lower. Bu mesafedeyken biraz aşağıya nişan almalısın. Shooter-9 2007 info-icon
is whether l'm crazy or not. Ben deli miyim yoksa akıllı mı. Shooter-9 2007 info-icon
l could keep doing this all day, Buna bütün gün devam edebilirim,... Bunu bütün gün yapardım, Shooter-9 2007 info-icon
l swapped all the firing pins before l left the house. l always do. Evi terk etmeden önce bütün ateşleme pimlerini değiştirdim. Bunu daima yaparım. Çıkmadan bütün ateşleme mekanizması pimlerini sökerim. Herzaman. Shooter-9 2007 info-icon
l did take an oath to defend this country from all enemies, foreign and domestic. Bu ülkeyi, içte ve dışta, bütün düşmanlara karşı koruyacağıma dair yemin ettim. Bu ülkeyi iç ve dış bütün düşmanlarına karşı korumak için söz verdim. Shooter-9 2007 info-icon
l just didn't figure l'd end up quite this involved. Böyle bir işe bulaşabileceğimi hiç tahmin etmemiştim. Bu kadar anlaşılamaz bir duruma düşeceğimi anlayamazdım. Shooter-9 2007 info-icon
l'll be seeing you. Seninle görüşeceğiz. Shooter-9 2007 info-icon
And l'm free to go. Ve ben gitmekte özgürüm. Shooter-9 2007 info-icon
l'll be shocked if you manage to find your way back to the parking lot. ...park yerindeki aracınıza ulaşmayı başarmanız bile beni çok şaşırtacak. Otoparkı yalnız başınıza bulmanız beni çok şaşırtır. Shooter-9 2007 info-icon
Regardless of how l feel about this, Bu konudaki hislerime rağmen,... Her ne olmuşsa, Shooter-9 2007 info-icon
And l don't have the jurisdiction to detain the colonel Ve benim, Albay'ı tutuklatıp başka bir kıtada işlediği... Ve albayı başka bir ülkede yaptıkları için Shooter-9 2007 info-icon
Sir, l urge you to reconsider... There's nothing to reconsider, son. Efendim, kararınızı yeniden düşün... Düşünecek bir şey yok, evlat. Efendim, tekrar değerlendirilebilir... Değerlendirilecek birşey yok, evlat. Shooter-9 2007 info-icon
For the record, l don't like the way this turned out any more than you do. İşlerin bu şekilde son ermesi, senden çok benim hoşuma gitmiyor. Senin istediklerinden farklı birşey istemiyorum. Shooter-9 2007 info-icon
lt's not the Wild West, Vahşi Batı'da değiliz. Eline bir silah alıp sokakları kötülerden temizleyemezsin. Silahınla caddeleri temizleyebileceğin, Shooter-9 2007 info-icon
l'd say that's quite a shot, Senator. Onlar için tam bir şok oldu diyebilirim, Senatör. Çok iyi olduğunu söyleyebilirim, Senator. Shooter-9 2007 info-icon
ln the face. Hem de nasıl. Yüzü. Shooter-9 2007 info-icon
''You didn't know whether to shit or go blind''? "Herşey ortada ama birşey yapamıyor musun"? Shooter-9 2007 info-icon
''This is about evidence and the truth!'' "Delilleri inceleyip gerçeği öğrenmeye çalışıyoruz!" "Bu kanıtla ve gerçekle ilgili!" Shooter-9 2007 info-icon
''Fuck you!'' "Canın cehenneme!" Shooter-9 2007 info-icon
''Hold my cigar, Mr. A.G.'' "Puromu tutar mısınız, sayın savcı." "Sigaramı tutar mısınız, Bay. Avukat General" Shooter-9 2007 info-icon
''Fuck you! "Canın cehenneme!" "Canın cehenneme! Shooter-9 2007 info-icon
''The truth is what l say it is!'' "Gerçek, ben ne dersem o'dur!" "Gerçek benim söylediklerimdir!" Shooter-9 2007 info-icon
lt's solvable. Halledebilir. Çözülebilir. Shooter-9 2007 info-icon
You don't need to kill me. lt was them. Beni öldürmene gerek yok. Her şeyi onlar yaptı. Beni öldürme. Onlar yaptı. Shooter-9 2007 info-icon
lt was them. Onlar yaptı. Onlardı. Shooter-9 2007 info-icon
l am a United States senator! Ben Birleşik Devletler senatörüyüm! Orası kesin. Ben Birleşik Devletler senatorüyüm! Shooter-9 2007 info-icon
Just feed him once a day. Read him a few ballistics tables if he looks Ionely. Günde bir kere besle yeter. Üzgün görünürse balistik çizelgelerinden birkaçını oku. Günde bir kez besle. Yalnız gözükürse ona bir iki balistik kitabı oku. Günde bir kere besle yeter. Üzgün görünürse balistik çizelgelerinden birkaçını oku. Günde bir kez besle. Yalnız gözükürse ona bir iki balistik kitabı oku. Shooter-10 2007 info-icon
than a.44 Magnum point blank. ...44'lük bir Magnum'dan daha fazla olur. Evet, sanırım onu öldürebilirsiniz. daha büyük bir delik açar. ...44'lük bir Magnum'dan daha fazla olur. Evet, sanırım onu öldürebilirsiniz. daha büyük bir delik açar. Shooter-10 2007 info-icon
... before you on this stage... ...sizden önce burada... Shooter-10 2007 info-icon
... patriots met in Independence Hall and created a document, ...Bağımsızlık Binası'nın önünde, vatanseverler bir araya gelip bir belgeyi,... ... vatanseverler bağımsızlık meclisinde bir yazı hazırladılar, ...Bağımsızlık Binası'nın önünde, vatanseverler bir araya gelip bir belgeyi,... ... vatanseverler bağımsızlık meclisinde bir yazı hazırladılar, Shooter-10 2007 info-icon
... and a country, the United States of America, ...ve dünyayı değiştiren bir ülkeyi, Amerika Birleşik Devletlerini yarattılar. ... Ve bir ülke, Amerika Birleşik Devletleri, ...ve dünyayı değiştiren bir ülkeyi, Amerika Birleşik Devletlerini yarattılar. ... Ve bir ülke, Amerika Birleşik Devletleri, Shooter-10 2007 info-icon
... raises its head and confronts freedom, ...başını kaldırır ve özgürlükle yüz yüze gelir,... ... Başını kaldırıp özgürlükle yüzleşti, ...başını kaldırır ve özgürlükle yüz yüze gelir,... ... Başını kaldırıp özgürlükle yüzleşti, Shooter-10 2007 info-icon
  • ««
  • «
  • …
  • 149055
  • 149056
  • 149057
  • 149058
  • 149059
  • 149060
  • 149061
  • 149062
  • 149063
  • 149064
  • …
  • »
  • »»
Restricted Mode:   
  • Contribute
  • About Us
  • Disclaimer
  • Contact