Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 19382
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| I started to unbox all of her stuff. | Tüm eşyalarını açmaya başladım. | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| I'm finding leads. | Bir ipucu arıyordum. | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| You know, receipts that she had. But... | Aldığı makbuzlarda falan. | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| And in the '70s and '80s in Chicago, | Ve 70'li 80'li yıllarda Şikago'da telefon kodu yoktu. | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| And I started calling these phone numbers, attaching every various area code. | Ben de olası tüm kodları ekleyerek bütün numaraları aramaya başladım. | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| Was she ever a nanny for a San Franciscan family? | Hiç San Franciscolu bir aileye dadılık yapmış mı? | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| Yes, she lived right next door. | Evet, yan binada oturuyordu. | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| I know Vivian Maier because she was my childhood nanny. | Vivian Maier'i tanıyorum çünkü o benim dadımdı. | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| For about four years. Something like that. | Yaklaşık dört yıl kadar. | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| Her job was as a housekeeper and a nanny. | Hizmetçilik ve bakıcılık yapardı. | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| Vivian was my nanny. | Vivian benim dadımdı. | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| Vivian came into our lives when we needed a caretaker for my mother. | Annem için bir bakıcıya ihtiyacımız olduğunda, Vivian hayatımıza girdi. | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| I was just staring at her, and I had thought, | Onu görünce ilk düşündüğüm şey... | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| She was obsessed with just saving bits of memories, | Hatırası olan şeyleri saklamak gibi bir saplantısı vardı. | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| The stuff that she collected all helped me understand her a little better. | Sakladığı her şey onu daha iyi anlamama yardımcı oluyordu. | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| I have around 1508mm and 16mm movies. | Yaklaşık 15 metrelik 16mm film var. | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| I found pictures of Phil Donahue. | Phil Donahue'ye ait fotoğraflar buldum. | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| Like, in his home, petting a dog and at dinner. | Evdeyken, köpeğini gezdirirken, yemekteyken... | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| I was a single parent in Winnetka, Illinois, with four sons. | Winnetka, Illinois'de yaşayan dört çocuklu bekar bir babaydım. | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| I met her in a diner, to interview her | Onunla akşam yemeğinde buluştuk ve bakıcı olması için görüşme yaptık. | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| I was a guy running back and forth over my shoes. | İki ayağı bir pabuçta yaşayan birisiydim. | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| She was with us less than a year. | Bir seneye yakın bizimle kaldı. | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| I thought, "Well, you know... | Onun da Picasso gibi gülen şu tiplerden birisi olduğunu düşündüm. | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| I didn't know. I mean, I didn't give it much thought. | Ne yaptığını bilmiyordum. Bunun için vaktim de yoktu. Deli olduğunu düşünmedim. | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| Vivian took self portraits. | Vivian kendi portrelerini de çekmişti. | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| In my mind, I don't know what image I had of this person, | Kafamda onun hakkında nasıl bir görüntü vardı bilmiyorum... | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| She came across as unusual. | Bize sıradışı gelmişti. | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| She wore big... big coats, with felt hats. | Büyük bir palto giyer ve fötr bir şapka takardı. | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| She was always kind of hiding her figure. | Vücut hatlarını her zaman gizlerdi. | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| They used to call her Army Boots. | Ordu Botu denilen botlardandı. | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| She was very tall. | Çok uzun birisiydi. | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| No! Seven feet! She was tall. | Yok artık! Gerçekten uzundu. | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| Oh, she must have been about five nine. Six foot. | 1,75 gibi bir şeydi. 1,85 vardı. | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| She liked wearing men's shirts... She wore men's shirts. | Erkek gömleklerini severdi. Erkek gömleği giyerdi. | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| She'd have kind of a... just a straight blunt cut. | Düz ve küt kesilmiş saçları vardı. | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| Now, looking back, I would say she kind of dressed | Şimdi geriye baktığımda, 50'lerin Sovyetler Birliği'ndeki... | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| That's how she walked. | İşte böyle yürürdü. | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| You have to swing your arms up like this, | Kollarını böyle sallardı. Sanki bir tür Nazi yürüyüşü gibi. | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| I mean, I remember sometimes thinking | Bazen düşünüyorum da... | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| Always had her camera around her neck. | Makinesi her zaman boynundaydı. | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| Always the camera around her neck. | Makinesi hep boynunda asılı olurdu. | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| She had, like, this great camera with... I remember, it was a square. | Şu büyük makinelerden birisi vardı. Şöyle dörtgen şeklinde. | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| You see, the Rolleiflex is a great disguise camera. | Rolleiflex makineleri gizli çekim için harikaydılar. | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| Because it wasn't up here, where she had to alert somebody on the street | Çünkü başınıza kadar kaldırıp kimsenin dikkatini çekmezdiniz. | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| that she was photographing them. | Onları şu şekilde aşağıda tutarak görüntülüyordu. | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| The camera was shooting from below. | Makine alt açıdan çekiyordu. | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| There's a picture of a guy. He's just an ordinary street guy. | Bir adamın fotoğrafı var. Sokaktaki sıradan bir adam. | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| And he's... he's standing there and he's looking at her. | Orada öylece dikiliyor ve ona bakıyor. | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| If you look at his eyeline, he's looking right into her face. | Gözlerinin doğrultusuna bakarsanız, onun gözlerinin baktığını görürsünüz. | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| And he looked at her and she fired the shutter. | O Vivian'a bakarken deklanşöre basmış. | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| Street photographers tend to be gregarious | Sokak fotoğrafçıları girişken insanlardır ve sokağın havasını iyi bilirler. | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| but they're also a funny mixture of solitaries | Ama girişken olmakla beraber, tuhaf bir şekilde, yalnız insanlardır da. | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| You observe and you embrace and you take in, | Gözlemlersin, kucaklarsın ve alırsın ama geride kalıp görünmez olmaya çalışırsın. | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| She didn't like to talk about herself. | Kendinden bahsetmeyi sevmezdi. | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| She was not an open person, she was a closed person. | O öyle değildi. İçine kapanık birisiydi. | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| She lived on the third floor in our attic, | Bizim evin üçüncü katında, çatı arasında kalırdı. | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| and one of the first things she asked me for was please to put in a lock, | Benden istediği ilk şey kapıya kilit takmamdı. | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| It was a real serious lock. | Sağlam bir kilitti. | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| She was mysterious. | Gizemli birisiydi. | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| She said don't ever open this door, to her room. | Odasına açılan kapıyı asla açmamamı söylerdi. | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| I think she made friends with me because she sized me up, | Yeterince kalıplı birisi olduğum için benimle arkadaş olduğunu düşünüyorum. | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| She mentioned that she brought her life with her, | Hayatını da yanında getirdiğinden bahsetmişti. | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| We said, "Sure, no problem. " We had a garage. | Biz de "Sorun değil, garajımız var" demiştik. | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| We put them in our garage, which, fortunately, | Onları garaja kaldırdık. | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| And so we had this.. It became a two car garage. | Bu sayede biz de... Böylece iki araçlık olmuştu. | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| Of course, we'll never know how much the boxes were her photographs, | Tabii ki biz kutuların ne kadarında fotoğraf olduğunu hiç bilmiyorduk. | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| and how much of the boxes were... John knows. | Ve ne kadarında... John bilir. | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| I'd like to know why you would hoard all of this great art. | Böylesi mükemmel eserleri neden istiflediğini bilmek isterdim. | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| Why would... why wouldn't you share it? | Yani, neden paylaşmak istemezsin ki? | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| What's the point of taking it if no one sees it? | Kimse görmeyecekse fotoğraf çekmenin ne anlamı var ki? | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| So sad, really. | Çok yazık, gerçekten. Gerçekten yazık. | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| If you could have just shown her all the pictures | Tüm resimlerinin gösterilmesini isteseydiniz... | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| Obviously, the woman was so creative, and it must have been galling... | Besbelli ki, çok yaratıcı bir kadınmış. Bu incitici bir durum olmalı. | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| Wash the floors, making some lunch and dinner, | Yerleri sil, öğlen yemeğini hazırla ve akşam yemeğini yap... | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| taking care of kids as a nanny. | ...çocuklara dadılık yap. | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| Some of the early photos I have are from 1951. | En eski fotoğraflardan bazıları 1951 yılına ait. | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| One of them said on the back, "The Walkers, Southampton. " | Bir tanesinin arkasında "The Walkers, Southampton" yazıyor. | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| I was surprised to see the photographs of my grandparents' house. | Büyükannemlerin evinin fotoğrafını görünce çok şaşırdım. | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| We always called it Tides' End. | Biz oraya "Tides' End" derdik. | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| It's amazing to see it, so dilapidated. | Böyle yıkık dökük görmek çok garip. | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| This was flowers. | Buralar hep çiçekti. | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| We'd have lunches out here, and tea, and... | Yemeğimizi burada yerdik, çayımızı burada içerdik... | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| It was wonderful. | Harikaydı. | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| Vivian probably spent the summer. | Vivian muhtemelen yazlarını bu şekilde geçiriyordu. | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| She was probably a nanny out of New York, | New York'un dışında dadılık yaparak... | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| you'll see the nannies there. | ...orada yine dadıları görebilirsin. | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| Some of these women have been lucky enough | Bazıları ABD'de yaşamanın bir yolunu bulacak kadar şanslı. | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| What's her name? Olivia. | Adı ne? Olivia. | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| Delightful. Delightful person. I love her dearly. | Çok tatlı birisi. Onu gerçekten çok seviyorum. | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| She speaks very little English, and I speak very little Spanish. | O çok az İngilizce biliyor, ben de çok az İspanyolca. | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| It's been written about that she had few friends, | Bir kaç arkadaşı olduğunu yazmış. | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| I liked her a lot. She was a terrific person. | Onu çok severdim. Olağanüstü birisiydi. | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| 1962. | 1962. | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| I lived in Highland Park, I had a lot of small children, I was home a lot. | Highland Park'da yaşıyordum. Küçük çocuklarım vardı ve genelde evdeydim. | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| There weren't a lot of rules. | Fazla kural yoktu. | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| You know? Don't get killed in the street. | Sokakta ölme yeter. | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| She loved the children and the children loved her. | Çocukları çok severdi. Çocuklar da onu. | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| I think, probably loved them as much as she probably loved anybody. | Sanırım herkesi de çocukları sevdiği kadar seviyordu. | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| Knock, knock! Who's there? | Tak Tak! Kim o? | Finding Vivian Maier-1 | 2013 | |
| Apple. Apple who? | Elma. Hangi Elma? | Finding Vivian Maier-1 | 2013 |