• tr flag Türkçe
    • en flag İngilizce

Ara

İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 165792

İngilizce Türkçe Film Adı Film Yılı Ayrıntılar
Nothing. And I'm going to keep it that way. Hiç bir şey. Ve öyle de kalmasını istiyorum. The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
Ben! Look, let's talk about this. There's nothing to talk about. Hadi konuşalım. Konuşacak hiç bir şey yok. The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
Ben, look. You're ill, You ought to see a doctor! Bak, sen hastasın. Doktora görünmelisin. The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
No doctors! Doktor olmaz. The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
You take care of your life, I'll take care of mine. Sen kendi hayatınla ilgilen. Ben de benimkiyle. The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
Now, get away from here. Git buradan. The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
You understand? Get away from here! Anladın mı? Git buradan! The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
Are they all gone? That's right. Hepsi de gitti mi? Evet. The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
But believe me, Morgan, we'll find an answer. İnan bana tedaviyi bulacağız. The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
When, doctor? We need it right now! I need it! Ne zaman Doktor? Şu an ihtiyacımız var. İhtiyacım var! The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
I don't deny, that there's a strange evolutionary process going on, Çok garip bir çeşit mutasyonal evrimin olduğunu inkar etmeyeceğim. The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
is evidence of that. ...ikimiz de bugün çalışacağız. The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
All right, let's roll. Tamam. Gidelim. The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
I called the doctor. I had to. Doktoru aradım. Mecburdum. The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
I told you not to call anyone! Kimseyi aramamanı söyledim. The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
Bob, she was blind! She couldn't see! Kördü, göremiyordu... The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
She kept reaching out her hands, and groping for me. ...beni bulmaya çalışıyordu. The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
Then, all of a sudden, she was gone. Birden yok oldu. The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
And they came and I tryed to stop them, but they took her. Onları durdurmaya çalıştım. Ama onu götürdüler. The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
I saw a truck out there. Dışarıda kamyonu gördüm. The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
Let that truck trough. Get out of the way! Şu kamyonu getirin. Yoldan çekilin. The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
Get back, folks! Nobody is allowed out there. Geri çekilin. Kimseyi sokamayız. The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
Look sharp there. Move. Move along. Gözünüzü dört açın. Yürüyün. Yürüyün. The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
Make way for that truck! Make way! Şu kamyona yol açın. Bu taraftan. The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
Hey, you, mister! Come back! Come back! Hey siz, bayım! Geri gelin! The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
Did this truck just come in from Market Street? Bu kamyon Market Sokağı'ndan mı geldi? The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
I said, did this truck just come in from Market Street! Bu kamyon Market Sokağı'ndan mı geldi? Dedim sana. The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
But, Sir, I don't know! Bayım bilmiyorum. The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
Hey, you don't belong here. Get out! Senin burada olmaman gerek. Çık dışarı. The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
Mister, there're a lot of daughters in there, including my own. Benim kızım dahil herkesin çocuğu orada. The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
Let me in. Beni...içeri...al. The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
If Cortman thinks he can get to me by destroying my car, Cortman arabamı parçalayarak beni yakalayabileceğini sanıyorsa... The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
his wit's getting dull. ...iyice kafayı yemiş demektir. The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
This convertible would be nice. Bu üstü açık olan işe yarar. The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
Probably handles well. Yolu da iyi kavrıyordur. The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
But I can't think of comforts now. Ama konfor benim için önemli değil. The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
There was a time when I shoped for a car. Araba için alışveriş yaptığım zamanlar vardı. The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
Now, I'm looking for a hearse. Artık sadece ceset taşımak için araba arıyorum. The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
This Station waggon would have to do. Bu pikap işe yarar. The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
Alive! Hayatta. The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
It's alive! Yaşıyor. The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
Wait! Don't run away! Dur. Kaçma! The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
Come back! Come back here! Gel. Buraya gel! The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
Wherever he is, I've got to find him! Her neredeyse, onu bulmam gerekiyor. The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
If I have to search every street, every house, every alley, Her sokağı, her evi, her köşeyi, şehirin her santimini... The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
every inch of this town, I've got to find him! ...aramam gerekse de onu bulmalıyım. The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
Hey, boy, where are you? Neredesin oğlum? The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
Where are you, pal? Come here! Neredesin? Buraya gel. The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
They are dead! Öldürülmüşler. The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
They've been staked! Mızrakla vurulmuşlar. The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
These are made of iron! Not wood, like mine. Demirden yapılmışlar. Benim yaptığım gibi tahtadan değil. The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
Someone else has survived in this world. Bu dünyada yaşayan birileri daha var. The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
But where are they? Where are they hiding? Ama neredeler? Nerede saklanıyorlar? The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
How many are they? Where do they come from? Kaç kişiler? Nereden geldiler? The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
Why haven't I seen them? Şimdiye kadar neden onları görmedim? The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
This is Robert Morgan. Ben Robert Morgan. The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
If somebody can hear me, answer me. Eğer beni duyuyorsanız, cevap verin. The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
For God's sake, answer me! Tanrı aşkına, cevap verin! The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
This is K O K W calling. Ben K.O.K.W. The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
Answer me! Cevap verin. The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
So you finally decided to come back. Demek dönmeye karar verdin. The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
You're going to be all right. Yes, you are. İyileşeceksin. Evet iyileşeceksin. The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
There now. We've got all cleaned up, hm? Hadi bakalım, seni temizlememiz lazım. The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
You're gonna feel better. Daha iyi hissedeceksin. The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
I'll put you down here now and you can rest. Şimdi seni şuraya yatıralım ki dinlenebilesin. The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
You've got all cleaned up. Temizlendin de. The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
You know they're out there, don't you? Dışarıda olduklarının farkındasın değil mi? The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
You poor driven thing. Zavallı şey. The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
Everything's gona be all right. Her şey yoluna girecek. The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
We're going to have a lot of happy times together. Seninle çok eğleneceğiz. The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
You'll see. Everything's gona be fine. Göreceksin, her şey düzelecek. The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
What's the use? Sonuç ne? The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
Wait, I'm not going to hurt you. Can't you understand? Wait! Sana zarar vermeyeceğim. Anlamıyor musun? Bekle! The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
I'm not going to hurt you. Wait! Wait! Wait! Sana zarar vermeyeceğim. Bekle! The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
I couldn't be out here in the day light, if I were one of them. Onlardan biri olsaydım güneş ışığına çıkamazdım. The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
You know that they can't come out until sundown. Biliyorsun ki gece olana kadar dışarı çıkamıyorlar. The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
Do you want to come with me, or do you want to face them? Benimle mi gelmek istersin yoksa onlarla mı yüzleşmek? The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
You feeling better? Yes. Daha iyi hissediyor musun? Evet. The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
Would you like a cup of coffe? Thank you. Bir fincan kahve ister misin? Teşekkürler. The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
You seem very well organized here. Yeah. Kendini çok iyi koruyorsun gibi. Evet. The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
My name is Ruth Collins. Benim adım Ruth Collins. The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
Children? Çocukların? The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
You are infected. No. Sana da bulaşmış. Hayır. The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
Infected systems are allergic to garlic. Hastalığı taşıyanlar sarımsağa aşırı tepki gösterir. The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
You think I'm one of them. You will be. Onlardan biri olduğumu mu düşünüyorsun? Öyle olmalısın. The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
You made up your mind, just because I... Sırf sarımsaktan çekindiğim için... The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
You can't change the facts by talking. Konuşarak gerçekleri çarptıramazsın. The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
Facts? What facts? Gerçekler mi? Hangi gerçekler? The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
I saw my husband killed. Torn to pieces, right in front of our house. Kocamın öldürüldüğünü gördüm. Evimin önünde parçalara ayırıldığını gördüm. The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
I've been wandering ever since. O zamandan beri dolaşıyorum. The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
Hiding at night. Not eating more than scraps. Geceleri saklanarak. Yemek kırıntıları yiyerek. The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
Sick with mourning, sick with fear, unable to sleep. Ağlamaktan, korkmaktan, uyuyamamaktan yoruldum. The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
Then you shout at me. Bana bağırdın. The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
You chase me across the field, hit me, Beni kovaladın, bana vurarak... The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
drag me to this house, and to top it all, ...evine getirdin, üstelik... The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
when I get sick because you shove a piece of reeking garlic in my face, ...o iğrenç kokan sarımsakları bana göstererek midemi bulandırdın... The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
you tell me, I'm infected. ...ve bana onlardan biri olduğumu söyledin. The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
You can't go out there. It ist almost sunset! Dışarı çıkamazsın. Neredeyse güneş battı. The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
Let me go, I said! You can't go out there now! Dışarı çıkamazsın. Bırak beni diyorum. The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
In a few minutes, the streets will be full of them. I don't care. Let me go! Bir kaç dakika içinde her tarafta onlarla dolacak. The Last Man on Earth-1 1964 info-icon
  • ««
  • «
  • …
  • 165787
  • 165788
  • 165789
  • 165790
  • 165791
  • 165792
  • 165793
  • 165794
  • 165795
  • 165796
  • …
  • »
  • »»
Kısıtlı Mod:   
  • Katkıda Bulun
  • Hakkımızda
  • Sorumluluk Reddi
  • İletişim