• tr flag Türkçe
    • en flag İngilizce

Ara

İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 163064

İngilizce Türkçe Film Adı Film Yılı Ayrıntılar
I can guess who that is. Looks like I'm not the only one who's late. Arayanı tahmin edebiliyorum. Görünüşe göre geç kalan yalnız ben değilim. Dur kim olduğunu tahmin edeyim. Geciken tek kişi ben değilim. Arayanı tahmin edebiliyorum. Görünüşe göre geç kalan yalnız ben değilim. The Entitled-3 2011 info-icon
I brought a great surprise for Jeff. Jeff'e bir sürpriz yapacağım. Jeff'e harika bir hediye getirdim. Jeff'e bir sürpriz yapacağım. The Entitled-3 2011 info-icon
In fact I drove it here. He's gonna love it! Aslında buraya bırakıyorum. Bayılacak. Aslında buraya onunla geldim. Buna bayılacak. Aslında buraya bırakıyorum. Bayılacak. The Entitled-3 2011 info-icon
What? If I roll this, I think it Ne? Eğer sallanırsam, sanırım... Ne? Eğer bunu yuvarlarsam, belki... Ne? Eğer sallanırsam, sanırım... The Entitled-3 2011 info-icon
I think it's loose. Sanırım çıkıyor. Sanırım bu gevşemiş. Sanırım çıkıyor. The Entitled-3 2011 info-icon
It's okay. Be quiet. Geçti artık. Sessiz ol. Bir şey yok. Sessiz ol. Geçti artık. Sessiz ol. The Entitled-3 2011 info-icon
I don't believe this. Buna inanmıyorum. İnanamıyorum. Buna inanmıyorum. The Entitled-3 2011 info-icon
It went right to voicemail. Sesli mesaja yönlendirdi. Sesli mesaj çıkıyor. Sesli mesaja yönlendirdi. The Entitled-3 2011 info-icon
And made us promise not to tell you, but I I'm sorry. Bize sana söylemeyelim diye söz verdirdi ama... Üzgünüm. Sana söylemeyeceğimize dair ona söz verdik. Ama.. üzgünüm. Bize sana söylemeyelim diye söz verdirdi ama... Üzgünüm. The Entitled-3 2011 info-icon
I knew there was something going on between you two. Aranızda bir şey olduğunu biliyordum. Sizde bir terslik olduğunun farkındaydım. Aranızda bir şey olduğunu biliyordum. The Entitled-3 2011 info-icon
I'd better get down there. Where are they? Oraya gitsem iyi olacak. Neredeler? Oraya gitsem iyi olur. Neredeler şuan? Oraya gitsem iyi olacak. Neredeler? The Entitled-3 2011 info-icon
I'm still going. No no, just Yine de gidiyorum. Hayır, hayır... Yine de gidiyorum. Hayır, bekle. Yine de gidiyorum. Hayır, hayır... The Entitled-3 2011 info-icon
All right? It'll teach them a lesson. Tamam mı? Ona bir ders vereceğim. Tamam mı? Bu onlara ders olsun. Tamam mı? Ona bir ders vereceğim. The Entitled-3 2011 info-icon
Jesus, I can't believe it. Tanrım, buna inanamıyorum. The Entitled-3 2011 info-icon
Stay together, go due north. I've gotta stay here and wait for the money. Beraber kalın, kuzeye gidin. Ben burada kalıp parayı bekleyeceğim. Birbirinizden ayrılmayın, kuzeye gidin. Ben burada kalıp parayı bekleyeceğim. Beraber kalın, kuzeye gidin. Ben burada kalıp parayı bekleyeceğim. The Entitled-3 2011 info-icon
That's fine. As long as they're not there to stop it, I don't give a fuck. Bu iyi ya. Orada kaldıkları sürece, onları durdurmak gibi uğraşım olmaz. Tamam mı? İyi işte. Buraya gelip beni engellemedikleri sürece umrumda değil. Bu iyi ya. Orada kaldıkları sürece, onları durdurmak gibi uğraşım olmaz. Tamam mı? The Entitled-3 2011 info-icon
'Cause I told them about our surprise. You what?! Onlara sürprizimizden bahsettim. Ne yaptın? Çünkü onlara sürprizden bahsettim. Ne dedin sen? Onlara sürprizimizden bahsettim. Ne yaptın? The Entitled-3 2011 info-icon
I don't know. Fuck fuck off. She fucked the whole thing up! Bilmiyorum. Bi'... Siktir git. Her şeyin içine sıçtı. Ne bileyim. Siktirin gidin ya. Her şeyi bok ettin. Bilmiyorum. Bi'... Siktir git. Her şeyin içine sıçtı. The Entitled-3 2011 info-icon
I was afraid I'm through taking orders. Korkuyordum... Ben emirleri sonuna kadar uyguladım. Korkmuştum. Ben emirleri alıyorum. Korkuyordum... Ben emirleri sonuna kadar uyguladım. The Entitled-3 2011 info-icon
I'm not going. There's no point in going. Ben gitmiyorum. Bunun hiçbir anlamı yok. Ben gitmiyorum. Hayatta gitmem. Ben gitmiyorum. Bunun hiçbir anlamı yok. The Entitled-3 2011 info-icon
Why'd you do that? I don't know. Neden yaptın bunu? Bilmiyorum. Niye yaptın lan bunu? Bilmiyorum. Neden yaptın bunu? Bilmiyorum. The Entitled-3 2011 info-icon
I'm getting kinda tired of this place anyway. Buradan sıkılmaya başlamıştım zaten. Bu yerden bıktım artık. Buradan sıkılmaya başlamıştım zaten. The Entitled-3 2011 info-icon
Dean, I want them back alive. Dean, onları canlı istiyorum. The Entitled-3 2011 info-icon
I still can't believe we were in your father's house. Buranın babanın evi olmasına hâlâ inanamıyorum. Hala babanın evinde olduğumuza inanamıyorum. Buranın babanın evi olmasına hâlâ inanamıyorum. The Entitled-3 2011 info-icon
Yeah. I mean, this is seriously fucked up. Evet. Yani, gerçekten sıçtık. Aynen. Yani, bu gerçekten berbat bir durum. Evet. Yani, gerçekten sıktık. The Entitled-3 2011 info-icon
Yeah, I know. Evet, biliyorum. Öyle. Evet, biliyorum. The Entitled-3 2011 info-icon
Hey, that's gotta be them now. I got it. Bu sefer Jeff olmalı. Ben bakarım. Bu kez onlardır herhalde. Açıyorum. Bu sefer Jeff olmalı. Ben bakarım. The Entitled-3 2011 info-icon
At 1:00 in the morning? That's what I pay him for. Sabahın köründe mi? Bu yüzden ona para veriyorum. Sabahın 1'inde mi? Ona ne için para veriyorum. Bazı anlaşmalar üzerinde çalışıyor. The Entitled-3 2011 info-icon
Well, I haven't heard anything. This is taking way too fucking long. Bana hiçbir haber gelmedi. Bu iş gittikçe zaman almaya başladı. Hiç bir şey duymadım. Bu iş çok uzadı. Bana hiçbir haber gelmedi. Bu iş gittikçe zaman almaya başladı. The Entitled-3 2011 info-icon
Get on it. I... I... Ara onu. Benim... Benim... Kaç şuradan. Şey, ben... Ara onu. Benim... Benim... The Entitled-3 2011 info-icon
I gotta go make a call. Benim bir arama yapmam lazım. ...benim bir arama yapmam gerek. Benim bir arama yapmam lazım. The Entitled-3 2011 info-icon
There's a phone right here. It's, uh, it's Telefon burada ya. Şey... Var burada telefon. Şey, o... Telefon burada ya. Şey... The Entitled-3 2011 info-icon
I'll be right back. Then you're gonna share, right? Hemen dönerim. Bize de anlatacaksın, değil mi? Hemen dönerim. Bize de anlatırsın herhalde. Hemen dönerim. Bize de anlatacaksın, değil mi? The Entitled-3 2011 info-icon
I miss cassettes. I could work cassettes. Kasetleri özledim. Kasetleri çalabilirim. Kasetleri özlemişim be. Bunları çalıştırabiliyorum. Kasetleri özledim. Kasetleri çalabilirim. The Entitled-3 2011 info-icon
I'm sorry, Bob. This won't be long. Kusura bakma, Bob. Uzun sürmez. Kusura bakma Bob. Uzun sürmez. Kusura bakma, Bob. Uzun sürmez. The Entitled-3 2011 info-icon
It's nothing. I'll explain it later. Okay. Hiçbir şey. Sonra açıklarım. Tamam. Yok bir şey ya. Anlatırız sonra. İyi bakalım. Hiçbir şey. Sonra açıklarım. Tamam. The Entitled-3 2011 info-icon
What's going on? I just talked to Chuck. Neler oluyor? Chuck'la konuştum. N'oldu? Chuck'la konuştum az evvel. Neler oluyor? Chuck'la konuştum. The Entitled-3 2011 info-icon
Yeah, what? I don't have enough to cover it. Evet, ne dedi? Yeterli kadar param yokmuş. Ee, ne diyor? Benim para yetmeyecek. Evet, ne dedi? Yeterli kadar param yokmuş. The Entitled-3 2011 info-icon
Not for Nick's life. I haven't got it. Nick'in hayatı için değil. Ama bende de kalmadı. Nereden bulayım o kadar parayı. Nick'in hayatı için değil. Ama bende de kalmadı. The Entitled-3 2011 info-icon
What? You think I'm lying to you? Ne? Sana yalan söylediğimi mi sanıyorsun? Ne yalan söylediğimi mi sanıyorsun? Ne? Sana yalan söylediğimi mi sanıyorsun? The Entitled-3 2011 info-icon
Exactly. You think I'm lying to you? Kesinlikle. Yalan söylediğimi mi düşünüyorsun? Aynen öyle. Sana yalan söyler miyim? Kesinlikle. Yalan söylediğimi mi düşünüyorsun? The Entitled-3 2011 info-icon
Is this for real? Bu gerçek mi? Ciddi misiniz siz? Bu gerçek mi? The Entitled-3 2011 info-icon
No. Is Jeff is Jeff okay? Hayır. Jeff... Jeff iyi mi? Pek sayılmaz. Jeff, o iyi mi? Hayır. Jeff... Jeff iyi mi? The Entitled-3 2011 info-icon
I want you Jeff's okay. Sana söylememiz gereken... Jeff iyi. Söyley... Jeff iyi. Sana söylememiz gereken... Jeff iyi. The Entitled-3 2011 info-icon
It's the middle of the night and we're in the middle of nowhere. Saat gecenin körü ve hiçbir yerin ortasındayız. Gecenin bir yarısı ve kim bilir nerelerdeyiz. Saat gecenin körü ve hiçbir yerin ortasındayız. The Entitled-3 2011 info-icon
We're going to the road! Look, I'm telling you that Yola gidiyoruz! Bak, sana söylüyorum... Anayoldan gideceğiz. Bak, ne diyorum ben sana... Yola gidiyoruz! Bak, sana söylüyorum... The Entitled-3 2011 info-icon
I can't believe you didn't tell me Kapıdan içeri adımımı attığım anda... Bunu bana nasıl söylemezsiniz. Kapıdan içeri adımımı attığım anda... The Entitled-3 2011 info-icon
the minute I walked through the fucking door. ...bana söylemediğinize hâlâ inanamıyorum. O lanet kapıdan girdiğim anda söylemeliydiniz. ...bana söylemediğinize hâlâ inanamıyorum. The Entitled-3 2011 info-icon
That was my idea. I'm sorry. Always playing an angle, aren't you? Benim fikrimdi, kusura bakma. Her zaman bir tarzla oynarsın, değil mi? Söylememek benim fikrimdi. Üzgünüm. Sen hep meleksin zaten değil mi? Benim fikrimdi, kusura bakma. Her zaman bir tarzla oynarsın, değil mi? The Entitled-3 2011 info-icon
It's the only way I can save my kid. Çocuğumu kurtarmanın tek yolu bu. Ancak bu şekilde oğlumu kurtarabilirim. Çocuğumu kurtarmanın tek yolu bu. The Entitled-3 2011 info-icon
I know you're sleeping, but, um... Uyuduğunu biliyorum, ama... Biliyorum, uyuyorsun. Ama, şey... Uyuduğunu biliyorum, ama... The Entitled-3 2011 info-icon
look, I Bak, ben... ...bak ben... Bak, ben... The Entitled-3 2011 info-icon
um, I I was just calling you 'cause I'm gonna Seni arıyorum, çünkü... ...şey, ben.. Seni aradın çünkü... Seni arıyorum, çünkü... The Entitled-3 2011 info-icon
I'm gonna be home a little late tomorrow. Yarın eve biraz geç geleceğim. ...yarın biraz geç geleceğim. Yarın eve biraz geç geleceğim. The Entitled-3 2011 info-icon
I'm going straight on. What'd he say? Ben buradan devam ediyorum. Ne dedi? Ben bu taraftan gideceğim. Ne dedi? Ben buradan devam ediyorum. Ne dedi? The Entitled-3 2011 info-icon
It can't be much longer. They can't be that far away. Daha fazla sürmez. Daha uzakta olamazlar. Gideli çok olmadı. Fazla uzaklaşmış olamazlar. Daha fazla sürmez. Daha uzakta olamazlar. The Entitled-3 2011 info-icon
I don't know, I'm just assuming. They were on their way here. Bilmiyorum, sadece farz ediyorum. Yoldadırlar şimdi. Bilmiyorum, öyle sanıyorum. Yoldalardı. Bilmiyorum, sadece farz ediyorum. Yoldadırlar şimdi. The Entitled-3 2011 info-icon
You know, I really admire your confidence, Rick. Biliyor musun, bu güvenine gerçekten hayranım, Rick. Bak kendine güveniyorsun. Bunu anlıyorum, Rick. Biliyor musun, bu güvenine gerçekten hayranım, Rick. The Entitled-3 2011 info-icon
I mean, do you think it's that obvious? Do you think it's that simple? Yani bu kadar açık olduğunu mu düşünüyorsun? Bu kadar basit mi sence? Sence her şey o kadar açık mı? Bu kadar basit mi yani? Yani bu kadar açık olduğunu mu düşünüyorsun? Bu kadar basit mi sence? The Entitled-3 2011 info-icon
I'm his son, Hailey. Onun oğluyum, Hailey. Ben onun oğluyum, Hailey. Onun oğluyum, Hailey. The Entitled-3 2011 info-icon
What the fuck am I doing with you? Seninle ne yapıyorum ki ben? Seninle niye buradayım acaba? Seninle ne yapıyorum ki ben? The Entitled-3 2011 info-icon
You didn't do anything! What the fuck was I supposed Hiçbir şey yapmadın! Ne yapmam gerekiyordu, Hailey? Hiç bir şey yapmadın. Ne yapmamı bekliyordun Hailey? Hiçbir şey yapmadın! Ne yapmam gerekiyordu, Hailey? The Entitled-3 2011 info-icon
But I want to. Please, no. No, please! Ama istiyorum. Hayır, hayır. Lütfen! Yine de yapmak istiyorum. Lütfen, lütfen yapma. Ama istiyorum. Hayır, hayır. Lütfen! The Entitled-3 2011 info-icon
I've got my money. Okay, what about our kids? Paramı aldım. Peki ya çocuklarımız? Parayı aldım. Güzel, peki ya çocuklarımız ne olacak? Paramı aldım. Peki ya çocuklarımız? The Entitled-3 2011 info-icon
This is the last time you'll be speaking to me. In the meantime, Bu benimle son konuşman olacak. Bu arada... Bu benimle son konuşmanız. Ha bu arada... Bu benimle son konuşman olacak. Bu arada... The Entitled-3 2011 info-icon
I don't want you to make or take any phone calls. Do you understand? Telefon etmemeni ve gelen telefonlara bakmamanı istiyorum. Anladın mı? ...ne bir yere telefon et ne de gelen telefonlara cevap ver. Tamam mı? Telefon etmemeni ve gelen telefonlara bakmamanı istiyorum. Anladın mı? The Entitled-3 2011 info-icon
What? They'll know what I'm talking about. Ne? Onlar ne dediğimi biliyorlar. Ne? Siz söyleyin. Anlar onlar. Ne? Onlar ne dediğimi biliyorlar. The Entitled-3 2011 info-icon
Okay, I need to know our kids are safe. Tamam, çocuklarımızın güvende olup olmadığını bilmek istiyorum. Tamam, çocuklarımın güvende olduğundan emin olmak istiyorum. Tamam, çocuklarımızın güvende olup olmadığını bilmek istiyorum. The Entitled-3 2011 info-icon
Excuse me, Mr. Jones, can I call my wife? Affedersiniz, Bay Jones, karımı arayabilir miyim? Afedersiniz Bay Jones, eşimi arayabilir miyim? Affedersiniz, Bay Jones, karımı arayabilir miyim? The Entitled-3 2011 info-icon
She panics if I'm I'm sorry, not tonight. Paniğe kapılırsa... Üzgünüm, bu akşam olmaz. Telaş yapmas... Üzgünüm, ama arayamazsın. Paniğe kapılırsa... Üzgünüm, bu akşam olmaz. The Entitled-3 2011 info-icon
Of course. I'm sorry. Tabii ki. Kusura bakmayın. Nasıl istersiniz, kusura bakmayın. Tabii ki. Kusura bakmayın. The Entitled-3 2011 info-icon
I'm not paying your goddamn wages. All right, that's enough. Ücretini ben ödemiyorum. Pekâlâ, bu kadarı yeter. Sana paranı veren ben değilim. Tamam uzatma. Ücretini ben ödemiyorum. Pekâlâ, bu kadarı yeter. The Entitled-3 2011 info-icon
Is it? Yeter mi? Sanane. Yeter mi? The Entitled-3 2011 info-icon
I think I can say exactly what I want right now. Bence şu an ihtiyacım olan her şeyi söyleyebilirim. Ne istersem onu söylerim. Bence şu an ihtiyacım olan her şeyi söyleyebilirim. The Entitled-3 2011 info-icon
Am I right, Cliff? Haklı mıyım, Cliff? Haklı mıyım Cliff? Haklı mıyım, Cliff? The Entitled-3 2011 info-icon
It's the truth, isn't it? Bu doğru, değil mi? Bu gerçek, değil mi? Bu doğru, değil mi? The Entitled-3 2011 info-icon
I got burned big time. The party's over for me. İş yerim yandı... Çok kez hem de. Benim için parti bitti. Mekanım yandı, uzun süre. Benim için olay bitti. İş yerim yandı... Çok kez hem de. Benim için parti bitti. The Entitled-3 2011 info-icon
I'm done! Bittim! Oldu mu? Bittim! The Entitled-3 2011 info-icon
Is this one of your pump and dump scams? Bu senin şişirilmiş atık alan dolandırıcılıklarından biri olmasın? Bu da senin şu dolandırıcılıklardan biri olmasın? Bu senin şişirilmiş atık alan dolandırıcılıklarından biri olmasın? The Entitled-3 2011 info-icon
Wh where is this all coming from? I'm just asking. Nereden çıktı bunlar şimdi? Sadece soruyorum. O nereden çıktı şimdi? Sadece sordum. Nereden çıktı bunlar şimdi? Sadece soruyorum. The Entitled-3 2011 info-icon
I got news for you we all do the same fucking thing. Sana haberlerim var... Hepimiz aynı boku yedik. Farkında mısınız bilmiyorum ama bu işte aynı taraftayız. Sana haberlerim var... Hepimiz aynı boku yedik. The Entitled-3 2011 info-icon
All right, I'm sorry. Let's just cool it. Pekâlâ, üzgünüm. Sakin olalım. Bak, üzgünüm. Sakinleşelim. Pekâlâ, üzgünüm. Sakin olalım. The Entitled-3 2011 info-icon
I recognize her. I've seen her around campus and the other one. Onu tanıdım. Bunu ve diğerini kampüste görmüştüm. Onu tanıdım. Bizim okulun oralarda görmüştüm. Onu tanıdım. Bunu ve diğerini kampüs de görmüştüm. The Entitled-3 2011 info-icon
I think you're right. Sanırım haklısın. Sanırım haklıyım. The Entitled-3 2011 info-icon
It would have helped if you'd saved my son. Oğlumu kurtarmaya yardım etti mi? Çocuğumu geri getirebilirseniz asıl o çok iyi gelecek. Oğlumu kurtarmaya yardım etti mi? The Entitled-3 2011 info-icon
I had to tell them that you weren't here. Burada olmadığını o herife söyledim. Burada olmadığını adama söylemek zorunda kaldım. Burada olmadığını o herife söyledim. The Entitled-3 2011 info-icon
Why the hell did you tell them I wasn't here? Neden burada olmadığımı söyledin? Ne diye söylüyorsun ki? Neden burada olmadığımı söyledin? The Entitled-3 2011 info-icon
Why did they have to know that? Because I was stalling him. Neden bunu bilmek zorundalar? Çünkü onu oyalıyordum. Şart mıydı sanki söylemen? Onu oyalama çalışıyordum. Neden bunu bilmek zorundalar? Çünkü onu oyalıyordum. The Entitled-3 2011 info-icon
I didn't know if we could get the money together. Beraber olursak, parayı vereceğimizi bilmiyordum. Parayı toplayabileceğimizi nerden bilecektim. Beraber olursak, parayı vereceğimizi bilmiyordum. The Entitled-3 2011 info-icon
What else could I do? Let them kill Nick too? Başka ne yapabilirdim? Nick'i de öldürseler miydi? Daha ne yapacaktım ki? Nick'i de mi öldürselerdi? Başka ne yapabilirdim? Nick'i de öldürseler miydi? The Entitled-3 2011 info-icon
All right, let's just say that I accept everything you've said. Pekâlâ, diyelim ki söylediğin her şeyi kabul ettim. Tamam, diyelim ki dediğiniz her şeyi kabul ediyorum. Pekâlâ, diyelim ki söylediğin her şeyi kabul ettim. The Entitled-3 2011 info-icon
You don't seriously think I'm going to sit here all night Bir psikopatın, oğlumu öldürüp... Yine de o serseri paramı almış ve... Bir psikopatın, oğlumu öldürüp... The Entitled-3 2011 info-icon
but I do and I choose to do something about it. ...ama ben seçtiğim şeyi yapacağım. Benim var. Bir şeyler yapacağım. ...ama ben seçtiğim şeyi yapacağım. The Entitled-3 2011 info-icon
No, Bob, Bob, I'm not going to let you do that. Hayır, Bob. Bob, bunu yapmana izin vermeyeceğim. Hayır, Bob. Bunu yapmana izin veremem. Hayır, Bob. Bob, bunu yapmana izin vermeyeceğim. The Entitled-3 2011 info-icon
If you were fucking here! Burada olsaydın! Ama burada değildin! Burada olsaydın! The Entitled-3 2011 info-icon
She was like that when I got here. They must've... Geldiğimde böyleydi. Biri bırakmış olmalı. Geldiğimde böyleydi. Biri... Geldiğimde böyleydi. Biri bırakmış olmalı. The Entitled-3 2011 info-icon
I don't know. They're alive. Bilmiyorum. Hayattaydılar. Bilmiyorum ama hayattalar. Bilmiyorum. Hayattaydılar. The Entitled-3 2011 info-icon
Yeah, I knew you wouldn't be able to control yourself, Dean. Kendini kontrol edemediğini biliyorum, Dean. Evet, kendine hakim olamayacağını tahmin etmiştim Dean. Kendini kontrol edemediğini biliyorum, Dean. The Entitled-3 2011 info-icon
Let's get out of here. It's gonna blow any second. Gidelim buradan. Burası her an patlayabilir. Gidelim buradan. Her an patlayabilir. Gidelim buradan. Burası her an karışabilir. The Entitled-3 2011 info-icon
I knew it. Biliyordum. Bunu biliyordum. Biliyordum. The Entitled-3 2011 info-icon
  • ««
  • «
  • …
  • 163059
  • 163060
  • 163061
  • 163062
  • 163063
  • 163064
  • 163065
  • 163066
  • 163067
  • 163068
  • …
  • »
  • »»
Kısıtlı Mod:   
  • Katkıda Bulun
  • Hakkımızda
  • Sorumluluk Reddi
  • İletişim