Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 19317
İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
I traveled seven seas to hear this, you know? | Bunu duyabilmek için yedi deryayı aştım, biliyor musun? | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
And you traveled nowhere and you're lost. | Ama sen hiçbir yere gitmedin ve kayboldun. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Just don't get everyone lost with you. | Sadece herkesin seninle birlikte kaybolmasını engelle. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
By appointment only. | Randevusuz almıyoruz. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
I'm here to speak to Miss Juliette. That's also by appointment. | Bayan Juliette ile konuşmaya geldim. O da randevuyla. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Do you beat her? | Onu dövüyor musun? | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Only if she pays me. | Eğer parasını öderse. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Look at you, you piece of scum. | Kendine bir bak, bok çuvalı. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Know how lucky you are to have a girl like this? | Öyle bir kıza sahip olduğun için ne kadar şanslısın biliyor musun? | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
You should bloody well treat her better. With izat. You know, respect. | Ona daha iyi davranmalısın. İzat göstermelisin, yani saygı! | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Is that right, randy Gandhi? | Bu doğru mu, Abaza Gandi? | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
You bloody foreigner, don't you talk to me like that. | Seni lanet gâvur, benimle böyle konuşma! | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Sardeep? | Sardeep. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
He's all right. Let him in. | Sorun değil, bırak girsin. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Fine, thank you. Good. | İyiyim, sağ ol. Güzel. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Please forgive me for saying those horrible, horrible things to you. | Sana söylediğim o korkunç, berbat şeyler için lütfen beni affet. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
You're a very nice girl, Juliette, and I really want to make it up to you. | Sen çok hoş bir kızsın, Juliette, seninle aramı düzeltmek istiyorum. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Well, bloody open it. | Açsana artık. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
"Dear Miss Honan. | "Sevgili Bayan Honan... | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Thank you for your interest in the Peace Corps. | Barış Gönüllüleri ile ilgilendiğiniz için teşekkürler. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Your application has been accepted... | Başvurunuz kabul edilmiştir... | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
...and we are delighted to offer you a post in Nairobi. | ...ve Nairobi'deki AIDS'li yetim çocuklara... | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
working as part of the health care program. | ...yardımcı olan Sağlık Hizmetleri programımızın... | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Oh, my god, Sardeep. | Tanrım, Sardeep. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
I don't understand. I didn't... I did. | Anlamıyorum, ben yapmamış... Ben yaptım. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
And I hope you don't mind I forged your bloody signature. | Umarım kusuruma da bakmazsın ama imzanı da taklit ettim. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
And you're going to need one of these. | Hem bunlardan birine de ihtiyacın olacak. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
How much do I owe you? Oh, nothing, nothing. | Sana ne kadar borçluyum? Hiçbir şey, hiç... | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
My charity can was heavier than yours. | Benim bağış kutum da seninkinden biraz ağırdı. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Oh, my... Thank you so much. | Tanrım... Çok teşekkür ederim. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Oh, Juliette. | Juliette. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
I so wish I was coming with you. | Keşke seninle gelebilseydim. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
It's going to be wonderful with all those black, African... | Tüm o zenci, açlıktan kırılmış, cılız,... | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
...undernourished, skinny, skinny, rickety children. | ...eciş bücüş Afrikalı çocuklar harika olurlardı. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Oh, Juliette, you're such a wonderful girl. | Juliette, sen harika birisin. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Oh, look what dragged in the cat. All right, Russki. Is the schoolgirl in? | Bakın bizi kim şereflendirmiş. Pekâlâ, Russki. Liseli kız burada mı? | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Yeah, yeah, she is in her room skinning foxes. | Evet, evet, odasında tilkilerin derisini yüzüyor. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Making you a nice new Russian hat, is she? | Sana yeni bir Rus kasketi yapmak için değil mi? | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Everyone east of Berlin is making fur Russian hats for KGB... | Doğu Berlin'deki herkes KGB için Rus kasketleri yaparmış... | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Oh, excuse me. Am I interrupting something? | Özür dilerim, rahatsız etmiyorum değil mi? | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
No, no, that's all right. | Hayır, hayır, sorun değil. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
This is for Holly. She forgot her tips last night. | Bu Holly'nin. Dün geceki bahşişlerini unutmuş. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
I am her manager. | Ben onun menajeriyim. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Yes, my little slut. | Evet, işte benim kaltağım! | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
I heard that, man whore. | Duydum onu, pezevenk. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Envelopes, envelopes. Everybody's getting envelopes. | Zarflar, zarflar. Herkes bir zarf alıyor. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Where the fuck is my envelope? | Benim zarfım nerede? | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
They're just in. | İçerdeler. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Only when you eat a lemon do you appreciate what sugar is. | Ekşi bir limon yediğin zaman, şekerin ne demek olduğunu anlarsın. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Life is a paradox... | Hayat, çelişkidir... | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
...but is it, really? | ...peki, gerçekten öyle mi? | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Is the contradictions within and around us really a form of dissonance... | Çelişkiler hayatımızı saran "uyum"suzlukların bir çeşidi midir... | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
...or just another word for "accord" in a language we are yet to discover. | ...yoksa dilde karşılığı olan "ahenk" kelimesini... | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
A language we're yet to learn. A language we have been deprived of. | Henüz öğrenemediğimiz bir dil. Henüz yoksun olduğumuz bir dil. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
We live in a mistaken world, and it doesn't have to be so. | Yanlış hayatları yaşıyoruz, üstelik böyle olmak zorunda da değil. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
You can be an academic and come to this realization by reading books... | Bir akademisyen olup bu gerçeği kitaplardan anlayabilirsin... | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
...or you can discover this new rebel intelligence. | ...veya bu yeni iğrenç bilgiyi... | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
...by waking up in your own vomit. | ...kendi kusarak uyanırken de öğrenebilirsin. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Either way, you cannot lose. | Her halükarda, yenilmezsin. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Without filth, there can be no wisdom. | Murdarlık olmadan, bilgelik olamaz. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Without darkness, no light. | Karanlık olmadan, aydınlık olamaz. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
In my country we have a saying: | Memleketimde bir söz vardır: | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
If the devil is powerless, send him a woman. | Şeytan güçsüzse, ona bir kadın gönder. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Oh, I forgot. | Unutuyordum... | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
This came for you in the post yesterday. | ...bu dün senin için geldi. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
And then, I get my envelope. | Sonunda, ben de zarfımı aldım. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Yeah, yeah, who the fuck am I? | Evet, evet, ben kim oluyorum ki? | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
But this song, the next song is dedicated to a dead poet. | Ama bu şarkı, sıradaki şarkı ölü bir şaire adanmıştır. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Oh, you know it's easy for a soul searcher to leave his hometown... | Kendisini tanımak isteyenler için memleketini terk etmek kolaydır... | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
where the folks bang their head and figure much... | ...kafalarını patlatacak kadar çok düşünen kişilerin olduğu yere... | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
...men like Kierkegaard and Nietzsche. | ...Kierkegaard ve Nietszche gibi adamların olduğu yere gitmek... | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
All these poor bastards that never even get laid are taken seriously. | Tüm bu zavallı piçler adam gibi sikişememişlerdir bile. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Like, what the fuck can you learn from them? | Onlardan ne öğrenebilirsiniz ki? | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Like, where is the true artistic gurus? | Gerçek artistik bilgeler nerede? | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Well, I prefer madmen, like this bum on the street. | Ben sokakta yatan ayyaşları tercih ederim. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
I met the other day. | Geçen gün biriyle karşılaştım. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Who says, "That's so, like, battles of the rose. " | Gül Savaşları'ndan bahseden... | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Well, some of them are from the east. | Kimileri doğudandı. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
And some of them are from the west. | Kimileri de batıdandı. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Just need to charge one another. | Birbirlerine yüklenmeleri gerekti. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
And stick it closer to the center. | Hepsi merkezde birleşti. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Where some kind of Mystical cross pollination. | Tıpkı mistik bir tozlaşma gibi... | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Going on. | Sürekli... | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Creating something out of nothing. | Bir hiçlikten bir şey yaratmak. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Like works of art or the religion. | Tıpkı sanat gibi ve de bir dine inanmak gibi. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Straight out of nothing. | Hiçbir şeyden ödün verme! | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
My strange uncles from abroad. | Yurtdışındaki garip dayılarım. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Yes, I never met them, ooh I took everything they wrote. | Onlarla hiç tanışmadım,... | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
And I'll never forget them, ooh. | Ama kendilerini hiç unutmuyorum. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Through the mystical communication. | Gizemli bir bağımız var gibi. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Deep within it all comes through. | Tüm sırlarımız açığa çıktı. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Forming underground railroad For our ultimate breakthrough. | En büyük atılımımız için... | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
My strange nephews from beyond. | İlerideki garip yeğenlerim. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
I'll meet them on a cosmos street. | Kendileri ile Kozmos sokağında tanıştım. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
And we will drink To how we never told you. | Aklının alamayacağı kadar içtik. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Don't trust a plastic beat. | Sahte atışlara hiç güvenme. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Through the mystical communication. | Gizemli bağımız ortaya çıktı. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Forming underground railroad. | En büyük atılımımız için... | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
For our ultimate breakthrough. | ...yeraltı tren yollarını keşfettik. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |
Bright open eyes. | Açık parlak gözlerimiz. | Filth and Wisdom-1 | 2008 | ![]() |