Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 22488
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| Nervous? Yes. Really? | Çekingen? Evet. Gerçekten mi? | Goal iii-1 | 2009 | |
| You and nervous? Yes, you're in the team. | Sen ve çekingenlik? Evet, sen takımdasın. | Goal iii-1 | 2009 | |
| No, seriously. You're a little distracted. | Hayır, cidden. Sen şaşırmıssın. | Goal iii-1 | 2009 | |
| No friend I am 100% concentrated. | Hayır dostum Yüzde yüz konsantre oldum. | Goal iii-1 | 2009 | |
| I mean, this thing with the baby and Jeune is serious. | Demek istediğim bebeğin ve June durumunun ciddiyeti. | Goal iii-1 | 2009 | |
| Yes, you already told by the phone. Because it just is. | Evet, bunu telefonda hep söledin. Çünkü bu öle. | Goal iii-1 | 2009 | |
| This can ruin your whole life. Hey! | Bu bütün hayatı mahvedebilir. Hey! | Goal iii-1 | 2009 | |
| Or the opposite. I try not to think. | ya da tam tersi. Düşünmemeye çalışıyorum. | Goal iii-1 | 2009 | |
| I get it from my mind. Yes. Good plan. | Aklımdan çıkarmaya çalışıyorum. Evet. İyi plan. | Goal iii-1 | 2009 | |
| What's happening with you and Sophia? Who is Sophia? | Neler oluyor sen ve Sophia'ya? Sophia da kim? | Goal iii-1 | 2009 | |
| Yes, we can We do not afford distractions. | Evet, yapabiliriz Telaş yapmıyoruz. | Goal iii-1 | 2009 | |
| No distractions. Yes. | Telaş yok. Evet. | Goal iii-1 | 2009 | |
| Can I take a sip? | Bir yudum alabilir miyim? | Goal iii-1 | 2009 | |
| Hey, come on. We are too late. Come on. Yes, I do. | Hey, hadi. Çok geç kaldık. Hadii. Evet bence de. | Goal iii-1 | 2009 | |
| What do you recommend? Charlie, I am. | Ne sölemiştim? Charlie, ben. | Goal iii-1 | 2009 | |
| You know, Now is not the right time | biliyorsun, şimdi sırası değil | Goal iii-1 | 2009 | |
| That was never. | Hiç olmayacak. | Goal iii-1 | 2009 | |
| Get him. Ga. Ga! | Al onu. hadi hadi! | Goal iii-1 | 2009 | |
| Come on, Liam. Track. Keep your mouth shut, Charlie. | Hadi, Liam. takip et. Çeneni kapat, Charlie. | Goal iii-1 | 2009 | |
| You let me look bad. Give no attention to, will you? | Kötü görünüyorsun. Benimle ilgilenme, tamam mı? | Goal iii-1 | 2009 | |
| Oh cunt. What is wrong? | Hassiktir. Bir problemmi var? | Goal iii-1 | 2009 | |
| I run good, is good. I love you in the eye, okay. | İyi koşuyorum iyiyim. Seni seviyorum gözüm üzerinde, tamam. | Goal iii-1 | 2009 | |
| Is the oil hot enough for you Mr. Adams? Yes, thank you. | Yağ yeterince sıcak mı Bay Adams? Evet, teşekkürler. | Goal iii-1 | 2009 | |
| This is absolutely perfect, my baby. | Bu kesinlikle harika, bebeğim. | Goal iii-1 | 2009 | |
| Is it not too hard for you? | Çok sert değil değil mi sizin için? | Goal iii-1 | 2009 | |
| It might be a little harder. | Biraz daha sert olamaz zaten. | Goal iii-1 | 2009 | |
| Hi, baby. Charlie, is everything okay? | Selam, bebeğim. Charlie, herşey yolunda mı? | Goal iii-1 | 2009 | |
| Yes. Except that I have a massage get of Shrek. | Evet. Shrek'in masajı dışında. | Goal iii-1 | 2009 | |
| So you go to L.A.. I thought ... | L.A gidiyormuşsun.. Düşünüyordum da ... | Goal iii-1 | 2009 | |
| About me? | Benimi düşünüyordun? | Goal iii-1 | 2009 | |
| I would stop to in Germany. | Almanya'ya da uğrayabilirim. | Goal iii-1 | 2009 | |
| Goddamn! Charlie? | Allah'ın cezası! Charlie? | Goal iii-1 | 2009 | |
| Yes, I'm here, baby This is good news. | Evet, burdayım, bebeğim Bu harika bir haber. | Goal iii-1 | 2009 | |
| I can not wait to see you. I rule all. | Seni görmek için sabırsızlanıyorum. Herşeyi ayarlayacağım. | Goal iii-1 | 2009 | |
| Are you sure it is ok? Yes, of course, I can hardly wait. | Emin misin sana uygun mu? Evet, tabiki, zor olsada bekleyebilirim | Goal iii-1 | 2009 | |
| Bye, honey. See you soon. Fine. | Tamam, hayatım. Yakında görüşürüz. Tamam. | Goal iii-1 | 2009 | |
| Result. | Sonuç. | Goal iii-1 | 2009 | |
| Put that away. | Kaldır şunu şurdan. | Goal iii-1 | 2009 | |
| Hello? Hello, June, I am. | Selam? Selam, June, Benim. | Goal iii-1 | 2009 | |
| Liam, how are you? Great. | Liam, nasılsın? Harika. | Goal iii-1 | 2009 | |
| I call for me to apologize, | Senden özür dilemek için aradım, | Goal iii-1 | 2009 | |
| because I'm just walking away. I do not know what came over me. | çünkü kaçar gibi ayrıldım. Bilmiyorum ne bana böle yaptırdı. | Goal iii-1 | 2009 | |
| The shock I think. Bella can be quite overwhelming. | Şok oldum sanırım. Bella neden olmuş olabilir. | Goal iii-1 | 2009 | |
| I once thought. | Bak ne düşündüm. | Goal iii-1 | 2009 | |
| If you would like to come, a game to watch or something. | Eğer gelmek istersen oyunu izlemek için ya da başka sebeple, | Goal iii-1 | 2009 | |
| I can arrange everything. | herşeyi ayarlayabilirim. | Goal iii-1 | 2009 | |
| Thanks Liam, but I have a lot of work. | Teşekkürler Liam, ama çok işlerim var. | Goal iii-1 | 2009 | |
| And you can not use derivatives. | Ve böle birşey yapmana gerek yok. | Goal iii-1 | 2009 | |
| Yes, you probably right. | Evet, haklı olabilirsin. | Goal iii-1 | 2009 | |
| It is simply, | Sadece, | Goal iii-1 | 2009 | |
| I can not stop to you and Bella to think. | kendimi seni ve Bella'yı düşünmekten alıkoyamıyorum. | Goal iii-1 | 2009 | |
| Liam, I gotta go. You will be back soon to Newcastle, we will talk. | Liam, Gitmeliyim.Yakında Newcastle'a döneceksin, konuşacağız. | Goal iii-1 | 2009 | |
| Liam. Yes? | Liam. Evet? | Goal iii-1 | 2009 | |
| Do yourself a favor. Stop drinking. | Kendine bir iyilik yap. İçmeyi bırak. | Goal iii-1 | 2009 | |
| Day. | Görüşürüz. | Goal iii-1 | 2009 | |
| Oh no. | A hayır. | Goal iii-1 | 2009 | |
| And three Liam, yes? | Ve üç Liam, evet? | Goal iii-1 | 2009 | |
| Who is that Sophia? Forget her, believe me. | Sophia da kim? Unut onu, inan bana. | Goal iii-1 | 2009 | |
| What time do you call this? The phrase does not, right? | Saat kaçı gösteriyor? Bu ifade doğru değil, değil mi? | Goal iii-1 | 2009 | |
| No, but I'm friendly with the writer, Nick. | Hayır, ama ben arkadaş canlısıyım, Nick. | Goal iii-1 | 2009 | |
| I am Liam Adams agent. | Liam Adams'ın menajeri. | Goal iii-1 | 2009 | |
| And you are ... Not interested. | Ve sen de ... İlgilenmiyorum. | Goal iii-1 | 2009 | |
| We come from England. We need a TV. | İngiltere'den geldik. TV'ye ihtiyacımız var. | Goal iii-1 | 2009 | |
| He is one of the best players in Europe. | Avrupa'nın en iyi oyuncularından biri. | Goal iii-1 | 2009 | |
| Olympiakos has already begun, with him to follow. | Olympiakos peşine düştü onu istiyorlar. | Goal iii-1 | 2009 | |
| Are not there yet enough donkeys in Greece? | Yunanistan'da yeteri kadar eşek mu hala? | Goal iii-1 | 2009 | |
| Come on, he is a plodder. No, he is fast and strong. | Hadii, o gayet azimli. Hayır, o hızlı ve çok güçlü. | Goal iii-1 | 2009 | |
| He has an excellent left foot. Yes, he has two. | Muhteşem bir sol ayağı var. Evet, 2 tane var . | Goal iii-1 | 2009 | |
| Nick, I will tell you a story. Two weeks before the season, | Nick, sana bir hikaye anlatacağın. Sezondan 2 hafta önce, | Goal iii-1 | 2009 | |
| Elise Lucky breaks his leg. Oh, that's terrible. | Elise Lucky bacağını kırdı. Oh, bu çok kötü. | Goal iii-1 | 2009 | |
| We got him out of his misery must deliver. We shot him down. | Onu dışarı çıkardık felaket durumdaydı. Sonra onu vurduk. | Goal iii-1 | 2009 | |
| We have insurance on. Are you serious? | Sigorta yaptırmıştık. Ciddi misin? | Goal iii-1 | 2009 | |
| I vowed never again a racehorse to buy. Hey, Mike. | Sonrasında bir daha yarış atı almayacağıma yemin ettim. Hey, Mike. | Goal iii-1 | 2009 | |
| Fuck you, HP. | Senin ben..., Haypi. | Goal iii-1 | 2009 | |
| You know what the best "shut up meaning" in the world? | Dünyadaki en iyi konuşturma yöntemlerinden birini biliyor musun? | Goal iii-1 | 2009 | |
| No. Too bad, because I wanted them to use you. | Hayır. Bu çok kötü, çünkü bunlardan birini senin için kullanacaktım. | Goal iii-1 | 2009 | |
| Miss ... Tamsin Adams. | Bayan ... Tamsin Adams. | Goal iii-1 | 2009 | |
| Excuse me. I did not know that Liam had a sister. | Üzgünüm. Liam'ın bir kız kardeşi olduğunu bilmiyordum. | Goal iii-1 | 2009 | |
| That is normal, you are an agent. | Bu çok normal, sen bir menajersin. | Goal iii-1 | 2009 | |
| That's it. It can hardly better. | İşte bu. It can hardly better. | Goal iii-1 | 2009 | |
| Warm you up. You both. | Isının hadi. Siz ikiniz. | Goal iii-1 | 2009 | |
| I'm happy for you. | Senin için çok mutluyum. | Goal iii-1 | 2009 | |
| Do not let it go. He is worth it. | Gitmesine izin verme. O buna layık. | Goal iii-1 | 2009 | |
| Thanks, Santi. That means a lot to me. | Teşekkürler, Santi. O benim için çok anlamlı biri. | Goal iii-1 | 2009 | |
| Who was she? | Kimdi o kız arkadaşın? | Goal iii-1 | 2009 | |
| Just ... | Sadece ... | Goal iii-1 | 2009 | |
| someone from the past. | geçmişten biri. | Goal iii-1 | 2009 | |
| Ga only and change the game. | Gidin ve oyunu gidişatını değiştirin. | Goal iii-1 | 2009 | |
| Come on, well done. | Hadi, harika harika. | Goal iii-1 | 2009 | |
| Hey, Santi. Hey. | Hey, Santi. Hey. | Goal iii-1 | 2009 | |
| How are you, buddy? It is much better, thank you. | Nasılsın dostum? Daha iyiyim,teşekkürler. | Goal iii-1 | 2009 | |
| Sorry, but I gotta go. No problem. | Üzgünüm, ama gitmeliyim. Problem değil. | Goal iii-1 | 2009 | |
| Oh yes, yes! | Oh evet evet! | Goal iii-1 | 2009 | |
| Hey. Nice to see you. Yes, you too. | Hey. Seni görmek güzel. Evet senide. | Goal iii-1 | 2009 | |
| You know what I dream of night? From an injury. | Dün gece rüyamda ne gördüm biliyor musun? Biri sakatlanıyordu. | Goal iii-1 | 2009 | |
| Not you. Another of the English attackers. | Sen değilsin. Diğer İngiliz santraforlardan biri. | Goal iii-1 | 2009 | |
| Nothing serious. Nothing broken. | Ciddi birşey değil. Kırık yok. | Goal iii-1 | 2009 | |
| And they go off and you come out and save the day. | Ve onlar gidiyor sen çıkıyorsun sonrasında günü kurtarıyorsun. | Goal iii-1 | 2009 | |
| You can not say such things, Nick. This brings bad luck. | Sen böyle şeyler söyleyemezsin, Nick. Bu kötü şans getirir. | Goal iii-1 | 2009 | |
| Excuse me, Santi. I am an Agent. That is the way we think. | Üzgünüm, Santi. Ben bir menajerim. Düşünmenin bir yoluda bu. | Goal iii-1 | 2009 |