Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 150438
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| you know, i'm an artist, too. | Biliyor musun, bende sanatçıyım. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| you don't believe me ? | Bana inanmıyor musun? | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| all right, well, i'll just have to prove it to you, then. | Peki o zaman, sana kanıtlayayım. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| now, prepare yourself, because this is gonna be a self portrait, | Şimdi, kendini hazırla, çünkü portreni çizeceğim, | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| and you might not be able to tell the difference between this and an actual photograph. | ve bununla gerçek fotoğraf arasındaki farkı anlayamayacaksın bile. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| as long we have to wade through a sea of government paperwork, | Bürokrasi denizinde boğuşmak zorunda kalmamıza rağmen, | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| at least we got to do it over spicy tuna rolls. | en azından bunu baharatlı balık sarmaları sonrasında yaptık. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| well, i'm not too fond of working in the stacks. | Yığınların içinde çalışmaya bayıIdığım pek söylenemez. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| i have to admit, i was pretty impressed when you ordered the entire meal in fluent japanese. | Hakkını vermeliyim ki, yemekte bütün siparişi akıcı bir Japonca ile vermen beni oldukça etkiledi. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| you could have warned me about the squid brains, though. | Ahtapot beyni konusunda beni uyarmalıydın. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| come on. you can't fool me. you loved it. | Yapma. Beni kandıramazsın. Çok hoşuna gitti. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| i don't really feel comfortable hanging on to these. | Bu konu üzerinde çalışırken kendimi pek rahat hissetmiyorum. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| some of these papers are marked "classified." you could get into a lot of trouble even showing them to me. | Bazı dosyaların üzerinde "Çok Gizli" yazıyor. Bana onları gösterdiğin için başın belaya girebilir. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| if milton fine is right about an extraterrestrial threat, | Eğer Milton Fine dünya dışı tehdit konusunda haklıysa, | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| the last thing the government's gonna be worried about is lana lang. | hükümetin endişe edeceği son şey Lana Lang olurdu. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| besides, | Bunun dışında, | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| you're the only one who knows of my transgression. | kuralları ihlal ettiğimi bir tek sen biliyorsun. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| i think i'm safe with my fate in your hands. | Sanırım, kaderim senin ellerindeyken güvendeyim. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| you must really trust me. | Bana gerçekten güveniyor olmalısın. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| well, i hope you feel the same way about me. | Umarım sende benim için aynısını hissediyorsundur. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| i do. | Hissediyorum. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| sorry. i've, um... | Kusura bakmayın. Ben, şey... | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| i forgot my pencil in the library. | kalemimi kütüphanede unutmuşum. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| and this is the world famous kent barn. | Ve burası da dünyaca ünlü Kent Ahırı. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| you know, when i was about your age, my dad used to let me jump in the haystacks in here. | Biliyor musun, senin yaşlarındayken babam samanların üzerine atlamama izin verirdi. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| hey, why don't you close your eyes, turn around ? | Hey, neden gözlerini kapatıp arkanı dönmüyorsun? | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| i got a surprise for you. | Sana bir sürprizim var. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| it'll be worth it... i promise. | Buna değecek... söz veriyorum. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| so, what do you think ? | Peki, ne düşünüyorsun? | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| you want to give it a shot ? | Denemek ister misin? | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| let me guess... you're afraid of heights ? | Dur tahmin edeyim... yüksekten mi korkuyorsun? | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| i can relate. | Anlamıştım zaten. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| you know, maddie... | Biliyor musun, Maddie... | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| you and i have a lot more in common than you think. | ikimizin düşündüğünden çok daha fazla ortak noktası var. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| i was an orphan, too. | Bende bir yetimdim. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| what a good dog. good doggy. | Sen ne güzel bir köpeksin. Akıllı şey. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| looks like shelby likes you. | Shelby seni sevmiş anlaşıIan. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| animals are great, aren't they ? | Hayvanlar muhteşem şeyler değil mi? | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| they listen to you, | Seni dinlerler, | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| but don't say mean things back. | ama kötü şeyler söylemezler. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| look, i might not be as furry as shelby | Shelby kadar tüylü olmayabilirim, | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| or wag my tail or bark, but i promise | havlayamam yada kuyruğumu sallayamam, ama sana söz veriyorum | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| i'll never say mean things to you. | sana asla kötü şeyler söylemem. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| what's up there ? | Yukarıda ne var? | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| it's kind of like my clubhouse. | Bir çeşit kulüp evi sayılır. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| you can be lucky, too, maddie. | Sende şanslı olabilirsin, Maddie. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| it's not too late. we're gonna find you a good family. | Geç kalmış sayıImayız. Sana iyi bir aile bulacağız. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| people don't like me. | İnsanlar beni sevmez. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| well, those people are crazy. i like you. | Onlar delinin teki. Ben seni seviyorum. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| is this your girlfriend ? | Bu senin kız arkadaşın mı? | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| um, | hım, | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| we kind of parted ways. | Yollarımız ayrıIdı. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| hey, you want to go for a horseback ride, just you and me ? | Hey, ata binmek ister misin? Sadece sen ve ben. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| you can chat up buttercup all you want. you have horses ? | Konuşuruz, çiçekten taç yaparız. Atlarınız mı var? | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| so, you can talk ? | Demek konuşabiliyorsun. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| i knew marcel marceau "sound of silence" thing was just a rumor. | Marcel Marceau'nun "Sessizliğin Sesi" olayının söylenti olduğunu biliyordum. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| i'm lois. | Ben Lois. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| she's a little shy. | Birazcık utangaçtır. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| i understand. a lot of artists are. | Anlıyorum. Bir çok sanatçıda öyledir. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| i brought you some crayons and a coloring book. maddie, check it out. | Maddie sana bir kaç renkli kalem ve boyama kitabı getirdim, bir bak istersen. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| your mom called from topeka. | Annen Topeka'dan aradı. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| with her chief of staff gone, she's been in emergency meetings all day. she asked if i could help out. | Ekip şefini kaybetmesi yüzünden, bütün gün acil toplantılardaydı. Yardım için beni aradı. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| actually, i think we've got it under control. | Aslında, her şey kontrol altında. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| i'm the one with the little sister, remember ? | Küçük kız kardeşi olan bendim, hatırladın mı? | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| okay, ready for a few games of hopscotch ? i'm a bit rusty, | Peki, sek sek oynamaya hazır mısın? Ben biraz paslandım, | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| but you'll be the odds on favorite. | bu yüzden favori sen olacaksın. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| well, actually, we were just about to saddle up and hit the trails. | Aslında, bizde tam atları eğerleyip gezintiye çıkacaktık. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| great. bust out the spurs... i'm game. | Muhteşem. Mahmuzlara vuracağız.. bende varım. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| oh, how adorable. you want to be alone with clark. | Ooo, ne kadarda hoş. Clark'la yalnız gitmek istiyorsun. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| hey, no worries. i will be galloping way ahead of you guys. | Hey, endişe etmeyin. Uzak ara önden giderim. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| Maddie ? | Maddie | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| hey, what just happened out there ? | Hey, orada tam olarak neler oldu? | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| did you break all those light bulbs ? | Bütün lambaları sen mi patlattın? | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| see, maddie, i understand. | Maddie dinle, seni anlıyorum. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| you have powers... | Sıradan insanların... | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| abilities that normal people can't even dream of. | hayal bile edemeyeceği güçlerin ve yeteneklerin var. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| and it's okay. | Bundan korkma. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| you can trust me. you can tell me the truth. | Bana güvenebilirsin. Gerçeği anlatabilirsin. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| ever since i was little, i could break glass. | Küçüklüğümden beri camları kırabiliyorum. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| and when i get upset, i can't control it. | Ve sinirlendiğim zaman, kontrol edemiyorum. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| were you upset with naomi ? | Naomi'ye sinirlenmiş miydin? | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| you think i killed her ? | Onu benim öldürdüğüme mi inanıyorsun? | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| maddie, you have the power to break glass. | Maddie, camları kırabilme gücün var. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| and the way that she died... i didn't do it. | ve onun ölüm şekli... Ben yapmadım. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| clark, i wasn't in the same room, and i can't do anything through walls. | Clark, aynı odada değildim, ve duvarların arkasından hiçbir şey yapamam. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| i didn't hurt naomi. i liked her. | Naomi'yi incitmedim. Onu severdim. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| lois, i'm not so sure she killed anybody. | Lois, birini öldürdüğünden pek emin değilim. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| so someone else with the power to shatter glass just moseyed on in and murdered her foster mom ? | Öyle mi? O zaman camları kırma yeteneği olan başka biri geldi ve koruyucu annesini mi öldürdü? | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| just because she has this ability doesn't make her a killer. | Böyle bir yeteneğinin olması onu katil yapmaz. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| i always knew you were naive, but come on. don't let her rosy cheeks and saucer eyes sway you. | Senin hep saf olduğunu bilirdim, ama yapma, elma gibi yanaklarının ve zeytin gibi gözlerinin seni aldatmasına izin verme. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| that girl's one step short of the demon's seed. | Bu kız şeytanın tohumunun bir adım yakınında. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| give me an hour to see what i can find out. then we'll call the police. | Bana bir saat ver, bakalım neler bulabileceğim. Sonrada polisi ararız. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| you want me to babysit that little glass smasher ? | Bu cam parçalayıcıya bakıcıIık yapmamı mı istiyorsun? | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| does my life mean nothing to you ? | Hayatımın senin için hiç mi anlamı yok? | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| i don't think she's dangerous. if you're scared, i can call chloe. | Onun tehlikeli biri olduğunu düşünmüyorum. Tabii eğer korktuysan Chloe'yi arayabilirim. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| who said i was scared ? i'm not scared. | Kim korktuğumu söyledi? Korkmuyorum. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| great. thanks. | Çok iyi. Teşekkürler. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| um, i took a peek into maddie van horn's child services files. | Hım, Maddie Van Horn'un çocuk servisindeki kayıtlarına bir göz attım. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| and i hate to break it to you, but there's more than just one reference to broken glass. | ve bunu sana söylemekten nefret ediyorum ama cam kırma olayından daha da fazlası var. | Smallville Fragile-1 | 2006 | |
| i think maddie's not just accident prone... she's disaster prone. | Sanırım Maddie sadece sakar değil bir felaket makinesi. | Smallville Fragile-1 | 2006 |