Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 150346
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| Clark, what if we can't stop this from happening? | Clark, ya bunu durduramazsak? | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| Mrs. Burton? | Bayan Burton? | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| This is a strange question, but I work at the Teen Crisis Hotline... | Bunun garip bir soru olduğunu biliyorum, ama ben Gençlik Kriz Hattı'nda çalışıyorum... | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| ...and we got a call from this number last night. Is it yours? | ...dün gece bu numaradan telefon aldık, numara sizin mi? | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| I didn't make any calls last night. Sorry, there must be some mistake. | Dün gece telefon etmedim hiç. Üzgünüm, bir çeşit yanlışlık olmalı. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| Would you know an Adam Knight? | Adam Knight diye birini tanıyor musunuz? | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| He used to be a patient here. | Önceden buradaki hastalardan biriydi. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| We don't get many patients in Accounts Receivable. | Hastaların hepsini hatırlayamıyorum. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| Look, Mrs. Burton, I don't know how to eXplain this... | Bakın Bayan Burton, bunu nasıl açıklarım bilmiyorum... | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| ...but I think your phone's gonna be used in a crime. Tonight. | ...ama telefonunuz bir suç eyleminde kullanılacak. Bu gece. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| What did you say your name was? Clark Kent. | İsmim ne demiştiniz? Clark Kent. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| Clark, we have an excellent psychiatric staff here. | Clark, burada mükemmel bir psikolojik travma ekibimiz var. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| I'd be happy to take you to the admitting desk. | Seni başvuru masasına götürmekten memnuniyet duyarım. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| I know I sound crazy, but is there a chance you lost your phone? | Çılgınca olduğunu biliyorum, ama telefonunuzu kaybetmiş olabilir misiniz? | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| Actually, I lent it to my husband today. | Aslında bu gece kocama ödünç verdim. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| He had to run some errands in Metropolis. | Metropolis'te birkaç işi vardı. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| Would you call him, please? | Onu arar mısınız lütfen? | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| Hello. Hi, honey... | Alo Selam tatlım... | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| ...there's some kid here asking about the cell phone. | ...cep telefonunu soran bir çocuk var burada. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| What, they come in person now? | Ne yani şimdi de karşımıza mı geliyorlar? | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| Just tell him we're happy with our plan. Ask him where he is. | Planımızla mutluyuz de yeter. Nerede olduğunu sorun. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| Where are you? I'm stuck outside the city on Route 1 7. | Nerdesin? Şehrin dışındaki 17. yoldayım. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| I got a flat, but I should be | Lastiğim patladı ama... | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| Len? | Len? | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| Len? Len | Len? Len... | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| Yeah, I'm fine. What happened? | Evet iyiyim. Ne oldu? | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| Some kid just carjacked me. He looked like a junkie. | Bir çocuk arabamı çaldı. Uyuşturucu bağımlısına benziyordu. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| Did you see which way he went? | Ne tarafa gittiğini gördünüz mü? | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| No. I must have been out for a minute. | Hayır. Bir dakikadır baygın olmalıyım. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| I need to call the police. | Polisi aramam gerekiyor. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| You don't have your cell phone, do you? | Cep telefonun yok değil mi? | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| Here you go, Lana. | İşte oldu Lana. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| I know this old house can get drafty and I'm sure Mrs. Kent won't mind. | Bu ev biraz soğuk olabilir biliyorum ama Bayan Kent'in aldıracağını sanmam. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| Thanks, Mr. Kent. I really appreciate it. | Teşekkürler Bay Kent. Gerçekten minnettarım. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| Yeah, okay. Yeah, I'll tell them. What did Clark say? | Evet, peki Evet söylerim. Clark ne söyledi? | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| He missed Adam by a few minutes and Adam has the cell phone. | Adam'ı birkaç dakikayla kaçırmış telefon Adam'da. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| It's all starting to come true. | Her şey gerçek olmaya başladı. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| Don't you worry, Lana. | Endişelenme, Lana. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| I'm not doing any good just standing here. | Burada durarak pek bir işe yaramıyorum. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| The police are looking for the stolen vehicle. | Polisler çalıntı arabayı arıyor. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| Any leads are gonna come through the scanner at the Torch. | Bütün ip uçları "Meşale"ye gelecektir. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| Here, Chloe, I want you to take my truck. | İşte Chloe, kamyonumu al. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| The last thing we need is you getting stuck in a creek. | Son istediğimiz şey senin bir dereye saplanıp kalmandır. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| Lana, it's gonna be okay. We've got lots of time. The game hasn't even started yet. | Lana, her şey yoluna girecek. Çok zamanımız var. Oyun başlamadı bile. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| Still no leads on Adam. | Adam'dan hâlâ ipucu yok. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| What about the serum? What about it? | Peki ya serum? Ne olmuş ona? | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| Adam knows it's keeping him alive. He's gotta go after more of it. | Adam onu hayatta tutanın o olduğunu biliyor. Daha fazlasının peşinde. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| Problem is, there's no more serum for him to find. | Sorun şu ki, bulacak başka serum kalmadı. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| You know your father didn't get rid of it. He must have a stash somewhere. | Babanın hepsini atmadığını biliyorsun. Bir yerde zulası olmalı. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| Detective Cage, Metropolis P.D. | Detektif Cage, Metropolis Polis Departmanı. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| We have a warrant to search the premises. | Arama emrimiz var. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| On what grounds? Eight possible counts of negligent homicide. | Ne ile ilgili? Sekiz dikkatsiz cinayet hakkında. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| Why don't you take a load off. | Sen neden oturmuyorsun | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| We'll just make ourselves at home. | Biz rahat ederiz. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| I'm sorry, Clark, but you better go. | Üzgünüm Clark, ama gitsen iyi olur. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| I don't want you getting involved in this. Unfortunately, he already is. | Bu işe karışmanı istemem. Maalesef çoktan karıştı. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| Seeing as how Mr. Kent was also at the scene of the crime... | Bay Kent de suç mahallinde olduğu için... | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| ...we'd like to ask him a few questions too. | ...ona da birkaç soru sormak istiyoruz. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| Where's Lana? I don't know. I'm not her keeper. | Lana nerede? Bilmiyorum. Onu saklamıyorum ya. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| I was just at the Talon, they said you and Lana left together. Where is she? | Şimdi Talon'daydım, Lana'yla birlikte çıktığını söylediler. O nerede? | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| She's got something that belongs to me. Well, it's obviously not here. | Onda bana ait bir şey var. Kesinlikle burada değil. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| And if I were you, I wouldn't be either. Everybody's looking for you. | Yerinde olsam ben de olmazdım.. Herkes seni arıyor. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| Isn't that Clark's truck? | O Clark'ın kamyonu mu? | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| No, it's my cousin's. | Hayır kuzenimin. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| Something tells me that's not what the registration's gonna say. | İçimden bir his kaydının bu olmadığını söylüyor. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| You're covering for her. | Onu koruyorsun | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| Is she hiding at her old boyfriend's? | Eski sevgilisinin evinde mi saklanıyor? | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| You'll be able to talk to her soon enough. | Yakında onunla konuşuyor olabileceksin. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| I'm sure when Mrs. Kent gets home she'll whip you up one of her specialties. | Bayan Kent eve geldiğinde sana spesiyalitelerinden birini hazırlayacağından eminim. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| Until then, I'm afraid it's just black coffee. Thanks. | O zamana kadar sade kahve. Teşekkürler. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| I have some honey. No, I'm good. | Biraz balım var. Hayır böyle iyiyim. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| Sounds like my truck. | Kamyonumun sesine benziyor. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| Yeah, it's Chloe. | Evet bu Chloe. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| Why isn't she coming inside? | Neden içeri gelmiyor? | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| Why don't you lock the door behind me. | Kapıyı arkamdan kitle. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| Go back in the house! | Eve geri gidin! | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| Please be careful, Mr. Kent. Please! Chloe? | Lütfen dikkatli olun Bay Kent. Lütfen! Chloe? | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| Mr. Kent! No! | Bay Kent olamaz. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| Come on! Get away from me. | Hadi! Benden uzak dur! | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| Lana! I know you're in there! | Lana! Orada olduğunu biliyorum! | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| If you don't come out, I'll kill your boyfriend's father! | Eğer dışarı çıkmazsan sevgilinin babasını öldürürüm! | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| Then I'll move on to Chloe! | Sonra sıra Chloe'ye gelir! | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| Whatever you want, just don't hurt them any more! | Ne istiyorsan tamam, onlara zarar verme! | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| Please, just don't hurt them. Come on. | Lütfen onlara zarar verme. Hadi.. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| Just leave them alone, please. Oh, God. | Lütfen onları rahat bırak. Tanrım. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| Hurry up. Let's go. Shut up and get in the truck. | Çabuk ol. Gidelim. Çeneni kapa ve kamyonete bin. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| You're gonna stand there and tell me you weren't working with Dr. Teng? | Orada durup Dr. Teng'le çalışmadığını mı söyleyeceksin? | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| You can't deny you're behind this. | Bu işin arkasında olduğunu inkar edemezsin. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| I'm the one who called the ambulance. | Ambülansı arayan bendim. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| Now, why would I do that if I was involved in those murders? | Eğer o cinayetlere karıştıysam neden bunu yapayım? | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| Well, let's see what we got in the goodie bag. | Bakalım çantada ne varmış. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| Nothing that will incriminate me. | Beni suçlu gösterecek hiçbir şey. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| Except some memo signed by you as acting director of the lab. | Laboratuarın yöneticisi olarak imzaladığın notlar hariç. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| I've never seen these before. Amazing how that always happens. | Bunları daha önce görmedim. Böyle olması çok şaşırtıcı. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| I'm being set up. Then they're doing a damn good job of it. | Bana tuzak kuruldu. O zaman çok iyi bir iş yapmışlar. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| Take a breather. | Biraz soluklanın. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| Think about if you wanna stick to that story. | O öyküye takılı kalman konusunda bir daha düşün. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| You have to let me go. | Beni bırakmalısınız. | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| Your friend's been running off at the mouth for an hour fessing up... | Arkadaşın bir saattir suçunu itiraf ediyor... | Smallville Crisis-1 | 2004 | |
| ...so don't try and play the hero. You're bluffing. | ...yani kahraman olmaya çalışma. Blöf yapıyorsun. | Smallville Crisis-1 | 2004 |