Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 152929
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| It's about a Reman outcast. | Toplumdan atılmış bir Reman için. | Star Trek: Insurrection-2 | 1998 | |
| You're not Reman. | Sen Reman değilsin. | Star Trek: Insurrection-2 | 1998 | |
| And I'm not quite human. | Ve tam olarak insan da değilim. | Star Trek: Insurrection-2 | 1998 | |
| So what am I? | Öyleyse neyim ben? | Star Trek: Insurrection-2 | 1998 | |
| My life is meaningless as long as you're still alive. | Sen yaşadığın sürece benim hayatım anlamsız. | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| What am I while you exist? | Sen var oldukça ben neyim? | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| A shadow? | Bir gölge mi? | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| An echo? | Yankı mı? | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| If your issues are with me, then deal with me. | Meselen benimleyse benimle hallet. | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| This has nothing to do with my ship... | Bunun gemimle bir ilgisi yok. | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| nothing to do with the Federation. | Federasyonla bir ilgisi yok. | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| Oh, but it does. | Ah, ama var. | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| We will no longer bow before anyone as slaves | Bundan böyle köleler gibi kimseye boyun eğmeyeceğiz. | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| not the Romulans and not your mighty Federation. | Ne Romulanlara ne de senin şu aziz Federasyonuna. | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| We are a race bred for war | Biz, savaşmak ve fethetmek için doğmuş bir ırkız. | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| Are you ready to plunge the entire Quadrant into war | Şahsi kötülüğünü tatmin etmek için... | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| to satisfy your own personal demons? | ... tüm çeyreği savaşın içine sokmaya hazır mısın? | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| It amazes me how little you know yourself. | Kendini bu kadar az tanıman beni hayrete düşürüyor. | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| I'm incapable of such an act! | Ben böyle bir şey yapamam! | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| The same noble Picard blood runs through our veins. | Damarlarımızda aynı asil Picard kanı dolaşıyor. | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| Had you lived my life, you'd be doing exactly as I am. | Benim hayatımı yaşasaydın, şimdi yaptığım şeyin aynısını yapardın. | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| So look in the mirror. | Yani aynaya bak. | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| See yourself. | Kendini gör. | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| Consider that, Captain. | Bunu düşün, Kaptan. | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| I can think of no greater torment for you. | Senin için daha büyük bir işkence düşünemiyorum. | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| Shinzon. | Shinzon. | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| I'm a mirror for you as well. | Ben de senin için bir aynayım. | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| Not for long, Captain. | Uzun sürmez Kaptan. | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| I'm afraid you won't survive to witness the victory | Korkarım yankının, ses karşısında kazandığı zaferi görecek kadar yaşamayacaksın. | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| His cloak is perfect. | Görünmezliği mükemmel. | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| No tachyon emissions, no residual antiprotons. | Tachyon yayılımı yok, anti proton artığı yok. | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| Keep at it, Geordi. | Devam et Geordi. | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| Find a way in. | Bir yolunu bul. | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| Praetor Shinzon needs the prisoner. | Yargıç Shinzon mahkumu istiyor. | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| About time, Mr. Data. | Tam zamanında Bay Data. | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| My mission was a success, sir. | Görevi başarıyla tamamladım efendim. | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| I have located the source of the radiation. | Radyasyon kaynağını tespit ettim. | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| This entire ship is essentially a thalaron generator. | Bu geminin tamamı aslında bir Thalaron jeneratörü. | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| Its power relays lead | Güç röleleri köprüdeki bir etkinleştirme matrisine bağlanıyor. | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| What about the download? | Ya yükleme işlemi? | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| Shinzon believes he has our communication protocols | Shinzon haberleşme protokollerimize sahip olduğuna inanıyor... | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| but they will give him inaccurate locations | ... ama bütün Yıldız Filosu gemileri için hatalı konumlar bildirilecek. | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| Geordi supplied me | Geordi bana prototip bir acil durum ışınlama cihazı verdi. | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| I recommend you use this, sir, to return to the Enterprise. | Atılgan'a dönmek için bunu kullanmanızı öneriyorum efendim. | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| It will only work for one of us. | Sadece birimiz için işe yarar. | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| We'll find a way off together. | Birlikte çıkmanın bir yolunu bulacağız. | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| It is time for the procedure. | Uygulama zamanı geldi. | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| Move, puny human animal. | Yürü, sıska insan hayvanı! | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| A bit less florid, Data. | Biraz daha gösterişsiz olsun Data. | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| There is a shuttlebay 94 meters from our current position. | Bulunduğumuz noktanın 94 metre uzağında bir mekik hangarı var. | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| There it is, sir. | İşte burada efendim. | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| It appears to have an encrypted security system. | Şifreli bir güvenlik sistemine benziyor. | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| Alacrity will be appreciated, Commander! | Çeviklik takdir edilecektir Yarbay! | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| Reman is a most complex language, with pictographs | Reman, kelime köklerinin resim yazılarla temsil edildiği çok karışık bir dil olduğu için | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| While I find that fascinating, | Data, bunu çok enteresan bulsam da o kapıyı gerçekten açmamız gerek. | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| According to the ship's manifest | Gemi manifestosuna göre bunlar Scorpion sınıfı saldırı uçakları. | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| Data, what do you imagine this is? | Data, sence bu ne? | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| Port thruster, sir. | İskele iticisi efendim. | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| Would you like me to drive, sir? | Benim kullanmamı ister misiniz efendim? | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| Data, can you open the shuttlebay doors? | Data, hangar kapılarını açabilir misin? | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| Negative, sir. | Olumsuz efendim. | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| They have erected a force field around | Çıkış kapılarının etrafında bir güç alanı oluşturdular. | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| Well, then, only one way to go. | Pekâlâ, o zaman gidilecek tek bir yol var. | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| Do you think this is a wise course of action, sir? | Bunun akıllıca bir hareket tarzı olduğunu düşünüyor musunuz efendim? | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| We're about to find out, Data. | Birazdan öğreneceğiz Data. | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| Power up the disruptors. | Parçalayıcıları çalıştır. | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| Ready, Captain. | Hazır Kaptan. | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| Tractor beam, now! | Çekici ışın, hemen! | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| Worf, lock on transporters. | Worf, ışınlayıcıları kilitle. | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| I have them, sir. | Onları aldım efendim. | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| This has gone far enough. | Bu yeterince ileri gitti. | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| I thought we discussed patience, Commander. | Sanırım sabır hakkında konuşmuştuk Komutan. | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| Mine is wearing thin. | Benimki gittikçe tükeniyor. | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| We supported you because you promised action, | Seni, harekete geçme sözü verdiğin için destekledik. | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| and yet, you delay. | Ama erteleyip duruyorsun. | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| The Enterprise is immaterial. | Atılgan önemli değil. | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| It won't even make it out of the Neutral Zone. | Tarafsız Bölge'nin dışına bile çıkamayacak. | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| And in two days, | Ve iki gün içinde... | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| the Federation will be crippled beyond repair. | ... Federasyon iyileşemeyecek kadar sakat kalacak. | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| Does that satisfy you? | Bu seni tatmin eder mi? | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| And when I return, you and I | Ve geri döndüğümde sen ve ben, "adam gibi saygı göstermek" konusunda biraz konuşacağız. | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| What's happening to his face? | Yüzüne ne oluyor? | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| Commander, a moment. | Komutan, bir dakika. | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| Are you truly prepared to have your hands drenched in blood? | Ellerinizi kana bulamaya gerçekten hazır mısınız? | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| He's not planning to defeat Earth. | Dünya'yı yenmeyi planlamıyor. | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| He's planning its annihilation. | Onu yok edecek. | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| And his sins will mark us and our children | Ve onun günahları bizi ve çocuklarımızı nesiller boyu lekeleyecek. | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| The more I studied his DNA, the more confusing it got. | DNA, üzerinde çalıştıkça daha karmaşık bir hâl aldı. | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| Finally, I could come to only one conclusion. | Nihayet tek bir sonuca ulaştım. | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| Shinzon was created with temporal RNA sequencing. | Shinzon geçici bir RNA sıralamasıyla yaratılmış. | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| He was designed so that, at a certain point, his aging process | Senin yaşına daha çabuk erişebilmesi için, belli bir noktadan sonra yaşlanma süreci hızlandırılabilir şekilde tasarlanmış. | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| He was engineered to skip 30 years of his life. | Hayatının 30 yılını es geçmek üzere düzenlenmiş. | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| But when the temporal sequencing wasn't activated, | Ama geçici sıralama devreye sokulmadığında... | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| his cellular structure started breaking down. | ... hücresel yapısı çökmeye başlamış. | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| Can anything be done for him? | Onun için bir şey yapılabilir mi? | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| Nothing except a complete transfusion | Uygun DNA'dan nakil haricinde hiçbir şey yapılamaz. | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| I can't say for sure | Kesin olarak söyleyemem ama görünüşe bakılırsa bozulma oranı hızlanıyor. | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| Then he'll come for me. | O zaman peşimden gelecek. | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| Brother, I... cannot move. | Kardeşim, hareket edemiyorum. | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 | |
| No. I have only activated | Evet. Sadece kavrama ve iletişim alt yordamlarını çalıştırdım. | Star Trek: Insurrection-3 | 1998 |