Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 150270
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| She's barely breathing. | Zar zor nefes alıyor. Zor nefes alıyor. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| S she's gonna be fine. | İyileşecek. O... o iyi olacak. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| We're gonna get you out of here. | Seni burdan çıkaracağız. Seni buradan çıkaracağız. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| Can you help me get her out of here ? | Onu çıkarmama yardım eder misin? Onu buradan götürmeme yardım eder misin ? | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| Chloe ! | Chloe ! | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| Where'd you go, Chloe ? | Nereye gittin, chloe ? | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| Where'd you go, Chloe ? | Neredesin Chloe ? Nereye gittin, chloe ? | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| Everything's under control here, officers. | Burada her şey kontrol altında memur beyler. Burada herşey kontrol altında memur bey. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| I'm sure you're needed elsewhere. | Eminim başka bir yerde size ihtiyaç vardır. eminim sizlere başka yerde ihtiyaç vardır. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| He has the key. | Anahtar onda. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| Who are you ? | Siz kimsiniz? Kimsiniz ? | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| Are you Kal El ? | Sen Kal El misin? | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| Who wants to know ? | Kim bilmek istiyor? Kim bilmek istiyor ? | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| It's not him. | Bu o değil. O değil. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| Kal El would not bleed. | Kal El kanamazdı. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| Clark ? | Clark ? | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| I thought krypton was destroyed. | Kripton yok edildi sanıyordum. Krypton yok oldu sanıyordum. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| It was. | Yok edildi. Oldu. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| But here in your fortress of solitude, | Ama burada ıssızlık kalende, Ama burada, senin yanlızlık kalende, | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| The geography of our planet has been replicated for your training. | Gezegenimizin coğrafyası eğitimin için kopyalandı. Eğitimin için, gezegenimizin özellikleri tekrar yapılandırıldı . | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| I know there's a lot i can learn from you. | Senden öğrenebileceğim çok şey olduğunu biliyorum. Senden öğreneceğim çok şey olduğunu biliyorum. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| But i have to get home. that's where i'm needed. | Ama eve dönmeliyim. Bana orada ihtiyaç var. ama eve gitmeliyim. orada bana ihtiyaç var. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| The meteor shower is only the precursor. | Meteor yağmuru sadece bir haberciydi. Meteor yağmuru sadece bir işaret. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| A dark force from krypton has been awakened, Kal El, | Kripton'dan gelen karanlık bir güç uyandı, Kal El Krypton'un karanlık gücü uyandı, Kal El, | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| and its sights are set on earth. | ve gözlerini dünyaya dikti. ve hedefi dünya'ya döndü. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| What do you want me to do ? | Ne yapmamı istiyorsun? Ne yapmamı istiyorsun ? | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| You must do as i tell you and study with diligence, | Sana söylediğim şeyleri ve gayretle çalışmanı istiyorum Dediklerimi aynen yapmalı, ve öğrenmeye gayret etmelisin, | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| for that is the only way to save this planet. | bu gezegeni kurtarmak için tek yol bu çünkü. bu gezegeni kurtarabilmenin tek yolu bu. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| Clark, i know you can hear me. | Clark, beni duyabildiğini biliyorum. Clark, beni duyduğunu biliyorum. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| Clark, | Clark, | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| Please, help me. | Lütfen yardım et. Lütfen, yardım et. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| Kal El... | Kal El... | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| You must continue your education. | Eğitimine devam etmelisin. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| You cannot stop. | Duramazsın. Bırakamazsın. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| Your destiny is far greater than saving one human life. | Senin kaderin tek bir insanın hayatından çok daha önemli. Yazgın bir insan yaşamını kurtarmaktan çok daha büyük. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| No, i won't let her die. | Hayır, ölmesine izin vermeyeceğim. Hayır, Ölmesine izin veremem. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| Each time you let human learned emotions guide you, | İnsanlardan öğrendiğin duygularına seni yenmesine her izin verişinde, İnsan i duygularını bırakmalısın, | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| You put the fate of the entire planet at risk. | bütün gezegenin kaderini riske atıyorsun. Yazgını inkar etmen bütün gezegeni risk altına sokar. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| That is your weakness, Kal El. | Bu senin zayıflığın Kal El. Bu senin zayıflığın, kal el. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| Please, i'm begging you. | Lütfen sana yalvarıyorum. Lütfen, sana yalvarıyorum. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| Very well, | Pekala, Tamam, | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| Under one condition | Tek bir şartla Bir şartla | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| You must return to me before the yellow sun has set. | Sarı güneş batmadan önce döneceksin. Gün batmadan bana geri dönmelisin. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| I'll be back. | Döneceğim. Geri geleceğim. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| I promise. | Söz, Söz. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| Do not fail me, Kal El, | Beni başarısızlığa uğratma Kal El, Beni utandırma, Kal el, | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| or the consequences will be grave. | yoksa sonuçları ölümcül olur. yoksa sonuçlarına katlanırsın. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| I think it's time you switch into super Clark mode now. | Sanırım Süper Clark moduna geçme zamanın geldi şimdi. Sanırım şimdi süper Clark moduna geçmelisin. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| Super Clark ? | Süper Clark mı? Süper Clark ? | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| I know you run faster than a speeding bullet, Clark. | Mermiden hızlı koştuğunu biliyorum, Clark. Bir mermiden daha hızlı koşabildiğini biliyorum, Clark. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| Take me along for the ride. | Beni de yanında götür. benide öyle götür. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| Go, Clark. | Hadi Clark. gidelim, Clark. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| Lana, | Lana, | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| What happened ? | Neler oldu? Ne oldu ? | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| They're still out there. | Onlar hala oradalar. Hala buradalar. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| They'll kill us if they find us. | Bulurlarsa bizi öldürürler. Bizi bulurlarsa öldürürler. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| It's okay. you're safe now. | Geçti. Artık güvendesin. Tamam. şimdi güvendesin. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| Lana, you need to get off that leg. I'll call a doctor. | Lana, bacağına baktırmalıyız. Bir doktor çağıracağım. Lana, bacağına baktırmalısın. doktor çağırıyorum. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| You don't understand. We're not safe. No one's safe. | Anlamıyorsun. Güvende değiliz. Hiçbirimiz güvende değiliz. Anlamıyorsun. Güvende değiliz. Hiçkimse değil. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| Don't touch me ! | Dokunma bana! Dokunma bana ! | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| Lana, you're in shock. it's over. | Lana, şoktasın. Her şey bitti. Lana, Şok geçiriyorsun. Geçti artık. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| The meteor shower stopped. It's over. | Meteor yağmuru durdu. Artık bitti. Meteor yağmuru bitti. Geçti artık. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| There's a man and a woman. | Bir adamla kadın vardı. Bir adam ve kadın var. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| They're right behind us. | Hemen arkamızda. arkamızdalar. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| They came out of... | Bir şeyden çıktılar... dışından geliyorlar... | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| Out of what ? | Neyden çıktılar? Neyin dışından ? | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| What did they come out of ? | Nereden çıktılar? Ne ile geliyorlar ? | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| A spaceship. | Bir uzay gemisi. Uzay gemisi. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| Where ? | Nerede? Nerede ? | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| Lander's field. | Lander'ın tarlası. Lander'ın arazisinde. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| Lana, after what you've been through, | Lana, başına gelenlerden sonra, Lana, neler yaşadığını düşünürsek, | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| it's perfectly normal for your mind to play tricks on you, trust me. | zihninin sana oyunlar oynuyor olması gayet normal, bana güven. bunlar tamamen normal aklın sana oyunlar oynuyor, inan bana. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| No, Lex, you trust me. | Hayır Lex, sen bana güven. Hayır, Lex, sen bana inan. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| We have to get as far away as possible. | Gidebildiğimiz kadar uzağa gitmeliyiz. Buradan mümkün olduğunca çabuk uzaklaşmalıyız. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| Thank you. | Teşekkürler, Teşekkür ederim. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| I wonder who's more freaked out right now | Acaba hangimiz daha çok korkuyoruz merak ediyorum hangimiz daha acayip | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| Me, knowing that i'm in a hospital where they get their medicine via dogsled, | İlaçlarını köpek kızağıyla getiren bir hastanede yatan ben mi? Ben, ilaçları köpek kızağıyla getirdikleri bir hastahanede duruyorum, | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| or you, | Yoksa veya sen, | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| finally finding out i know your secret. | sonunda sırrını bildiğimi öğrenen sen mi? en sonunda sırrını bildiğimi öğreniyorsun. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| How long have you known ? | Ne zamandır biliyorsun? Ne zamandır biliyordun ? | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| I guess I've always had my suspicions | Sanırım daima şüphelerim vardı Sanırım herzaman şüpheleniyordum. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| the quick exits, | hızlı çıkışlar, kısaca, | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| the miraculous recoveries, the lame excuses. | mucizevi kurtuluşlar, saçma bahaneler. Mucizevi kurtarışlar, inanılması zor özürler. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| But I think when I saw you catch a car | Ama bence seni bir arabayı Ama sanırım, bir arabayı | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| like it was a beach ball, | plaj topu gibi yakalarken, top gibi yakaladığını gördüğümde, | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| that kind of confirmed everything. | görünce her şey onaylanmış oldu. bu herşeyi açıkladı. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| Why didn't you say anything ? | Neden bir şey söylemedin? Neden birşey söylemedin ? | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| I figured if you wanted to tell me you were part of the superpower persuasion, | Eğer süper güç mezhebinin bir parçası olduğunu söylemek istersen düşündüm ki, Süpergüçlerini bana açıklamak istediğinde, | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| you would when you were ready | kendini hazır hissettiğin zaman söylerdin diye düşündüm. kendini hazır hissetiğinde açıklarsın. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| on your terms, not on mine. | senin koşullarınla, benimkilerle değil. Sen istediğin zaman, ben değil. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| You're a good friend, Chloe. | Sen iyi bir dostsun, Chloe. Sen iyi bir arkadaşsın, chloe. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| Obviously not good enough. | Açıkçası yeterince iyi değilmişim. Belli ki yeterince iyi değil. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| There were so many times i wanted to tell you. | Sana anlatmak istediğim çok zamanlar oldu. Birçok zaman sana anlatmak istedim. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| Clark, i don't blame you. | Clark, seni suçlamıyorum. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| Loose lips sink ships, and god knows i've sunk my share of flotillas. | Gevşek dudaklar gemiler batırır, ve tanrı biliyor kendi payımdakileri batırdım. Bu gevezeliğimle, ağzımdan kaçıracağımı düşünmen normal. | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| What about Lana ? | Peki ya Lana ? | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| Does she know ? | O biliyor mu? O biliyor mu ? | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| Well, I want you to know that i will never be the iceberg to your titanic, | Bilmeni isterim ki senin Titanik'ine asla buzdağı olmayacağım, Bilmeni isterim ki, Titanik'in karşısındaki buzdağı olmayacağım, | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| and your secret will never, ever leave my lips, | sırrın asla ama asla benden çıkmayacak ve sırrın asla dudaklarımdan çıkmayacak, | Smallville Arrival-1 | 2005 | |
| I appreciate that. | Buna minnettar olurum. Bunu takdir ediyorum. | Smallville Arrival-1 | 2005 |