Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 172536
İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
Thank you. l'll leave you alone for a second, okay? | Sağol. Seni bir dakikalığına yalnız bırakıcam tamam mı? | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
Judy! ln a minute, Dad. | Judy! Bir dakika, baba. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
l don't want to go in the deep end. l don't want to go in the deep end! | Boka batmak istemiyorum! Boka batmak istemiyorum! | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
l look like a magazine bride! | Dergideki bir gelin gibiyim. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
No, you don't. You look really beautiful. Like the perfect bride. | Hayır, değilsin. çok güzel görünüyorsun. Mükemmel bir gelin gibi. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
Why don't l feel good? | Neden iyi hissetmiyorum? | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
Well, l'm sure that you're just really nervous. lt's a big day, right? | Yani, bu sadece çok heyecanlı olduğundan, buna eminim. Büyük bir gün, öyle değil mi? | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
lt's what every girl dreams of, but... | Bu her kızın rüyasıdır ama... | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
...how do you know it's real? | ...gerçek olduğu nasıl bilinebilir ki? | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
l don't know. l can't answer that for you, really. | Bilemiyorum. Sana gerçekten bunu cevabını veremem. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
But l'm sure the two of you will be really happy together. | Ama eminim ki beraber çok mutlu olacaksınız. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
And if you're not, you can always just get divorced. | Ve eğer öyle olmazsa, ne zaman istersen boşanabilirsin. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
Yeah! Yeah, see? lt'll be okay. | Evet! Evet, gördün mü? Herşey düzelecek. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
Right. You're so right. | Doğru. Çok haklısın. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
So just get yourself together. You look smashing. | Peki hala şimdi kendini toparla. Harika görünüyorsun. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
l look beautiful! You look amazing! | Güzel görüküyorum! Şaşırtıcı görünüyorsun! | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
l look beautiful. You do. Amazing. | Güzel görüküyorum. Öyle. Şaşırtıcı. Teşekkürler. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
Now, get off my dress. l'm sorry. | Şimdi, elbisemin üzerinden çekil. Üzgünüm. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
l'm getting married! | Evleniyorum. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
l bet you miss Grandma. Grandma. | Büyükanneyi özlediğine eminim. Büyükanne. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
Where is she? | Nerde kaldı? | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
lt's Jesus. Look, it's Jesus. | Bak İsa. Bak, İsa. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
Beetlejuice. Beetlejuice. Beetlejuice. | Beterböcek, beterböcek, beterböcek! | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
Okay, boys. We're on. | Tamam çocuklar. Başlıyoruz. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
All right. Straight? Big moment. | Tamam. Düzgün mü? Evet. Büyük an. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
You look nice, too. Don't stress. | Sende iyi görünüyorsun. Stress yapma. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
A little slap. Slap me. | Ufak bir tokat. Bana tokat at. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
Don't be gay in God's house. Give me a hit. Thank you. Let's do it. | Allah'ın evinde ibne olma. Sıkı vur. Sağol. Hadi bitirelim şunu. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
l'm okay. My God! Honey, are you okay? | Ben iyiyim. Tanrım! Tatlım iyi misin? | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
What are you doing? l got locked in. | Ne yapıyodun? İçeride kilitli kaldım. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
You okay? Yeah, l'm good. | Sen iyi misin? Evet, iyiyim. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
We don't have to lie anymore because l made friends with the bride. | Artık yalan söylememize gerek yok çünkü gelinle arkadaş olduk. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
No. You cannot lock the door. Goddamn it! | Hayır. Kapıyı kitleyemezsiniz. Allah kahretsin! | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
Oh, please, God. | Oh, Tanrım lütfen! | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
Suki, sukiI | Suki, suki | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
lt's already started. | Başlamış bile. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
l bet you miss Grandma. | Büyükanneyi özlediğine eminim. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
Dearly beloved, we are gathered here today... | Değerli misafirler, burada toplanmamızın sebebi... | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
...to celebrate the holy matrimony... | ...bu kutsal müesseseyi kutlamak... | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
...of Judith Katherine Webb... | ...Judith Katherine Webb... | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
...and Peter Donahue. | ...ve Peter Donahue'nin. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
Peter? Shit! | Peter? Kahretsin! | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
This isn't the Glickman bar mitzvah, is it? | Bu musevi vaftizi değil di mi? | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
Moishe, are you here? No? Come on, Sharon, let's go. | Moishe, burda mısın? Hayır? Hadi, Sharon, gidelim. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
Christina? The hottie. | Christina? Şu fıstık. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
Shalom! | Shalom! | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
That's the strangest thing l've ever seen. | Bu gördüğüm en garip şeydi. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
There are no Jews in Somerset. | Somerset'te hiç musevi yok ki. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
Shit. Shit. Shit. | Kahretsin, kahretsin, kahretsin. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
Shall we proceed? Sure. | Devam edebilir miyiz? Tabi. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
Dearly beloved... | Değerli misafirler... | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
...we are gathered here today... | ...burada toplanmamızın sebebi... | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
...of Judith Katherine Webb and Peter Donahue. | ...Judith Katherine Webb ve Peter Donahue'nin. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
Which is an honorable estate... | Güzel bir anı olarak... Tanrı'nın saygın bir mekanı olan... | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
...instituted of God, signifying... | ...Tanrı'nın izniyle, korumasıyla... | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
...unto us the mystical union... | ...bizleri bu mistik kurumu... | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
...that is between Christ... | ...yani İsa... | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
...and... Peter. | ...ve... Peter. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
...Saint.... | ...Aziz.... | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
l'm having reservations. Where? | Reservasyonum var. Nerede? | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
And is commanded... | ve bu durumda... | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
...of Saint Paul.... | ...Aziz Paul'un.... | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
Me, too. Really? | Benim de. Gerçekten mi? | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
And therefore, is not by any to be entered... | Ve bu yüzden, itiraz eden kimse yoksa... | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
l mean, l love you. But l'm not in love with you. | Demek istediğim, seni seviyorum. Ama ben sana aşık değilim. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
...lightly. | ...sezsizce. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
Anymore! | Hiç! | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
You're ruining it. But.... | Bölüyorsunuz. Ama.... | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
We're still friends. | Hala arkadaşız. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
l don't want to get married. l don't want to get married. | Evlenmek istemiyorum! Evlenmek istemiyorum! | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
No. No kiss. l haven't married you yet. | Hayır, hayır öpmek yok. Sizi evlendirmedim daha. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
We're not getting married! | Evlenmiyoruz! | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
But we are having the party. Exit in the back. lt's to the left. | Ama parti olacak Çıkışlar arkada. Sola doğru. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
How you doing? Okay. Are you okay? | Nasılsın? İyi. Seni iyi misin? | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
Yeah, no. l'm okay. | Evet, hayır. Ben iyiyim. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
You owe me $30,000 for this wedding. Daddy, please. | Düğünden dolayı bana $30,000 borçlusun. Babacım, lütfen. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
You know what l'm thinking of doing? What's that? | Ne yapmayı düşünüyorum biliyor musun? Neymiş o? | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
l'll cash in the honeymoon tickets, fly to Bali, and go scuba diving. | Balayı biletlerini paraya çevirip Bali'ye uçup dalış dersleri alıcam. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
l'll rip your face off, peckerhead. Daddy, stop. | Yüzünü dağıtı, yarak kafalı. Baba kes şunu | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
Sweetie? Yes? | Tatlım? Evet? | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
l have a confession to make. l have a confession to make. You're dead. | Bir itirafım var. Bir itirafım var. Sen ölüsün. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
Dad. l met someone. | Baba. Biriyle tanıştım. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
You met someone. Online. | Biriyle tanıştın. Nette. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
His name is Ricky. l think he's really special. | Adı Ricky. Çok özel biri olduğunu düşünüyorum. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
Fuck it! lt's go time! Son of a bitch! | Siktir et. Gitme vakti! Orospu çocuğu! | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
Daddy, stop it! | Baba, kes şunu! | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
Refresh my memory. Was that Peter's wedding we walked in on? | Tafızamı tazelememe yardım eder misin? O gittiğimiz Peter'in düğünü müydü? | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
Yeah. That's what l thought. | Evet. Benim düşündüğüm de buydu. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
l'm such an idiot. | Gerizekalının tekiyim. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
l meet a guy for two minutes... | İki dakikalığına bir herifle tanışıyorum... | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
...and l'm chasing after him like he's something special. | ...ve sanki özel biriymiş gibi peşine düşüyorum. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
Maybe you want someone special for once. | Belki de bir kez olsun özel birini istedin. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
Maybe you were thinking that you were tired of the game. | Belki de oyun oynamaktan sıkıldığını düşündün. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
Are you tired of the game? | Oyun oynamaktan sıkıldın mı? | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
My God! What's going on? | Tanrım! Neler oluyor? | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
Excuse me, Officer? | Afedersiniz, memur bey? | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
Twenty years on the force, and l've never seen something so horrible. | Yirmi yıldır görevdeyim ve ilk defa bu kadar korkunç birşey görüyorum. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
What? Where? Where's the emergency? | Ne? Nerede? Acil vaka nerede? | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
Apartment three. | Üçüncü apartman. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |
That's my apartment! Jane. | Ama bu benim evim! Jane. | The Sweetest Thing-1 | 2002 | ![]() |