Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 150196
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| Please! I can explain everything. Itwasn'tme. | Lütfen! Her şeyi açıklayabilirim. Ben değildim. | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| I've gotto start atthe beginning for you to understand. | Anlamanız için baştan anlatacağım. | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| Okay. Itbegan in Stockholm yesterdaymorning. | Tamam. Her şey dün sabah Stocholm'de başladı. | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| I'man Independent publlsher. | Ben bağımsız bir editörüm. | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| I've only really publlshed one book, so far. | Sadece bir tane kitap yayınladım,... | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| Whlch I wrote myself. | ...o da benimkiydi. | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| Erik Sv�rd Publishing. HI, it's Sandra from home. | Erik Svärd Yayınevi. Selam, ben Sandra. Kızıl saçlı olan,... | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| Withthe red halr, except it's black now. SIImSusle's gone. | ...gerçi şimdi saçım siyah. Neyse Susie kayıp,... | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| She's been gone a week. You haven't heard from her?. | ...hem de bir haftadır. Ondan hiç haber aldın mı? Hayır. | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| SIImSusle Is my little slster back home. She's very proper. | Susie benim küçük kardeşim. Kendisi çok özeldir. | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| Writes Chrlstmas cards In September. Very uptlght. | Noel kartpostallarını Eylül'de yazar. Çok da sinirlidir. | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| Stupidfucking pencil! | Aptal kalem! | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| Whatwas she like when you last sawher? | En son onu gördüğünde nasıldı? | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| Well, she was... | Şey, o... | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| Go on. I hitchhiked home to find her. | Devam et. Onu bulmak için eve otostop çekerek döndüm. | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| Nothlng had changed Inthree years. | Üç yıldır hiçbir şey değişmemişti. | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| When I leftthree years ago, the klosk glrlwas knocked up. | Üç yıl önce ayrıldığımda büfeci kız hamileydi. | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| Thlngs do go slowly Inthe country. | Bu şehirde her şey ağırdan alınır. | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| I knew my slster had moved, but itwas only 200 yards. | Kardeşimin evine sadece 180 metre kalmıştı. | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| I hadto leave her behlnd. I couldn'ttake it. | Onu arkamda bırakmak zorundaydım. Yanıma alamazdım. | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| The last straw came on a Sunday, atthe weekly movle. | Pazar Günü, sinemaya önemsiz bir film gelmişti. | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| The movles came just about whenthey were released on vldeo. | Filmler, sadece video olarak çıktığı zaman sinemamıza gelirdi. | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| Butwith a lot more scratches. | Üstüne, sürekli yarıda kesilirdi. | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| Yeah, the movie ran out. Theyforgot the lastreel. Which sucks. | Film burada bitti. Son makarayı almayı unuttular. Boktan bir durum. | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| But I'IItryto sortit out. | Fakat bunu halledeceğim. | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| Hi, it's me. Fine, and you? | Selam, benim. İyiyim, sen? | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| You've seen Pulp Flctlon, right? | Ucuz Roman'ı izledin, değil mi? | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| So, howdoes it end? Oh, really? | Nasıl bitiyor? Valla mı? | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| That seems confusing. What happens to the colored guy? | Şaşırtıcı görünüyor. Renkli adama ne oluyor? | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| Well, I'm sorryto have to tellyou this, but... | Size söylemek zorunda kaldığım için özür dilerim fakat... | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| John Travolta dies coming out ofthe bathroom. | ...John Travolta banyonun dışında ölüyormuş. | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| He does? Bruce Willis shoots him. | Ölüyor mu? Bruce Willis onu vurmuş. | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| The colored guy does fine. Good. | Renkli adamın durumu iyi. Güzel. | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| It's notmyfault. It's Stockholm's. Butnowyou can do things athome. | Benim değil, Stocholm'ün hatası. Fakat şimdi evinize gidebilirsiniz. | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| You can rake leaves, or something. Thanks, bye. | Tası tarağı toplayıp çıkabilirsiniz. Teşekkürler, güle güle. | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| Where are you going? Where they don't showhalfa movie. | Nereye gidiyorsun? Bir filmi yarıda kesmeyen yere. | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| Stockholm. Do Itake care ofMom alone? | Stockholm'e. Annemle tek başıma ilgilenir miyim? | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| Iwantto go too. It's too dangerous. | Ben de gelmek istiyorum. Bu çok tehlikeli. | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| It's full ofjunkies who jab people with syringes justfor fun. | Ortalık eğlence için elinde şırıngalarla gezen keşlerle dolu. | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| It's too rough for you. It's rough here, too. | Senin için çok kötü olur. Burası da kötü. | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| I'll die ifyou move! You asshole. | Eğer gidersen ölürüm! Götoş! | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| I can't cometothe baptlsm. | Vaftiz törenine gelemem. | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| My VCRIs busted andthere's a game on. | VCR'm bozuldu, onu tamir ediyorum. | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| Is my sister home? | Kardeşim evde mi? | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| Tore Tumor. Knownforthetumor he usedto have In hls head. | Tore Tumor. Kafasındaki tümörden dolayı böyle tanınır. | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| Afterthe operatlon he couldn't speak. Whlch caused problems. | Ameliyattan sonra daha konuşamaz oldu. Bu yüzden... | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| Llke when he got hls penslon papers Inthe mall. | ...alışveriş merkezindeki işinden emekli edildi. | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| He dldn't understandthe numbers. | Sayılardan pek anlamazdı. | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| Just lots ofzeros everywhere. Torethoughtthatwas unfalr. | Sadece bol sıfırlı olanlardan. Tore bunun haksızlık olduğunu düşünürdü. | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| That's Tore for you. | Bu Tore sizin için. | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| Had a kld | Çocuğu oldu! | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| Thatmeans we're familynow, Tore. | Biz şimdi ailemi olduk, Tore. | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| My slsterwasn'tthe mother. | Kardeşim anne değildi. | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| She dldn't even Ilve In the apartment, but next door. | Hatta bir dairede bile yaşayamaz ama yandaki komşu... | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| Shut upl Baby sleeplng | Ses yapma! Bebek uyuyor. | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| I flgured mom mlght know somethlng about Susle. | Aklıma annem geldi, belki Susie hakkında bir şeyler biliyordur. | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| It seemed Ilkely, at least. | En azından biliyordur. | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| Erik! Hownice! Do you want cookies? | Erik! Oğluşum gelmiş! Kurabiye ister misin? | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| You! Don't standthere sneering. Think you're some big shot. | Sen! Orada alay eder gibi dikilme. Gören de büyük adam sanır. | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| Justbecause you have a company. | Sadece bir şirketin var. | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| My son runs a companyin Stockholm. And yours? | Oğlum Stockholm'de bir şirket işletiyor, ya senin ki? | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| Do you knowwhere Susie is? | Susie'nin nerede olduğunu biliyor musun? | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| She dldn't know. She was busy with her booze. | Bilmiyordu. İçkiyle kafasını bozmuştu. | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| See my gorgeous daughter. I signed her up for the Miss Motor pageant. | Muhteşem kızıma bakın. Miss Motor güzellik yarışmasına kaydettirdim. | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| She's goingto win. | Kazanacak. | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| Mlck Thlrteen. | Mick Thirteen. | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| The most Inept pettythleflnthe county. | Şehirdeki en beceriksiz hırsızdır. | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| Or just very unlucky, I don't know. | Ya da en şansızı. Bilmiyorum. | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| Llkethetlme he got out ofjall | Hapisten yeni çıktı... | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| and found outthat he'd Inherited 100 grand. | ...ve babasından miras kalan 100 binliği buldu. | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| Andthe wrong car stopped. A stock broker. | Yanlış araba durdu. Adam borsa simsarıydı. | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| Third generation networks are a good bet. | Üçüncü nesil şebekeler iyi yatırımlardır. | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| Butfor blue chips, telecom is the thingto go for. | Fakat telekom sektörü en risksiz olanıdır. | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| Really? Telecom? | Gerçekten mi? Telekom mu? | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| Grits' answering service. | Grits cevaplama servisi. | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| You're in line. We'IItake your call later, or you can leave a message. | Çağrınızı işleme alacağız ya hatta kalın ya da mesaj bırakın. | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| Who was it? Some guy. | Kimdi o? Adamın biri. | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| Not Billy? He's so easilyriled. You're notfilming, are you? | Billy değil miydi? O çok kolay sinirlenir. Kayda almıyorsun değil mi? | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| Hiss it: "I'm sixteen". I'm sixteen. | "On altı yaşındayım", diye bağır. On altı yaşındayım. | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| Now, tryfourteen. | Şimdi, "on dört yaşındayım", de. | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| Are there no normal people here? | Burada hiç normal insan yok mu? | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| There's lots ofnormal people. Everywhere. | Normal insanlar var. Her yerde. | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| There's not much totellaboutthem. | Onlar hakkında bahsedilecek pek fazla bir şey yok. | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| Gunnar, setthe alarm 15 minutes early so I can blowdrymyhair. | Gunnar, saati 15 dakika önceye kur ki saçlarımı kurutabileyim. | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| The onlythlng withthesetwo Is that he's jealous. | Bu ikili için söylenecek en önemli şey, adamın kıskanç olduğudur. | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| So, he's sewn shrlmp Into her pants. | Pantolonlarına karides diker. | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| You setitto 15 minutes earlier, right? | 15 dakika öncesine kurdun değil mi? | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| It's important, to give me time to blowdrymyhair. | Saçlarımı kurutmam için bu zaman çok önemli. | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| There's onethlng I cantellabout her. | Kadın hakkında söyleyebileceğim tek önemli şey. | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| Can you hear what I'm saying? No? Good. | Ne dediğimi duyuyor musun? Hayır mı? İyi. | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| Ljustneedto talk. No one listens to what I have to say. | L sadece konuşmalısın. Kimse ne dediğimi dinlemez. | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| It's justtoo nerve wracking. There's so much noise. | Çok sinir bozucu bir durum. Çok fazla konuşan var. | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| I need silence. | Sessizliğe ihtiyacım var. | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| When you're in the womb, before you're born, it's all quiet. | Anne karnında olduğunda ortalık ne kadar da sessizdi. | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| Andwhen you die, I suppose it's quiettoo. | Ve sonra sen öldüğünde de orası sessiz olacaktır. | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| Between the two, it's justnoisy and I can'ttake that. | İkisi arasındaki tek şey gürültü ve ben buna katlanamıyorum. | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| That's all Iwantedto say. Thank you. | Söylemek istediklerim bu kadardı. Teşekkürler. | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| Itrledto flnd Sandra, the glrlwho'd called. | Kızın aradığı Sandra'yı bulmayı denedim. | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| All I knewwas that she was cute and had some last name. | Onun hakkında bildiklerim, hoş kızdı ve bir çok soyadı vardı. | Smala Sussie-1 | 2003 | |
| Not a lot oflnformatlon, really. | Fazla bir bilgim yoktu, cidden. | Smala Sussie-1 | 2003 |